Sorduğunuz soru yoruma hayli açık ve net bir şey söylemek olanaksız.
Felsefi akım ve görüşler elbette kesin yargılar sunmazlar. Bilimin ne olup olmadığı ve yöntemleri bugün oldukça net ama bu yöntemlerin ve bilimden önümüze süzülen verilerin ne anlama geldiği konusundaki fikirler değişken. En önemlisi ve hiç bir şekilde içinden çıkılamayan konu ""anlam" dediğimiz olgu. Anlam aramak bilimin konusu değil ve bilim, aranan anlamlara hitaben bilgi üretmez. Bu bağlamda bilimden anlam beklemek, mantıklı ve tutarlı bir bakış açısı değildir.
Nihilizmi kabaca, hiç bir şeyin bir anlamı olmadığı düşünen felsefi kabul olarak özetlersek ve bilimin çok sayıda alanının, insanlığın yaşadığı binlerce yıllık kültürel evrimi en yüksek seviyede önemsediğini akla getirirsek bilimi nihilist bir disiplin olarak görmek pek de tutarlı bir kabul sayılmaz. Yani bilime göre en başta insanın evrimi, yaşamı, varlığı, önemsiz ve anlamsız değildir. Mesela bilim, tüm canlıların, evrimsel engellere ve yok oluşa karşı tutturduğu dirençli tavrı hayranlıkla karşılar. Bu hayranlık, bilimin, evrim araştırmalarını yönlendirir. Mesela en uzun çağlar boyunca hangi canlı hayatta kalabilmiş, bilim bunu araştırır. Bu çaba da bilimin, canlıların hayatta kalmaya çalışmalarına önem verdiğini gösterir. Ama bu önem, bilimin bulgularını değiştirir mi? Elbette hayır. Bilim yöntemlerinden asla vazgeçmez, vazgeçerse ona bilim denemez. Bilim her zaman sadece gerçeğin peşinden gider. Yine gitmez ise ona bilim denemez. Burada bir anlam var bence. Ama bu, benim çıkardığım bir anlam. Sizin için geçerli olmayabilir.
Materyalizm ise yine kabaca her şeyin maddeden ve fiziki alışverişten oluştuğu kabul eden felsefi tutum ise, bilim buna bir ölçü daha yakındır. Çünkü bilim veri ile çalışır ve veri yüksek oranda fiziki bir bilgidir. Ancak yine tamamen değil. Çünkü bilim kültürel, psikolojik, sosyal konuları da inceler ve veriye döker ama bu alanlardaki veriler tamamen de fiziki değildir. Örneğin ülkemizde meydana gelen son 10 yıldaki boşanma istatistiklerini incelemek bilimsel bir çalışma sayılabilir. Ama bu boşanmaların sebeplerini veriye dökmek istesek, çok genel "geçimsizlik" gibi gerekçeler sayacak olsak da bunlar fiziki veriler değildir. Hangi tür hangi cinsel seçilimle partner seçiyor diye araştırsak cinsel verimliliği sembolize eden fiziki özelliklerin tercih sebebi olduğunu görürüz ama her insan birey, illa cinsel olarak çekici bulduğu kişi ile de birlikte olmaz. Orada psikoloijk, duygusal, felsefi bir çok değişken söz konusu olur. Ama bu böyle diye bilim, o konuyu incelemekten de geri durmaz.
Özetle... Evet, bilim gerçekçidir ama illa materyalist değildir ya da nihilist hiç değildir. Öyleymiş gibi görünür. Ama illa bir tercih yapacak olursak da materyalizme bir parça daha yakın gibidir. E bu da onun yöntemiyle ilgili bir gereklilik. Aksi halde zaten hiç bir fiziki gerçeği, "gerçek" olarak göremeyiz.
Özetle böyle.