Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Sorulara Dön
1

hala yaşayan ve oksijen kullamayan canlılar var mı ?

2.4 milyar yıl önce bir bakteri topluluğu ile yayılan ve oksijen miktarının artarak diğer canlıları zehirlenmesine neden oldu. bu tarihten önce canlılara ait kalıntılar ve ne kadar gelişmiş oldukları ve tam olarak bu canlıların nesli tükendiyse ne zaman tükendi.
597 görüntülenme
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Tüm Reklamları Kapat
1 Cevap
Ufuk Derin
Öğrenci-Okur

Bilim insanları, denizanası benzeri bir parazitin, mitokondriyal genomu olmadığını keşfettiler - bu parazit, böyle bir eksikliğe sahip olduğu bilinen tek çok hücreli organizma. Bu, nefes almadığı anlamına geliyor; hayatını tamamen oksijene bağlı olmadan yaşıyor.

Bu keşif, yalnızca Dünya'daki yaşamın işleyişine dair anlayışımızı değiştirmiyor; dünya dışı yaşam arayışı konusuna da etki ediyor.

Yaşam, yaklaşık 1.45 milyar yıl önce oksijeni -yani solunumu- metabolize etme yeteneğini geliştirmeye başladı. Büyük yapılı bir arkebakteri, daha küçük bir bakteriyi yuttu. Bakterinin yeni ''evi'', bir şekilde, her iki taraf için de yararlıydı ve böylece ikisi birlikte kaldı. Bu simbiyotik ilişki, iki organizmanın birlikte evrilmesine yol açtı ve birbirlerinin içine yerleşmiş bu bakteriler, mitokondri adı verilen organellere dönüştü. Vücudumuzda kırmızı kan hücreleri hariç tüm hücrelerde çok sayıda mitokondri bulunur ve bunlar solunum süreci için gereklidir.

Tüm Reklamları Kapat

Çok hücreli organizmaların hücresel süreçlere güç verme amacıyla kullandığı adenosin trifosfat (ATP) molekülünü üretmek için oksijeni parçalarlar. Bazı organizmaların düşük oksijenli veya hipoksik koşullarda gelişmesine izin veren adaptasyonlar olduğunu biliyoruz. Bazı tek hücreli organizmalar, anaerobik metabolizmaya sahip olmak için mitokondriye bağlı organeller geliştirdi; ancak, özellikle anaerobik çok hücreli organizmaların olasılığı, bazı bilimsel tartışmaların konusu olmuştur. Bu durum, İsrail'deki Tel Aviv Üniversitesi'nden Dayana Yahalomi liderliğindeki bir araştırmacı ekibin, Henneguya salminicola adlı sıradan bir somon parazitine bir kere daha bakmaya karar vermesine kadar sürdü.

Bu, mercanlar, denizanaları ve denizşakayıkları ile aynı filuma ait bir sölenter (Cnidaria). Balığın etinde oluşturduğu kistler hoş olmasa da, parazitler zararlı değil ve tüm yaşam döngüsü boyunca somon balığı ile yaşıyorlar. Konakçının içine sıkışmış küçük sölenter, ağır hipoksik koşullarda hayatta kalabiliyor. Ama bunu tam olarak nasıl yaptığını, parazitin DNA'sına bakmadan bilmek zor; ki araştırmacılar da bunu yaptı.

H. salminicola'yı yakından incelemek için derin sekanslama ve floresan mikroskobu kullandılar, ve mitokondriyal genomunu kaybettiğini fark ettiler. Parazit aynı zamanda aerobik solunum kapasitesini ve mitokondriyi kopyalama ve çoğaltmaya yarayan nükleer genlerin de neredeyse tamamını kaybetmişti.

Tek hücreli organizmalar gibi, mitokondriye bağlı organeller de geliştirmişti; fakat bu organeller olağan dışıydı, iç zarlarında hiç görülmemiş kıvrımlara sahiplerdi. Parazitle yakın akraba olan sölenter balık paraziti Myxobolus squamalis'te, aynı sekanslama ve mikroskopik yöntemler kontrol olarak kullanıldı ve açıkça bir mitokondriyal genom görüldü. Bu sonuçlar gezegenimizde, nihayet, hayatta kalmak için oksijene ihtiyaç duymayan çok hücreli bir organizmanın olduğunu gösteriyor.

Tüm Reklamları Kapat

Tam olarak nasıl hayatta kaldığı hala bir gizem. Konakçıdan adenozin trifosfat (ATP) sömürüyor olabilir, ancak bu henüz kesin değil. Fakat bu eksiklik, bu canlılardaki genel bir eğilimle oldukça tutarlı - genetik basitleştirmelerden biri. Çok uzun yıllar boyunca, özgür yaşayan bir denizanası atasından, bugün gördüğümüz çok daha basit yapılı parazite dönüştüler.

Denizanasının asıl genomunun çoğunu kaybettiler, ancak, garip bir şekilde, denizanası sokma hücrelerine benzeyen karmaşık bir yapıyı korudular. Bu hücreleri sokmak için değil, konakçılarına yapışmak için kullanıyorlar: özgür yaşayan denizanasının ihtiyaçlarından parazitin ihtiyaçlarına bir evrimsel adaptasyon. Onları yukarıdaki resimde görebilirsiniz, gözlere benzeyen yapılar onlar.

Keşif, balıkçılığın parazitle başa çıkması için bazı stratejiler uyarlamasında yardımcı olabilir; insanlar için zararsız da olsa, kimse küçük, garip denizanaları ile dolu somon balıkları satın almak istemez. Ama aynı zamanda, yaşamın nasıl işlediğini anlamamıza yardımcı olan önemli bir keşif. Araştırmacılar, Şubat 2020'de yayınlanan makalelerinde şöyle yazdılar:

Keşifimiz, anaerobik ortama adaptasyonun tek hücreli ökaryotlara özgü olmadığını, çok hücreli, parazitik hayvanlarda da geliştiğini doğruluyor. Bu nedenle H. salminicola, aerobikten, özel anaerobik metabolizmaya evrimsel geçişi anlama fırsatı sunuyor.

180 görüntülenme

Kaynaklar

  1. Yazar Yok. Evrim Ağacı. (28 Eylül 2020). Alındığı Tarih: 28 Eylül 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
ve seni takip ediyor

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close