Sorulara Dön
Bu soruya yönlendirilmiş başka bir sorudan geldiniz: İnsan ruhunun bir ağırlığı var mıdır? Varsa kaç gram veya kilogramdır?
8
Felsefe

Ruh üzerine görüşleriniz nedir?

18
2,486 görüntülenme
Teşekkür (1)
Hatırla (2)
Takip
Paylaş
Reklamı Kapat
18 Cevap
Orijinal Soru: Bilimde ruhun bir yeri var mıdır?

Ruhun varlığı konusu, test edilebilir, yanlışlanabilir ya da doğrulanabilir türde bir iddia olmadığından ötürü bilimsel anlamda bir geçerliliği yoktur. Aksini kanıtlayacak herhangi bir şey de yaşanmamıştır. İnsanı insan yapan ''şeyleri,'' doğaüstü olan sözde açıklamalar yerine bilimin ışığında elle tutulur veriler ile açıklamak daha doğru olacaktır. Yine de bu konuda Evrim Ağacı'nın yazısından bir kesiti aşağıda, makaleyi okumadan önce zihninizde bir şeylerin oluşması için paylaşacağım. Makaleyi okumanızı da ayrıca tavsiye ederim. :)

''İlk olarak şunu net ve kesin bir biçimde, altını çizerek ve kalın harflerle belirtelim: Klasik anlamıyla insanı 'insan' yapan, onu diğer canlılardan ayıran, bize bilincimizi kazandıran, fiziksel olmayan, maddelerin üzerinde olan, ölümden sonra da dahil olmak üzere sonsuza kadar var olacak olan 'ruh' olgusunun bilimsel perspektifte (bakış açısında) hiçbir geçerliliği, gerekliliği ve işlevi yoktur.

Bunun sebebi, günümüzde bu anlamıyla ruhun varlığına dair hiçbir bilimsel kanıtın bulunmayışıdır. Hemen akla gelecek olan şudur: 'Eğer ki ruh yapısı gereği fiziksel değilse, doğaüstüyse, nasıl olur da bilimsel kanıt aranabilir ki?' İşte bu nedenle yazımızın başında belirttik: eğer ki böyle düşünüyorsanız, zaten otomatik olarak bilimsel arenanın sınırlarından çıkmışsınız demektir. Bu konuda Evrim Ağacı'nın sizin için yapabileceği ek bir açıklama bulunmamaktadır. Eğer ki doğada bir şeylerin 'bilimle araştırılıp keşfedilemez' olduğunu düşünüyorsanız, tartışacak fazla bir şeyimiz bulunmamaktadır. Çünkü İlkelerimiz'de de belirttiğimiz gibi, Evrim Ağacı'nın yine 'varsayılan konumu', Evren sınırları dahilinde (ve muhtemelen ötesinde) bir şey 'gerçek' olarak varsa, bilimle (ve muhtemelen sadece bilimle) ona ulaşabileceğimizdir.

2,021 görüntülenme
4
Teşekkür (3)
Paylaş
4

Kaynaklar

  • Ç. M. Bakırcı. ''Ruh'' Kavramının Bilimsel Terminoloji Ve Sinirbilim Çerçevesindeki Analizi.... (16 Mayıs 2021). Alındığı Tarih: 16 Mayıs 2021. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
Orijinal Soru: Ruh var mıdır yoksa sadece bedenden mi ibaretiz?

Öncelikle bu bir felsefe konusu değildir. Ve evet sadece maddeden ve enerjiden ibaretiz. Abiyogenez konusunu araştırabilirsiniz. Bu konu onunla alakalı. Canlılığın var oluş sebebi madde ve enerjinin etkileşimi oldu. İlk koaservatlar sadece bir yağ damlacığından ve birkaç kimyasaldan ibaretti ama yine de çoğalabiliyorlardı fakat genetik bilgileri olmadığı için bu rastgele gerçekleşiyordu. İşte oradan buralara geldik yani ruh diye bir şeye hiç bir zaman sahip olmadık.

2,726 görüntülenme
3
Teşekkür (4)
Paylaş
3
Orijinal Soru: İnsan ruhunun bir ağırlığı var mıdır? Varsa kaç gram veya kilogramdır?

Bunun için öncelikle "ruh nedir?" sorusunu cevaplamak gerekiyor. Buna bilimin nasıl baktığına dair bir yazıyı kaynağa ekledim.

Eğer Ruh kavramını bireyin başına gelen her olayın kaydı ve bu kaydın o kişinin davranışlarına olan etkileri diye yorumlarsak bu durumda ruhun beyindeki hafızaya yönelik reaksiyonların toplamı olduğu söylenebilir. Ve bu durumda tüm bu reaksiyonların yarattığı değişime maruz kalmış her şeyi ruhun bir parçası olarak kabul edebiliriz.

