Bu Reklamı Kapat
Sorulara Dön
9

Madem üremek içgüdüsel bir davranış neden çocuk sahibi olmak istemeyen bireyler bu kadar fazla?

258 görüntülenme
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
6 Cevap
Kabul Edilen Cevap

Üremek insanların biyolojik hayatta gerçekleştirmeleri gereken bir görevdir.Fakat toplumda ki bazı insanlar, çevrelerinden duydukları ile kendi kafalarının içinde birer düşünce sistemi oluştururlar.Bu düşünce nefret duygusu olarak tanımlanabilir.Çocuk yetiştirmek konusunda kendine güvenemeyen veya çocuklar ile iyi anlaşamayan ve sevmeyen bireyler çocuk sahibi olmak istemezler.Bu durum tamamen insanın kişiliği ve aile sahibi olmak hakkında ki bakış açılarına göre değişir.Fakat bazen istisnalar olabiliyor.Herhangi bir cinsel zevk almayan, ya da duygusal anlamda aşk veya hoşlantıyı hissetmeyen kısaca "Aseksüel" bireyler çocuk sahibi olmayı saçma olarak görebilirler.Düşünce ve hür seçime göre çocuk sahibi olmak istemeyen insanların var olduğu gibi hormonsal bozukluğu olup bu tür biyolojik durumları saçma görebilenlerde vardır.

391 görüntülenme
Bu cevap, soru sahibi tarafından kabul edilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
9
  • Raporla
Cevap
Tuna Tanrıverdi
Tuna Tanrıverdi Çocuk sahibi olmak istemeyen biri

Çocuk sahibi olmak istemeyen bir insan olarak üstteki arkadaşın söyledikleri benim için geçerli değil. Cinsel zevk alıyorum ve duygusal anlamda hoşlantı hissediyorum, iyi bir baba olacağımı ve ortalama bir insana kıyasla çocuklarla iyi anlaşabildiğimi de düşünüyorum. Çocukları sevmeme durumum da yok ancak çocuk yetiştirmek için harcayacağım zaman ve para ile beni çocuk sahibi olmaktan çok daha mutlu edebilecek şeyler yapabileceğimi düşünüyorum. Hayatım boyunca hiçbir zaman çocuk sahibi olmayı rasyonel bir eylem olarak görmedim, kendimi çocuk sahibi olmak isterken hayal dahi edemiyorum. Bundan dolayı şikayetçi değilim ancak bu kadar temel bir içgüdüye karşı nasıl bu kadar duyarsız kalabildiğimi merak ediyorum, konuyu takipteyim.

1
  • Raporla
Cevap
Stratejik Gamer
Stratejik Gamer Bebek , çocuk ve ergen bakıcısı.Öğrenci

Uzun zamandır bebek ve küçük çocuklara bakıyorum. Hatta bazılarına ergenlikleri sırasında bile baktığım oldu. Rahatlıkla söyleyebilirim ki insan bir defa çocuklara alıştıktan sonra onlarsız yapamıyor. Soruya gelince cevabını bende bilmiyorum. Ama neden çocuk sahibi olmak istediğimi biliyorum. Bu nasıl desem... Bir tür iç güdü gibi değilde daha çok oksijensiz yapamama gibi neden bilmiyorum ama çocuk sahibi olmamanın düşüncesi bile benim için travmatik. Hatta evlilik teklifi sırasında bile bu yüzden "Benimle bir ömür boyu çocuk bakmaya var mısın?" şeklinde bir teklif yapmayı düşünüyorum.

Kısacası çocuk bakmak benim için bir ihtiyaç ya da iç güdü değil daha çok bir yaşam biçimi.

Bu Reklamı Kapat

1
  • Raporla
Cevap
Hepimiz Sanalız
Hepimiz Sanalız Felsefe Öğretmeniyim

Konu elbette zor gibi dursa da altından kalkılamayacak bir konu değil. Darwin'de içgüdülere hayranlığını ifade ederek topa fazla girmemiş zaten. İçgüdüyü herkes anlar ve detaylı tanım yapmayacağını kitabında ifade etmiştir.[2] "İçgüdülerin birçoğu öylesine şaşırtıcıdır ki, onların gelişimi okura belki teorimi tümüyle yıkmaya yeter güçte görünecektir. Burada, zihnî yetiler konusunda elimden gelenin, yaşamım kendisinin kökeni konusundakinden çok olmadığını önceden söylemek isterim. Yalnızca içgüdülerin farklılıkları ve aynı sınıftan olan hayvanların öbür zihnî yetileri ile ilgilenmekteyiz. İçgüdüyü tanımlamaya kalkmak istemiyorum." İfadeleri bizzat ona aittir.

