Puan Ver
6
Puan Ver

Cinsel istek sadece bizi 'seks' yapmaya iten basit bir olguyken nasıl oluyor da evrim sürecinde aşk denilen bir olguya dönüşebiliyor?

Yani aslında aşk dediğimiz şey aslında yok ve biz daha modern ve uysal görünebilmek için cinsel isteğimizi aşk adıyla mı anıyor ve baskılıyoruz? Çünkü bir hayvan aşık olabilir mi bilmiyorum. Yani amacı sadece sekstir. Yoksa bizim de mi öyle?

2
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
2 Cevap

İnsan örneğinde cinsel istek tek başına türün devamı için yeterli olmazdı. Bence açık birkaç neden var.

  • İnsanın üreme süreci (yavrunun yeterince büyümesi de dahil) görece uzun ve çok sıkıntılı. Aşk, genel bir işlev olarak, en başta bu süreci iki taraf için de dayanılır kılıyor, hem süreçte ortaya çıkan zorluklara karşı hem de uzun süre birbirlerine dayanabilmeleri açısından... Aşkın bittiği ilişkilerde bir anda her şeyin renginin nasıl soluklaştığını ve genel olarak evlilik hayatının nasıl tatsız bir monotonluğa dönüştüğünü düşünün...
  • Aşkın oluşması, cinsel seçilimde özellikle kadına "Sağlıklı spermlere ve sağlam genlere ek olarak bu adamdan düzgün bir koruyucu ve sağlayıcı partner/baba olur. Girmek üzere olduğum bu zor yolda bana ciddi yararı olacak gibi görünüyor. Yapışayım en iyisi ben buna." duygusunu veriyor. Erkeğe ise "Yav, bu kadın pek şahane bir şey yahu! Benim olsun ve onu hep koruyayım ve hep seveyim ve hep sevişelim. Ayrıca bununla çocuk yaparsam hem çocuğum sağlıklı olur hem de babalık yapacak hevesim de olabilir" duygusunu veriyor. Hepsi bilinçdışı düzeyde tabi ki... Evrim bu konularda (üreme ve hayattakalım), bu noktada zar atamaz, işi bireyin keyfine bırakamazdı. :)))
  • İnsan dişisi görece zor hamile kalabiliyor. Hamileliğin garantilenmesi için defalarca çiftleşme eyleminin gerektiği durumlar hiç de az değil. Aşk bunu çok etkili bir biçimde garantiliyor. Aşk olmasaydı bir erkeğin defalarca aynı kadınla, bir kadının da defalarca aynı erkekle çiftleşmesi çoğu zaman mümkün olmazdı.
  • Hamilelik sürecinde kadın desteğe ve korunmaya muhtaç bir hale geliyor. Erkeğin bu desteği "koşulsuz" sağlamasında aşkla oluşan bağlanmanın rolü büyük.
  • Evrimsel süreçte 2 ayak üzerinde yürümeye geçişle insanın (kadının) başına gelen doğum kanalının daralması problemi ve buna bağlı olarak insan yavrularının gelişimini tamamlamadan oldukça "ham" bir şekilde doğması, doğum sonrası büyük bir ebeveyn yatırımını gerekli kılıyor. Aşk sayesinde, yavrunun bakıma en muhtaç olduğu ilk yıllarda erkek başka kadınları taramaya ve kaynak aktarmaya tüm enerjisiyle başlamıyor; ve eşine ve ailesine destek olmaya devam edebiliyor.
  • Aynı şekilde, belli bir süre sonra aşkı hissettiren biyolojik şalterlerin net bir biçimde kapanması ve birçok çiftte bunun yerine genel bir karşılıklı "kıl olma" halinin başlaması da aynı derecede manidar. "Bu göreviniz tamamlanmıştır. Boş durmayın. Yeni genom kompozisyonlarında yeni yavrular üretmek için çaba içine girmenin vakti gelmiştir. Nerde benim çeşitliliğim?!" tarzında evrimsel bir mesaj...

 

Favorilerime Ekle
5

Sanırım eşlerine bağlanma isteği gösteren canlıların, birbirlerini ve yavrularını korumak için işbirliği yapmasıyla nesillerini devam ettirme olasılığını arttırdığı için. 

Favorilerime Ekle
5
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Düşünmeden harekete geçmek ölümcüldür; harekete geçmeden düşünmekse boşuna...”
Mary Beard
Geri Bildirim Gönder