Puan Ver
0
Puan Ver
175
Mustafa Güzel
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
ÇÜNKÜ teist inançlarında direk ol dedi oldu der. Evrimse zamanla olan bir şey yani yalnızca bu açıdan baktığımızda bile evrim yaratılışı çürütür.
Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Evrendeki hicbir yasa kanun ya da teori vs, tasarımcı argümanını ortadan kaldırmaz. Evrim mekanizmaları bir tanrının olmadığını gösterir demek ile, doğa yasaları bir tanrının varlığını gösterir demek ile aynıdır. Eşit derecede gerçekliğe geçerliliğe sahiptirler.

Inanma inanmama gibi varoluşu yorumlama biçimleri irrasyonel bir alana girmektir. Bu nedenle hicbir rasyonel bulgu veri, tanrıya ya da tanrisizliga delil olamaz. Bu anlamı kişi kendi yükler. Tanrıya inanan da somut bir delil gosteremez, inanmayan da.

Genellikle inançlı kişiler bilime uzak olduğu için, tutarlı, altı dolu, konudan sapmadan gerçekçi cevaplar veremiyorlar bu konuda. Inancsiz olduğunu iddia eden kişiler de, konunun felsefesine uzak olduğu için anlamsal bütünlük dahilinde, büyük resmi gözeterek bakamıyorlar.

Evrensel kanunlar tanrının faaliyet biçimi de olabilir, tanrısız bir varoluş süreci de. Iki anlam da insan tarafından yüklenmiştir. Bunu kabul etmek gerek.

Burada önemli olan, sonuca gitmede kullanılan yöntemin altı dolu mu değil mi.

Kişi kendi inandığı ya da inanmadığı değerleri dayatiyorsa, çözüm üretemiyor demektir böyle konularda.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
225
You'll Never Know
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Mesela kütle çekiminin var olması kütle çekimini uygulayan birinin olmadığını göstermez fakat uygulayan yasanın kendisiymiş gibi anlatılıyor.
Cevap
Puan Ver
6
Puan Ver

Bilim anlatılırken, bilimsel bulguya anlam yüklenemez. Tanrı yapar ya da tanrı yapmamıştır diye bilimsel bir argüman olmaz. Bilim etiği, bilimsel bulguyu bütün inanç inançsızlık bakış acılarının faydalanacağı şekilde yorumsuz olarak sunar. Bir konunun bilimsel olarak açıklanıyor olması, onun bir tasarımcıya ait olmadığını göstermez. Bilim evrenseldir. Tanrısal ya da aksi bir anlam sonradan, o bilgiye ulaşan kişi tarafından yüklenir ve özneldir. Genele ait gibi sunulamaz. Öyle olursa, bizim gibi inanmayanlara taraflı bir bilgi sunmuş oluruz

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
120
Beril Yilmaz
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
evli kişiler zihinsel ve sosyal açıdan daha etkin oldukları için demans olma riskleri azabilir mi?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Sosyal ağ, yani yakınlar ile birlikte yaşam sürmek bilişsel fonksiyonları olumlu etkiler. Yalnızlık, sigara ve alkolden fazla ölüme neden olur. Bu bir ıstatistik bilgisi.

Insan sosyal bur türdür derken, sosyalleşmeyi sever anlamında değil, sosyalleşme onun için temel bir ihtiyaçtır demektir.

Evlilik çok yakın bir kişisel bağ kurmaya neden olur ve bu nedenle faydası, diğer arkadaş vs ye göre daha ileri düzeydedir. Çok iyi olmayan bir evlilik dahi, yalnız olmaktan iyi sonuç vermekte.

