Belirli uyaranların beyni uyarması durumunda Kranyal Sinir'den gözyaşı benzleri uyarılıyor ve gözyaşı sentezleniyor. Örneğin duygusal ve refleksif gözyaşlarını, en büyük gözyaşı salgı bezi olan Lakrimal Bez (Lacrimal Gland) salgılıyor. Bu sayede ağlıyoruz.
Ağladığımızda gözümüzden akan "gözyaşı" isimli sıvının asıl amacı göz kapaklarının hareketi sırasında gözün üzerine ince bir tabaka halinde yayılarak gözü nemli tutmak. Denizlerin içerisinde gözü nemli tutmak gibi bir sorun yoktur. Ancak karaya çıkışla birlikte gözün nemli tutulabilmesi için göz kapakları ve gözyaşı evrimleşmiştir.
Ağlamanın insan davranışlarının en özgün ve karmaşık olanlarından biri olduğu ortaya çıkmıştır. Ağlamak yalnızca insanlara özgü bir fizyolojik fonksiyondur. Ve gözyaşının kendisi de karmaşıktır –biz aslında üç farklı gözyaşı döküyoruz. Ama gözyaşına dökmenin amacı nedir? Bu aslında gözlerimizin yaşarmasının sebebinin ne olduğuna bağlıdır.
Bazal Gözyaşı
Gözümüzde her zaman var olan ve gözleri koruyan, besleyen ve kayganlaştıran gözyaşıdır. Bu gözyaşı diğer tip gözyaşından kimyasal olarak farklıdır .
Bazal gözyaşının özellikleri:
• Sürekli üretilir
• Kir ve kalıntıları uzak tutar
• Üç katmandan oluşur: gözyaşını göze bağlı tutan mukus katmanı, nemi koruyan ve işgalci balkterileri dışarıda tutan aköz katman ve yüzeyi kaygan tutan dış lipit katmanı
Refleks Gözyaşları
İkinci gözyaşı türü, gözleri rüzgâr, duman veya soğandaki kimyasal “sin-propanetial-S-oksit“ gibi tahriş edicilerden korumak için büyük miktarlarda oluşan refleks gözyaşlarıdır.
Refleks gözyaşlarının özellikleri:
• Zararlı maddeleri yıkayarak atar
• Büyük miktarda oluşur
• Sulu katman mikroorganizmaları durduran antikorlar içerir
Duygusal Gözyaşları
Bu insanlara özgü gözyaşı türü en gizemli gözyaşı çeşididir. Bilim insanları bugün duygusal olarak neden ağladığımızı bilmemektedirler ancak bu konuda çeşitli teoriler vardır. VassarCollege tarafından yapılan bir çalışmadaki teoriye göre, gözyaşları, savunmasız kaldığımızda yırtıcıları uyandırmaksızın başkalarının bize yanıt vermesine olanak tanımak için gelişen bir çeşit sessiz sinyal sistemidir. Bazıları da gözyaşlarının tutkuyu ifade etmenin bir yolu olduğuna inanmaktadır. Ayrıca, ağlamanın stresi hafiflettiği şeklinde bir düşünce de bulunmaktadır –kadınların %85’i ve erkeklerin%73’ü ağladıktan sonra kendilerini daha iyi hissettiklerini bildirmiştir. Son olarak, gözyaşlarının, karmaşık bir toplum hayatı içinde, yakın ilişkiler için gerekli olan empatiyi ortaya çıkartarak güçlü toplumlar oluşturulmasına yardımcı olması ihtimali vardır
.Duygusal gözyaşlarının özellikleri:
• Duygu-durumu dengeler
• Yüksek düzeyde stres hormonu ACTH içerirler
• Bir endorfin ve doğal ağrı kesici olan ensefalin içerirler
https://evrimagaci.org/aglamanin-evrimi-346
Sorunuzun cevabının bu link olduğunu düşünüyorum.

