Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Diyalekt (ya da lehçe, çeşit), bir dili konuşan kişilerin sözcükleri ifade ediş biçimlerinin birbirinden farklı olması durumudur. Farklı lehçelerde farklı kelimeler, dil bilgisi yapıları ve ifade ediş biçimlerine rastlamak mümkündür. Ancak çoğu durumda aynı dilin farklı lehçelerini kullanan kişiler birbirlerini anlayabilirler. Tıpkı canlı popülasyonlarında olduğu gibi, lehçelerde de genellikle kademeli bir geçiş görülür; dolayısıyla birbirlerine daha yakın coğrafyalarda yaşayanlar, birbirlerinin lehçesini daha da iyi anlayabilirler.

Bir ülkenin resmi dil kurumları tarafından tanınan lehçeye standart lehçe veya standart dil adı verilir. Bu kurumlar, dilin "doğru" formunu belirleyen ve bunun sınırlarını çizmeye çalışan, resmi organizasyonlardır. Buna rağmen, bir dilin birden fazla standardı da olabilir; örneğin Standart Amerikan İngilizcesi, Standart Kanada İngilizcesi, Standart Filipin İngilizcesi gibi dillerin her biri, İngilizcenin standart lehçeleridir.

Ancak toplumlar, kendi içlerinde standart olmayan lehçeler üretirler. Bunlar, resmi kurum desteği bulunmayan fakat yaygın olarak kullanılan lehçelerdir: New York İngilizcesi, Cockney İngilizcesi, Batı Avustralya İngilizcesi bunlara örneklerdir.

"Lehçe" sözcüğü, genellikle coğrafi konuşma desenlerine işaret etmek için kullanılsa da, kimi zaman sosyal sınıflar arasındaki dil farklarını da belirlemeye yarayabilir. Bu tür lehçelere sosyolekt adı verilir. Sosyolinguistik bilimi çerçevesinde lehçeye bakılarak bir bireyin nerede yaşadığı, sosyoekonomik durumu, etnik kökeni veya anadili anlaşılabilir.

Sosyal sınıflara yönelik kullanımın bir uzantısı olarak lehçe, kimi ülke ve dillerde, tarihsel olarak ezilen sınıfların kullandıkları dile işaret etmek için de kullanılabilir. Bu tarz bir kullanımda ayrım yapılan konuşma biçimlerine "lehçe", baskın olan grubun kullandığı lehçeye ise "standart dil" adı verilir. Halbuki kimi durumda bu lehçeler, standart dil olarak tabir edilen dilden evrimleşmemiş bile olabilirler! Dolayısıyla bu tarz bir kullanım, farklı dilleri baskılamak adına "lehçeleştirme" çabasının bir ürünüdür.

Son olarak şive, bir dilin konuşulması sırasında kullanılan sözcüklerin ve bu sözcüklerin ifade ediliş biçimlerinin kişinin kendisine, doğduğu veya yaşadığı şehre veya ulusa bağlı olarak farklılık göstermesidir. Yani şive söz konusu olduğunda özelleşmiş veya türemiş bir dil lehçesinden söz etmeyiz; sadece bireylerin bir dilin sözcük veya söyleyişlerinin yaygın kullanılan biçiminden farklı bir şekilde ifade etmesinden bahsederiz.

Yiğit Özgür

Örneğin yukarıdaki karikatürde ele alınan Karadeniz Türkçesi, çoğu zaman Lazca (ya da Laz Türkçesi) ile karıştırılır. Unutmamalıdır ki Artvin-Trabzon arasında sıklıkla duyulan Karadeniz Türkçesi, Lazca ile aynı şey değildir. Gelin Lazcayı çok kısaca tanıyalım:

Lazca, Karadeniz'in güneydoğusunda, Türkiye'nin kuzeybatısında, kabaca Melyat'tan Gürcistan sınırına kadar olan bölgede (bu bölgeye 1925 yılına kadar Lazistan denmekteydi) yaşayan Türk ve Laz halkalarının konuştuğu yerel dildir. Türkiye'de Lazca konuşan 20.000 civarında insan olduğu tahmin edilmektedir. Lazca, Güney Kafkasya dilleri (Kartvelyen Diller) arasında yer almaktadır ve diğer kardeşleri Gürcüce, Megrelce ve Svancadır. 

Lazca, Kartvelyen Diller'in Zan dalı altında, Megrelce ile birlikte kategorize edilir. Bu iki dil birbirine son derece yakındır; öyle ki, kimi dilbilimciler bu iki dilin aynı dilin farklı varyasyonlarından ibaret olduğunu düşünmektedir. Ne var ki genel literatürde 500 yıldır bir arada yaşayan bu iki dil grubu halen ayrı sayılmaktadır ve Lazcanın da giderek Trabzon Türkçesine evrimleştiği düşünülmektedir.

Kartvelyen dil grubunun tarihi MÖ 2500-2000'li yıllara kadar gitmektedir. Lazca, 35 harften oluşan, Türkçenin bir uzantısı olan ve tarihi 10. yüzyıla kadar giden Mkhedruli Alfabesini kullanmaktadır. Bu alfabe içerisinde q ve x gibi Türkçede bulunmayan Latin harfleri bulunduğu gibi, fırlatmalı k (ǩ), kapantılı p (p') gibi özel harfler de bulunur. Ayrıca dz sesinin birleşiminden oluşan ž gibi birleşim harfleri de bulunmaktadır. 

Lazcanın 5 ayrı lehçesi bulunmaktadır: Arhavi ve Fındıklı civarında konuşulan Arkabuli; Pazar'da konuşulan Atinuri; Ardeşen ve Çamlıheşin'de konuşulan Art'aşenuri, Düzköy'de konuşulan Çxaluri ve son olarak, Hopa ve Batum'da konuşulan Xopuri. Kimi zaman bu gruplar sadece Doğu ve Batı lehçeleri olarak iki ana grupta da incelenebilir. Bu lehçeler birbiriyle pek de benzer değildir. Örneğin Türkçedeki "seviyor" sözcüğü Pazar bölgesinde "alimben", Ardeşen'de "aropen", Arhavi'de "oroms", Hopa'da "qorops" olarak geçmektedir.

Türkiye'deki dil zenginliği her ne kadar heyecan verici ve ilgi çekici olsa da, ne yazık ki bu dillerin baskılanması, unutulması, dışlanması gibi unsurlar sebebiyle aşınması son derece üzücüdür. Bir ülkedeki dil zenginliği, o ülkedeki görüş zenginliğinin en önemli yansımalarından birisidir. Çeşitli sebepler ve bahanelerle bunları unutmaya ve unutturmaya çalışmak yerine, kültürümüzün vazgeçilmez parçaları olarak görmeli, onları anlamayı, öğrenmeyi, paylaşmayı içsel bir hobi olarak görmeliyiz. 

Ǩai ndğalepe.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 3
  • Tebrikler! 3
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 14/11/2019 05:47:53 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/4416

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Reklam
Reklam
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Gözleriniz yıldızlarda, ayaklarınız ise yerde olsun.”
Theodore Roosevelt
Geri Bildirim Gönder