Bilinçaltı, çevresel faktörlere biyolojik reaksiyon veren, benlik algısının %95 - 99 unu oluşturan yanımız olması açısından, yalnız olmaya ya da sosyal ağa sahip olmaya verilecek tepkiyi belirleyecek odaktir. Yaşamanın anlamı olduğunu düşünecek yakınlıklar vs, yaşamda kalmaya neden olacak faktörler. Etkileşim azlığı, sosyallikten mahrumiyet depresif duygudurum u da getirdiği, getirmese bile hayatta kalma açısından negatif bir faktör oluşturması açısından, bilinçaltının yaşam için mücadele verme kararını olumsuz etkilemekte.

Günümüzde ve gelecekte yalnız yaşam, kaçınılmaz ve artan bir sosyal yaşam modeli. Bu şekilde yaşayan kişilerin, mutlak olarak gelişmek, mutlu olmak, duygularını deneyimlemek için çaba göstermesi gerekir. Sosyal etkinlik, derneklerde vs gönüllü çalışma, bir konuda uzmanlaşma çabası, yardim edilebilecek kişilere ulaşmak, spor yapmak, MEDITASYON yapmak vs vs gibi yöntemlerle sağlıklı, kendini ve hayatı seven biri olmak için mücadele etmesi gerekir. Yalnız olmasa da bunları yapması gerekir, ancak yalnızlıkta mutlak hale gelmekte, çünkü aksi durumun sorun olarak realize olması biyolojik tepkiye donusmesi çok daha yüksek bir olasılıktır.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Kaynak
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
4,835
Mahmut .
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
14 milyar yıllık evrenimizde atomlar bozundumu? Bozunmadıysa ne zaman bozunacak? Evrendeki entropi olgusu yeni oluşan bir atoma ne zaman etki eder ?
Puan Ver
0
Puan Ver
21k
Ufuk Derin
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Sahelantrphus tchadensis mi Orrorin tugenensis mi yoksa başkası mı, kesin değil ise neden?
Puan Ver
0
Puan Ver
125
Alper Alper
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Dinlerin kökenin Sümer'e dayandığını ve aynı olaylarınolduğunu biliyoruz.Bu durum geçmişte de Pygmbrler gndrildiğini ve aynı şeyleri anltğnı gstrmz mi
Puan Ver
0
Puan Ver
45
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
çağrı mert bakırcı, spor yap beslenmene dikkat, daha lazımsın bize
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver
  1. sorunu cevaplamak gerekirse insan yaşlandıkça uyuma ihtiyacı azalır. Ergenlerde bu saat 8-10 saat arasıyken erişkinliğine yeni ulaşmış bireylerde bu süre 7-9 saat arasıdır.

sorunuz yakın zamanda Kafein Pierril tarafından cevaplandı.

Cevabını kaynaklara bıraktım.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Evrim ağacı uykuda öğrenme mümkün mü ?
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
130
Cihat Öksüm
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
-Sanat, simetri (güçlü ve uygun olmak gibi) bir kriter olmadığı halde neden her hayatta kalanlarda simetri ve güzellik var.
Puan Ver
0
Puan Ver
4,835
Mahmut .
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
ve ayrıca 4. boyut olan zamanın uzayı nasıl etkilediğini açıklar mısınız?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Kısa cevap: Çünkü sabit hızlı hareket denklemine göre (x=v.t ) hız sabitken, alınan yol x artıyorsa, geçen süre olan t de artmalıdır. t nin artması zamanın yavaşlaması demektir.

Uzun cevap: Zaman dediğimiz olguyu açıklamak için birbirine paralel iki ayna düşünelim. Alt aynadan üst aynaya gönderilen ışının tekrar alt aynaya ulaşma süresi bir "tik-tak" olsun.

İki paralel ayna arasındaki ışının aldığı mesafe ve süresi
İki paralel ayna arasındaki ışının aldığı mesafe ve süresi
askwillonline

Şimdi bir düşünce deneyi yapalım. Bu ayna sistemini sabit hızlı bir trene koyalım. Olaya trenin içinden baktığımızda yukarıdaki durumu gözleriz. Peki bu sisteme dışarıdan durgun bir referans sisteminden baktığımızda nasıl bir sonuçla karşılaşırız?