1) Mutluluk hormonu salgılanmasını sağlar
Ağlamak endorfin salgılanmasına neden oluyor. Endorfin insana neşe veren bir hormondur ve zaten mutluluk hormonlarından bir tanesi olarak bilinir. Endorfinin neşe vermenin yanı sıra sağladığı bir fayda da ağrıları azaltmasıdır.
Sosyal ve Klinik Psikoloji Dergisi’nde yapılan bir çalışmada ağlayan insanların ruh sağlığının çok daha çabuk düzeldiği saptandı. Özellikle bir mutluluk sonrası gelen ağlamanın ruh sağlığına pozitif yönde maksimum etki yaptığı görüldü.
2) Rahatlamanıza yardımcı olur
Psikologların her zaman nasıl çalıştıklarını düşünün. Size sürekli anlattırırlar; derdinizi, çocukluğunuzu, aklınıza takılanları ve sizi üzen şeyleri. Çünkü bu hem doktorun sizi tanımasını sağlar hem de içinizde biriken sorunları birine anlattığınızda rahatlamanıza yardımcı olur.
3) Sorunlarla yüzleşmenizi sağlar
Sürekli içe atılan dertler ve baskılanan duygular ileriki safhalarda inanılmaz bir şekilde patlayarak sizi psikolojik sorunlara kadar götürebilir. Ağlamak, yüzleşmekten kaçmayıp gözlerinizin önüne getirdiğiniz bir gerçeği anlatıp kurtulmak gibidir.
4) Sakinleştirici işlevi görür
Ağlamak bir sakinleştirici ilaç gibidir. Genellikle insanlar ağladıktan sonra uyumak isterler. Çünkü sakinleştirici vücuda zerk edilmiştir ve insan kendini halsiz hissedebilir.
5) Vücudunuzdaki toksinlerin atılmasını sağlar
Vücudunuzun bir çok toksini göz yaşlarınız ile atabildiğini biliyor muydunuz? Ağlamak hem vücudunuzdaki kimyasalların dışarı atımına yardımcı olur hem de gözünüzü bakterilerden arındırıp temizler.
6) Yakın çevrenizle olan ilişkileriniz güçlenir
Biraz garip gibi görünse de ağlamak yakın çevrenizle olan ilişkilerinizin güçlenmesini de sağlıyor.Oldukça kırılgan ve hassas olduğunuz bu gibi anlarda, çevrenizdeki kişilerle aranızda çok daha güçlü bir duygusal bağ kuruluyor.
7) Gözünüz ve burnunuzdaki iritanların atılmasını sağlar
Ağlamak gözünüzde bulunan iritanlar ile burnunuzdaki bakteri ve iritanlardan kurtulmanızı sağlar. Ağlarken yaşlar sadece gözünüzden dökülmez, bir kısmı da burnunuzdan çıkar. Ağlarken burnunuzun akmasının bir sebebi de budur
8) Hastalıklara iyi gelir
Ağlamak, kalp ve damar hastalıklarının yanı sıra mide, kemik ve kaslarınız ile ilgili rahatsızlıklara da iyi geliyor. Nasıl mı? Ağlayarak vücudunuzda bu tip rahatsızlara neden olan bazı hormonların vücudunuzdan atılmasını sağlayabiliyorsunuz..
Merhabalar, aşağı bağlantısını bıraktığım makaleden çıkarım yaparak ağlamanın temelde üç şekilde olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar gözü nemli tutmak(evrimsel süreçte karaya uyum sağlayamayan gözlerimiz için), enfeksiyonlara karşı korumak(refleksif gözyaşı) ve duygusal açıdan stresi azaltmak için. Duygusal bakımdan ilk ağlamanın anneye duyulan bağlılıktan ona yerini belli etmeye yönelik olduğu ayrıca çok çocuklu ailelerde ağlamanın ebeveynlerin dikkatini çekmeye yönelik olduğu da anlatılmakta yazıda. Ek olarak farklı ağlama sebeplerinin farklı kimyasalların gözyaşı olarak salınımıyla da bir ilişkisi olduğuna değiniyor makale. İyi akşamlar.