Yaklaşık 50 yıldan fazla bir süredir biyologlar, insan genomunun büyük bir çoğunluğunun bir işlevi olduğunu öne sürüyordu, ancak yapılan bir araştırma bu tartışmaya nokta koydu diyebiliriz. Genome Biology and Evolution'da yayımlanan bir çalışmada; DNA’nın büyük bir kısmının kullanışsız olduğu sonucuna varıldı. Araştırmacılar bu sonuca, eğer DNA'mızın büyük bir çoğunluğunun bir işlevi olsaydı, nesilden nesile aktarılan mutasyon oranına bağlı olarak her birimizin bir milyon çocuğa sahip olabileceği ve bu çocukların da hemen hemen hepsinin ölmesi gerektiği hesaplamasıyla ulaştı. Dolayısıyla bu çalışma 2012 yılında ünlü genom araştırmacılarının yaptığı çalışmanın aksine DNA’ımızın büyük bir kısmının çöp olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmada ilk olarak 1950’li yıllarda DNA’nın protein üretimi talimatlarını nasıl kodladığı araştırılırken DNA'nın neredeyse tüm proteinleri kodladığı varsayılmıştı. Ancak 1970’lere gelindiğinde yalnızca çok küçük bir kısmın (insanlar özelinde bu oran %1) işlevsel protein kodladığı ortaya çıktı. Yine de biyologlar, kodlama işlevi olmayan DNA kısımlarının protein kodlayanların aktivitelerini düzenlemek gibi önemli rolleri olabileceğini düşünüyordu. Fakat genomumuzun %90’ının hala kullanışsız DNA'dan oluştuğu ileri sürülüyordu. 2000’li yıllara gelindiğinde, çöp olarak nitelendirdiğimiz kodlama yapmayan DNA’nın başka işlevlerinin de olabileceği düşüncesi pek çok çalışmayla desteklendi.
Kaynaklar
- D. B. Blanco. Our Cells Are Filled With ‘Junk Dna’ — Here’s Why We Need It. (13 Ağustos 2019). Alındığı Tarih: 29 Kasım 2023. Alındığı Yer: Discover Magazine | Arşiv Bağlantısı