Eğer sabit v hızıyla hareket eden trene dolayısıyla ayna sistemine dışarıdan baktığımızda göreceğimiz şey şu olacaktır:

Sabit v hızıyla giden tren ve ayna sistemine durgun gözlemciden bakış (ışının aldığı yol)
Sabit v hızıyla giden tren ve ayna sistemine durgun gözlemciden bakış (ışının aldığı yol)
askwillonline

Işının üst aynaya gitme süresi bir "tik=t/2 süre" üstten alttaki aynaya gitmesi "tak=t/2 süre" olursa bu tiktak boyunca t süre geçmiş olur. Fakat ilk durumda ışının bir tik=t/2 sürede aldığı yol aynalar arası mesafe olan d kadarken, dışardan bakan gözlemci için alınan yol d mesafesinden fazladır.

ışıının durgun gözlemciye göre aldığı yol
ışıının durgun gözlemciye göre aldığı yol
Kozmik Anafor

Şekilden de görüldüğü üzere ışın d kadar yol alırken (trenin içindeki gözlemciye göre), tren t/2 sürede vt/2 kadar yol alır. Dolayısıyla dışarıdaki gözlemciye göre ışın pisagor bağıntısından hipotenüs kadar yani ct/2 kadar yol alır. Işık hızı her gözlemci için sabit olduğuna göre dışardaki gözlemci için ölçülen zaman, trenin içindeki gözlemciye göre daha fazla olmalıdır. Çünkü sabit hızlı hareket denklemine göre (x=v.t ) hız sabitken, alınan yol x artıyorsa, geçen süre olan t de artmalıdır.

Bu deneyden şu sonucu çıkarabiliriz: Durgun cisimlere göre ölçülen zaman, hareketli cisimlere oranla daha fazla ölçülür. Yani hareketli sistemlerde saatler daha yavaş "tiktak" yapar. Hızınız arttıkça bu tiktakların arasında süre daha da çoğalır ve ışık hızına çıkan sistemlerde saatler "tiktak" yapmaz, zaman yavaşlar ve durur.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. askwillonline.com zaman genleşmesi - time dilation
  2. kozmikanafor.com zaman genleşmesi
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
9k
Asude Didar Özsoy
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Çift yarık deneyinde perdeye gönderilen foton lepton ya da molekülü gözlemleyen, kamera dır. Camera varken ya da yokken her durumda insan zaten gozelmcidir. Perdeye gönderilen şey, bilinçli ya da bilinçsiz gözlemci ye farklı tepki vermiyor. Gözleme tepki veriyor. Hatta elektron tam perdeye çarpmadan camera kapatıldığında, elektronun yine dalga şeklinde hareket edip girişim deseni bıraktığı biliniyor.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Kaynak
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
953
Alim Karaçay
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
sağda solda böyle şeyler okuyorum bunların doğruluk payı nedir ? bu konuda bilimsel bir çalışma var mı ? evrim ağacında bu konuyla ilgili bir yazı var mı ?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

bu musevilerin dininde geçen bir kural dostum. sağlıkla ilgisi olmayan bir konu. insanlar hayatları boyunca bu yemekleri birlikte yiyor. laktoz intoleransın yoksa da süt ürünleri tüketmende sakınca olmaz