Ancak beyinin ve bilincin nasıl çalıştığını bilmediğimiz göz önüne alındığında "ruh" nerede başlar, nerede biter bilmek neredeyse imkansız hale geliyor. Hatta son zamanlarda yapılan bazı araştırmalar bağırsak bakterilerinin bile kişiliğimiz üzerinde bir etkisi olabileceğini söylüyor. (Buna dair bir yazı da ayrıca kaynakçada var) O yüzden kesin bir rakam vermek mümkün değil.

1,208 görüntülenme
3
Teşekkür (2)
Paylaş
3

Kaynaklar

  • Ç. M. Bakırcı. ''Ruh'' Kavramının Bilimsel Terminoloji Ve Sinirbilim Çerçevesindeki Analizi.... (13 Ocak 2021). Alındığı Tarih: 13 Ocak 2021. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
  • R. Vana. The Brain, Gut And Consciousness: Microbiology Of Our Mind. (13 Ocak 2021). Alındığı Tarih: 13 Ocak 2021. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
Orijinal Soru: Ruh denilen şeyin aslında içgüdü olduğunu düşünüyorum ruhun evrimi söz konusu olabilir mi?

İlk olarak şunu net ve kesin bir biçimde, altını çizerek ve kalın harflerle belirtelim: Klasik anlamıyla insanı 'insan' yapan, onu diğer canlılardan ayıran, bize bilincimizi kazandıran, fiziksel olmayan, maddelerin üzerinde olan, ölümden sonra da dahil olmak üzere sonsuza kadar var olacak olan "ruh" olgusunun bilimsel perspektifte (bakış açısında) hiçbir geçerliliği, gerekliliği ve işlevi yoktur.

Ruhun bilimsel olarak araştırılabilir olduğu varsayımı üzerinden yola devam edecek olursak, sinirbilimin son birkaç on yıldır ortaya koyduğu bulgular açıktır: canlılarda "beden" ve "ruh" diye bir ayrım olduğuna dair en ufak bir iz bulunmamaktadır. Tam tersine, yapılan her bir sinirbilim çalışması; bilinç, algı, düşünce, farkındalık, öz-farkındalık, vb. kavramları daha somut, daha maddeye indirgenmiş, daha net araştırılabilir kılmaktadır.

Peki tüm bu çerçevede "ruh"un yeri nedir? Örneğin "Psikoloji" isimli bilim dalının Türkçe adı halen "Ruhbilim" olarak geçmektedir. "Psike" gibi terimler, halen bilimde kullanılmaktadır. Bu durumda bilim insanları "ruh hali" gibi terimler kullanırken, beynimizin ötesinde, madde-üstü bir kavramı mı ifade etmektedirler?

Bilim dilinde "ruh" derken kastedilen, beynin faaliyetleri sonucu oluşan algıların ve davranışların tümüdür. Günümüzde zaten artık bu sözcük neredeyse tamamen bilimden çıkarılmış, bilim insanları kastetmek istedikleri şeyler için daha spesifik sözcükler belirlemiştir ("algı" gibi, "tepki" gibi, "düşünce" gibi, "duygu" gibi). Bunların hiçbirinin doğaüstü veya bilimsel olarak test edilemez olduğu iddia edilmez. Hatta her geçen gün "ruh" kavramı, onunla birlikte gelen diğer bilim-dışı kavramlardan ötürü bilimin sınırlarından daha da fazla dışlanmakta ve bilimdışı fanatizmi savunanların mensup oldukları akımları nitelemek için kullanılmaktadır.

Uzun lafın kısası, "ruh" derken ne kastettiğiniz, işin bilim tarafında mı, yoksa felsefe tarafında mı olduğunuzu belirleyen ana faktördür. Eğer ki metafizik olan, bilimsel araştırma yöntemleriyle açıklanamayacak olan, maddeci olmayan bir "ruh" kavramından söz ediyorsanız, muhtemelen yanılıyorsunuz ve bilim neden ve nasıl yanıldığınızı size fazlasıyla gösterebilecek kadar bilimsel veriye şu anda sahip. Ancak eğer ki "sinir sistemimizin çalışmasından doğan sonuçların tamamı" için "ruh" sözcüğünü kullanıyorsanız ve bir bireyin "ruh halinin", davranışlarının, vb. özelliklerinin tamamiyle bilimsel olarak, somut ve maddeci bir şekilde açıklanabileceğini ileri sürüyorsanız, bilimsel arenada herhangi bir sorun yaşamadan fikirlerinizi aktarabileceğinizi düşünüyoruz. Zira dediğimiz gibi bu şekilde "zeka, davranış, algı" gibi sinirsel ürünlerin toplamına "ruh" deyip geçen; ancak doğaüstü veya metafizik bir olguya işaret etmeyen birçok sinirbilimci (özellikle de psikolog) şu anda bilim camiasında bulunuyor.

