Bu Reklamı Kapat
Sorulara Dön
Özgün Kabacaoğlu
Üye
11

İnsanların deri renklerinin farkı nereden kaynaklanıyor?

Farklı deri renklerinin çevre adaptasyonu ile alakalı olduğunu okumuştum. Fakat şuan görüyorum ki her deriden insan her ortamda yaşayabiliyor. Üstelik bu durum modernöncesi dönem için de geçerli görünüyor. Öyleyse farklılığın başka bir nedeni var mı?
3,419 görüntülenme
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
10 Cevap
Kabul Edilen Cevap
Aleyna Özgün
Aleyna Özgün
3,028 UP
Lise Öğrencisi
Orijinal Soru: Soğuk bölgelerde insanlar beyaz tenli iken sıcak bölgede insanlar koyu tenli ama güneş ışığı beyaz rengi yansıtıyor koyu rengi emiyor peki nasıl ?

Aslında beyaz ve siyah renkler arasında böyle bir kavramın olduğunu bilsekte ten renklerinde durum farklı oluyor. Yani beyaz güneş ışığını emer siyah yansıtır . Ben bu durumu vüdun terlemesi (soğuması) ile bağdaştırıyorum anlatmak istediğim şey sıcak veya soğuk bölgelerde insanın vücut ısısısını koruması gerek(homeostasi) sıcakta terlemeye ihtiyacı var vücudun soğuması için ; bu yüzden daha çok güneş ışığını yansıtması gerek , soğukta ise vücudun normal sıcaklığını koruması için güneş ışığını emmesi gerekmektedir .

1,690 görüntülenme
Bu cevap, soru sahibi tarafından kabul edilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
5
  • Raporla
Kabul Edilen Cevap
Koralp Erin
Koralp Erin
65K UP
Astrofizik meraklısı...
Orijinal Soru: İnsanlardaki ten rengi değişimi evrimsel ise çok güneş alan afrikalıların beyaz tenli olması gerekmez mi?

Normalde güneş bol olduğunda açık renkli giyiniriz çünkü açık renkler güneşi yansıtır ancak derimiz için tam tersi geçerlidir; siyah ten, güneş ışınlarını bloke eder ve vücuda geçirmez. Beyaz renk ise güneş ışınlarını bolca geçirir. Çünkü giysilerinizde biyokimyasal reaksiyonlar gerçekleşmez ve derinize renk veren madde, giysilerinize renk veren sentetik maddeler aksine, organik bir molekül olan melanin'dir; farkı bu yaratır.

Evrim Ağacı sitesinde bu konu ile ilgili çok güzel bir yazı var, okumanı tavsiye ederim.

Bu Reklamı Kapat

1,201 görüntülenme

Kaynaklar

  1. Yazar Yok. İnsanlarda Deri Renginin Evrimi Ve Kılların Seyrelmesi Üzerine.... (23 Temmuz 2019). Alındığı Tarih: 23 Temmuz 2019. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
Bu cevap, soru sahibi tarafından kabul edilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
4
  • Raporla
Kabul Edilen Cevap
Ufuk Derin
Ufuk Derin
590K UP
Öğrenci-Okur

İnsanların ten rengi, binlerce yıldır süregelen evrimsel süreçte dengeleyici bir tepki olarak ortaya çıktı. Dünya genelinde ten renginin ekvator yakınlarında en koyu, kutuplarda en açık olacak şekilde evrimleşmesinin aslında gayet ikna edici bir açıklaması var. En basit şekilde, koyu renk güneşli bölgelerde avantaj sağlarken, açık ten rengi az güneş alan bölgelerde daha avantajlı.

