Bence matematik ne tam anlamıyla bir keşif ne de klasik anlamda bir icat. Matematik, insanın zihninin dünyayı anlamlandırma biçimi. Yani dışarıda hazır duran bir şey değil ama tamamen uydurulmuş da değil. İnsan beyni, düzeni, örüntüyü ve ilişkiyi fark edecek şekilde çalışıyor; matematik dediğimiz şey de bu zihinsel düzen kurma sürecinin dili aslında.
Hatta simülasyon teorisi açısından bakarsak, matematik evrenin “gerçeği” olmaktan çok, bizim bu evrende çalışabilmemiz için kodlandığımız bir sistem gibi duruyor. Sanki biz, evreni matematikle okuyacak şekilde programlanmışız. Bu yüzden matematik varmış gibi geliyor ama belki de o sadece bizim algı filtremiz. Yani matematik evrenin kendisi değil, insan evrene bakarken kullandığı bir şey olabilir.
Bu yüzden “matematik keşif mi icat mı?” sorusu bana eksik geliyor. Matematik, insan zihninin içinde doğan ama dış dünyayla sürekli iletişim içinde olan bir şey. Ne tamamen dışarıda keşfediliyor ne de sıfırdan icat ediliyor; insanla birlikte ortaya çıkıyor.