Özet olarak ruh kavramı, sinir sistemimiz sayesinde sahip olduğumuz bilinç, duyu, duygu, algı, zeka gibi birçok kavramın neden ve nasıllarını karşılamak için geliştirilmiş bir "joker sözcük"tür. Bilimde artık bu sözcüğe, en azından klasik "metafiziksel" tanımıyla ihtiyacımız yok. Bilim, bunun çok ötesine geçmiş ve sinirbilim gibi devasa bir saha dahilinde canlı davranışlarını didik didik araştırmaktadır. Bu araştırmaların hiçbir kısmında, en ufak miktarda bile olsa "Bunu açıklayamıyoruz; asla da açıklayamayız, dolayısıyla 'ruh' diye metafiziksel bir varlık nedeniyle olmalı." gibi bir sonuca varılmamış, böyle bir açıklamaya ihtiyaç duyulmamıştır.

1,287 görüntülenme
3
Teşekkür (5)
Paylaş
3

Kaynaklar

Orijinal Soru: Ruh var mıdır yoksa sadece bedenden mi ibaretiz?

Merhaba. Bilime göre ruh kavramı kesinlikle asılsız bir iddiadır. Ruh kavramı canlılığın kaynağını çözemeyen atalarımız tarafından geçici olarak açıklama sağlamak için uydurulmuş bir kavramdır. Canlılık, kimyasal maddelerin, entropi artışına direnmek için bir iç organizasyon oluşturma olayıdır. Hiçbir şekilde doğa üstü bir varlık/güç tarafından canlılık kontrol edilmez. Bunun en güzel deneyi de Craig Venter tarafından yapılmıştır. " Craig Venter artificial cell " adı altında bir çok videosu bulunmakla beraber yayımlanan makaleler de mevcuttur.

Araştırmacılar sentetik olarak bir genom yarattılar. Daha sonra ise kendi genomu çıkarılmış bir bakteriye, yapay olarak üretilen genom aktarıldı. Eğer canlılık, ruh gibi doğa üstü bir varlık ya da güç tarafından kontrol edilseydi kesinlikle bu canlının hayatta kalması beklenemezdi. Bakteri, genomunun değiştiğinin farkına varmadan hayata döndürülmüş oldu.

Aynı şekilde kalbi duran insanlar bir süre sonra sisteme enerji için besin sağlanamayacağından dolayı kalan besinini tüketen organlar ve sistemler yavaş yavaş çökmeye başlar. Bu sırada hızla iç entropi arttığından dolayı ölüm kesin olarak gerçekleşmiş olur. Ancak kalbi tekrar çalıştırılan insanlar, iç entropi artışı zararıyla beraber tekrar hayata döndürülürler. Eğer canlılık doğa üstü bir şekilde kontrol edilseydi, kesinlikle bu insanları geri döndürmek imkansız olurdu.

688 görüntülenme
3
Teşekkür (1)
Paylaş
3

Kaynaklar

Orijinal Soru: Ruh dediğimiz şey dinsel bir şey mi? Varlığı bilimsel olarak kanıtlandı mı yoksa bizim yüz binlerce yılda gelişmiş beynimiz mi her şeyin sorumlusu?

Klasik anlamıyla insanı 'insan' yapan, onu diğer canlılardan ayıran, bize bilincimizi kazandıran, fiziksel olmayan, maddelerin üzerinde olan, ölümden sonra da dahil olmak üzere sonsuza kadar var olacak olan "ruh" olgusunun bilimsel perspektifte (bakış açısında) hiçbir geçerliliği, gerekliliği ve işlevi yoktur.

Ama Ruh kavramının bilimsel analizi için Evrim Ağacı çok güzel bir yazı yayınlamış, onun linkini koyuyorum.

''Ruh'' Kavramının Bilimsel Terminoloji ve Sinirbilim Çerçevesindeki Analizi...

471 görüntülenme
2
Teşekkür (2)
Paylaş
2
Orijinal Soru: Ruh var mıdır yoksa sadece bedenden mi ibaretiz?

Merhabalar.

