Puan Ver
4
Puan Ver

Celal şengor, hegel'e neden ''aptal'' dedi?

Merhabalar hegelin diyalektigini kimse ile tartisamiyorum cunku kimse bos is veya bir sonuca varmayan bi ugras oldugundan bahsediyor ama ben celal sengorun neden hegele aptal dedigini cok merak ediyorum.

2
Kubra Dag 4
2 Cevap

Selamlar. 

Öncelikle sorunuza dair iki hususa dikkat etmemiz gerek gibi görünüyor. 

İlk olarak bu soruya dair en tatmin edici cevap Celal Şengör’ün bizzat kendisinden gelebilir sanırım, bizim vereceğimiz cevaplar “yaklaşık cevap”, “tahmini bir çıkarım” olarak kalacaktır. İkinci olarak böylesi bir soruya verilen cevabı temellendirmek oldukça zor; çünkü sadece bir felsefe sorusu değil daha farklı değişkenler de konunun içinde bulunabilir. 

Celal Şengör kendi ifadelerinden bildiğimiz kadarıyla Popper’ın felsefe anlayışına yaslanan biri. Hegel’in mensubu olduğu Alman İdealizmi geleneği ile Popper’ın yakın durduğu Anglo-Sakson ya da Analitik Gelenek; felsefeye dair farklı varsayımlara sahipler. Bu anlamda Hegel’i sevmemesi gelenek yaklaşımı farkılığından ileri geliyor olabilir. Bu ilk tahmini çıkarımımız. 

Diğer yandan Celal Şengör’ün Marksizm’e hiç sıcak bakmadığını biliyoruz. Konuya ilgili olanlar Marksizm’in Hegel’den ciddi bir temel aldığını bilir. Celal Şengör Hegel’i Marksizme kaynak olan yapılardan biri olduğu için de sevmiyor olabilir. Ancak bu temellendirilmesi zor bir varsayım. Bu varsayımı daha kabul edilebilir kılmak için Hegel eleştirileri ile Marksizm eleştirilerini bazen peş peşe yaptığını bir kanıt olarak sunmak mümkün olabilir. Bu çıkarımımız bir anlamda Celal Şengör’ün oldukça tartışmalı olan politik pozisyonu ile ilişkilidir. 

Ancak en temelde felsefi içerikli bir tartışma olarak Celal Şengör’ün diyalektik anlayışı eleştirdiği bilinmektedir; modern dönemde bu anlayışı ‘dirilten’ Hegel’dir. İnternetteki bazı videolarında Celal Şengör’ün Diyalektik anlayış için ‘zırva’ dediğini biliyoruz. (Bu Diyalektik eleştirisinin ciddi sıkıntılar içerdiği başka bir başlıkta tartışılabilir.) 

9

Merhabalar.

Celal Şengör'ün özel olarak Hegel'e salak demesinin nedenini direkt diyalektiğe yaptığı eleştiriden çıkarmak mümkün mü bilmiyorum. Belki aklında salak derken başka bir şey vardı ama burada aklını okuyamayacağımız için diyalektiğe yaptığı eleştiriye bir bakalım.

Şimdi Celal Şengör diyalektiği çelişkilerin aynı anda doğru olabileceğini iddia eden bir görüş olarak ele alıyor. Yani diyalektik doğruysa hem p'nin hem de p'nin değilinin aynı anda doğru olabilmesi gerekiyor Şengör için. Hegel'in diyalektiğinin de çelişkilerin doğru olabileceğini söylemesi nedeniyle "zırva" olduğunu göstermek için sembolik mantıkta iyi bilinen "patlama" durumunu ne yazık ki açıklama yapmadan gösteriyor ekranlarda. Peki bu "patlama" nedir?

Özetle patlamada olan şey şu: Eğer çelişmezlik ilkesini reddedip çelişkilere izin verirseniz sembolik mantığın standart kurallarını kullanarak bütün önermeleri çıkarsayabilirsiniz. Mantıksal çıkarım kurallarını burada detaylı bir şekilde açmadan duruma bir örnek vereyim. Diyelim ki ilk önermemiz "Ali'nin arabası beyazdır ve Ali'nin arabası beyaz değildir." doğru olsun.  Bu durumda:

1. Ali'nin arabası beyazdır. (Bu önerme varsayımımızdan dolayı doğru. P ve Q doğruysa P ve Q'nun her biri de doğru olmalı çünkü.)