İnsan içgüdüsü hayvanlarla temelde aynı olmakla birlikte insan iç güdülerinin ve reflexlerinin üzerinde diğer hayvanlara göre daha kontrol sahibidir.[1] "Ahlak tarafından baskılanmak" diye insan aşağılansa de iç güdülerini kontrol edebilir. Yaşamını sürdürmek için kaynaklarını en iyi kullanmayı hedefler. Örneğin annelik ertelenebilir ve baskılanabilirdir insan için. Mükemmel zaman yada daha rasyonel olan tercih edilebilir. Bu süreç tarihsel koşullardan ve gelişen sosyallikten etkilenmektedir elbette.

Bu Reklamı Kapat

Birçok kadın 30'lu yaşlarına geldiklerinde “biyolojik saatlerinin” uğursuz bir tıkırtısını duyarken, diğerleri bunu hiç duymaz. Bazıları bebek doğurma zorunluluğunun biyolojik olarak yerleşik olduğuna inanıyor - hatta sözde evrimsel görevlerini reddeden kadınların bencil olduğunu öne sürüyorlar .

Diğerleri , "bebek ateşi" olarak da adlandırılan bu "annelik içgüdüsü"nün biyolojiyle hiçbir ilgisi olmadığı ve sosyal bir yapı olduğu görüşündedir . Bu tartışmayı tam anlamıyla ikiye bölünmüş bir “doğaya karşı yetiştirme” prizması üzerinden araştırmak yararsızdır. Hem biyoloji hem de kültür muhtemelen üreme davranışımıza katkıda bulunmaktadır.

Bu Reklamı Kapat

Üreme, çocuk sahibi olmak için herhangi bir “kalıtsal” tercih gerektirmez, çünkü doğal seçilim, en belirgin şekilde cinsel dürtü yoluyla üremeyle sonuçlanan mekanizmaları zaten desteklemektedir. Ancak annelik içgüdüsünün, bir annenin çocuğunu besleme ve koruma yeteneği ve ihtiyacıyla ilgili versiyonu, bazı hormonların ve diğer gerekli biyolojik değişikliklerin salınmasıyla kolaylaştırılarak, gerçekten de donanımsal olabilir.

Ya cinsel içgüdülere ne demeli: Geçmiş ve şimdiki yaşam biçimlerinin mükemmel çeşitliliği, tek bir kritik özellikten gelir; üreme. Genetik olarak cinsiyete kayıtsız kalmaya yatkın bireyler, teorik olarak, daha büyük bir bağlılığı olanlar lehine popülasyondan seçilecektir. Bebek ateşi' olarak da bilinen güçlü bir çocuk özleminin genlerimiz tarafından mı yoksa sosyal bir inşa mı olduğu belirsizliğini koruyor. Bu, evrimsel sürecin apaçık bir özelliğidir.

Seksten zevk alan ve bu keyfin genetik bir temeli olduğu bir insan veya hayvan popülasyonu hayal edin. Bu onların üreme başarısını belirleyecektir. Şimdi bu popülasyona, genetik olarak cinsel olarak inaktif olmaya yatkın olanları dahil edin. Bu cinsel olarak aktif olmayan bireyler yavru üretmeyecek, dolayısıyla gelecek nesilde cinsel olarak aktif olmayan bireyler olmayacak. Başka bir deyişle, cinsiyetten kaçınmaya yönelik genetik bir eğilim ne yerleşik hale gelecek ne de sürdürülecektir.

Bazıları, 30'lu yaşlarındaki çocuksuz kadınlarda üreme konusunda gelişmiş bir farkındalığı tetikleyen sözde "biyolojik saat"in doğal seçilim olduğunu iddia ediyor. Belki . Doğurganlık kararlarının genetik bir temeli olabileceğine dair bazı kanıtlar var. Örneğin, Fin toplumlarında ilk çocuk sahibi olma girişimi yaşını inceleyen araştırmalar, çocukların ebeveynlerininkine benzer örüntülere sahip olduğunu gösterdi.

