Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Sinir Sisteminin Bağışıklık Sistemine Desteği: Öngörülü Bağışıklık Nedir?

Enfeksiyonlara Karşı Savaşta Nöronların Etkisi Nedir?

Sinir Sisteminin Bağışıklık Sistemine Desteği: Öngörülü Bağışıklık Nedir?
Nöron ve sinapsların illüstrasyonu
Wecare
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, Neuroscience News isimli kaynaktan çevrilerek dilimize uyarlanmıştır; ancak "çeviri" içeriklerimizden farklı olarak, bu içerikte orijinal metin birebir korunmamıştır. Anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazar(lar)ı ve/veya editörler tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş; içeriği ve anlatımı zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Metnin omurgasını oluşturan kaynağı, orijinal dilinde okumak için lütfen yukarıdaki bağlantıya tıklayınız. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Kendinizi çimdikleyin. Eğer ağrı hissediyorsanız bu, derinizdeki özelleşmiş sinir sonlanmaları sayesinde oluyor.

Yapılan yeni bir araştırmada, şaşırtıcı bir şekilde, Pittsburgh Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden araştırmacılar, ağrı algılayıcı sinirlerin cilt enfeksiyonlarıyla savaşmaya ve enfeksiyonların yayılmasının önlenmesine yardımcı olduğunu, adeta bir bağışıklık sistemi gibi davrandığını gösterdi. Farelerde yapılan çalışmalara dayanılarak elde edilen bulgular, Cell dergisinde yayımlandı. Pitt's School of Medicine'da dermatoloji ve immünoloji profesörü ve çalışmanın kıdemli yazarı olan Dr. Daniel Kaplan şöyle diyor:

Ağrı algılayıcı sinirler patojenleri algılayabilir. İlk defa, bu sinirlerin bir immün yanıtı ve enfeksiyona bitişik bölgelerdeki koruyucu immüniteyi aktive ettiklerini gösterdik. Bu, bağışıklık ve sinir sistemlerinin konak savunması için sinerjistik olarak çalıştığını göstermektedir. Bulgularımız ayrıca sedef hastalığı gibi otoimmün cilt hastalıkları için daha spesifik tedavilerin geliştirilmesinde önemli etkilere sahip olabilir.

Peki bütün bunları yapan sinir sisteminde ağrı nasıl iletiliyor? Ağrının fizyolojisi nedir?

Ağrının Fizyolojisi

Ağrı, dokular zarar gördüğünde ortaya çıkar ve bireyin ağrı uyarısını gidermek için harekete geçmesine neden olur. İschium (kalça kemiğinin bir kısmı) üzerinde uzun süre oturmak gibi basit aktiviteler bile vücudun ağırlığının sıkıştırdığı cilde kan akışının bozulması sebebiyle doku tahribatına neden olabilir. İskemi sonucu ağrılı hale gelen cilt, kişinin bilinçsiz olarak ağırlığının yerini değiştirmesine yol açar.

Ağrılar iki ana tipte sınıflandırılmıştır: Hızlı-keskin ağrı ve yavaş-kronik ağrı. Ağrılı uyaran uygulandıktan yaklaşık 0,1 saniye sonra hızlı ağrı hissedilir, oysa yavaş ağrı sadece 1 saniye veya daha sonrasında başlar ve önündeki birkaç saniye, hatta bazen birkaç dakika boyunca kademeli olarak artar. Hızlı ağrı; cilde iğne batırıldığında, cilt bıçak ile kesildiğinde, yakıldığında veya elektrik şokuna maruz bırakıldığında hissedilir. Yavaş ağrı ise genel olarak doku hasarı ile ilişkilendirilir. Uzamış, dayanılmaz ağrıların kaynağını oluşturur. Hızlı ağrıdan farkı, deride oluşmasının yanı sıra hemen hemen tüm derin doku ve organlarda da oluşabilmesidir.

Derideki ve diğer organlardaki tüm ağrı reseptörleri serbest sinir uçlarından oluşur. Ağrı; mekanik, termal ve kimyasal uyarılarla oluşturulabilir. Oluşan ağrı merkezi sinir sistemine iki farklı yolla iletilir - hızlı ağrı yolu ve yavaş ağrı yolu ile.

Hızlı ağrı sinyalleri spinal korda periferal sinirlerdeki Aδ lifleri ile 6-30 m/s hızla iletilmektedir. Yavaş ağrı sinyalleri ise C lifleriyle 0,5-2 m/s hızla iletilmektedir. Sinir iletiminde iki yolun olması sebebiyle ağrılı uyaranlar genellikle "çift" ağrı hissi verir: Önce Aδ lifleri ile hızlı ağrı iletilir, arkasından da C lifleriyle yavaş ağrı gelir. Hızlı yol sayesinde ağrılı uyarandan en kısa zamanda uzaklaşabiliriz ve daha fazla hasar almamız önlenir. Yavaş yol sayesinde de maruz kaldığımız travmanın boyutu hakkında bir fikir edinebiliriz.

Sinir sistemindeki sinyallerin iletim hızlarıyla ilgili daha fazla bilgiyi buradaki yazımızda bulabilirsiniz.

Hızlı ve yavaş ağrı sinyallerinin omurilikten geçerek beyne iletilme yolakları
Hızlı ve yavaş ağrı sinyallerinin omurilikten geçerek beyne iletilme yolakları
Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology 13th ed.
Ağrı sinyallerinin beyin sapı, talamus ve serebral kortekse hızlı ve yavaş ağrı yolakları ile iletilmesi
Ağrı sinyallerinin beyin sapı, talamus ve serebral kortekse hızlı ve yavaş ağrı yolakları ile iletilmesi
Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology 13th ed.

Sinir sistemimizin bağışıklık sistemimizle bazı benzerlikleri vardır. Bunlar;

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

  • Tehlikeye yönelik çeşitli temel ve koordine cevapları vermeleri,
  • Vücudun uzak kısımlarını bağlamaları ve buralara bilgi taşımaları,
  • Nörotransmitterler ve nöropeptidler gibi küçük moleküllerden büyüme faktörleri gibi büyük proteinlere kadar bir dizi kimyasal sinyal molekülünü kullanmaları,
  • Bilgi aktarımını kolaylaştıran özelleşmiş membranlar oluşturmaları (sinaps/reseptör),
  • Eşik değere sahip olmaları ve basamaklı yanıtlar göstermeleri,
  • Hafızaya sahip olmaları (Yanıt kinetikleri farklı büyüklük derecelerindedir.)

Bu çalışmada araştırmacılar; sinir sistemi ile bağışıklık sistemimizin, benzerliklerine kıyasla adeta koordine bir şekilde çalışabildiğini, yeni bir bağışıklık tipi oluşturduklarını keşfettiler. Gelin, bu keşfi daha yakından inceleyelim:

Yeni Araştırma Bize Neler Öğretiyor?

On yıl öncesine kadar, acının vücudunuzun size belirli bir uyarıcıdan uzak durmanız için ya da yaralanma gibi fonksiyon bozukluklarını işaret etmesi için gelişen bir yol olduğu düşünülüyordu. Ancak yakın zamanda araştırmacılar, bazı patojenlere karşı bağışıklıkta önemli bir rol oynayabileceğini gösterdi.

Çalışmada Kaplan ve Kaplan Lab'da doktora öğrencisi olan Jonathan Cohen, M.D.; Pitt nörobiyoloji profesörleri ve ağrı uzmanları olan Dr. Kathy Albers ve Dr. Brian Davis ile derideki ağrı algılayıcı nöronların yakılan bir mavi ışık ile aktive olabileceği optogenetik fare modeli geliştirebilmek için işbirliği yaptı.

İlk önce; bu nöronların, aktivasyonları sonucu alana farklı çeşitlerde immün hücrelerin toplanmasını sağlayan CGRP denilen küçük bir proteini salgıladıklarını gösterdiler. Bu, cilt patojenlerini kendi başlarına tespit eden nöronların bunu nöbetçi bağışıklık hücrelerinden önce yapıp bir bağışıklık tepkisi başlattıklarını göstermiştir.

