Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Sistemlerin Evrimi - 2: Dolaşım Sistemi ve Kalbin Evrimi

Sistemlerin Evrimi - 2: Dolaşım Sistemi ve Kalbin Evrimi Pixabay
19 dakika
17,304
  • Evrimsel Fizyoloji
Evrim Ağacı Akademi: Sistemlerin Evrimi Yazı Dizisi

Bu yazı, Sistemlerin Evrimi yazı dizisinin 2. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Sistemlerin Evrimi - 1: Sindirim Sistemi ve Çift-Yanlı Simetrik Hayvanlar" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Bu yazımızda, sizlere belki de çok hücreli ve sistemlere sahip "ileri karmaşıklıktaki" canlıların en ilginç sistemlerinden biri olan Dolaşım Sistemi'ni ve bunun en ilkin kökenlerinden itibaren evrimini izah etmeye çalışacağız. Her ne kadar uzun bir ders konusu kadar ayrıntılı olsa da bu konu, biz, her zaman olduğu gibi mümkün olduğunca yalın ve sıkmadan anlatmaya çalışacağız. Umarız başarılı olabiliriz.

Dolaşım Sistemi Nedir, Neden Evrimleşmiştir?

Bildiğiniz gibi çok hücreli canlılar, isimlerinden de anlaşıldığı ve farklı yazılarımızda da açıkladığımız gibi birçok canlının birbirleriyle ortak olarak çalışmalarıyla varlıklarını sürdürmektedirler. Uzun evrimsel süreçte birbirlerine adapte olacak şekilde evrimleşen hücreler, dokular, organlar ve sistemler, bir bütün olarak çok hücreli, karmaşık canlı formlarının varlığına sürekli katkı sağlarlar. Zaten bu yazı dizimizin amacı olarak, bu sistemlerin evrimlerini ve birbirleriyle olan ilişkilerini incelemekteyiz. Fakat bu sistemler arasında birkaçı, farklı bir özellik sayesinde öne çıkmaktadır: Bazı sistemler, diğer sistemlerin çalışması için vardırlar. Evet, sistemlerin her birinin olmazsa olmaz olduğu doğrudur; ancak bazı sistemlerin, diğer sistemlerle ilişkili olmayan çok spesifik görevleri vardır (sinir sisteminin düşüncelere, reflekslere, hafızaya ev sahipliği yapması gibi). Ancak özellikle Dolaşım Sistemi, sürekli olarak diğer organ ve sistemleri "besleyen" bir besin kaynağı olarak karşımıza çıkmaktadır. Elbette bu görevinin temelinde, yenilen besinlerin sindirimi, dolayısıyla Sindirim Sistemi yatmaktadır -ki bu sistemi bir önceki yazımızda incelemiştik.

Bu Reklamı Kapat

Dolaşım Sistemi, yukarıdaki açıklamamızdan da anlaşılacağı üzere vücudun her noktasına ulaşarak oradaki hücrelerin ihtiyaçlarını karşılayan bir hizmetçi görevi görmektedir. Vücut için gerçekten hayati önem taşımaktadır; zira çok hücrelilerin en bariz özelliği olan bu karmaşık hücreler bütününün bir arada kalmasının tek yolu, tüm ihtiyaçlarının eksiksiz ve hızlı bir şekilde giderilebilmesidir. Aşağıda, bir insanın vücudunu saran damar ağı görülmektedir:

Bir hücrenin en temel ihtiyaçları arasında, elbette ki hücre içi faaliyetlerde (metabolizma = anabolizma (yapım) + katabolizma (yıkım)) kullanılacak kimyasalların sağlanması bulunmaktadır. Benzer şekilde, hücre içerisindeki faaliyetler sonucu oluşabilen, hücreye yararı olmayan ve hatta zararı olabilen maddelerin dışarı atılması da, Dolaşım Sistemi'nin görevidir. Bu kimyasallara gaz formunda olan Oksijen, Karbondioksit gibi kimyasallar girebileceği gibi, sayısız karbonhidrat, protein, aminoasit, yağ asidi, nükleotitler, vitaminler, mineraller ve daha nicesi de dahildir. Benzer şekilde hücrelerin sıvı ihtiyacı da Dolaşım Sistemi tarafından karşılanmaktadır. Yani Dolaşım Sistemi, vücutta bulunan hücrelerin ihtiyaç deposudur.

Bu Reklamı Kapat

Dolaşım Sistemi, sadece hücrelerin ihtiyaçlarını karşılamaz. Aynı zamanda, vücudun dış etkenlere karşı savunması olan Savunma Sistemi'ne de ev sahipliği yapar. Zaten bu iki sistem neredeyse tamamen iç içedir ve birbirinden ayırmak güçtür. Ancak dolaşım sistemi içerisinde bulunan akyuvarların sayısız çeşidi sürekli olarak vücut içerisine giren yabancı maddelerle mücadele halindedirler. Benzer şekilde, yine kan içerisinde bulunan trombositler ve türevleri de, vücudun beklenmedik şekillerde hasar alması durumunda tamirinden sorumludurlar. Yani Dolaşım Sistemi, çok hücreli bir canlının savunma sisteminin konuşlandığı temel bölgelerden biridir.

Bunun haricinde, canlıların yaşadıkları ortam sürekli olarak değişmektedir. Canlılar, tanımları gereği bu değişimlere aktif olarak karşı koyabilen ve adaptasyon sağlayabilen varlık türleridir. İşte çok hücreli canlılarda, Sinir Sistemi ile ortaklaşa olarak bu görei Dolaşım Sistemi yürütmektedir. Örneğin alınan besinlere, ortamdaki gazların durumuna ve hücrelerin toplam faaliyetlerine göre vücudun pH (asitlik) değeri, iyonik konsantrasyonu, sıcaklığı ve benzeri faktörleri sürekli olarak değişmektedir. Bu değişimlere cevabı Sinir Sistemi verir; ancak cevabın bazı kısımlarını (hormonlar gibi) vücudun gerekli yerlerine taşıyan sistem, Dolaşım Sistemi'dir. Yani Dolaşım Sistemi, çok hücreli canlılarda yapılar arası iletişimi sağlayan araçlardan biridir.

Aşağıdaki şemada, Dolaşım Sistemi'nin diğer sistemlerle olan ilişkisi görülmektedir. Tam da yukarıda izah ettiğimiz şekilde, Dolaşım Sistemi, diğer tüm sistemlerin merkezinde olarak çizilmiştir. Bu merkezilik, Sinir Sistemi'ne de atfedilebilir (bunu da gelecek yazılarımızda ele alacağız) ancak taşımacılık ve iletişim anlamında Dolaşım Sistemi'nin önemi tartışılmazdır. 

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Fotoğraf incelendiğinde, yiyeceklerin Sindirim Sistemi'ne girip sindirildikten sonra Dolaşım Sistemi'ne verildiği görülmektedir. Hormonal (Endokrin) Sistem, gerekli hormonları Dolaşım Sistemi aracılığıyla gerekli yerlere taşır. Salgı Sistemi, Dolaşım Sistemi ile salgılarını ilgili bölgelere iletir. Savunma Sistemi, neredeyse tüm yapılarıyla Dolaşım Sistemi içerisinde konuşlanmıştır. Solunum Sistemi, Dolaşım Sistemi'yle en yakından ilişki halinde olan, bütünleşik bir sistemdir. Ve hatta genel olarak vücut, Dolaşım Sistemi ile sürekli olarak etkileşim halindedir.

Bunların tamamı bir arada düşünüldüğünde, Dolaşım Sistemi'nin neden gerektiği, neden evrimleştiği, daha doğrusu bu sistemin parçalarını adım adım geliştirebilenlerin, diğerlerine göre neden avantajlı konuma geçtiği anlaşılabilecektir. Zaten sistemlerin oluşmasının sebebi, özelleşmiş yapılara sahip olarak enerji tasarrufu yapmaktır. Dolaşım Sistemi'nin özelleştiği konu da temel olarak "iletim"dir.

Dolaşım Sistemi, gayet iyi bir şekilde bilindiği üzere bu görevini iletim sıvıları ile sağlar. Pek çok canlıda bu sıvının adı kan olarak geçer. Ancak kan, Dolaşım Sistemi'nin tek iletim sıvısı değildir. Bir diğer iletim sıvısı olarak karşımıza lenf sıvısı çıkmaktadır. Lenfler de, kan kadar akışkan olmayan; ancak iletimde çok önemli rolü olan iletim sıvılarıdır. Dolayısıyla Dolaşım Sistemi'nin kardiyovasküler sistem ve limfatik sistem olarak iki sistemden oluştuğu düşünülebilir. İlki, kan ve kanın içerisinde taşındığı organlar bütünü olarak görülebilirken, ikincisi lenf sıvısının görev aldığı organlar ve bölgeleri içine alan sistemdir.

Her Canlıda Dolaşım Sistemi Bulunur mu?

Doğayı ve Evrimsel Geçmiş'i incelediğimizde, canlıların hepsinin dolaşım sistemine gerek görmediğini fark ederiz. Dolaşım Sistemi ile canlıların özellikleri ilişkilendirildiğinde karşımıza ilk olarak "canlı büyüklüğü" çıkmaktadır. Canlı, büyüklük olarak küçüldükçe, Dolaşım Sistemi'ne duyulan ihtiyaç da azalmaktadır. Çünkü küçük bir canlıda ortam ile doğrudan alışveriş yapılabilir ve alınan/verilen materyaller doğrudan hücrelerin her birine ulaşabilir. Ancak canlının fiziksel büyüklüğü arttıkça, yüzeyden iç kısımdaki hücrelere materyal iletimi sağlıklı bir şekilde gerçekleşemez. Bu sebeple, bunu yapmak üzere özelleşmiş yapılara ihtiyaç duyulur. İşte Dolaşım Sistemi, tek hücreli canlılardan çok hücreli canlılara geçişten sonra, çok hücreli canlıların karmaşıklaşması ve fiziksel olarak büyümesiyle evrimleşmeye başlamıştır. 

Canlılara genel olarak baktığımızda, yukarıdaki tablo net bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Çok küçük deniz ve kara hayvanlarında hiçbir dolaşım sistemi bulunmaz, doğrudan difüzyon ve benzeri materyal transferi yöntemleri ile gerekli kimyasallar vücut içerisindeki hücrelere taşınır ve buradaki artıklar benzer şekilde dışarı atılır. Benzer şekilde, küçük (pek çok omurgasız), yassı (bazı omurgasız filumları) veya delikli (süngerler gibi) hayvan türlerinde de, dolaşım sistemi görememekteyiz.

Bu Reklamı Kapat

Omurgasızlar içerisinde daha geniş ve özelleşmiş gruplara, dolayısıyla daha büyük canlılara baktığımızda ve özellikle omurgalılar gibi, omurgasızlardan evrimleşmiş ve oldukça özelleşmiş canlı grupları incelendiğinde, birçok sistemle birlikte, Dolaşım Sistemi'nin evrimleştiğini görmekteyiz. Bu sistemin evrimini anlayabilmek için, basitçe doğayı incelemek yeterlidir. Çünkü günümüzde hala bu sistemin evriminin hemen her basamağını temsil eden dolaşım sistemlerine sahip canlılar mevcuttur. Şimdi, bu sistemin evrimine girelim:

Dolaşım Sistemi'nin Evrimi

Bu yazı dizimizin bir önceki yazısından hatırlayabileceğiniz üzere, canlıları vücut boşluklarının yapısına göre üç ana kategoriye ayırmaktayız: Asölom (boşluksuz), pseudosölom (sahte-boşluklu) ve sölom (boşluklu) canlılar. Dediğimiz gibi, tüm sistemlerin evrimi birbirine paralel ve birbiriyle ilişkili olmaktadır; ancak Dolaşım Sistemi bunların merkezinde yer alan bir sistem olarak, diğer sistemlerle çok daha doğrudan bir ilişkisi bulunmaktadır. Gerçekten de, canlıların vücut boşluklarının yapısı, sistemlerinin evrimine doğrudan etki etmekte ve onlar arasındaki ilişkilere yön vermektedir. İşte vücut boşlukları bulunmayan (ve hatta sahte vücut boşluğuna sahip) canlıların hiçbirinde, Dolaşım Sistemi de bulunmamaktadır. Bir diğer deyişle, sadece vücut boşluğu bulunan, yani sölom canlılarda Dolaşım Sistemi evrimleşmiştir.

Hayvanlar Alemi'nin en ilginç filumlarından olan süngerler, günümüzden yüz milyonlarca yıl önce yaşamış en ilkin hayvan türlerini günümüzde halen temsil etmektedirler. Bu canlıların vücudunda hiçbir doku yapısı bulunmaz, sadece birbirine tutunmuş hücreler yığını olarak çalışmaktadırlar. Süngerlerin bir çeşit hücresi olan koanositler (choanocytes), su içerisinde yaptıkları titreşimlerle süngerin etrafında bulunan suyun, sünger içerisindeki kanallara akmasını sağlarlar. Bu, bir Dolaşım Sistemi olarak sayılmamakla birlikte, sistemin en ilkin basamaklarını temsil etmektedir.

Evrimsel süreçte biraz daha ileri gidilip, sölenterler (Cnidaria) ele alındığında, Dolaşım Sistemi'nin evriminin bir ileri basamağı görülebilir. Bu canlılarda gastrovasküler boşluk bulunmaktadır. Basitçe, iki katmanlı bir doku yapısına sahip bu canlı grubunda, bu boşluk sayesinde iç kısımdaki ve dış kısımdaki canlılar doğrudan ortam ile temas edebilirler. Böylece, yine herhangi bir özelleşmiş Dolaşım Sistemi'ne gerek kalmadan besin ve atık alışverişi gerçekleşebilir.

Bu Reklamı Kapat

Bir adım öteye gidildiğinde, yassısolucanları görmekteyiz. Bu hayvan grubunda halen bir gastovasküler boşluk bulunmaktadır; ancak ayrıca bu canlılar yassı yapıda oldukları için besinlerin hücrelere iletimi ve atıkların dışarıya atılması çok daha kolay bir şekilde gerçekleştirilebilir.

Tüm bu canlılar, sölomsuz canlılardır. Sölomsuz canlılar içerisinden bir kol olarak evrimleşen sahte-boşluklu (pseudocoelomate) canlılarda, bu saydığımız canlılardan biraz daha gelişmiş; ancak halen Dolaşım Sistemi olarak adlandıramayacağımız yapılar günümüzde halen bulunmaktadır. Bu canlıların sahte vücut boşluklarına dışarıdan sıvı alınır ve hücreler, bu sıvı içerisindeki besinleri emer, bu sıvıya ise atıklarını bırakırlar. Sahte boşluklularda dolaşım bu şekilde sağlanır. Bu, bir Dolaşım Sistemi'nin net olarak evrimleşmesinden önceki son basamaktır.

Ancak bir adım öteye gidip, vücut boşluğuna sahip canlılara geldiğimizde, artık Dolaşım Sistemi'ni kolaylıkla görebiliriz. Bunun ilk adımları, derisidikenlilerin dolaşım sisteminde görülür. Tıpkı solungaç yarıklarına benzeyen yapılara sahip olan derisidikenliler, bu yarıklardan aldıkları sıvıyı vücut boşluğundan geçirerek hücrelere iletirler. Yani derisidikenlilerde "sölom sıvısı" adı verilen bir sıvı sayesinde besinler hücrelere taşınır, bildiğimiz haliyle madde taşıyıcı kana bu canlılarda rastlanmaz.

İşte bu noktada, Evrimsel Süreç'te yine kademeli bir gelişim görmekteyiz ve Dolaşım Sistemi bu noktada ikiye ayrılmaktadır: Açık Dolaşım Sistemi ve Kapalı Dolaşım Sistemi. Bu noktada artık yukarıdaki özelleşmekte olan yapılar tam olarak sıvı taşımaya özel yapılar kazanırlar ve vücut içerisinde bu sıvı sürekli olarak dolaşır. İşte bu sistemler içerisinde bulunan vücut sıvısına kan denmektedir. Şimdi, bu iki farklı sistemi inceleyecek olursak:

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Fizik İlkeleri Problem Çözümleri
  • Boyut: 19,5 X 27,5
  • Sayfa Sayısı: 232
  • Basım: 6
  • ISBN No: 9789757477815
Devamını Göster
₺110.00
Fizik İlkeleri Problem Çözümleri

Açık Dolaşım Sistemi, kanın bir "pompa" (kalp) aracılığıyla hareket ettirildiği; ancak sürekli olarak kapalı damarlar içerisinde değil, belirli noktalarda vücut boşluğu içerisine açıldığı sinir sistemi tipidir. Yani bu sistemde bir kalp bulunur, bu kalp kanı sürekli pompalar; ancak kan, bildiğimiz (ve kendimizde de olan) Kapalı Dolaşım Sistemi aksine sürekli damar içerisinde bulunmaz. Vücut boşluğuna dökülür, bu döküntüde birikerek organların ve hücrelerin beslenmesini sağlar. Daha sonra tekrar kılcal damarlar vasıtasıyla toplanarak (vakumlanarak) damar içerisine döner. 

Kapalı Dolaşım Sistemi'nde ise kan daima damarlar (veya kalp gibi kardiyovasküler organlar) içerisinde bulunmaktadır ve asla (bir dış etken olmadıkça) vücut içerisine akmaz. Bu sistemde, geri akışı önlemek için kapakçıklar da evrimleşmiştir.

Şimdi, bir anda hızlı atladığımızı düşünebileceğiniz için durup, daha yavaştan alarak tekrar edeceğiz:

Dediğimiz gibi, sahte-boşluklu hayvanlarda herhangi bir Dolaşım Sistemi bulunmaz; ancak Dolaşım Sistemi'nin bildiğimiz hallerinin oldukça yakın bir görüntüsü, özelleşmemiş bir şekilde bulunmaktadır. Daha sonraki basamaklarda, derisidikenlilerde olduğu gibi sıvı akışını sağlamak amacıyla bazı kaslar birer pompa görevi görmeye başlarlar. Aslında yaptıkları iş, eskiden yaptıklarının bir benzeridir: kasılıp, gevşemek. Ancak özelleştikleri konu, bu kasılma hareketleri sırasında içlerinde bulunan vücut içi sıvıyı damarlar içerisine pompalamak olmuştur. Evrim konusunda pek bir fikri olmayan biri bile, sölomsuz canlılardan sölomlu canlılara geçişi aktardığımız yukarıdaki açıklamalardan, bir ilkin bir kalbin nasıl sıvı pompalayacak biçimde özelleştiğini anlayabileceğini düşünüyoruz; ancak yine de az sonra bu konuya biraz daha derinlemesine gireceğiz.

İşte kalbin evrimleşmesiyle birlikte, Dolaşım Sistemleri'nin özelleşmesi çok daha hız kazanmıştır. İşte bu noktada, bir grup canlı öncelikle Açık Dolaşım Sistemi'ni evrimleştirmeyi başarmıştır. Açık Dolaşım Sistemi'nin, kendi öncüllerinden evrimini anlamak da oldukça basittir. Zaten vücut içerisindeki boşluğa akan sıvılar, kalp ve damar yapılarının kademeli evrimi sonucunda, yine vücut içerisine akmış; ancak bu defa vücut içerisinde kalmaya başlamıştır. Yani Evrimsel Süreç'te edinilen kalp ve damarlar, zamanla sıvının dışarıdan alınmasına gerek bırakmamış, sürekli vücut içerisindeki bir sıvının vücut içerisinde dolanmasını sağlamıştır.

Bu grup içerisinde, Evrimsel Süreç'in ilerleyen basamaklarında Kapalı Dolaşım Sistemi evrimleşmeye başlamıştır. Çünkü açık bir dolaşım sistemine sahip olan canlıların kanları son derece yavaş akmaktadır (boşluğa dökülen kanın basıncı ciddi miktarda düşmektedir; ayrıca bu canlıların kalpleri oldukça küçüktür). Bu da canlının hareketlerini kısıtlamakta ve yavaşlatmaktadır. Bazı canlılar, bunu çözmek üzere kasların dolaşıma etkisini arttırmıştır. Örneğin Açık Dolaşım Sistemi'ne sahip böcekler (Insecta) sınıfında, kasların sürekli hareketi sayesinde kan dolaşımı açık olmasına rağmen hızlandırılır, böylece böcekler hızlı bir şekilde hareket edebilirler. Genel olarak eklembacaklılar ve yumuşakçalarda açık dolaşım sistemi görülür.

Böceklere daha yakından baktığımızda, vücut içerisindeki boşluğun hemosöl (hemocoel) adı verilen özelleşmiş lenf yapılarına dönüştüğü görülmektedir. Kalbin pompaladığı kan, aort damarından geçerek bu lenflere ulaşır. Böceklerin kanı, içerisinde solunumsal pigmentlerin bulunmamasından ötürü renksizdir. Bu kan, besin maddelerini taşır ve gaz taşıyamaz; dolayısıyla böceklerin kanında oksijen ve karbondioksit bulunmaz. Böceklerin hızlı hareket etmesini sağlayan bir diğer adaptasyon, trake solunumu sayesinde Açık Dolaşım Sistemi'nin yavaşlığının bertaraf edilebilmiş olmasıdır. Aşağıdaki fotoğrafta bir çekirgenin (böcek) Açık Dolaşım Sistemi görülmektedir:

Açık Dolaşım Sistemi'ne sahip canlılardan bazıları böcekler gibi adaptasyonlarla bu sorunları çözmekteyken, bir grup canlının evrim sürecinde dolaşım sisteminin açıldığı boşluklar, dolaşımın içerisine dahil edilmiş ve kapanmıştır. İşte bu canlılarda Kapalı Dolaşım Sistemi bulunmaktadır ve normal dolaşım sırasında kan asla damar dışına dökülmez. Bu durum, kanın akış hızını katlarca arttırmakla birlikte, canlının hareketlerini de özgürleştirmekte ve hızlandırmaktadır. Genel olarak halkalı solucanlarda, mürekkepbalıklarında, ahtapotlarda ve Evrimsel Süreç dahilinde daha ileri karmaşıklığa sahip canlı gruplarında (omurgalılar gibi: balıklar, kuşlar, sürüngenler, memeliler, amfibiler) Kapalı Dolaşım Sistemi bulunmaktadır.

Görüldüğü gibi, canlı gruplarını karmaşıklık sırasına koyduğumuzda, Dolaşım Sistemleri'nin karmaşıklığı da doğrudan Evrimsel bir gelişim göstermektedir. Bu da bize Evrimsel Biyoloji'nin açıklayıcı gücünü bir kere daha göstermektedir.

Şimdi, son olarak kalbin evrimine değinerek bu konumuzu noktalayacağız.

Bu Reklamı Kapat

Kalbin Evrimi

Kalp, yukarıda da açıkladığımız gibi kanın vücut içerisine sürekli olarak pompalanmasını sağlayan bir kastır. Bu kas, Dolaşım Sistemi'ne aittir; Sinir Sistemi tarafından kontrol edilir ve durmaksızın, ölene dek çalışır. Kalbin evrimi de, tıpkı Dolaşım Sistemi'nin geneli gibi canlılar içerisinde oldukça net bir birikimli ilerleme göstermektedir.

Kalbin nasıl evrimleştiğini anlayabilmek için, öncelikle kalbin kısımlarını bilmek gereklidir. Kısaca değinecek olursak, kalp temel olarak iki ayrı kısımdan oluşan bir organdır: karıncık ve kulakçık kısımları bulunur. Kimi canlılarda bunların sayısı 1'er tane olmaktayken, kimisinde 2'şer tane, kimisinde biri 1, diğeri 2 tane, kimisinde sayısal olarak daha bile fazla olabilmektedir. Ancak dediğimiz gibi, canlıları karmaşıklık sırasına koyduğumuzda, yani Evrim Ağacı üzerindeki filogenetik konumlarını incelediğimizde, kalplerinin evriminin de son derece kademeli olduğunu görmekteyiz. Şimdi, bunları inceleyeceğiz:

Dediğimiz gibi, topraksolucanları gibi Kapalı Dolaşım Sistemi'ne sahip canlılarda, sadece kulakçık ve karıncıktan oluşan, ilkin bir kalp yapısı bulunmaktadır. Bu ikili kasılma, kalbin sürekli olarak kan pompalamasını sağlamaktadır. Aşağıdaki fotoğrafta, bu şekilde ilkin bir kalp yapısı görülmektedir:

Görsel incelenirse, sol taraftaki kısım kulakçık (atrium), sağ taraftaki kısım ise karıncık (ventricle) dediğimiz yapıdır. Kulakçığa giren kan, önce karıncığa, oradan da vücuda pompalanır. Genel olarak karıncıktan pompalanan kan, akciğerlerde veya solungaçlarda temizlenmektedir.

Bu Reklamı Kapat

Bu ilkin yapılardan sonra, omurgalılar içerisindeki en eski sınıf olan balıkların Dolaşım Sistemi incelenirse, şöyle bir şema ile karşılaşılır:

Yukarıdaki şemadan da görüleceği üzere vücuttan (Body) gelen kirli kan (mavi çizgi) önce kulakçığa (A), oradan karıncığa (V), oradan da tamamen kirli bir şekilde solungaçlara iletilir. Görüldüğü gibi balıklarda kirli ile temiz kan kalpte karışmaktadır, bir ayrım görülemez. Aşağıdaki görselde bir balık kalbi görülmektedir:

Yukarıdaki görselde de net bir şekilde vücuttan gelen kan ile vücuda pompalanan kanın doğrudan kirli kan olduğunu görmekteyiz. Ancak solungaçlarda temizlenen kan, vücutta ilerlerken gittikçe kirlenir (hücreler atıklarını bu kana bırakır, kan içerisindeki çözünmüş gazlar ve besinleri alırlar) ve kalbe bu şekilde ulaşır. Döngü böyle devam eder.

Ancak tahmin edilebileceği gibi, kirli ve temiz kanın sürekli karışıyor olması, balıklar için tam olarak sağlıklı bir özellik değildir. Bu durumun getirdiği olumsuzlukları telafi etmek amacıyla balıkların solungaçları kanı tam olarak besleyecek ve temizleyecek adaptasyonlara sahiptirler. Zaten sürekli su altında kalan bir canlının sürekli temiz kan kullanımı, ısı dengesinin sağlanamaması (sıcak/soğuk kanlılık) sebebiyle gereksiz bir adaptasyon olacaktır.

Bu Reklamı Kapat

Balıklardan evrimleşmiş olan amfibilerde, kalp yapısının biraz daha karmaşık olduğunu görürüz:

Amfibilerde, ilk defa kalp odacıkları birbirinden ayrılı ve iki kulakçık, bir karıncık olacak şekilde evrim görülür. Böylece amfibilerde, balıklara kıyasla daha verimli bir kan ayrımı görülür; ancak halen en verimli versiyona ulaşılamamıştır. Çünkü yukarıdaki şemadan da görüleceği üzere, vücuttan (body) gelen kirli kan (mavi ok), sağ kulakçığa (RA) girmektedir. Akciğerlerden gelen temiz kan ise sol kulakçığa (LA) girmektedir. Ancak bu iki kan, karıncığa (V) geçtiklerinde karışmaktadır ve buradan hem vücuda hem akciğerlere geri pompalanmaktadırlar. Bu süreçte temiz/kirli karışık kanın bir kısmı vücuda, bir kısmı akciğerlere gitmektedir. Görülebileceği gibi, bu doğrudan kirli kanın pompalanmasından daha başarılı bir adaptasyondur; ancak halen yeterince iyi değildir (en azından doğada gördüğümüz bazı diğer versiyonlara kıyasla).

Yukarıda bir kurbağanın kalbi görülmektedir. Kanın akışı ve kirli ile temiz kanın karışımı net bir şekilde görülmektedir.

Evrimsel süreçte amfibilerin bir kolunun evrimleşmesi sonucu var olan sürüngenlere baktığımızda, kalbin biraz daha özelleştiğini görürüz. Doğrudan kalp yapısına bakacak olursak:

Bu Reklamı Kapat

Yukarıda görüldüğü gibi sürüngenlerin kalplerinde de üç odacık görmekteyiz: iki kulakçık ve bir karıncık. Ancak amfibilerden bir adım ileri olarak, sürügnenlerin kalplerinin karıncık kısmında yarı tamamlanmış bir ayırıcı bölme bulunmaktadır. Bu bölme, yukarıdaki şemada dikey bir çizgi olarak gösterilmiştir. Bu bölmenin uzunluğu ve karıncığı tam olarak bölme miktarı, sürüngenler içerisinde türden türe değişim göstermektedir (yani yukarıdaki şemadaki dikey çizginin karıncığı ne kadarlık bir uzunlukta ikiye böldüğü sürüngenler içerisinde türden türe değişim gösterir). Yani sadece sınıflar arasında evrimsel olarak ilerlediğimizde değil, türler bazında da bir sınıfı incelediğimizde, o sınıf içerisinde kademeli bir evrim görmekteyiz. Bu bölmenin varlığı, temiz ile kirli kanın birbirine karışım miktarını azaltmaktadır. Hatta sürüngenlerin bir üyesi olan timsahlarda, bu bölme bir adım daha ileri gider ve karıncığı tam olarak ikiye böler, böylece karıncıkta vücuttan gelen kirli kan ile, akciğerlerden gelen temiz kan birbirine karışmaz. Aşağıda bir timsah kalbi görülmektedir:

Görüldüğü üzere bölme tam olarak ikiye bölmektedir. Ancak kalpten çıkan kan, Panizza kanalı denen bir kanal sebebiyle sonradan birbirine karışır. Bu adaptasyon, timsahların saçma bir evrim geçirmesinden ya da evrimlerinin tamamlamamalarından ötürü değil, hem karada hem suda yaşıyor olmalarından ötürü, gerektiğinde bu kanalı kullanarak su altında, dolaşım sisteminin kanın akışını akciğerlere hiç göndermeden, baypas edebilmesini sağlamaktır. Bu son derece incelikli ve Evrimsel Süreç'in önemli sonuçlarından biri olan bir adaptasyondur. Sürüngenlerdeki bu değiştirilebilir dolaşım sistemine Çift Dolaşım Sistemi denir.

Sürüngenlerin iki ayrı kolu olarak evrimleşen kuşlarda ve memelilerde ise 4 odacıklı kalp görülmektedir. Yani sürüngenlerde tamamlanmaya başlayan karıncık duvarı, bu iki sınıfta tamamen evrimleşmiş ve kalp karıncığını tam olarak ikiye bölmüştür. Bu sınıflardaki dolaşım, aşağıdaki gibi şematize edilebilir:

Görüleceği gibi vücuttan (body) gelen kirli kan (mavi ok), sağ kulakçığa (RA) girer. Akciğerlerden (lungs) gelen temiz kan (kırmızı ok) ise sol kulakçığa (LA) girer. Sol ve sağ kulakçıklardan pompalanan kirli ve temiz kan, sırasıyla sol karıncık (LV) ve sağ karıncığa (RV) girer, burada kesinlikle karışma meydana gelmez. Daha sonra, bu iki karıncık odasından farklı damarlara pompalanan kan (sol karıncıktan vücuda, sağ karıncıktan akciğerlere), vücut içerisinde asla birbirine karışmaz. Bu da, kuşlar ve memeliler için çok büyük bir avantajdır.

Bu Reklamı Kapat

Aşağıda bir kuş kalbi görülmektedir:

Burada ise bir memeli kalbi:

Görüldüğü gibi arada pek bir fark yoktur. İki sınıfta da, kalp odacıkları tam olarak dört tanedir ve kan vücut içerisinde asla karışmaz. Bu da, bu canlıların sürekli hareketli olabilmelerini ve sıcakkanlı olmalarını sağlar. Böylece canlılar, ortam sıcaklığına göre kendi sıcaklıklarını belirlemek zorunda kalmazlar, aktif olarak, vücut sıcaklıklarını sabit tutabilirler.

Canlıların her birince Evrim'in izlerini görmek mümkün. Canlılar değişiyor, gelişiyor, evrimleşiyor. Bunu, çıplak gözle görmemiz zor olabiliyor; ancak uçsuz bucaksız Evrim Tarihi incelendiğinde, her canlının kademeli evrimine net örnekleri bulmak gerçekten çok kolay. Önemli olan, bu örnekleri görmek isteyip istemediğimiz? Hoş, aslında doğa da pek bizim onu anlamamızla ilgileniyor gibi görülmüyor. Biz onun umrunda değiliz, ne yazık ki o da bizim umrumuzda değil. Ve sonunda, kazanan elbette ki o olacak.

Teşekkür: Kutsal Bora

Okundu Olarak İşaretle

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

İçerikle İlgili Sorular
Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 10
  • Tebrikler! 5
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Evrim Ağacı Akademi: Sistemlerin Evrimi Yazı Dizisi

Bu yazı, Sistemlerin Evrimi yazı dizisinin 2. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Sistemlerin Evrimi - 1: Sindirim Sistemi ve Çift-Yanlı Simetrik Hayvanlar" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 30/09/2022 12:55:20 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/273

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Protein
Avrupa
Sinir Sistemi
Eşeyli Üreme
Asit
Kütleçekimi
Renk
Matematik
Kedi
Elektrik
Diyabet
Kan
Gen
Karbon
Mantar
Gezegen
Örümcek
Cinsel Yönelim
Üreme
Galaksi
Kemik
Felsefe
Klinik Mikrobiyoloji
Etoloji
Meteor
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.