Ancak bunlar, kadınların çocuk sahibi olmaya karar verip vermemelerinden ziyade, yalnızca ne zaman çocuk sahibi olmaya karar verdiklerinde genetik bir etki olduğunu kanıtladı. Başkalarının etkisine açık bir şekilde duyarlıyız. Bu nedenle, insan davranışının diğer birçok yönü gibi, bir çocuğa yönelik güçlü özlemin - "bebek ateşi" - genlerimiz tarafından mı yoksa sosyal bir inşa mı olduğu belirsizliğini koruyor.

Yakın zamana kadar, cinsiyet ve üreme tüm organizmalarda ayrılmaz bir şekilde iç içe geçmişti. Doğum kontrol teknolojisinin keşfi, bir tür için bu bağı kopardı. Değişen güvenilirlikle, insanlar artık bebek sahibi olmadan seks yapabilirler. Dolayısıyla biyolojik evrim açısından, cinsel aktivite için genetik bir tercih, artık bir annelik-babalık içgüdüsüne eşdeğer değildir.

Doğum kontrol hapı sayesinde insanlar biyolojiye meydan okudu. Toplumumuzda çocuk sahibi olmak istemeyen birçok kadın var. Örneğin, 34 ile 44 yaş arasındaki ve hiç çocuk sahibi olmayan ABD'li kadınların sayısı 1976'dan bu yana yaklaşık %10 arttı. Ve 22 ile 27 yaşları arasındaki 7.000'den fazla Avustralyalı kadınla yapılan bir ankette, yaklaşık %10'unun çocuk istemediği ortaya çıktı.

Benim tahminim, doğal seçilimin muhtemelen dikte ettiği gibi, çocuksuz kadınların mutlaka cinsel olarak aktif olmadıklarıdır. Ancak seçimin kişisel tercihlerine göre hareket etmesi için çok az fırsat olabilir. Biyolojik evrime meydan okuyan insan davranışının etkileyici bir örneği. Ancak kültür ve teknoloji, insanları birçok seçilim baskısından bağışık hale getirdi. Örneğin giyim, doğacılar için bile uygun olmayan soğuk ortamlarda yaşamamızı sağlar.

Bu Reklamı Kapat

Ama seks onlardan biri değil. Gerçekten de, çoğu kültür, sekse geçici bir ilgiden fazlasını ifade eder - eski toplumlarda doğurganlık ayinlerinin yaygın olarak dahil edilmesinden, çağdaş televizyon reklam kampanyalarında sekse neredeyse hiç yakışıksız bir saplantıya kadar anlamlar yüklemiştir.

Çoğu durumda, başarılı üreme, gelişmekte olan yavruların bakımını gerektirir. Bu iş yalnızca anneye ait olmamakla birlikte; genellikle, anne tarafından yapılır. Yavruları beslemek, o zaman “bebek ateşinden” farklı olarak bir “annelik içgüdüsü” biçimidir. Ve doğa bunu sağlamak için biyolojik mekanizmalar kurmuştur. O zaman yavruları beslemek, 'bebek ateşi'nden farklı olarak bir 'annelik içgüdüsü' biçimidir. Memeli anneler için, talepkar bir bebek oksitosin hormonunun salınımını uyarır ve bu da süt akışını tetikler.

Oksitosin ayrıca hamilelik boyunca bir dizi anne davranışında rol oynar ve bir annenin fetüsüyle olan bağını güçlendirir ve bu da fetüsün gelişimini etkiler. Oksitosin salınımı yoluyla çocuğu beslemek için çok önemli, içgüdüsel, besleyici tepki, yalnızca hamilelik sırasında ve doğumdan sonra gerçekleşir; aksi takdirde hormonlar devreye girmez.

Örneğin, oksitosin enjeksiyonu yapılan bakire fareler, enjeksiyonlardan önce yapamadıkları bir şeyi, yavruların sıkıntılı çağrılarını duymayı ve yanıtlamayı öğrenebilirler. Bu nedenle, çocuk sahibi olma ve çocuk yetiştirme “dürtüsü”nün yalnızca biyolojik olarak seks yapma dürtüsü yoluyla sağlandığı, oysa besleme içgüdüsünün biyolojik olarak yerleşik olduğu iddia edilebilir.