Hamer Kabilesi üyeleri, Etiyopya’nın Omo Nehri vadisinde günbatımında yürüyor. Araştırmalar, ten renginin ekvatoral Afrika’dan kuzey ve güneye; daha yüksek enlemlere doğru ilerledikçe yeni cilt renklerinin evrimleştiğini gösteriyor. C: Kimberly Petts

Bu Reklamı Kapat

Açık tenli insanların plajda güneşe maruz kaldıkları zaman çektikleri sıkıntılar bunun açık bir göstergesi. Fakat, insanların ten rengi skalasının, güneş yanığı veya deri kanseri ile çok az ilgisi var. Aslında, ten rengi iki önemli vitaminin zıtlaşan arzları ile ortaya çıkıyor; folik asit ve D vitamini. Folik asit, güneşin ultraviyole (UV) ışını ile parçalanıp yok olurken, deride D vitamini üretimi sadece güneşe maruz kaldıktan sonra başlıyor.

2000 yılında antropolog Nina Jablonski ve coğrafyacı George Chaplin tarafından ortaya atılan basit fikir bu. Fakat ten renginin detaylı hikayesi için çok daha eskiye, insan vücudunun kılla kaplı olduğu günlere bakmalıyız.

Bu Reklamı Kapat

Çıplak teni korumak

Birkaç milyon yıl önce, atalarımızın ten rengi, kaplı oldukları koyu renkli kürkten ötürü görünmüyordu. Evrimsel kuzenlerimiz şempanzeler ve gorillerin koyu renkli kürklerinin altındaki açık tenleri gibi, muhtemelen atalarımızın da kürklerinin altındaki deri açık renkteydi.

Atalarımız, bir noktada üzerlerindeki kürkü kaybedip derilerinde pigmentleşmeye başladılar. Her ne kadar bunun oluş zamanı ve sebepleri hala tartışılıyor olsa da, birçok bilim insanı, insanın kürkünü kaybetmesinin ekvatoral Afrika’da, güneşli açık alanlarda iki ayakları üzerinde avlanırken daha serin kalmalarına yardımcı olduğu üzerine anlaşıyor.

Böylece bahsedilen o dengeleyici tepki ortaya çıkıyor: İnsanlar folik asiti muhafaza ederken D vitamini üretmek durumundalar, yani iki vitaminin de yeterli derecede üretilmesi için orta kararda güneş ışığına maruz kalmak en mantıklısı. UV ışınlarının yoğunluğu coğrafya ile alakalı olsa da, derimize işleyen ışın miktarı derimizin pigmentasyonuna yani deri rengine bağlı.

Yerli halklarda bulunan insan ten rengi enlemlere göre değişir.

Bunun karşılığı olarak, çıplak ten tüm yıl boyunca güneşten yayılan UV ışınlarına karşı savunmasız kalıyor. Bu durumda (neredeyse 1 veya 2 milyon yıl önce) koyu renkteki ten rengi folik asit depolarını korumakta avantaj sağlıyordu.

Folik asit neden bu kadar önemli? DNA aktivitelerinde de rol oynadığı bilinse de asıl etkisi bireyin evrimsel süreçte yaşamda kalma ve üreme becerisi üzerinde. Bunu doğum öncesi gelişim üzerine olan etkisi ile ortaya koyuyor. Hamile kadınlarda yeterli miktarda folik asit bulunmadığı takdirde, bebekte spina bifida gibi sinirsel tüp bozukluklarına sebep olabiliyor. Spina bifida, omurganın omuriliğin çevresine tam birleşmemesinden kaynaklanan bir hastalık. Çoğu sinirsel tüp bozukluğu zayıflatıcı veya ölümcül.

Yapılan deneylerde gösterildiği üzere güneş ışığı folik asidi, kan plazmasında ve deri biyopsisinde izole edilmiş bir molekül iken parçalayabiliyor. Koyu renkli tenin bu durumu engellediği düşünülüyor çünkü koyu renkteki deri daha fazla melanin barındırıyor. Melanin UV ışınlarını emen ve emerken oluşan zararlı yan ürünleri de kimyasal olarak engelleyen koyu kahverengi bir pigment.

Bu Reklamı Kapat

Tropik kuşağı terk etmek

Fakat insan ırkı sadece ekvatoral Afrika’da kalmadı. Farklı zamanlarda, insanlar hem güneyi hem kuzeyi etkileri altına aldılar, hatta çok daha az güneş ışığı olan yüksek rakımları da.

