Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Puan Ver
1
Puan Ver

Ruh üzerine görüşleriniz nedir?

Benim görüşlerim linkte bulunmakta linkteki sayfanın yorumuna ya da burada karşı argümanınızı yazabilirsiniz

2
Teşekkür (1)
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
Reklamı Kapat
2 Cevap

Kavramlar öznel olarak tanımlanması büyük bir bilgi kirliliğine yol açar.

" ... yapılan her bir sinirbilim çalışması; bilinç, algı, düşünce, farkındalık, öz-farkındalık, vb. kavramları daha somut, daha maddeye indirgenmiş, daha net araştırılabilir kılmaktadır. 

Sinirbilimde yaptığımız araştırmalar, daha önceden "nereden kaynaklandığı bilinemediği için" ruh diye bir "yer doldurucu, joker kavram"a atanan olguları, sinir hücrelerine ve elektrokimyasal etkileşimlere indirgemeyi başarmıştır. Elbette henüz alınacak çok fazla yol var; buna şüphe yok. Ancak özellikle "ablasyon" adını verdiğimiz, çeşitli sinir bölgelerini susturmaya veya ameliyat yoluyla çıkarmaya yönelik araştırmalar, bilincimizi, algımızı, bizi "biz" sinir yolaklarını net bir şekilde ortaya koyabilmemizi sağlamıştır." [1]

Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
1

Kaynaklar

  1. ''Ruh'' Kavramının Bilimsel Terminoloji ve Sinirbilim Çerçevesindeki Analiz... "Ruh" kavramı hakkında safsatalara yönelik eleştiriler, metafiziksel bir varlık olmadığını ve eskiden neden öyle olarak tanımladığını yönelik açıklamalar vardır

Ruh kavramı insanların ortaya attığı bir meseledir. Ortaya çıkışı metafizikidir. Semavi dinlerde Tanrı tarafından insana bahşedildiği yazılıdır. Günümüze kadar materyal bilimle birlikte konu çeşitli düşünceler doğurmuştur. Ruhun aslında bilinç olabileceği, tamamen beyin olabileceği ya da belleğimizde yer alan levhaların oluşturduğu davranışı gerçekleştirme mekanizması olabileceği gibi düşünceler oluşmuştur. Bu noktada ruh kavramına hangi açıdan bakmamız gerektiği önemlidir. Eğer Tanrı tarafından insana verildiğini düşünecek olursak henüz Tanrı'nın varlığı ya da yokluğu bilgisine bile yüzde yüz ulaşmış değiliz. Bilgisine ulaşmaktan kastım maddesel kanıtları 5 duyu organlarından biriyle deneyimleyebilmektir. Kesinliği net olmayan bir kaynaktan ruhun geldiğini yıllarca konuşabiliriz ama bir nesnelliğe ulaşamayız çünkü ruhun kaynağının Tanrı ya da metafiziki kaynaklar olduğu nesnel bir gerçek değil öznel bir inanç olgusudur. Diğer seçenek olan ruhun sinir sistemiyle ilgili olması konusu ile daha ayrıntı isteyen bir meseledir. Ruhu, yukarıda belirttiğim seçeneklere bağlamanın ne kadar sağlıklı olduğu tartışılır. Zira ruhun varlığına inanmak ya da var olduğunu olgusal olarak gören bir kişi belirtilen herhangi bir seçeneğe bağlayabilir. Bu durumda ruh kavramı başlı başına öznelleşir. Yani ruhun yine metafiziki bir kavram olduğu kanısına varılır. Çünkü bilince, bilinç yerine ruh demek kişisel tercihe dönüşebilir(Bu cümle kesin bir yargıyı içermemektedir.). Eğer ruhu nesnel bir olgu kabul edip araştırmalar yapılacaksa da kanımca ruhun varlığı insan vücuduna ispatlanmalıdır. Çünkü insan vücudu var olan sistemleriyle birlikte uyaran-tepki sistemiyle çevresiyle etkileşime geçen bir varlıktır. Bu paragrafın sonucunda demek istediğim, ruhun öznel ya da nesnel olup olmadığına karar verilmesi gerektiği, nesnel ise insan vücuduna kanıtlanması gerektiğidir. Ruh kavramını hayvanlar etrafında da tartışılmasının önünün açık olduğu konusunda şüpheliyim. Zira bu sefer daha çok maddeye eğilmemiz gerekebilir çünkü bir hayvanla ruh kavramı üzerinde tartışmanın ne kadar olanaklı olabileceği ortadadır. Dediğiniz gibi canlı varlıklar tüm bedenleriyle vardırlar ve bütün olup bitenler vücutta olup biterler. Konuşabilen bir hayvan bile ruhunun olduğunu söyleyebilecek midir tartışılır. Zira hayvanlar felsefeden ziyade hayatta kalma ve üreme üzerine zaman harcarlar. Yani hayvanlar üzerinden ruhu irdelemenin sağlıksız olacağını düşünüyorum. Elbette hayvanlarla ele almanızın aslında egonun varlığı konusunu ya da fizyoloji tartışmanın olduğunun farkındayım ama sunduğunuz her argümanın nesnelerini de incelemek gerekir. Her iki paragrafın sonucunda benim kanım, ruhun öznel bir inanç meselesi olduğudur. Metafizik kaynaklardan türediğini kabul ederek tartışmanın daha sağlıklı olduğunu düşünüyor ama materyal bilimle çalışan ispatçıların da çeşitli seçenekler sunduğunu göz ardı etmemeyi öneriyorum. Sunduğum cümlelerin büyük kısmının monolog ürünü olduğunu belirtiyorum. Eksik yahut kendinize göre yanlış bulduğunuz kısımlarına argümanlarınızla cevap verebilirsiniz. Herhangi bir şeyin kesin olduğunu söylemiyor sadece konunun nasıl ele alınması gerektiğiyle ilgili bir tartışma sunuyorum. 

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
0
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Evrende iki sonsuz doğurgan yaratıcı güç vardır. Biri insan, öbürü doğa. İnsan, yaratıcılığını yitirdiği gün, doğa yaratıcılığını bitirdiği gün her şey bitecektir.”
Yaşar Kemal