Evrenin genişlemesinin nedeni karanlık enerji adı verilen gizemli bir kuvvettir. Karanlık enerji, evrenin içindeki madde ve enerjiden çok daha fazla bir oranda bulunan ve uzayı iten bir kuvvettir. Karanlık enerji sayesinde, evrenin genişleme hızı giderek artmaktadır1
Evrenin genişlemesinin bir sonu olup olmadığı ise henüz kesin olarak bilinmemektedir. Fakat bazı teoriler evrenin sonuna dair farklı senaryolar öne sürmektedir. Bunlardan bazıları şunlardır:
Büyük donma: Bu teoriye göre evren sonsuza kadar genişlemeye devam eder. Ancak bu genişleme sırasında evrenin sıcaklığı düşer ve ısı farklılıkları ortadan kalkar. Bu da hayat için gerekli olan enerji kaynaklarının tükenmesine neden olur. Evren, her yanı soğumuş, ölü ve boş bir hale gelir.
Büyük çökme: Bu teoriye göre evrenin genişlemesi bir süre sonra durur ve tersine döner. Evren kendi içine çökmeye başlar ve sonunda tek bir noktaya sıkışır. Bu da evrenin başlangıcı olan Büyük Patlama’nın tersi bir olay olan Büyük Çöküş’tür.
Büyük değişim: Bu teoriye göre evrenin genişlemesi karanlık enerjinin etkisiyle hızlanır. Ancak karanlık enerji sabit değil, zamanla değişir. Bu değişim sonucunda karanlık enerji çok büyük bir değere ulaşır ve evrenin yapısını alt üst eder. Bu da evrenin fizik yasalarının değişmesine ve evrendeki her şeyin parçalanmasına neden olur.
Büyük parçalanma: Bu teoriye göre evrenin genişlemesi karanlık enerjinin etkisiyle hızlanır. Ancak karanlık enerji sabit değil, zamanla azalır. Bu azalma sonucunda karanlık enerji sıfıra yaklaşır ve evrenin genişlemesi durur. Ardından evrenin kütleçekimi kuvveti baskın hale gelir ve evreni bir arada tutan bağlar kopar. Bu da evrenin küçük parçalara ayrılmasına neden olur.
Bu teorilerin hangisinin doğru olduğunu belirlemek için daha fazla gözlem ve araştırma yapılması gerekmektedir.