Ruhu nasıl tanımladığımız çok önemli. Ruhtan felsefe tarihinde iki şey anlaşılmış. İlki Aristoteles ve Thomas Aquinas'ın anladığı şekilde, ruhun bedenin 'formu' olması. Yani ruh aslında bedenden ayrı değil de bedenin organizasyon biçimine verilen bir isim gibi. İkincisiyse özellikle modern felsefede Descartes ile özdeşleştirilmiş töz düalizmi. Töz derken kastedilen şey bir şeyin yapıldığı 'malzeme' gibi düşünebiliriz. Töz düalizmi için her şeyi meydana getiren iki tür malzeme var: Uzama sahip madde ve düşünen ruh. Bu görüşte ruhtan bedenden tam anlamıyla ayrı var olan ve fiziksel olmayan bir varlık olarak bakılıyor. 'Ruh var mı?' sorusu sorulduğunda genelde Descartes'ın anladığı şey kastedildiği için soruya Descartes'ın kastettiği şeyi kastettiğinizi varsayarak yanıt vereceğim.

Bu tür bir ruhun muhtemelen var olmadığını düşünüyorum. Çoğu zihin felsefecisi, nörobilimci ve bilişsel bilimci de var olmadığını kabul ediyor diyebiliriz. Gerek ruhun bedenle nasıl etkileştiği problemi, gerekse zihnin doğasına dair bilimsel veriler sonucunda Descartesçı ya da Kartezyen Düalizm gözden düşmüş bir görüş. Özellikle çeşitli psikiyatrik hastalıkların ruhun varlığı için sorunlar çıkardığına ben de katılıyorum. Çoklu kişilik bozukluğuna gelmeden önce ruh varsa kanıtlanabilir mi sorusuyla ilgili ufak bir şey söyleyeyim. En azından var olması durumunda kanıtlanamayacağını söylemek için bir gerekçe göremiyorum. Mesela parapsikolojik fenomenler lehinde iyi kanıtlarımız olsaydı, astral seyahat yoluyla normalde elde edilemeyecek bilgilerin edinilebilmesi gibi, bedenden ayrı bir ruha inanmak için çok güçlü bir gerekçemiz olurdu gibi görünüyor. Demek ki ruh var olsaydı ona inanca güçlü dayanaklar sunabilecek en azından bir potansiyel durum var. Ruhun varlığı lehinde çeşitli felsefi argümanlar da var. Bunlar başarılı olsaydı yine ruhun varlığı kanıtlanmış olurdu. En azından başarılı olmaları ihtimalini hemen yok sayamayız.

Çoklu kişilik bozukluğu durumu töz düalizmine inanan biri için ne ifade etmeli? Ben bu rahatsızlığın töz düalistleri için özel bir problem ortaya çıkardığını düşünmüyorum açıkçası. Töz düalistleri çoklu kişilik bozukluğunu aynı ruhun birden fazla ve bütünlük içermeyen psikolojik devamlılık içermesi olarak düşünebilirler. Aynı ruh, yani aynı kişi, radikal şekilde farklı iki psikolojik akışa sahipmiş gibi anlaşılabilir. Bu durumda bir ruhun içinde birden fazla kişinin olduğu değil, tek bir kişinin birbirinden çok farklı psikolojik durumlara sahip olduğunu iddia etmeli töz düalistleri. Eğer çoklu kişilik bozukluğunun gerçekten birden fazla kişinin oluşmasına neden olduğunu düşünüyorsanız ki bunu düşünen felsefeciler var töz düalistleri için bir güçlük çıkar. Çünkü töz düalistleri kişilerle ruhların özdeş olduğunu söyler. Ama aynı ruhun içinde birden fazla kişi olabiliyorsa ve bu kişiler birbirleriyle özdeş değilse bu kişiler ruhla da özdeş olamazlar. Dolayısıyla ruh var olsa bile bu durumda kişilerin ruhlar olduklarını söyleyemeyiz. Ancak dediğim gibi, ben ruhun varlığıyla ilgili özel bir problem ortaya çıktığını düşünmüyorum.

2,192 görüntülenme
2
Teşekkür (3)
Paylaş
2

Kaynaklar

  • Yazar Yok. Logi Gunnarsson - Philosophy Of Personal Identity And Multiple Personality. (31 Temmuz 2019). Alındığı Tarih: 31 Temmuz 2019. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
Orijinal Soru: Ruh var mıdır yoksa sadece bedenden mi ibaretiz?

Modern felsefenin kurucusu olarak gösterilen, antik yunan filozoflarına nispeten çok yakın diyebileceğimiz bir tarihte(17.yy) yaşamış plan Rene Descartes bile bu hataya düşmüş ve bir bedenimizin olduğunu ayrıca bir de ruhumuzun olduğunu iddia etmiş ve felsefesini bu zeminde temellendirmiştir ki buna felsefede düalizm deniyor. Descartes ruhun varlığını kanıtlamaya girişriğinde bilimsellikten uzaklaşır ve bocalamaya başlar. Örneğin ruhun epifiz bezinde yer aldığını kanıtlamak için kadavra çalışmaları bile yapmıştır.