Bu noktada D vitamini üretimi probleme dönüştü. Folik asit gibi evrimsel fitlik için önem arz eden D vitamini, kalsiyum emilimini kolaylaştırır, sağlıklı kemik yapısı ve immün sistem için gereklidir, fakat sadece güneşin yaydığı belirli aralıkta dalga boyuna sahip UV ışınlarının etkisi ile başlayan bir süreç ile üretilebilir.

Yılın çoğu zamanı tropiklerden uzakta, D vitamini üretimi için gerekli olan UV ışınları doğru dalga boyuna sahip değil. 1980’lerde yapılan bir deney bunu Boston’da sünnet edilmiş Kafkasyalı bebeklerin derisini kullanarak gösterdi. Araştırmacılar her bir örneği ikiye böldü, daha sonra parçalardan birini gün ortasında üç saat güneşe maruz bırakırken diğerini karanlıkta bıraktı. Bahardan sonbahara kadar güneşe maruz bırakılmış deri sonbaharda hala D vitamini için gerekli ön molekülü hayatta olan insanlarda olduğu gibi sentezlemeye devam ediyordu. Fakat 17 Mart tarihine kadar kış sırasında hiçbir ölçülebilir ön molekül sentezi görülmedi.

Bu Reklamı Kapat

Yani, Boston gibi yüksek rakımlı bölgelerde yaşayan insanlar yıl boyunca yeterli miktarda D vitamini elde etmek için ya yaz aylarında depoladıkları güneş ışığına ya da vitamini elde edebilecekleri yiyeceklere (yağlı balıklar gibi) güvenmek zorundalar. Fakat deri rengi koyulaştıkça, vücutta yeterli miktarda D vitamini tutmak zorlaşıyor. Kuzey şehirlerinde açık ve koyu ten renkli vatandaşlar ile yapılan çalışmalarda, açık renkteki insanların yıl boyunca daha fazla D vitamini seviyesi olduğu görüldü. Daha az pigmente sahip olan derilerinin daha fazla ışınımı absorbe etmiş olduğu anlaşılıyor.

Açıktan koyuya ve değişken

İnsanlar dünya geneline yayıldıkça birçok farklı ten rengi farklı zamanlarda farklı popülasyonlarda evrimleşti. Oluşan bu genetik değişimlerin yanında, insan grupları değişken güneş ışığıyla baş edebilmek için kültürel adaptasyonlar da geliştirdiler. Buna örnek olarak folik asit ve D vitamini miktarı yönünden zengin besinler tüketebilir, barınak kurabilir, UV ışınlarını geçirmeyecek kıyafetler giyebiliriz.

1,258 görüntülenme

Kaynaklar

  1. Yazar Yok. Kaynak. (12 Temmuz 2020). Alındığı Tarih: 12 Temmuz 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
Bu cevap, soru sahibi tarafından kabul edilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
2
  • Raporla
Cevap
The Biologist
The Biologist
4,843 UP
Öğrenci-Okur
Orijinal Soru: İnsanların deri renklerinin farkı nereden kaynaklanıyor?

Merhaba!

İnsanlardaki deri renklerinin farklı olmasının neden(ler) ini açıklayalım.

Bu Reklamı Kapat

Hepimizin bildiği gibi insan türü içerisinde deri rengi beyazdan siyaha kadar çok geniş bir yelpazede bulunabilir ve kan damarlarının yüzeye uzaklığına göre pembe deri renkleri bile görmek mümkündür. Tabii deri rengi esasında kalıtsal olan bir özelliktir. Dolayısıyla evrimsel kökenleri ile ilgili araştırmalar hala devam etmektedir. Bu geniş deri rengi yelpazesini en çok Sahara-Altı Afrika'da görürüz.

Çok iyi bildiğiniz gibi deri rengimiz, güneşte kalma süresine göre koyulaşmaktadır. Bu modifikasyonun sebebi, güneş ışınlarının fazla artmasının vereceği zararlara veya mor-ötesi ışınların vücudumuzdaki folik asit dengesine vereceği zararlara karşı derimizin adapte olması, uyum sağlamasıdır. Bir de şu bilgiyi aklımızda iyi tutmak gerekli:

Bu Reklamı Kapat

Siyah renk, güneş ışınlarını bloke eder ve vücuda geçirmez. Beyaz renk ise güneş ışınlarını bolca geçirir.