2. Ali'nin arabası beyazdır veya tek boynuzlu atlar vardır. (Bu önerme de doğru olmalı. P veya Q dediğimiz zaman P ya da Q'dan herhangi biri doğruysa o önermenin de doğru olması gerekir. 'Ali'nin arabası beyazdır' doğru olduğu için 'Ali'nin arabası beyazdır veya tek boynuzlu atlar vardır.' önermesi de doğru olmak zorunda. Bu sembolik mantıktaki disjunction introduction kuralı.)

3. Tek boynuzlu atlar vardır. (2. önermeden bu sonucu çıkarmak için disjunction elimination kuralını kulanıyoruz. Bunu yapmak için Ali'nin arabası beyaz değildir önermesini kullandık. P veya Q'nun doğru olması için en az birinin doğru olması gerekiyor. Ama 'Ali'nin arabası beyazdır ve tek boynuzlu atlar vardır' doğruysa ve 'Ali'nin arabası beyaz değildir' de doğruysa o zaman bu önermenin doğru olması için tek boynuzlu atların var olduğunun doğru olması lazım. Tam olarak bu yüzden çelişkilere izin verilmesi durumunda disjunction introduction'ı kullandıktan sonra disjunction elimination kullanarak istediğimiz her şeyi kanıtlayabiliyoruz.

Celal Şengör'ün çelişkilere izin verilmesi durumunda, yani P ve P'nin değili'nin doğru olması durumunda, standart sembolik mantık kurallarınca her şeyi çıkarabileceğimizi söylemesi doğru. Ancak iki noktada hatalı:

a) Hegelci diyalektiğin sembolik mantıktaki anlamda çelişkilerin doğru olabilmesini gerektirdiği doğru olmayabilir. Mesela Marx'ın sınıf çatışması söz konusu olsun. Burjuvanın ve proletaryanın var olması arasında sembolik mantıktaki anlamda çelişki var mı? Hayır yok. Burada bahsedilen şey daha çok birbirine zıt giden iki farklı gücün olması gibi görünüyor. Diyalektiği savunanlar çelişki kelimesini çatışma gibi, sembolik mantıkta kullanılan anlamdan farklı bir anlamda kullanıyorlar. Sembolik mantık açısından gerçek bir çelişki "Proletarya vardır ve proletaryanın var olduğu doğru değildir" türü bir önermenin doğru olması durumunda ortaya çıkardı. Ama diyalektikteki 'çelişki' örnekleri bu türden çelişkiler değiller. Dolayısıyla diyalektiğin patlamaya yol açacağını düşünmek doğru görünmüyor.

b) Tutarlılık ötesi (Paraconsistent) mantıklar var. Klasik mantıkta çelişkilerin doğru olmasının patlamaya yol açması, yani, her şeyin doğruluğunu çıkarsayabilmemize neden olması, doğru olsa da tutarlılık ötesi mantığı kabul eden Graham Priest gibi mantıkçılar çelişmezlik ilkesinin belli durumlarda patlamaya neden olmadan da doğru olabileceğini iddia ediyorlar. Hatta Priest Hegel'i bir tür tutarlılık ötesi mantığın erken savunucularından biri olarak görür. Şimdi mutlaka tutarlılık ötesi mantık projesinin başarısızlığa mahkum olduğunu düşünüp klasik mantığı savunma yönüne giden mantıkçılar da var. Ancak burada anlamamız gereken şey çelişmezlik ilkesi ve patlamadan yola çıkan argümandan yola çıkarak Şengör'ün çıkardığına benzer sonuçları kolayca elde edemeyeceğimiz. 

Kısacası diyalektiğin çelişmezlik ilkesinin reddini gerektirdiği bariz değil. Bunun yanı sıra çelişmezlik ilkesinin tutarlılık ötesi mantıktakine benzer şekillerde reddedilmesi çağdaş mantıkta gayet saygıdeğer bir görüş. Şengör'ün diyalektik eleştirisinin Popper'ın argümanını alıntılamaktan daha fazlasını yapması gerek.

1
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Para kazanmak kolaydır. Asıl zor olan fark yaratmak.”
Tom Brokaw
Geri Bildirim Gönder