Gelin görün ki yine aynı yüzyılda yaşamış bir diğer rasyonilist filozof olan Baruch Spinoza konuyu bana göre çok net açıklamıştır ki onun felsefisinede Monizm deniyor. Spinozaya göre bizler bedenlerimizden ve düşüncelerimizden ibaretiz. Yani mistiklerin ya da inançlı insanların tıpkı bir hayalet-cin gibi tasavvur ettikleri bu ruh denen şey Spinozaya göre Zihindir. Spinoza icin ruh kavramı zihinden başka bir sey değildir. Zihin ise ona göre bedenimizin kendi fikridir. Bir tür farkındalık ve bilinç hali. Ruh hastalıkları diye bilinen bütün rahatsızlıklar zaten zihinsel hastalıklar olarakta bilinir. Ve bilindiği gibi zihin dediğimiz şey beynin aktivitelerinden oluşur, yani bedenimizle doğrudan bağlantılıdır hatta aynı şeydir. (beden-ruh birliği yani Monizm)

1,291 görüntülenme
2
Teşekkür (2)
Paylaş
2

Kaynaklar

Orijinal Soru: Ruh var mıdır yoksa sadece bedenden mi ibaretiz?

Ruh, aslında sinir sisteminin faaliyetleri sonucu oluşan algıya sinirbilimin daha bilinmediği zamanlarda verilen antik bir isim. Maddesel olarak açıklanabiliyor, ki bu yüzden alınan ilaçlar ile bu algı değişebiliyor ya da birkaç nöron susturulup bilinciniz kapatılabiliyor. Yani bu açıdan pek bir sorun yok. Ama "sadece bundan mı ibaretiz?" olarak sorulunca soru, buna verilebilecek bilimsel cevap "Bilmiyoruz." olur. Metafiziksel (madde üstü) anlamda ruhun varlığına dair herhangi bir kanıt yok. Ama kanıtın yokluğu, yokluğun kanıtı da varlığın kanıtı da değildir. O yüzden sadece bundan mı ibaretiz? Bilmiyoruz. Buna inanmak veya inanmamak kişiye kalıyor.

699 görüntülenme
1
Teşekkür (2)
Paylaş
1
Orijinal Soru: Ruh var mıdır yoksa sadece bedenden mi ibaretiz?

Bilimsel anlamda ruh yoktur. Düşünce ve hatıraların beyninde, duyguların çeşitli salgı bezlerinde oluşur, biyolojiktirler. Bu üstünde fikir belirtilebilecek, "kimse kesin olarak bilemez" denilecek bir durum değil.

Kafana darbe alırsan kişiliğin tamamen değişebilir, izlediğin dizide ki dili konuşabilirsin. Gerekli maddeler verilirse duyguların değişir. En basitinden çikolata yiyince endorfin salgılarsın, mutlu olursun. Aleksitimi hastalığı olan insanlar duygu nedir bilmezler...

Yıldırımın nasıl gerçekleştiğini bilmeyen insanoğlu yıldırımı Thora bağlaması ve kişiliğin nasıl oluştuğunu bilmeyen insanoğlunun kişiliği ve duyguları ruha bağlaması aynı mantık.

626 görüntülenme
1
Teşekkür (2)
Paylaş
1
Orijinal Soru: Ruh var mıdır yoksa sadece bedenden mi ibaretiz?

Klasik anlamıyla insanı 'insan' yapan, onu diğer canlılardan ayıran, bize bilincimizi kazandıran, fiziksel olmayan, maddelerin üzerinde olan, ölümden sonra da dahil olmak üzere sonsuza kadar var olacak olan "ruh" olgusunun bilimsel perspektifte (bakış açısında) hiçbir geçerliliği, gerekliliği ve işlevi yoktur. Ancak eğer ki "sinir sistemimizin çalışmasından doğan sonuçların tamamı" için "ruh" sözcüğünü kullanıyorsanız ve bir bireyin "ruh halinin", davranışlarının, vb. özelliklerinin tamamiyle bilimsel olarak, somut ve maddeci bir şekilde açıklanabileceğini ileri sürüyorsanız bilimsel anlamda sorun yok. Bilinç ve evrimi henüz tam çözülmüş bir konu değil ama daha iyi anlamak için sinirsisteminin evrimini inceleyebilirsiniz. Kaynaklara ekliyorum.

