Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Puan Ver
1
Puan Ver

Neden canlılık durumunu sürdürme ve üreyerek bu durumu başka bir nesilde devam ettirme eğilimi var?

1
Teşekkür (1)
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
Reklamı Kapat
1 Cevap

Canlılık ve cansızlık bizim yaptığımız bir kategorizasyon sadece. Belirli bir organizasyonu ve aktivitesi olanları canlı diye nitelendirmişiz. Aktivite derken bahsedilen, belli bir düzeye kadar dengeli olan organizasyon içerisinde, temel olarak iki biyolojik amaca hizmet edecek çeşitli aktivitelerin düzenli olarak sürdürülmesi demektir. Bu iki temel biyolojik amacı (başka yazılarımızda daha detaylı anlatacağımız gibi) şöyle tanımlayabiliriz: hayatta kalmak (veya varlığını sürdürmek) ve üremek (veya çoğalmak). Bu aktiviteler, tamamen biyokimya temelli ve teknik olarak "cansız" olmakla birlikte, bizlerin yapacağı "canlı" tanımının belirlenebilmesi için, organizasyon ile birlikte olmazsa olmazdır.

---

Canlılık, tanımı gereği üreme olgusunu bünyesinde barındıran bir yapıdır. Eğer bir şey kendi kopyalarını üretemiyorsa, canlı değildir. Canlılık için tek şart üreyebilmek değildir; ancak üreyebilmek, canlı olmanın şartlarından bir tanesidir. Dolayısıyla "canlılık" ile "üreyemeyen varlık" kavramları birbirlerini dışlamaktadır.

Evet, belki bir başka evrenin koşulları altında, başka fizik, kimya, biyoloji yasaları altında "üremeyen canlılar" da evrimleşebilirlerdi. Ancak Evren'in bildiğimiz kısmındaki ve özellikle de Dünya'daki evrimsel tarihe baktığımızda, üreme ile canlılık kavramlarının iç içe olduğunu görüyoruz.

Şunu da netleştirmekte fayda var: Canlılar üremeye karar vermediler. Evrimsel süreçte hiçbir özellik karar, istek, niyet, arzu, ihtiyaç ile kazanılmaz. Varlıklar var oluş mücadelesi verirler ve bunda göreli olarak en iyi olanların özellikleri gelecek nesillere aktarılır; o nesiller de atalarının o "iyi" özelliklerine sahip olur. Bu süreçte kopyalama hataları ve diğer çeşitlilik mekanizmaları bulunduğu için her yavru atasının birebir kopyası olmaz. Böylece rastgele çeşitlilik yaratılır; ancak bunlardan sadece çevreye en uyumlu kombinasyonlar daha kolay hayatta kalır ve daha çok kendi kopyalarını üretir. İşte tür de böylelikle hep daha uyumlu bireylere doğru evrimleşir. Evrim böyle çalışır.

Yapılarından ötürü bu ilk koaservatların neredeyse hiçbiri bu soruna bir çözüm bulamadı ve yok oldular. Bu atalar yok oldukları için, günümüzdeki canlılık da bunların torunları değiller. Bir diğer deyişle, "üreyemeyen ataların" torunları da hiç var olmadığı için, bu soy hatları günümüze kadar ulaşamadı.

Ancak bir grup koaservat, bugünkü amitoz bölünmeye benzer şekilde, çok ilkel bir "ikiye ayrılma" özelliğine sahiplerdi. Buna sebep olan kimyasal kombinasyonlara sahip olanlar, kendilerinden ürettikleri kopyalara da bu kimyasal dinamiği aktardılar. Çünkü ilkin torunlar, atalarının kimyasal derişimini birebir taklit etmektelerdi. İşte bugün var olan her canlı, bu "üreyebilen koaservatların" birer torunu. İşte tam da bu nedenle halen varlıklarını üreyerek sürdürüyorlar.

Bunu yapmak zorundalar mı? Hayır. Ortada bir zorunluluk yoktu. Zaten çoğunluğu da bunu yapmadı ve hatta günümüzde de yapmıyor. Ancak onların soy hatları kalıcı olamıyor; çünkü... Üremiyorlar!

Peki canlılık üreme harici bir kalıtım yöntemiyle evrimleşemez miydi? Belki de... Ancak buna biraz kafa yorun. Fiziksel, kimyasal ve biyolojik diğer yasalara uyan başka nasıl bir çözüm olabilirdi? Fiziksel özelliklerimizi bir kod ile gelecek nesle aktarmak, bir yandan çeşitlilik yaratırken, diğer yandan kalıcı olmanın en basit yollarından biri gibi gözükmekte. Aklınıza gelebilecek yöntemlerin her birinde muhtemelen evrimsel açıdan dezavantajlar bulunacaktır; ancak bu sizin pratik yapmanız için bir engel değil elbette.

Bir çözüm olarak "ölümsüzlük" önerilebilir. Bunu teknik olarak yapan canlılar da var (burada ve burada). Ancak bu genetik yapıda biriken hatalardan, bunların ayıklanabilmesi açısından ve doğal kaynakların kullanılması açısından incelediğinizde, bunun şu anda yaygın olarak var olan üremeye göre çok daha dezavantajlı olduğu görülmektedir. Mitoz ile mayoz arasındaki avantajlılık farklarını düşünerek, kendi kopyalarını yaratmanın neden dezavantajlı olduğunu görebilirsiniz (buradan konuyla ilgili yazımızı okuyabilirsiniz). Hiçbir kopya üretmeksizin ölümsüz olabilmek ise, entropi yasaları ile çeliştiği ve biyolojik olarak dezavantajlı olduğu için mümkün değildir. Her fiziksel unsur, entropi artışına boyun eğmek veya enerji harcayarak buna geçici olarak karşı koymak zorundadır. Her bir parçayı sonsuza kadar tamir etmek zordur; bunun yerine sıfırdan yavrular üretmek çok daha kolay gözükmektedir.

Tüm bu sebeplerle, günümüze kadar ulaşmayı başaran canlılığın "canlı" olabilmesinin yolu, ilk olarak hayatta kalmaktan, ikinci olarak da hayatta kaldığı varlığına ait bilgilerini gelecek nesillere aktarabilmekten geçer. Bu, biraz da evrenin fizik yasalarından ve var oluş biçiminden ötürü biyolojik unsurlara dikte edilmektedir.

Bir diğer deyişle, zaten hayatta kalma mücadelesi vermeyen ve bir şekilde üremeyen varlıklara "canlı" demiyoruz; canlılığın tanımı gereği bu ikisi, evrimsel baskılar sonucunda oluşmuş oluyor. Bu sebeple canlıların "neden" bunu yaptığını sormak, "Bir kaya neden üremiyor?" diye sormaya benziyor. Nasıl geliştirdiklerini sorabilirsiniz ve cevabını evrimsel biyolojiden alabilirsiniz; ancak "neden" sorusu, bu bağlamda doğru bir soru olmuyor.

Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
1

Kaynaklar

  1. Kaynak 1
  2. Kaynak 2
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Korkularla dolu bir beyinde hayallere yer yoktur.”
Anonim