Bu Reklamı Kapat

Peki şöyle bir soruyla devam edelim insanlar neden kedi yada köpek besliyorlarsa aynı evrimsel gerekçelerle de ürüyor olamazlar mı? O halde, sözde "biyolojik saat" sosyal-tarihsel olan doğru ilerliyor diyebiliriz. Çünkü modern kentsel yaşamda üreme düşerken hayvan besleme artmaktadır. Moleküler genetikteki teknik ve bilimsel ilerlemeler durmak bilmemektedir. Bununla birlikte, üreme sürecine müdahale etmekte ne kadar çok beceri kazanırsak kazanalım, insanlar seks yapmaya devam edecektir. Tüp bebek ve öteki yapay teknikler temel içgüdülerimiz yüzünden muhtemelen hiçbir zaman yatakta ya da şöminenin önündeki kilimin üzerinde seks yapmanın yerini alamayacaktır. Eski moda bir beyne sahip olduğumuz için eski moda üreme yöntemini tercih edeceğiz muhtemelen.

Evrim üreme yeteneğini tüm öteki değerlendirmelerin üstünde tuttuğu için, seks, insan olmanın özünde, yapımızın tam merkezinde yer alır. Daha sonra göreceğimiz gibi, içgüdülerimizden pek çoğu, özellikle de sosyal davranışlarımızla (rekabet, işbirliği, çocuk yetiştirme, şiddet) ilgisi olanlar, birbirleriyle yarışan arzular tarafından kuşatılmıştır ve çoğu zaman bunlardan en güçlüsü üreme, seks yapma ve seks yapabilmesi için çocuk yetiştirme gereksinimidir.[8]

Kaynaklar

  1. R. M. L. Winston. (2010). İnsan Içgüdüsü. ISBN: 9789754689235.
  2. C. Darwin. (2009). Türlerin Kökeni. ISBN: 9786054156153. Yayınevi: Evrensel Basım Yayın.
  3. M. Elgar. Maternal Instinct And Biology: Evolution Ensures We Want Sex, Not Babies. (22 Ağustos 1970). Alındığı Yer: The Conversation | Arşiv Bağlantısı
  4. M. Elgar. Maternal Instinct And Biology: Evolution Ensures We Want Sex, Not Babies. (22 Ağustos 1970). Alındığı Yer: The Conversation | Arşiv Bağlantısı
  5. public.wsu.edu. Social Basis Of Human Sexual Behavior. Alındığı Yer: public.wsu.edu | Arşiv Bağlantısı
  6. B. J. Marlin, et al. (2015). Oxytocin Enables Maternal Behaviour By Balancing Cortical Inhibition. Nature, sf: 499-504. doi: 10.1038/nature14402. | Arşiv Bağlantısı
  7. A. Levine, et al. (2007). Oxytocin During Pregnancy And Early Postpartum: Individual Patterns And Maternal–Fetal Attachment. Peptides, sf: 1162-1169. doi: 10.1016/j.peptides.2007.04.016. | Arşiv Bağlantısı
  8. journals.sagepub.com. Motherhood Plans Among Young Australian Women: Who Wants Children These Days?. Alındığı Yer: journals.sagepub.com | Arşiv Bağlantısı
1
  • Raporla
Cevap
Arda Adnan Kalkan
Arda Adnan Kalkan Üniversite mezunuyum

İnsanlar için üremek değil çiftleşmek içgüdüsel bir davranıştır. İnsanlar başkasıyla birlikte olmaktan zevk alır ve bu onlar için içgüdüseldir ama doğum istemeyebilirler. Bu nedenle doğum kontrol yöntemlerini kullanırlar. Çocuk doğurmak ekonomik bir sorumluluk ister. Günümüzde Türkiye ekonomisi özellikle fakir ve orta kesim için çok kötü bir durumda. Çocuk doğurmanın bir amacı vardır. Herkes çocuk doğurmak istemez. Üremenin insanlar için içgüdüsel olduğunu düşünmüyorum. Seks yapmak içgüdüsel bir istektir.

0
  • Raporla
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
İlginizi Çekebilecek Sorular
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Sorulara Dön
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.