242 görüntülenme
1
Teşekkür (1)
Paylaş
1

Kaynaklar

  • Yazar Yok. Sinirbilim Ve Beyin - Evrim Ağacı. (27 Eylül 2020). Alındığı Tarih: 27 Eylül 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
  • Yazar Yok. ''Ruh'' Kavramının Bilimsel Terminoloji Ve Sinirbilim Çerçevesindeki Analizi.... (27 Eylül 2020). Alındığı Tarih: 27 Eylül 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
Orijinal Soru: Ruh denilen şeyin aslında içgüdü olduğunu düşünüyorum ruhun evrimi söz konusu olabilir mi?

merhabalar Uğur Kızar

ruh denilen şey bilimsel bir terim değildir dinsel bir teoridir. ruhun varlığı, işlevi dinden dine değişiklik gosterir, ve algımızın dısındadır. bilimsel olarak kanıtlanamaz bir varlıktır. buna inanıyorum yada inanmıyorum dersin gerisi gelmez konu kapanır.

öte yandan içgüdü bilimsel bir terimdir, kanıtlanabilir, ölçülebilir ve en önemlisi VARLIĞINI DOGA USTU VARLIKLARA BAGLAMAYA GEREK KALMAYACAK KADAR BİLGİ SAHİBİYİZ! İçgüdü (Instinct ya da Innate Behavior), tanımı gereği bir canlının bir davranışı göstermeye meyilliliğidir. beyinde gercekleşen biyokimyasal olaylar dısarıdaki olaylara (sonradan öğrenilmeyen) bir tepki verir. bu canlının hayatta kalma şansını arttırır, DNA ile taşınır, evrimsel süreçte sonraki nesillere aktarılır.

Çağrı Mert Bakırcı'nın güzel bir yazısı var link atıyorum onu okuduktan sonra ruh ve içgüdünün arasında bir bag olmadıgını daha iyi anlarsınız. iyi okumalar :)

https://evrimagaci.org/hayvan-davranislarinin-temeli-icguduler-bilinc-ve-algi-266

319 görüntülenme
1
Teşekkür (3)
Paylaş
1
Orijinal Soru: Ruh dediğimiz şey dinsel bir şey mi? Varlığı bilimsel olarak kanıtlandı mı yoksa bizim yüz binlerce yılda gelişmiş beynimiz mi her şeyin sorumlusu?

Merhabalar arda efe berber

Ruh denilen şey dinsel, metafiziksel bir terimdir. Bilimin konusu değildir. Bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Kanıtlanamazda, cunku ruh denilen şey algımızın ve bilincimizin dısındadır.

Ruh denilen şeyi, muslumanlık dinini dogru din kabul ederek cevaplıyorum, ruh sana can veren, iraden kararlarını ve davranışlarını belirleyen ve öldüğünde diğeri dunyada seni temsil eden varlıktır. Sadece inanç meselesidir. Hersey kanıt ta olabilir, hiçbirsey kanıt olmayabilirde sana kalmış.

Gelişmiş beynimiz neyin sorumlusu onu anlayamadım ama inşallah sorunu cevaplayabilmişimdir ;)

184 görüntülenme
1
Teşekkür (1)
Paylaş
1

Kavramlar öznel olarak tanımlanması büyük bir bilgi kirliliğine yol açar.

" ... yapılan her bir sinirbilim çalışması; bilinç, algı, düşünce, farkındalık, öz-farkındalık, vb. kavramları daha somut, daha maddeye indirgenmiş, daha net araştırılabilir kılmaktadır. 

Sinirbilimde yaptığımız araştırmalar, daha önceden "nereden kaynaklandığı bilinemediği için" ruh diye bir "yer doldurucu, joker kavram"a atanan olguları, sinir hücrelerine ve elektrokimyasal etkileşimlere indirgemeyi başarmıştır. Elbette henüz alınacak çok fazla yol var; buna şüphe yok. Ancak özellikle "ablasyon" adını verdiğimiz, çeşitli sinir bölgelerini susturmaya veya ameliyat yoluyla çıkarmaya yönelik araştırmalar, bilincimizi, algımızı, bizi "biz" sinir yolaklarını net bir şekilde ortaya koyabilmemizi sağlamıştır." [1]

199 görüntülenme
1
Teşekkür (1)
Paylaş
1

Kaynaklar

  • Yazar Yok. ''Ruh'' Kavramının Bilimsel Terminoloji Ve Sinirbilim ÇErÇEvesindeki Analiz.... (10 Haziran 2019). Alındığı Tarih: 10 Haziran 2019. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı

Ruh kavramı insanların ortaya attığı bir meseledir. Ortaya çıkışı metafizikidir. Semavi dinlerde Tanrı tarafından insana bahşedildiği yazılıdır. Günümüze kadar materyal bilimle birlikte konu çeşitli düşünceler doğurmuştur. Ruhun aslında bilinç olabileceği, tamamen beyin olabileceği ya da belleğimizde yer alan levhaların oluşturduğu davranışı gerçekleştirme mekanizması olabileceği gibi düşünceler oluşmuştur. Bu noktada ruh kavramına hangi açıdan bakmamız gerektiği önemlidir. Eğer Tanrı tarafından insana verildiğini düşünecek olursak henüz Tanrı'nın varlığı ya da yokluğu bilgisine bile yüzde yüz ulaşmış değiliz. Bilgisine ulaşmaktan kastım maddesel kanıtları 5 duyu organlarından biriyle deneyimleyebilmektir. Kesinliği net olmayan bir kaynaktan ruhun geldiğini yıllarca konuşabiliriz ama bir nesnelliğe ulaşamayız çünkü ruhun kaynağının Tanrı ya da metafiziki kaynaklar olduğu nesnel bir gerçek değil öznel bir inanç olgusudur. Diğer seçenek olan ruhun sinir sistemiyle ilgili olması konusu ile daha ayrıntı isteyen bir meseledir. Ruhu, yukarıda belirttiğim seçeneklere bağlamanın ne kadar sağlıklı olduğu tartışılır. Zira ruhun varlığına inanmak ya da var olduğunu olgusal olarak gören bir kişi belirtilen herhangi bir seçeneğe bağlayabilir. Bu durumda ruh kavramı başlı başına öznelleşir. Yani ruhun yine metafiziki bir kavram olduğu kanısına varılır. Çünkü bilince, bilinç yerine ruh demek kişisel tercihe dönüşebilir(Bu cümle kesin bir yargıyı içermemektedir.). Eğer ruhu nesnel bir olgu kabul edip araştırmalar yapılacaksa da kanımca ruhun varlığı insan vücuduna ispatlanmalıdır. Çünkü insan vücudu var olan sistemleriyle birlikte uyaran-tepki sistemiyle çevresiyle etkileşime geçen bir varlıktır. Bu paragrafın sonucunda demek istediğim, ruhun öznel ya da nesnel olup olmadığına karar verilmesi gerektiği, nesnel ise insan vücuduna kanıtlanması gerektiğidir. Ruh kavramını hayvanlar etrafında da tartışılmasının önünün açık olduğu konusunda şüpheliyim. Zira bu sefer daha çok maddeye eğilmemiz gerekebilir çünkü bir hayvanla ruh kavramı üzerinde tartışmanın ne kadar olanaklı olabileceği ortadadır. Dediğiniz gibi canlı varlıklar tüm bedenleriyle vardırlar ve bütün olup bitenler vücutta olup biterler. Konuşabilen bir hayvan bile ruhunun olduğunu söyleyebilecek midir tartışılır. Zira hayvanlar felsefeden ziyade hayatta kalma ve üreme üzerine zaman harcarlar. Yani hayvanlar üzerinden ruhu irdelemenin sağlıksız olacağını düşünüyorum. Elbette hayvanlarla ele almanızın aslında egonun varlığı konusunu ya da fizyoloji tartışmanın olduğunun farkındayım ama sunduğunuz her argümanın nesnelerini de incelemek gerekir. Her iki paragrafın sonucunda benim kanım, ruhun öznel bir inanç meselesi olduğudur. Metafizik kaynaklardan türediğini kabul ederek tartışmanın daha sağlıklı olduğunu düşünüyor ama materyal bilimle çalışan ispatçıların da çeşitli seçenekler sunduğunu göz ardı etmemeyi öneriyorum. Sunduğum cümlelerin büyük kısmının monolog ürünü olduğunu belirtiyorum. Eksik yahut kendinize göre yanlış bulduğunuz kısımlarına argümanlarınızla cevap verebilirsiniz. Herhangi bir şeyin kesin olduğunu söylemiyor sadece konunun nasıl ele alınması gerektiğiyle ilgili bir tartışma sunuyorum. 

183 görüntülenme
1
Teşekkür (1)
Paylaş
1
Orijinal Soru: Ruh var mıdır ? Ruhun varlığı kesin olarak kanıtlandı mı?

Kanıt, somut bir gerçekliği delillere dayandırma amacı güttüğü için, ruh gibi günümüzde soyut olarak tanımlanan bir kavram için kullanılması bir çelişki aslında. Ruh, içinden çıktığı disiplin açısından farklı bir gerçeklik düzeyine ait bir olgudur çünkü. Bu nedenle içinde bulunduğumuz fizik evrene ait gerçeklik kriterleri ile sorgulanarak varlığı denetlenemez. Bunun yapılabilmesi için, böyle bir olgunun somut sonuçları olmak durumunda. Biyolojiyi yönetenin beyin değil, bilinç olduğunu biliyoruz artık. Yani aslında bilinç de soyut bir kavram, ancak neden olduğu sonuçlar somut nitelikte. Bu yüzden bilinci kabul ediyoruz. Din literatürü, konuyu biraz da bedenden bağımsız ele aldığı için belki de aynı kavramı farklı ifade ediyor. Sanki ruh bedene hapsolmuş, ondan tamamen ayrıymış gibi ele alınınca ister istemez fantastik kalıyor bilimsel bakış açısından bakınca. (öyle olup olmadığı bilinemez, farklı bir konu zaten) Oysa bilinç, biyolojinin üst bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Bir çok otör, karmaşık nörolojik aktivitenin (her nöronun ortalama 10bin diğer nöronla etkileşimi) neden olduğu bir kümülatif etki olarak değerlendiriyor. Din bir olgu için gerçeklik kriteri istemi oluşturmaz. İnanca dayalı olduğu için kabul ediş yeterlidir. Bu nedenle "kanıt" gibi somutluğa dayalı gerçeklik arayışı kriterleri ile değerledirilmezler.