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Wiki musevilikte et ve süt ürünleri kuralı hakkında
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
1,790
Alp Çakır
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Karadeliklerden değil kütle ışık dahi kaçamıyor. Uzay zaman dokusunun karadelik çevresindeki eğimi nedeniyle bu mümkün değil. Hawking ışıması hariç.
Puan Ver
0
Puan Ver
130
Cihat Öksüm
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
mutasyon bilgi eksiltirken, nasıl eksilen birşey daha büyük olur. (mesala fil)
Puan Ver
5
Puan Ver
4,835
Mahmut .
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Makalenin nasıl yazılabileceğini basit ve öz bir şekilde öğrenmek istiyorum. Araştırdığım yerler bana göre ağır bir dille anlatıyor.
Puan Ver
2
Puan Ver
953
Alim Karaçay
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
8.999 da bu arlıkta ama sonu dokuzla biten ve virgül den sonra 8 içermeyen değerleri bir türlü elde edemiyorum (sınır değerden bahsediyorum) neyi gözden kaçırıyorum mesela yukarıdaki örnekte 8,9 8,99 8,99999 gibi değerleri nasıl elde edeceğim hazır bunu sormuşken (a,b)+(c,d)=(a+c,b+d) eşitliğinin kanıtlayabilir misiniz
Puan Ver
1
Puan Ver
22k
Serhat İbin
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Örneğin; biri bizi aşağıladığında veya biri bize bir yumruk attığında aynı acıyı yaşamamızın nedeni bu mu?
Puan Ver
1
Puan Ver
442
Yağız Bayrakçı
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Canlılık, evrim sürecinin işleyişiyle ilerleyen, maddesel evrim sürecinin devamıdır ve nihai bir hedefi olmadığı için sürekliliği sınırlı olmayan bir işleyiştir. Homosapiens, sahip olduğu nevrozdan dolayı kendini evrimde bir hedef tür gibi görme eğiliminde olduğu için bu tarz sorulara sahibiz. Oysa insan da, diğer canlılar da değişmeye devam etmekteler. Ancak bu değişimler, türe ait bireyler açısından gözlemlenemeyecek kadar yavaş olduğu için, büyük resme bakılmadan yapılan bir gözlem, evrimin işlemediğini bile düşünebilir. Büyük resme ulaşmak için yapılan bilimsel gözlem araştırmalar ile evrimsel mekanizmalarla karşılaştığımızda, canlılığın gelişimden ibaret olduğunu görüyoruz.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
4,835
Mahmut .
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Makro ve mikro evrenlerin kendi yasaları bulunmaktadır. Peki biz bir maddeyi 2 evrenden birine koymak için hangi sabiti kullanıyoruz?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver

Evrendeki işleyişi ve olayları anlamak için "makro evren" ve "mikro evren" dediğimiz iki terimimiz var. İşe bunları tanımlamakla başlayalım. Görece kütlesi büyük ve görece hızı (ışık hızına oranla) düşük olan sistemlere "makro evren" derken, bunun tam tersi olan görece kütlesi küçük ve görece hızı büyük olan sistemlere "mikro evren" diyoruz. Herbirinde işleyen fizik yasaları farklı olmasına rağmen iki sistemde de "limit" durumlarında bu yasalar birbirleriyle çelişmez. (Tabii istisnalar var.) Örneğin Klasik fizikteki hareket yasalarıyla, Einstein'ın rölativistik denklemleri limit durumlarında çok çok küçük farklarla aynı sonucu verir.

Anladığım kadarıyla soru şu: tam olarak nerede klasik fizik yasaları yerini kuantum fizik yasalarına bırakır? Bunun için kısa cevap şu olacaktır: Metrenin 10 milyarda 1'inde artık kuantum mekaniksel etkiler kendini göstermeye başlar. Biz bu ölçeğe 1 Angstrom diyoruz. (1 Angstrom = 10^ -10 metre). Makro ve mikro ayrımı burada başlıyor diyebiliriz.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Introduction to Solid State Physics Charles Kittel ISBN: 978-0-471-41526-8
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
4,835
Mahmut .
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Yenilenebilir kaynakların verimlerinin,maliyetlerinin,kapladıkları alanın,harcanan enerji ve insan gücü durumunun ne kadar geliştiğini düşünüyorsunuz.
Tüm Sorular
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Fizik seks gibidir; elbette bazı pratik sonuçları vardır, ancak onu bu nedenle yapıyor değiliz.”
Richard Feynman
Geri Bildirim Gönder