Deneysel gözlemler, doğayı anlamamızdaki en güvenilir yoldur. Çünkü doğrudan doğadan gelen veriye dayanır ama deney ve gözlemler tek başına yeterli değildir.
Güneşin kendi etrafında döndüğünü deneysel oalrak gözlemleyebiliriz ama ne kadar hızlı döndüğünü öğrenebilmek için, ölçüme ve sayılara ihtiyacımız var, yani matematik burada işin içine giriyor.
Gözlemler bize ham veriyi sağlar, matematik ise veriyi düzenler, ölçer, genelleştirir, hatta fizik yasaları haline getirir. Doppler kayması formülleri olmadan bir cismin bizden ne kadar hızla uzaklaştığını bilemeyiz.
Tek başına matematik ise, soyut kalır. Bir anlam taşır ama o anlamı kavramak imkansız olabilir. Tekillik bir matematik sonucudur ve maalesef gözlemi imkansızdır. Bu durumda bunun insanlar tarafından uydurulmuş bir bilgi olduğunu düşünmek çok yanlış olur çünkü kullandığımız araç, daha önce milyonlarca kez denediğimiz ve hep doğru sonuçlar aldığımız matematiktir.
Son olarak, matematiksel bir denklem, doğayı açıklamak için önerildiğinde, gözlemsel veriler ile uyuşmazsa, yanlış değil eksik veya uygulama alanı sınırlı olarak kabul edilir. Matematiğe güvenin yani.