Farklı disiplinlerde belli bir bilgi seviyesine ulaşan bireyler böyle konularda kutuplaşarak tamamen kabul etmek ya da tamamen reddetmek yerine ANLAMAYA ÇALIŞMAYI tercih ederlerse holistik bakış açısına ulaşabilirler. Malesef kutuplaşmış kültürel yapımız nedeniyle yoğunluklu olarak taraflaşmış fanatik biçimde ele alıyoruz konuları ve anlamıyoruz bu nedenle.

Bir noktada MUTLAK kabul ve red di bir kenara koyup (gözlüklerimizi çıkarıp) bakmak zorunda olduğumuzu kabul edeceğiz. Umarım bunu geç olmadan becerebiliriz.

0
Teşekkür (1)
Paylaş
0
Orijinal Soru: İnsan ruhunun bir ağırlığı var mıdır? Varsa kaç gram veya kilogramdır?

Ruh diye birşey yoktur. Haliyle bilimsel kavram olmadıgı için KG olmaz.

Ruh, bilimsel bir kavram değildir. Bugüne kadar böyle bir "olgunun" varlığına dair hiçbir somut, güvenilir, tekrar edilebilir ve mantıklı veriye ulaşılamadığı gibi, bilimin böyle kolaya kaçan, uydurma yanıtlara herhangi bir ihtiyacı da olmamıştır. İnsanların anlayamadıkları davranışları ve genel olarak insanın hayatta olmasının, bilincinin, sözde "özgür" iradesinin, benliğinin anlayamadıkları "kudretini" açıklamak için uydurdukları, beden-üstü olduğunu iddia ettikleri ve asla ölmediğini düşündükleri (çünkü insanlar öldükten sonra tamamen yok olma fikrinden korkarlar) bir mittir.

486 görüntülenme
0
Teşekkür (2)
Paylaş
0

Kaynaklar

  • Çağrı Mert Bakırcı, et al. Ruh Ve Kütlesi: Öldüğümüzde 21 Gram Kütle Kaybeder Miyiz?. (08 Ekim 2011). Alındığı Tarih: 13 Ocak 2021. Alındığı Yer: Evrim Ağacı | Arşiv Bağlantısı
  • Çağrı Mert Bakırcı. 'Ruh'' Kavramının Bilimsel Terminoloji Ve Sinirbilim Çerçevesindeki Analizi.... (26 Mayıs 2011). Alındığı Tarih: 09 Şubat 2021. Alındığı Yer: Evrim Ağacı | Arşiv Bağlantısı
Orijinal Soru: Ruh var mıdır yoksa sadece bedenden mi ibaretiz?

Bizim şuan ruh olarak söylediğimiz şey bilinçtir. O da nedenini tam bilemesek bile beyinde gerçekleşen olaylar sonucu ortaya çıkan bir olgu ve tamamen fiziksel.

Ruhun varlığına dair hiçbir bilimsel kanıt yok. Hatta bahsettiğin cin, melek gibi olduğu söylenen varlıkların da olduğuna dair hiçbir delil yok.

Şimdi diyeceksin ki ama 21 gram deneyi? O bahsedilen denen çok eski bir tarihte gerçekleşen ve şuan hiçbir geçerliliğini olmayan bir deneydir. Muhtemelen ölüm sonrası gaz çıkışı, ekipmanların hatalı olması gibi nedenlerle öyle bir sonuç çıktı. Komiktir ki bilimle uzaktan yakından alakası olmayan insanlar böyle tarihi geçmiş bir deneyi kendi inançlarını kanıtlamak ya da kendilerini rahatlatmak için kullanıyorlar.

İstediğin inanca sahip olabilirsin ancak inancında geçen şeylerin bilim tarafından onaylanmadığını da bilmen gerekiyor maalesef ki. Saygılar.

1,767 görüntülenme
0
Teşekkür (2)
Paylaş
0

Kaynaklar

Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Sorulara Dön

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın