Puan Ver
0
Puan Ver
850
Kadir Karaca
Teşekkür
Hatırla
Takip
Çoğu ateist inanan insanların sorunları halletmek için uğraşması yerine dua etmesini örnek gösteriyor.
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Yine din den bağımsız bir konuyla karşı karşıyayız.

Burada hem inançlı hem de inançsız bireylerin kutuplaşmaktan kaynaklı algı sorunları halledilmiş olmalı ki, konuyu objektif değerlendirmek mümkün olsun.

Bir inançsıza göre, dine inanan biri, hiçbir şey yapmadan sadece tanrıdan ister ve bekler. Bu bir çok inançlı açısından da geçerli olduğu için algı yanılması olmakta. Semavi dinler, tanrının bir hizmetkar gibi, bireyin hiçbir şey yapmadan her şeyi önüne getireceğini söylemez. Aksine çalış, çaba göster der. Diğer yandan, inançsız insanların hepsi tanrı düşmanı, tanrı düşüncesini ortadan kaldırmak için yaşayacak kadar delirmiş değil.

Semavi dinlerden birine inanan kişi, göstermiş olduğu çaba gayret sonrasında, tanrısından sonucu kendisi için doğru, iyi hayırlı ise ister. Bunu puttan, budha dan, vs vs kimden isterse istesin yanlış ya da zararlı değildir. Kişi sonucu bir tanrıya bağlamamayı da seçebilir. Ancak biliyoruz ki, bir olayın sonucu açısından başka bir erk e inanıyor olmak, doktor hasta ilişkisinde bile inancın pozitif etkisini ortaya koymakta. Bunu inancın rahatlatıcı etkisi olarak da, plasebo etkisi olarak da açıklayabiliriz. Farketmez.

Yani sonuç olarak din açısından bile, kişi dünyaya çaba göstermek, kendini gerçekleştirmek gelişmek tekamül için gelmiştir. Bir tanrıya inanıyor olmak, bu süreci anlamlı kılmaktır. Tanrım herşeyi halleder ben yatayım şeklinde bir yaklaşım içermemektedir.

Kişi tanrıdan yardım isteyebilir, istemeye de bilir. Burada önemli olan, kişinin faaliyetini hangi gerekçe ile temellendirdiğidir. Yani inançlı olup olmamasından bile bağımsız.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Kaynak
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
850
Kadir Karaca
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Tanri - seytan, düalizm örneği teşkil etmez semavi dinlerin hicbiri için.

Belki melek seytan sembolleri icin soylenebilir, ancak düalizmde denk nitelige sahip 2 töz vardir. Din açısından ise, tek bir kaynak vardir o da tanrıdır. Seytan yaratilmis bir varlıktır, tanri ise yaratan. Dinler açısından düalizm örneği olarak belki Tanri ve yaratılanlar görülebilir. Din Felsefi anlaminda da, seytan, insan ile alakali dir. Tanri yi bilir ve tanır. Onun tanrisal niteliklerinin farkinda bir varliktir.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Kaynak
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
15
Furkan Can Özdemir
Teşekkür
Hatırla
Takip (1)
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Öncelikle ışık hızı değişir. Işığın atmosferdeki, sudaki veya herhangi bir objenin içindeki hızı ile boşluktaki hızı farklıdır. Kırılma indisi denen katsayı, bu yavaşlamanın ne kadar olduğunu gösterir. Örneğin, atmosferden gelen ışık su içerisine girdiğinde kırılır. Bu kırılmanın sebebi ışığın su içerisine girdiğinde yavaşlamasıdır. Işık kırıldığı için suyun içerisindeki insanlar vs. olduğundan daha kısa görünür.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür
Hatırla
Takip
Herşeyin teorisini bulmak için başta Stephen W. Hawking, ve Albert Einstein gibi fizikçilerin içinde olduğu bir uğraş var ? Dört temel kuvveti neden birleştirmeye çalışıyoruz ?
Puan Ver
0
Puan Ver
620
Mayiyo Yildiz
Teşekkür
Hatırla
Takip
Etkileşimden kasıt nedir? Parçacıklar etkileşime konulduktan sonra ne kadarlık uzaklığa kadar dolanıklık sürer? Dolanıklık en yüksek hangi sıcaklıkta çalışabilir? Yapılan kuantum dolanıklık deney detaylarını nereden bulabilirim?
Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Hatırla
Takip
Titan, (Satürn VI), Satürn'ün en büyük uydusudur, yoğun bir atmosferi olduğu bilinen tek doğal uydudur. Dünya dışında, yüzeyinde kararlı sıvı bulundurduğu kanıtlanan 2. gökcismidir. Titan'daki büyük su kütleleri gibi görünen bu okyanusların, metan gazının sıvı hali olduğu görülmüştür. Satürn'ün uydusu olan Titan, Güneş Sistemi’ndeki ikinci en büyük uydudur. Titan da, Ganymede gibi Merkür’den biraz daha büyüktür. Titan’ın büyük oranda azottan oluşan ve Güneş sistemindeki öteki uyduların hiçbiri
Puan Ver
2
Puan Ver
3,935
Oguzhan Atas
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip
Merhaba, korona virüsünün havada 3 saat asılı kaldığına dair bir söylenti var bu doğru mu? https://evrimagaci.org/koronavirus-cansiz-yuzeylerde-kac-gun-aktif-kalir-8396 buradaki yazınızda bu konuda tam net olmamışsınız. farklı nesnelerde uzun süre yaşayabildiğini söyleyebilir miyiz?
Puan Ver
0
Puan Ver
6K
Diyojen 1
Teşekkür
Hatırla
Takip
Yani ilk başta türlere nasıl bir avantaj sağlamış ki eşcinsellik varolmuş?(Neden elenmediğini sormuyorum. Nasıl ortaya çıktığını soruyorum)
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Aslında neden elenmediğine dair hipotezler içinde olası avantajlardan da bahsedilebilir. Çünkü elenmemesi için ya nötr etkisi olur, ya da avantaj sağlar. İlgili cevap içerisindeki nötr hipotezleri çıkarırsak avantaja dair hipotezler şunlar:

Eşcinselliğin Hiyerarşik ve Yavru Bakım Avantajı

Yapılan bazı çalışmalar, eşcinselliğin bazı durumlarda cinsel başarıyı dolaylı olarak da olsa arttırdığını göstermektedir. Bu hipoteze göre, aynı cinse ilgi duyan bireyler hiyerarşik düzende kolayca üst basamaklara çıkarak karşı cinse ulaşma şanslarını arttırırlar. Bu iddiaları düşünürken, sadece insanları değil, diğer yüzlerce hayvan türünü de hesaba katmak gerekir.

Örneğin bir martı türünde gözlenen eşcinsellik, bireyler arası ilginç bir ilişkiyi ortaya koymaktadır. Dişi martılar, erkeklerin yetersizliği veya sayıca azlığına tepki olarak, erkeklerle çiftleşmekte ve yavru üretmekte; ancak yavrulara başka bir dişiyle ortak olarak bakmaktadırlar. Bu sırada aralarında cinsel ilişkiye benzer davranışlar da görülmüştür. Yani erkek, sadece bir üreme aracı olarak görülmekte, gerçek eş olaraksa aynı cinsiyetin bireyleri (bu martı türü için dişiler) görülmektedir. Yukarıdaki tanımlarımız dahilinde, bu kuşların cinsiyeti dişidir, toplumsal cinsiyet açısından erkeklerle çiftleşmeleri beklenmektedir; ancak cinsel yönelimleri lezbiyenliktir (dişiler arası eşcinsellik).

Yukarıda da değindiğimiz gibi eşcinsel bireylerin başka bireylerin yavrularını evlat edinmesi, farklı açılardan da evrimsel başarıyı arttırıcı bir etkiye sahip olabilir. Örneğin, normalde uyum başarısı yüksek olmasına rağmen, ebeveynleri olmayan bireyler, genetik sürüklenme dahilinde kolayca elenebilirler. Böylece popülasyonlardaki "elit" bireyler (burada "elit" kavramı, evrimsel biyoloji açısından, "uyum başarısı en yüksek birey" anlamına gelir), olmaması gerektiği şekilde elenebilirler. Ancak popülasyon içerisinde eşcinsel çiftlerin varlığı, bu bireylerin evlat edinilmesine ve hayatta kalmasına büyük katkılar sağlayabilir. Bunun gerçekleşme sıklığı konusunda tartışmalar bulunmaktadır.

Eşcinselliğin Grup Avantajı

Bir diğer hipotez de, eşcinselliğin bireyleri desteklemek yerine grupları ve grup yaşantısını desteklemesinden taban almaktadır. Örneğin en yakın akrabamız olan bonobolarda eşcinsellik, sosyal ilişkileri güçlendirmek için kullanılan bir araçtır.

Samoa'da yapılan bir araştırma, eşcinsel erkeklerin yeğenlerine daha çok zaman ayırdığı ve ilgilendikleri görülmüştür. Bu da evrimsel biyoloji açısından oldukça önemli bir kavram olan "akraba seçimi" (kin selection) ile açıklanabilir. Eşcinsellik, evrimsel mekanizmalar tarafından desteklenmek için doğrudan bireyin evrimsel başarısını arttırmak zorunda değildir. Akrabaların veya grubun başarısını arttırması da yeterli olabilmektedir.

Dişilerde Cinsel Verimliliği Arttırıcı Bir Özellik Olarak Eşcinsellik

Ortaya atılan bir diğer hipotez, eşcinselliğe sebep olan ve henüz tam olarak tespit edilememiş olan genlerin, kadınların cinsel verimliliğini arttırdığı; bu sebeple genel olarak yavru üretilemese bile eşcinselliğin elenmeden günümüze kadar gelebildiği yönündedir.

Bu hipotezi savunanların çıkış noktası, orak hücre anemisinin zararlı bir mutasyon olmasına rağmen Sahra Altı Afrika'da bu hastalığı taşıyanların sıtmaya yakalanmaması örneğidir. Orak Hücre Anemisi, sıtmaya karşı direnç sağlamaktadır; bu sebeple zararlı bir hastalık olsa da popülasyon içinde belli bir oranda korunmaktadır. Bir hastalıkla kıyaslanıyor olması, hatalı anlaşılmalara neden olmamalı ve eşcinsel popülasyonun alınmasına sebebiyet vermemelidir. Zira bu, çok yaygın bir örnek olduğu için araştırmacılar tarafından kullanılmıştır ve teknik olarak bir "hastalık" olsa bile, Orak Hücre Anemisi sayesinde birçok birey sıtma gibi çok daha ölümcül bir hastalığa yakalanmadan hayatta kalmayı sürdürmüşlerdir. Bu, evrimsel açıdan çok büyük değere sahip bir durumdur.

Dolayısıyla eğer ki eşcinsel dişilerin genleri, çiftleştiklerinde yavru sayısında veya sağlığında herhangi bir avantaj sağlıyorsa, bu özelliğin üreme sıklığını düşürse bile avantajlı bir sonuç doğuruyor olabilir.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. İlgili Cevap
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
265
Ziya Gökalp
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (2)
Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Evrim ne sadece gezegenimize ne de sadece canlılığa özgüdür. Varlıklar etkileştiği diğer varlıklara göre değişirler.

Başka bir uzay cisminde hayat varsa orada evrim vardır. Temel olarak da prensibi ortama en uyumlu olanın bir şekilde, gerek bireysel olarak gerek kendisini kendisi yapan bileşenlerin aktarılmasını sağlayarak, varlığını devam ettirmesi şeklinde olacaktır.

