Bu Reklamı Kapat
Sorulara Dön
4

İçgüdü nedir? Evrim içgüdüyü nasıl açıklıyor?

(sade bir anlatım olursa çok memnun kalırım teşekkürler)
1,362 görüntülenme
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
1 Cevap
Cevap
Volkan Demirci
Bilişim Teknolojileri Öğrencisi
Orijinal Soru: İçgüdüler neye göre belirlenir?

İçgüdü (Instinct ya da Innate Behavior), tanımı gereği bir canlının bir davranışı göstermeye meyilliliğidir.İçgüdü (Instinct ya da Innate Behavior), tanımı gereği bir canlının bir davranışı göstermeye meyilliliğidir.Canlıların kimisinde bir sinir sistemi ve beyin yoktur; dolayısıyla uyaranlara verilen tepkiler, bir merkez tarafından değil, hücrenin ya da organizmanın tamamı tarafından belirlenir. Bu canlılarda herhangi bir düşünce ya da bilinç yoktur. Tamamı yukarıda tanımladığımız şekliyle içgüdülere dayanan, yani genetik temelli biyokimyasal tepkimelere dayanan davranışlar sergiler.

Bazı canlılar Evrimsel süreçte yapıları dahilindeki birimler arasındaki iletişimin belirli, özelleşmiş yapılarca sağlanmasını başarmıştır. Bunu başaranlar avantajlı konuma geçmiştir, çünkü organizma içerisindeki birimler birbirleriyle bu özel bağlantı üzerinden iletişim kurabilmektedirler ve difüzyon gibi yavaş, kimyasal süreçlerle bilginin iletilmesini beklemeye gerek kalmaz. Bu yüzden sinir sistemi Evrimsel süreçte desteklenmiş ve canlılar yavaş yavaş bir iletim sistemi geliştirmeye başlamışlardır.

Bu Reklamı Kapat

Evrimsel süreçte, bazı canlılarda etkilere verilen tepkiler ve genel olarak organizma içi faaliyetler belirli hücrelerin kontrolüne bırakılmaya başlanmıştır. Özellikle büyük canlılarda, böyle bir merkezin varlığı enerji bakımından avantaj sağlamaktadır. Yani bir bölgeden alınan bilgi, diğer bir bölgeye iletilirken, değerlendirme yapmak ve son organa, sadece yapılması gerekenin iletilmesinin sağlanması açısından özelleşmiş bir organa ihtiyaç duyulmuştur. Daha doğrusu, bilginin iletimi sırasında değerlendirilmenin de yapılabilmesini sağlayan canlılar avantajlı konuma geçmişlerdir. İşte bu canlılar, zaman içerisinde kafa oluşumu (sefalizasyon) ile birlikte sinir sisteminin bir bölgesinin özelleşmesi sonucunda beyin dediğimiz organı evrimleştirmişlerdir.

Beyin, evrimsel süreçte gün geçtikçe daha fazla özellik kazanmış ve tüm organizmanın kontrol mekanizması haline gelebilmiştir. Bu süreçte, canlının etkilere karşı vereceği her tepki, beynin kontrolüne girmiştir. Bu yüzden günümüzde beyin hasarı olan bazı insanlar, bazı çok ciddi etkilere bile tepki gösterememektedirler. Örneğin bazı bireyler acı duyamamakta, bu yüzden derileri yanana kadar sobaya dokunabilmektedirler ve bu yüzden çok ciddi hasarlar almaktadırlar.

Bu Reklamı Kapat

İşte bu süreçte, gerek içgüdüsel, gerekse algısal zekaya dayalı her davranış, beynin içerisinde gerçekleşen biyokimyasal tepkimelere bağımlı hale gelmiştir. Bu yine bir avantajdır, çünkü organizmanın daha tutarlı olabilmesini sağlar (enerji konusundaki faydaları bir yana). Yani bir etkiye verilen tepki ya da tepkilerin tek bir merkezde kontrol edilmesi, canlının tutarsız ve dengesiz tepkiler vermesine engel olabilmektedir. Bu yüzden beyin çok önemli bir organdır ve beyni diğer canlılara göre daha fazla evrimleşen ve gelişen canlılar (insan gibi), daha karmaşık davranışlara sahiptirler.Bütün canlılar için biyolojik olarak 2 amaç vardır: hayatta kalmak ve üremek. Bu, hiç de kolay bir görev değildir, birçok yazımızda değindiğimiz, seçilim mekanizmalarına karşı mücadele etmeyi gerektirir. Üstelik doğanın şartlarından ötürü, bu mücadele, en az enerji harcayacak şekilde yapılmalıdır (bkz: trade-off ilkesi). İşte bu yüzden, genler canlıların davranışlarını belirleyici bir rol üstlenmektedir. Bir davranışı genetik taban ile sınırlandırmanın artıları ve eksileri vardır. En büyük artısı, enerji bakımından çok ciddi bir fayda sağlamasıdır, çünkü ne olursa olsun o davranışın sergilenmesi hedeflenir. En büyük eksisi ise, alışık olunmayan ya da seçilim süreci boyunca genlerin tepki vermek üzere özelleşmediği durumlarda, canlıya dezavantaj sağlayabilecek davranışların uygulanmasıdır. Yani içgüdüsel davranışlar, sabittirler ve çevreden çok az etkilenmeye meyillidirler.

Evrimsel süreç, buna da bir çözüm bulabilmiştir. Yukarıda bahsettiğimiz davranışlar repertuvarı geniş tutularak, farklı durumlarda farklı içgüdüsel davranışlar sergileme yoluna gidilmiş, böylece farklı durumlar karşısında en doğru tepkiyi verebilenlerin hayatta kalmasıyla, ortama en adaptif durumlara ulaşılabilmiştir.

İçgüdüsel davranışlar dendiğinde, akla sadece otomatiğe bağlanmış davranışlar gelmemelidir. Çünkü içgüdüsel davranışların tetikleyicisi kimi zaman algısal/düşünsel zeka olabilir (ki bunu aşağıda açıklayacağız). Yani bir canlı, algısal zekasını kullanarak bir karara varabilir ve bu kararın sonucu, içgüdüsel bir davranış olabilir. Tam da mantıklı olacak şekilde, içgüdüsel davranışların büyük bir kısmının, düşünsel zeka ile tetiklendiği keşfedilmiştir. Meşhur bir örnek olarak, yumurtadan çıkan Caretta caretta türü kaplumbağaların denize gitme içgüdüsü verilebilir. Bu içgüdü, genetik olarak yukarıda bağlantısını verdiğimiz yazımızda açıkladığımız Baldwin Etkisi ile Evrimsel süreçte kazanılmıştır. Ancak bu içgüdünün tetikleyicisi, her içgüdüsel durumda olduğu gibi, duyu organlarından alınan bilginin biyokimyasal süreçlerle işlenmesi sonucu üretilen tepkidir. Yani yavru yumurtadan çıkar, denizin kokusunu alır, ay ışığının yarattığı yakamozu görür ve bu bilgiler beynindeki hücreleri etkiler, bu etki sonucunda DNA'nın farklı bölgeleri okunur ve bu sebeple içgüdüsel denize yönelme davranışı görülür.Kimi zamansa içgüdüler düşünsel zekaya dayalı olmadan, çevresel faktörlerle tetiklenmektedir. Örneğin bazı martı türlerinin dişilerinin yetişkinlerinin gagalarında kırmızı bir nokta bulunur. Yavrular, bu noktayı gagalarlar (ki bu içgüdüsel bir davranıştır ve genlerle belirlenir) ve bu gagalama, annenin beynini uyararak midesinde sakladığı yiyecekleri dışarı çıkarmasına (kusmasına) ve yavrusuna yedirmesine yarar. Yavrular, bu gagalamayı düşünerek yapmazlar, beyinlerindeki biyokimyasal tepkimeler, kırmızı noktayı gördükleri anda bu şekilde bir davranış göstermesine sebep olur (kırmızı noktayı görmekten kaynaklanan sinirsel bilgiler, beyni tetikler ve buna göre bir davranış oluşturacak şekilde genler okunur). Yapılan deneylerde, anne gagası olmamasına rağmen, herhangi bir cismin üzerindeki benzer kırmızı noktaları da gagaladıkları ortaya çıkarılmıştır.

Dolayısıyla her içgüdünün arkasında fizyolojik bir sebep vardır ve bu sebep, deneysel metotlarla ortaya çıkarılabilir.

İçgüdüler, genel olarak karşımıza Sabit Hareket Desenleri (Fixed Action Pattern) olarak çıkmaktadır. Sabit Hareket Desenleri, belirli durumlar karşısında gösterilen belirli davranışlar zinciridir. Bu, içgüdünün bir diğer tanımı olarak görülebilir. Örneğin kuşların çiftleşme mevsimlerinde yaptıkları danslar, her zaman aynı şekilde yapılmaktadır ve tamamen sabit hareketler zinciri şeklindedir. İşte bu bir Sabit Hareket Deseni'dir ve bu hareketlerin oluş sırası, genetik kaynaklarla belirlenmektedir. Bunun getirdiği avantaj, yukarıda belirttiğimiz gibi tek bir genetik materyal üzerinden, biyolojik amaçlardan biri olan üremenin başarısının maksimuma çıkarılabilmesidir. Dediğimiz gibi, bunlar Evrim Mekanizmaları'na tabi davranışlardır; örneğin dişilerin en beğendiği hareketler zincirine sahip bireyler avantajlı olacaklardır.İşte bu mekanizmalar sonucunda içgüdüler popülasyon içerisinde sabitlenirler ve yavruların büyük bir kısmı doğuştan itibaren bazı davranışları sabit olarak gösterirken, yetişkinlerin de büyük bir kısmı ömürleri boyunca farklı durumlar karşısında farklı sabit davranışları gösterebilmektedir. Çevre koşulları sabit tutulduğu sürece, bu davranışı sergileyemeyenler eleneceği için, canlıya avantaj sağlayan içgüdülerin, daha doğrusu bu içgüdülere sebep olan genetik materyalin seçilimi, Evrim'e sebep olmaktadır.

Ancak yapılan araştırmalar, içgüdülerin en çok doğumdan sonraki belirli bir dönemde (türden türe değişmektedir) etkili olduğunu, ilerleyen zamanlarda sadece belirli durumlarda devreye sokulan bir davranış türü olduğunu ve bunun haricinde sürekli olarak düşünsel bir biçimde davranış gösterildiğini ortaya koymuştur. Bu anlaşılırdır, çünkü doğum sonrası yepyeni bir ortam ile karşılaşılır ve bu ortama adapte olabilmek için belirli bir süre geçmesi gerekir. Bu süre zarfında gösterilecek davranışları genetik olarak belirlenen, yani içgüdüsel davranışlar sergileyen bireyler avantajlı olacaktır. Sonrasında ise içgüdülerin etkisi azalacaktır. Dolayısıyla bu noktada, bir diğer davranış türünden bahsetmekte fayda vardır.Düşünce dediğimiz kavram, yukarıda açıkladığımız gibi beynin bir etkiye total olarak verdiği tepkidir. Düşünceyi oluşturmak için beynin farklı bölgeleri, farklı şekillerde katkıda bulunurlar. Bu bölümlerin eksikliği ya da az/hatalı çalışması, düşüncelerde eksikliğe veya hatalara sebep olabilmektedir.

Buna güzel bir örnek olarak, çok şiddetli duygusal anlar yaşadığımızda, mantıklı kararlar veremememizi gösterebiliriz. Beynin sağ yarım küresi genel olarak duygularımızdan sorumluyken, sol yarımküresi mantıksal işlemlerden sorumludur. Dolayısıyla çok duygusal bir anda, beynin sağ bölümü şiddetle çalışırken, sol bölgesi az uyarıldığı için aynı şekilde tepki veremez. Bu yüzden hiç beklemediğimiz, duygusal bir haber aldığımızda, dışarıdan bakıldığında hiç de mantıklı olmayan davranışlar sergileyebiliriz. İşte bu, beynin ürettiği eksik düşüncelerin bir sonucudur. Sakinleşerek beyninin her bölgesinin alınan kararlara dahil olabilmesini sağlayan bir birey, çok daha farklı davranışlar sergileyecektir.

Peki bir canlı, bir davranışı sergilemeye nasıl karar verir? Bir canlı nasıl karar alır? Kısaca, bir canlının algısal/düşünsel zekası nasıl çalışır?

Bu Reklamı Kapat

Dünya'nın en meşhur araştırma enstitülerinden Max Planck Enstitüsünün İnsan Algısı ve Beyin Bilimleri Bölümü'nden John-Dylan Haynes ve ekibinin yaptığı bir araştırma, bu soruya ışık tutmaktadır. Araştırmada, deneklere iki adet buton verilmiş ve bu butonlardan birine, istedikleri gibi, istedikleri zaman basmaları söylenmiştir. Onlardan beklenen, ne zaman karar verdiklerini akıllarında tutmalarıdır. Örneğin elinize verilen iki butondan, soldakine X zamanında bastığınızı aklınızda tutmanız beklenmektedir (kronometreye bakarak hangi anda karar verdiğinizi belirleyebilirsiniz). Bilim insanları, fMRI kullanarak, deneklerin beynin karar alma merkezi olan frontopolar (prefrontal) kortekslerini (aşağıdaki fotoğrafta yeşille gösterilmiştir) takip etmişlerdir. Deneyin sonucu gerçekten çok ilginçtir: Bilim insanları, deneklerin karar verdiklerini söyledikleri süreden her seferinde 6.5-7 saniye öncesinde sadece beyindeki hareketlere bakarak %100 doğruluk oranıyla hangi butona basmaya karar vereceklerini bilebilmişlerdir.

Bu ne demektir? Kararlar aldığımızı sandığımız zamanlarda, beynimiz aslında çoktan karar almış olmaktadır. Yani "bilinçsiz biz", kararları "bilinçli biz"den 6-7 saniye kadar öncesinde çoktan almaktadır.

Bu, bizim bu yazımızdaki argümanlarımızla son derece uyum göstermekte ve desteklemektedir. Dediğimiz gibi her şey beyinde olmaktadır, dolayısıyla düşüncelerin, kararların ve bilincin de kaynağı beyin olmalıdır. Her ne kadar biz bilinci ya da düşünceleri soyut kavramlar olarak düşünsek de, bilimsel bir gerçek olarak bunların somutlaştırılabilir olması gerekmektedir. Bu araştırmalar göstermektedir ki, beynimizde gerçekleşen biyokimyasal olaylar zaten davranışlarımızı (veya kararlarımızı) belirlemektedir. Biz, karar aldığımızı sandığımız zamanlarda, sadece beynimizin zaten bizden önce verdiği kararları alırız.

Bu ilk bakışta korkutucu gelse de, esasında son derece mantıklı ve açıklayıcıdır. Zira en nihayetinde biz de bir hayvan türüyüz ve hayvanlar gibi bir fizyolojiye sahip olmak durumundayız. Ne kadar karmaşık davranışlarımız ve özelliklerimiz olursa olsun, kökenimiz ortadadır ve bunu inkar edemeyiz.Beyindeki her biyokimyasal tepkime ve bu tepkimeye sebep olan enzim, DNA tarafından kodlanır ve üretilir. Dolayısıyla DNA'dan üretim sırasında oluşabilecek hatalar ve değişimler, enzimin yapısını değiştirecek, dolayısıyla biyokimyasal tepkimenin doğasının farklı olmasına sebep olacaktır. Bunun haricinde, enzim üretildikten sonra çalışacağı ortamdaki dış etmenler kaynaklı farklılıklar, biyokimyasal tepkimelerin farklı olmasına sebep olabilecek, bu da yine tepkimelerin sonuçlarının, dolayısıyla davranışların farklı gelişmesine sebep olacaktır. İşte bu, davranışlarımızın nörobiyolojik yapısına ışık tutmaktadır.

371 görüntülenme

Kaynaklar

  1. Ç.Mert Bakırcı. Hayvan Davranışlarının Temeli: İçgüdüler, Bilinç Ve Algı!. (23 Ekim 2011). Alındığı Tarih: 28 Mayıs 2021. Alındığı Yer: Evrim Ağacı | Arşiv Bağlantısı
0
  • Raporla
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
İlginizi Çekebilecek Sorular
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Sorulara Dön
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.