Optogenetik aktivasyonla uyarılan deride Tip-17 immün konak savunması bazında CGRP salınımı olur ve Trpv1+ nöronunun aksonlarında düz ve zıt seyirli aksiyon potansiyeli iletimi sonucunda komşu alanda da Tip-17 immün konak savunması gerçekleşir.
Optogenetik aktivasyonla uyarılan deride Tip-17 immün konak savunması bazında CGRP salınımı olur ve Trpv1+ nöronunun aksonlarında düz ve zıt seyirli aksiyon potansiyeli iletimi sonucunda komşu alanda da Tip-17 immün konak savunması gerçekleşir.
Cell

Sonrasında aynı modelde fareleri kandidiyazis (pamukçuk) yapan mantar olan Candida albicans ve belirli koşullarda ölümcül olabilen bir bakteri olan Staphylococcus aureus ile infekte ettiler.

Araştırmacılar, optogenetik ve kimyasal sinir bloke edicileri kullanarak yaptıkları bir dizi deney sonucunda mantarın cildi tek bir yerde enfekte ettiğinde sinirlerin enfeksiyonla savaşmak için sadece bağışıklık yanıtını başlatmadığını, aynı zamanda enfeksiyona uğramış bölgeden gelen sinyalleri bir refleks arkı vasıtasıyla enfeksiyon çevresindeki alanlara ilettiğini ve oralarda da yanıtın başlamasını sağladığını, böylece enfeksiyonun yayılmasını önlediğini gösterdiler.

Farelerdeki C.albicans enfeksiyonunun sinir aktivasyonunda ve sinirin aktive edilip sinyalin yayılımının bloke edildiği durumlardaki karşılaştırmalı kür görselleri
Farelerdeki C.albicans enfeksiyonunun sinir aktivasyonunda ve sinirin aktive edilip sinyalin yayılımının bloke edildiği durumlardaki karşılaştırmalı kür görselleri
Newswise

Araştırmacılar, bu yeni sinir odaklı koruyucu mekanizmaya "öngörülü bağışıklık - anticipatory immunity" adını verdiler. Kaplan Lab'da doktora öğrencisi ve çalışmanın birinci yazarı olan Jonathan Cohen şöyle diyor:

Sinir sisteminin buna dahil olmasının avantajı, bağışıklık hücrelerinin aynı işlevi yapması için saat veya günler gerekirken, sinir sisteminin bu bilgileri milisaniyeler içinde iletebilmesidir.

Kaplan, bulguların cilt veya bağırsak gibi bariyer dokularının otoimmün hastalıkları için ilginç etkileri olduğunu söylüyor.

Bu gerçekten yeni bağışıklık tipini anlamak, belirli dokularda aşırı otoimmün enflamasyonu seçici olarak baskılamak için bir ilacın geliştirilip geliştirilemeyeceği ve tüm vücudu etkileyen geniş immünosupresanları kullanmaktan kaynaklanan olumsuz yan etkilerden kaçınılıp kaçınılamayacağı sorularını gündeme getirmektedir.
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 5
  • Tebrikler! 3
  • İnanılmaz 3
  • Bilim Budur! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: Neuroscience News | Arşiv Bağlantısı
  • Neuroscience News. Skin Nerves Anticipate And Fight Infection: New Type Of Immunity Discovered. (26 Temmuz 2019). Alındığı Tarih: 10 Kasım 2019. Alındığı Yer: Neuroscience News | Arşiv Bağlantısı
  • J. A.Cohen. (2019). Cutaneous Trpv1+ Neurons Trigger Protective Innate Type 17 Anticipatory Immunity. Cell, sf: 919-932. | Arşiv Bağlantısı
  • J. E. Hall, et al. (2015). Textbook Of Medical Physiology .
  • T. Kawli, et al. (2019). It Takes Nerves To Fight Infections: Insights On Neuro-Immune Interactions From C. Elegans. Disease Models & Mechanisms, sf: 721-731. | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 15/08/2020 06:20:13 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8036

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Agora
Instagram
Vegan
İnsan
Öğrenme Teorileri
Evrimsel Tarih
Kertenkele
Sağlık Personeli
Mars
Ses Kaydı
Okyanus
Bakteriler
Türlerin Kökeni
Algı
Cansız
Allah
Uzay Görevleri
Genel Görelilik
Yumurta
Eğitim
Yiyecek
Davranış
İnsanlık
Maskeler
Parçacık
Ara Tür
Yıldız
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Burjuvazinin bilim insanları, teorilerinin tanrıya veya para sahiplerine tehlike arz etmediğinden emin olurlar.”
Georgi Plekhanoff
Geri Bildirim Gönder