Evrimsel perspektiften bakacak olursak;yaklaşık 6 milyon yıl önce, şempanzeler ve insanlar birbirinden ayrılmaya ve türleşmeye ilk başladıklarında, bu iki türün ortak atasının deri rengi açık renkli veya beyazdı ve üzeri siyah kıllarla örtülüydü. Zamanla, bundan 1.2 milyon yıl öncesine kadar olan sürede (yaklaşık 4.8 milyon yıl boyunca), gitgide insansı türler vücutlarındaki kılları dökmeye başladılar. Gördüğünüz gibi burada deri renginin evrimleşmesiyle birlikte kılların da değişim geçirdiğini gözlemliyoruz. Biraz uzun tutmuş olabilirim sizleri. Ancak işin hem fenotipik(çevresel), hem de genetik boyutu var. İki tarafı da değerlendirmek gerekiyor. Son olarak coğrafi deri rengi dağılımından bahsedelim. Ekvatoral bölgelerden kutuplara doğru gittiğimizde, deri renginin koyudan açığa doğru değiştiğini görürüz. Bu da bizim için önemli bir bilgidir. Çünkü Ekvatoral bölgelerde Güneş ışınları, kutup bölgelerine göre çok ama çok daha fazla gelir. Deri renginin de Güneş ışığına bağlı olarak değiştiğini açıklamıştık(fenotipik olarak). Son olarak melanosit hücrelerinden bahsetmek gerekir, melanosit adı verilen hücrelerden salgılanan Melanin adlı pigmentlerden ömelanin ve feomelanin deri renginin oluşmasında rol oynar. Nasıl rol oynar? Şöyle:Ömelanin yoğunluğunun feomelanine göre fazla olması derinin koyu renkte olmasına, feomelaninin daha fazla olması ise deri renginin daha açık olmasına neden olur. Bu anlattığımız bilgilerden yola çıkarak işin fenotipsel boyutunu anlamışsınızdır diye düşünüyorum.

Tekrardan gelelim evrimsel boyutuna:Aslında Homo Sapiens henüz Afrika civarından çıkmamışken her insan siyah deri rengine sahipti. Göçlerin başlamasıyla, Neandertaller gibi insansı atalar diğer bölgelere, iklimlere ve bazen daha soğuk iklimlere adapte oldular. Dünyanın eğikliği, yeryüzüne ne kadar Güneş ışınının düşeceğini, dolayısıyla da sıcaklığı ve yere çarpan ultraviyole ışınları belirler, bu çevresel etkilerden az çok bahsettik zaten. Morötesi (UV) ışınlar, mutajen (mutasyona yol açabilen kimyasal ya da fiziksel etken) olarak bilinirler ve türün DNA'sını zamanla değiştirebilirler. İşte bu (kalıtsal olmalıdır muhakkak) mutasyonlar bir sonraki nesil için farklı bir deri rengi sağlayabilir ve çevresel etkilere göre de avantajlı veya dezavantajlı konumda olurlar. Ki burada çevresel etkenlere bağlı olarak uyum sağlayan genler seçildi ve her coğrafyaya göre farklı deri rengine sahip insan türleri zamanla oluşmaya başladı...

Evet, sonrasında şimdiki zaman dilimi ne kadar deri rengi bakımından pek de değişim olmadı çünkü bu bahsettiğimiz UV ışınlar vb. etkenlerin değişmesine bağlıdır.

Biraz karmaşık bir yazı oldu farkındayım. Ama genel olarak deri renklerimizin neden farklı olduğunu gerek genetik, gerek de fenotipik açıdan anlatmaya çalıştım. Umarım sizler için yararlı olmuştur.