Teşekkür (1)
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
55
Seba Erdemli
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Tarımsal ürün verimliliğini arttırmak için "Pestisit" adı verilen kimyasal içerikli zirai mücadele ilaçları yaygın bir şekilde kullanılıyor ve bu kimyasal ilaçların meyve ve sebzeler aracılığıyla insanlara geçerek insan sağlığını tehdit eettiği biliniyor vu nedenle, taze meyve ve sebzelerden pestisit kalıntılarını uzaklaştırmak büyük önem taşıyor.

Sebze ve meyveleri temizlemek için sirkeli su ile yıkama çok uzun zamandır kullanılan bir yöntem.

Ancak, günümüzde yaygın olarak kullanılan pestisitlerin pek çoğunun aktif maddesi asidik koşullarda daha kararlı hale gelmektedir. Bu da yetersiz bir yıkama nedeniyle bu tür ilaçlar gıdadan uzaklaştırılamayıp vücuda alınırsa olası zararlı etkilerinin çok daha uzun süreler boyunca sürdürmelerini sağlanması demektir. Hangi sebze ve meyvede hangi pestisitin kullanıldığı bilinmediği için sirkeli suyla yıkanmamaları gerekir. Sebze ve meyveleri tamamen tarım ilacından arındırmak mümkün olmasa da duru suyla yıkayıp özellikle yeşillikleri suda bekletmek, en doğru temizleme şeklidir.

Sebze ve meyveleri sirkeli suyla yıkamak yerine bol su ile yıkamanın tercih edilmesi gerekir. Pestisitlerin içerdiği aktif zehirli bileşiklerinin alkali sularda çok daha hızlı bozulduklarının bilinmesi nedeniyle yıkama suyunun içine yemek sodası eklenmesi de önerilmekte. Ancak sodalı su ile yıkamanın her ne kadar pestisitlerin parçalanmasını hızlandırdığı ve olumlu bir etkisi olduğu kabul edilse de bu ilaçların zararlı etkilerini tamamen ortadan kaldırdığını söylemek mümkün değil.

Sebze ve meyveleri sirkeli su ile yıkamak yerine, ılık suda bekletip sonrasında bol su ile durulamanın en uygun yöntem olduğu görülmekte. Bunun yanında, bilinçli tüketiciler olarak zararlı kimyasallar içermeyen, sürdürülebilir ve iyi tarım uygulamaları ile yetiştirilmiş güvenilir ürünleri talep etmek kısa vadede olmasa da orta vadede bu ürünlerin uygun koşullarda pazarda bulunabilir olmasının yolunu açacaktır.

