İşlerine Gelmediği İçin!
Fakat genelleyemeyiz.
Evet, kimileri için gerçek; ya inançlarına ya beklentilerine ya da çıkarlarına uygun olmadığı için arzu edilen bir şey değildir.
Çünkü gerçek kayırmaz, kandırmaz, kıvırtmaz. Fakat bilinenin aksine mutlak da değildir. Ancak buradaki mutlak olmama durumu, günden güne ve sübjektif olarak değil aksine objektif olarak değişen dünyanın ve evrenin kendisine ve bilimsel temelde bağlılığı ifade eder.
Fakat sorunun açıklama bölümünde geçen ve kötülüğün kabullenilmemesi ile ilgili olarak diyebilirim ki; kabullenmediğimiz şey kötülüğün gerçekliğinin kendisi değil sebep olduğu yıkıcı sonuçları itibarı ile meşru sayılmasıdır.
Bu tıpkı doğru olmayan bir şeyi yapan bir insanı anlamak ile o davranışına anlayış göstermek arasındaki fark gibidir. İlki davranışın sebeplerinin ve sonuçlarının akla uygun analizini ifade eder iken ikincisi meşru görmeyi ifade eder.
Dolayısı ile kabullenme kavramı da olağan yaşamda ve genellikle bir durumun sebep ve sonuçlarının objektif tespitinden öte salt o sonuçların sübjektif onayı anlamında kullanıldığı için kabul görmez.
Buna rağmen objektif olanı yani davranışın neden ve sonuçlarının analizini de kabullenmeyenler vardır elbette ki onlara felsefi anlamda bağnaz deriz. Sevgiyle…