384 görüntülenme

Kaynaklar

  1. Yazar Yok. 1. Kaynak. (11 Ekim 2020). Alındığı Tarih: 11 Ekim 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
  2. Yazar Yok. 2. Kaynak. (11 Ekim 2020). Alındığı Tarih: 11 Ekim 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
  3. Yazar Yok. 3. Kaynak. (11 Ekim 2020). Alındığı Tarih: 11 Ekim 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
3
  • Raporla
Cevap
Süleyman Ortaç
ARAŞTIRMACI BİR ÖĞRENCİYİM 3 YILDIR ARAŞTIRMA YAPIYORUM
Orijinal Soru: Neden soğuk yerlerdeki insanların ten rengi beyaz, sıcak yerlerdeki insanların ten rengi siyahtır?

Ten Rengimiz Neden Koyu ve Açık Olarak Evrimleşti?

İnsanların ten rengi, binlerce yıldır süregelen evrimsel süreçte dengeleyici bir tepki olarak ortaya çıktı. Dünya genelinde ten renginin ekvator yakınlarında en koyu, kutuplarda en açık olacak şekilde evrimleşmesinin aslında gayet ikna edici bir açıklaması var. En basit şekilde, koyu renk güneşli bölgelerde avantaj sağlarken, açık ten rengi az güneş alan bölgelerde daha avantajlı.

Bu Reklamı Kapat

Açık tenli insanların plajda güneşe maruz kaldıkları zaman çektikleri sıkıntılar bunun açık bir göstergesi. Fakat, insanların ten rengi skalasının, güneş yanığı veya deri kanseri ile çok az ilgisi var. Aslında, ten rengi iki önemli vitaminin zıtlaşan arzları ile ortaya çıkıyor; folik asit ve D vitamini. Folik asit, güneşin ultraviyole (UV) ışını ile parçalanıp yok olurken, deride D vitamini üretimi sadece güneşe maruz kaldıktan sonra başlıyor.

Böylece bahsedilen o dengeleyici tepki ortaya çıkıyor: İnsanlar folik asiti muhafaza ederken D vitamini üretmek durumundalar, yani iki vitaminin de yeterli derecede üretilmesi için orta kararda güneş ışığına maruz kalmak en mantıklısı. UV ışınlarının yoğunluğu coğrafya ile alakalı olsa da, derimize işleyen ışın miktarı derimizin pigmentasyonuna yani deri rengine bağlı.

Bu Reklamı Kapat

2000 yılında antropolog Nina Jablonski ve coğrafyacı George Chaplin tarafından ortaya atılan basit fikir bu. Fakat ten renginin detaylı hikayesi için çok daha eskiye, insan vücudunun kılla kaplı olduğu günlere bakmalıyız.

Çıplak teni korumak

Birkaç milyon yıl önce, atalarımızın ten rengi, kaplı oldukları koyu renkli kürkten ötürü görünmüyordu. Evrimsel kuzenlerimiz şempanzeler ve gorillerin koyu renkli kürklerinin altındaki açık tenleri gibi, muhtemelen atalarımızın da kürklerinin altındaki deri açık renkteydi.

Atalarımız, bir noktada üzerlerindeki kürkü kaybedip derilerinde pigmentleşmeye başladılar. Her ne kadar bunun oluş zamanı ve sebepleri hala tartışılıyor olsa da, birçok bilim insanı, insanın kürkünü kaybetmesinin ekvatoral Afrika’da, güneşli açık alanlarda iki ayakları üzerinde avlanırken daha serin kalmalarına yardımcı olduğu üzerine anlaşıyor.

Yerli halklarda bulunan insan ten rengi enlemlere göre değişir.

Bunun karşılığı olarak, çıplak ten tüm yıl boyunca güneşten yayılan UV ışınlarına karşı savunmasız kalıyor. Bu durumda (neredeyse 1 veya 2 milyon yıl önce) koyu renkteki ten rengi folik asit depolarını korumakta avantaj sağlıyordu.