Afiyet olsun.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Ali Çakmak
Teşekkür
Hatırla
Takip
Aşının bulunmasında hastalığı geçirmiş ve normalde bağışıklı kazanmış insanların kanındaki bağışıklık sağlayıcılardan ne şekilde yararlanılıyor?
Puan Ver
0
Puan Ver
850
Kadir Karaca
Teşekkür
Hatırla
Takip
"Hunter, Darwin’in, Antik Çağ’dan beri süregelen ve metafiziğe dayalı evrim düşüncesini teolojik, yani inanca dayalı bir yaklaşımla sunduğunu belirtir. (Hunter, C.G. Darwin’in Tanrısı. Gelenek Yayıncılık. Çev. Orhan Düz. İstanbul, 2003, s. 195)"
Puan Ver
0
Puan Ver
25
İlker Ekinci
Teşekkür
Hatırla
Takip
Türkçe ve ya ingilizce bildiğiniz bir site akademik makale ve ya tez varsa yadımcı olun lütfen
Puan Ver
1
Puan Ver
55
Cemil Özçelik
Teşekkür
Hatırla
Takip
Aşı araştırmaları yapılırken veya virüse yakalanmış hastalıkların tedavisinde yerçekimli veya yerçekimsiz veya az yerçekiminin etkisi var mıdır? var ise bununla ilgili bir makale veya araştırma var mıdır?
Puan Ver
1
Puan Ver
2,530
Berkay Kutsal
Teşekkür
Hatırla
Takip
Adını duyurmuş kişilik testlerinin sonuçları gerçekten kişiye özel ve doğru spesifik veriler mi veriyor yoksa Forer-Barnum etkisinden mi ibaret? Eğer gerçekten doğru sonuçlar veriyorlarsa, bu sonuçların isabet oranını arttıran faktörler nelerdir ve bu sonuçlar ne kadar detaylandırılabilir, daha spesifik detaylar için sorular ne şekilde oluşturulmalıdır?
Puan Ver
1
Puan Ver
190
Julien Sorel
Teşekkür
Hatırla
Takip
Doğan çocuklar birbirlerine çok da benzeyebilir az da benzeyebilir. Ama sonuçta aynı ana babadan doğmuşlar gibi sayabiliriz. Burada daha çok merak ettiğim şey biyolojide kardeş ne demek? İlk kez soru yazıyorum buraya hatam varsa özür dilerim. Şimdiden herkese teşekkürler.
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Tek yumurta ikizi çocuklar genetik olarak aynıdır. Fiziksel özelliklerinde kilo, vücut gelişimi ya da alışkanlıklara bağlı ufak farklar olabilir. Kadın ve erkek tek yumurta ikizi ise ikiz kardeşlerinin çocukları ile kendi çocukları biyolojik olarak kardeş olacaktır. Genetik olarak aynı anne ve babanın genlerini almış olacaklar. Biyolojik olarak kardeş denmesi için maternal(anneden) ve paternal( babadan) gelen genomlar aynı olmalıdır.

Teşekkür (1)
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Hüseyin Karadağ
Teşekkür
Hatırla
Takip (1)
Türkiye'nin bu sayılara aynı dönemden geçen ülkelere nazaran daha çok test yaptığı için mi yoksa durum daha vahim olduğu için mi vardı? merak ediyorum
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Bu verileri ortak bir merkezden paylaşan kimse yok, bu nedenle kendimiz derliyoruz. O nedenle de çok düzenli güncellememiz iş gücü noksanlığımızdan ötürü çok zor. Fakat COVID-19 raporunun Dünya İstatistikleri kısmında günlük test verilerine dair eriştiğimiz bilgilere ulaşabilirsiniz. En altlarda.

Teşekkür (1)
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
2,530
Berkay Kutsal
Teşekkür
Hatırla
Takip
Evrim Ağacı'nın konuyla ilgili bir makalesinde, şu cümleler geçiyor: "DNA’da var olan bağların yarısı, canlının ölümünden sonraki 521 yılda bozunuyor. Geriye kalanların yarısının bozunması bir 521 yıl daha alıyor. Ondan geri kalanın yarısının bozunması da... Bu böyle devam ediyor." Sürekli yarısı bozulduğu hâlde nasıl DNA tamamen bozulabiliyor?
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Atilla Acar
Teşekkür
Hatırla
Takip
1. Avrupada 70 yaş üstü ölümler oldukça fazla bu 1950 öncesi doğanlara işaret ediyor o zamanlar zorunlu aşılama yaygın değildi. 2. Kadınlar erkeklere göre daha az ölüyor, bildiğim kadarıyla yenidoğanları korumak için doğumda annelere bcg, boğmaca aşısı yapılabiliyor. 3. Yaş ilerledikçe aşı etkisi azalıyor, korono ölüm oranı ise artıyor.
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Şahin Balkan
Teşekkür
Hatırla
Takip
Varsayalım covid pozitif ile el teması yapan kişi elini 8-9 saat ağız burun ve gözüne temas ettirmedi. Virus el, kol vs deri üzerinde ne kadar canlı kalıyor?
Tüm Sorular
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Evren sadece düşündüğümüzden garip değil; aynı zamanda düşünebileceğimizden de garip...”
Werner Heisenberg
Geri Bildirim Gönder