Puan Ver
0
Puan Ver

Diyemlimki güneş sistemini dışarısında hayatta kalabilecek bir ortamda yaşayabilsek hala yaşlanıyor olurmuyduk, mevcut sisteme göre yaşlanıyoruz, pek?

Sistem dışına çıkma imkanı olsa yada şartlar oluşturulsa bu değişebilirmi,zamanla alakası olmayan bu yaşlılık adı verdiğimiz şey ne, evrime feyk atlr.

1
Teşekkür
Hatırla
Takip
1 Cevap

Canlılığın güneşe göre evrimleşerek gelişmesi, yaşam ve ölüm döngülerinin belirlenmişliği gibi temel konular, solar sisteme has, sadece burada geçerli olmayacaktır biyolojimiz için.

Canlılığın temel olmazsa olmazı, ATP -adenozin trifosfat- üretmektir. Ve bunu üretmenin bedeli, oksijenli yanma, yani paslanmadır. Bu, enerji üretiminde kaçınılmaz bir durumdur ki, yaşlanma karşılığında ömür elde ediyoruz, entropiye karşı direnç oluşturuyoruz.

Bildiğimiz anlamda enerji üretmeye devam ettiğimiz sürece, evrenin neresinde olursak olalım, yaşlanma -metabolik artıkların hücresel düzeyde bizi paslandırması- kaçınılmaz olacak. Ölüm de dolayısıyla.

Evrimin ileri safhasında bizim de bitkiler gibi enerjiyi doğrudan güneşten alarak fotosentezle üretmemize kayacağını düşünen otörler var. Ki öyle olacakmış gibi görünüyor zaten. Ancak öyle de olsa, her durumda enerji üretmenin bedeli, yaşam, yaşamanın bedeli de ölüm.

Evrenin neresinde yaşadığınızdan bağımsız olarak içinde bulunduğumuz biyolojik yapıyı ölümsüz yapmanın olası tek bir yolu, -şimdilik-, ETS elektron transport zincirinde enerji üretiminde istasyonları ideal hale getirme çabası. Bunu başarabilirsek olası ölümsüzlüğe yakın yaşamanın yolu burada. Çünkü, ölüm de buradan geliyor.

Genetik ömür 130-140 yıl iken bizim 70-80 yıl yaşıyor oluşumuzun nedeni, genetik biyolojik yapımıza değil, keyfimize göre yaşam kurmuş olmamız. Enerji üretmek hammadde almak için değil, tat lezzet için besleniyor olmamız.

Bu gibi gelişmemişliklerimiz, uzun yaşama yüklenecek anlamdan fakir olmamız gibi nedenlerle uzun yaşamak değil, ölümsüzlük değil, doğru yaşamak için gerekçe üretmek, ve neden doğru yaşamamız gerektiğine ikna olmamız gerekiyor. Bu daha öncelikli bir ihtiyaç bizim için.

Teşekkür
1
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“İnsanın var oluşu, okyanus yaşamının bolluğuna bağlıdır. Bacaklarımdan birini bir köpekbalığına kaybettim; ancak onlarsız bir okyanus, her türlü saldırıdan korkutucudur.”
Mike Coots
Geri Bildirim Gönder