Folik asit neden bu kadar önemli? DNA aktivitelerinde de rol oynadığı bilinse de asıl etkisi bireyin evrimsel süreçte yaşamda kalma ve üreme becerisi üzerinde. Bunu doğum öncesi gelişim üzerine olan etkisi ile ortaya koyuyor. Hamile kadınlarda yeterli miktarda folik asit bulunmadığı takdirde, bebekte spina bifida gibi sinirsel tüp bozukluklarına sebep olabiliyor. Spina bifida, omurganın omuriliğin çevresine tam birleşmemesinden kaynaklanan bir hastalık. Çoğu sinirsel tüp bozukluğu zayıflatıcı veya ölümcül.

Bu Reklamı Kapat

Yapılan deneylerde gösterildiği üzere güneş ışığı folik asidi, kan plazmasında ve deri biyopsisinde izole edilmiş bir molekül iken parçalayabiliyor. Koyu renkli tenin bu durumu engellediği düşünülüyor çünkü koyu renkteki deri daha fazla melanin barındırıyor. Melanin UV ışınlarını emen ve emerken oluşan zararlı yan ürünleri de kimyasal olarak engelleyen koyu kahverengi bir pigment.

Tropik kuşağı terk etmek

Fakat insan ırkı sadece ekvatoral Afrika’da kalmadı. Farklı zamanlarda, insanlar hem güneyi hem kuzeyi etkileri altına aldılar, hatta çok daha az güneş ışığı olan yüksek rakımları da.

Bu noktada D vitamini üretimi probleme dönüştü. Folik asit gibi evrimsel fitlik için önem arz eden D vitamini, kalsiyum emilimini kolaylaştırır, sağlıklı kemik yapısı ve immün sistem için gereklidir, fakat sadece güneşin yaydığı belirli aralıkta dalga boyuna sahip UV ışınlarının etkisi ile başlayan bir süreç ile üretilebilir.

Bu Reklamı Kapat

Yılın çoğu zamanı tropiklerden uzakta, D vitamini üretimi için gerekli olan UV ışınları doğru dalga boyuna sahip değil. 1980’lerde yapılan bir deney bunu Boston’da sünnet edilmiş Kafkasyalı bebeklerin derisini kullanarak gösterdi. Araştırmacılar her bir örneği ikiye böldü, daha sonra parçalardan birini gün ortasında üç saat güneşe maruz bırakırken diğerini karanlıkta bıraktı. Bahardan sonbahara kadar güneşe maruz bırakılmış deri sonbaharda hala D vitamini için gerekli ön molekülü hayatta olan insanlarda olduğu gibi sentezlemeye devam ediyordu. Fakat 17 Mart tarihine kadar kış sırasında hiçbir ölçülebilir ön molekül sentezi görülmedi.

Yani, Boston gibi yüksek rakımlı bölgelerde yaşayan insanlar yıl boyunca yeterli miktarda D vitamini elde etmek için ya yaz aylarında depoladıkları güneş ışığına ya da vitamini elde edebilecekleri yiyeceklere (yağlı balıklar gibi) güvenmek zorundalar. Fakat deri rengi koyulaştıkça, vücutta yeterli miktarda D vitamini tutmak zorlaşıyor. Kuzey şehirlerinde açık ve koyu ten renkli vatandaşlar ile yapılan çalışmalarda, açık renkteki insanların yıl boyunca daha fazla D vitamini seviyesi olduğu görüldü. Daha az pigmente sahip olan derilerinin daha fazla ışınımı absorbe etmiş olduğu anlaşılıyor.

Açıktan koyuya ve değişkene

İnsanlar dünya geneline yayıldıkça birçok farklı ten rengi farklı zamanlarda farklı popülasyonlarda evrimleşti. Oluşan bu genetik değişimlerin yanında, insan grupları değişken güneş ışığıyla baş edebilmek için kültürel adaptasyonlar da geliştirdiler. Buna örnek olarak folik asit ve D vitamini miktarı yönünden zengin besinler tüketebilir, barınak kurabilir, UV ışınlarını geçirmeyecek kıyafetler giyebiliriz.

3
  • Raporla
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
İlginizi Çekebilecek Sorular
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Sorulara Dön
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.