Gece Modu

Bu yazı, American Psychological Association isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Eğitim-öğretim döneminin sonuna gelindiğinde, dünyanın dört bir yanında öğrenciler sınavlara hazırlanmaktadır. Çalışma sürecinin özünde yer alan önemli bir husus, neye ne kadar çalışılacağına karar vermektir. Örneğin, öğrenciler, bir konuyu yeteri kadar iyi öğrendiklerine, artık başka bir konuya geçebileceklerine veya güzel bir uyku çekmek için çalışmayı tümüyle bırakabileceklerine karar vermek zorundadırlar. Kişinin ne kadar bildiğini kontrol etmesi ve davranışlarını buna göre ayarlaması karmaşık süreçler içerdiğinden, bu yeteneğin insan olmayan primatlarda da bulunup bulunmadığını sorgulamak ilginç olacaktır.

Bu soruyu cevaplamak amacıyla Tu, Pani ve Hampton, Rhesus maymunlarını kuşların, çiçeklerin, balıkların ve insanların görüntülerini sınıflandırmaları için eğitti. Bu eğitimden sonra, maymunlara başlangıçta üzerleri gri dikdörtgen bloklarla kapatılmış görüntüler gösterildi. "Görüntüle" düğmesine basmak bir bloğu kaldırıyordu. Maymunlar, her bir görüntü için, istedikleri sıklıkta "görüntüle" düğmesine basabilir, istedikleri zaman da sınıflandırma yapabilirlerdi.

Her ne kadar
Her ne kadar "kopya" söz konusu olduğunda tek suçu öğrencide arasak da, eğitmenler, profesörler, öğretmenler, yasa yapıcılar olarak belki de suçun önemli bir bölümünü kendimizde aramalıyız. Örneğin, normalde hiçbir şekilde hırsızlık yapmayan bir kişi, neden bilgi çalma suçu olarak tanımlayabileceğimiz "kopya" davranışını sergilemektedir? Hırsızlık, ihtiyaçtan doğmaz mı? Bu ihtiyaç, "eğitim alıcı" konumunda olan öğrencinin suçu olduğu kadar, "eğitim verici" konumunda olan kurum, kuruluş ve öğretmenlerin de suçu değil midir? Öğretmenlerimiz ve genel olarak eğitim sistemimiz "öğrenmeye dayalı", eşitlikçi, özgür öğrenme ortamları yaratabilmekteler midir? Öğrenciler, sadece belli sayısal notlara ulaşabilmek için mi mücadele etmektedirler, yoksa hayatlarını etrafında inşa edecekleri bilgileri elde etme çabası içerisindeler midir? Bu ve bunun gibi soruların yanıtları, sadece öğrencileri "tembellik" ile suçlayan bir kopya-karşıtı duruşun ötesine geçebilmemizi sağlayacaktır. Unutmamak gerekiyor ki her sistem değiştirilebilirdir, her sistem geliştirilebilirdir. Belki de asırlar öncesinin öğrenme biçimine, asırlar öncesinin toplumsal öğrenim algısına, asırlar öncesinin toplumlarının eğitim ihtiyacına dayanan yaşlı öğretim sistemimizi kökünden değiştirmenin vakti geldi de geçiyor?

Blok boyutları küçüldüğünde maymunlar, “görüntüle” seçeneğini daha çok seçtiler, bir başka deyişle sınıflandırma için yeterli bilgiyi ortaya çıkarmak amacıyla daha fazla bloğun kaldırılması gerekliydi. Bu durum maymunların blokları kaldırmaya ilişkin kararlarını, sınıflandırma konusunda yeterli bilgiye sahip olup olmadıklarına göre belirlediklerini göstermekteydi.

Bir sonraki deneyde, maymunlara önceki deneyde doğru sınıflandırma yaptıkları noktada kullanılan aynı bloklar, ek bloklar (yani görüntü daha çok kapalı) ya da daha az sayıda bloklar (yani görüntü daha az kapalı) ile aynı görüntünün 3 hali gösterildi.

Maymunlar, birkaç tane blok kaldırmadan hiç sınıflandırma yapmadılar, ancak yine de "görüntüle" düğmesi kullanımını görüntünün ilk durumuna göre ​​ayarladılar; daha az görüntü mevcutken "görüntüle" düğmesini daha çok kullandılar, daha fazla görüntü mevcutken “görüntüle” düğmesini daha az kullanmayı tercih ettiler. Bu sonuçlar, maymunların mevcut bilgiyi değerlendirdiklerini ve sınıflandırma becerilerinden emin oluncaya kadar daha fazla bilgi toplamaya çalıştıklarını ortaya koymaktadır.

Tu ve meslektaşları, bilgi arama davranışını doğru tepki vermek için tek bir konu hakkında yeterli bilgi toplama bağlamında incelediler. Fakat final sınavları, bütün dönemde verilen muhtemelen alakasız konuları kapsar ve "başarı" tek bir soru üzerindeki performans değil, genel sınav notu olarak tanımlanır. Bu durumda, öğrenci, her şeyi detaylı çalışmak yerine, her konunun bazı yönlerine hakim olma stratejisini benimseyebilir.

Nitekim Murayama ve meslektaşları genellikle insanların öğrenecekleri bilgi miktarını sınırlamalarının her şeyi öğrenmeye çalışmaktan daha iyi bellek performansı sağlayacağına inandıklarını bulmuşlardır. Deneyde katılımcılara görevlerinin mümkün olduğunca çok kelime hatırlamak olduğu ve hatırlanan her doğru kelime için 10 sent verileceği söylendi. Kontrol grubundaki katılımcılara birer birer 50 kelime gösterildi. Deney grubundaki katılımcılara da birer birer kelimeler gösterildi, ancak onlara isterlerse 50 kelimenin tamamına çalışabilecekleri veya istedikleri zaman yeni kelime öğrenmeyi bırakmak için "durdurma" düğmesine basabilecekleri söylendi.

Deney grubundaki katılımcıların yarısından fazlası, 30-35 kelimeden sonra yeni kelime öğrenmeyi bıraktı. Ancak, öğrenmeyi bırakmanın bellek performansını artırmak için olduğu düşünülse de, bu etkili bir strateji değildi: Deney grubundaki katılımcılar, kontrol grubundaki katılımcılardan önemli ölçüde daha az kelime hatırladı. Aslında, katılımcıların yeni kelime öğrenmeyi bıraktıkları zaman ile bellek performansı arasında, çalışılan sözcük sayısı azaldıkça bellek performansının da azaldığını gösteren, istatistiksel olarak anlamlı korelasyon vardı.

Bu sonuçlar; insanların “bellek performansı, öğrenilen bilgi miktarı sınırlandırılarak artırılabilir” inanışına dayalı çalışma kararı verdiğini, fakat aslında daha çok bilgi edinmenin daha iyi hatırlama fırsatı sağladığını göstermektedir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 2
  • Bilim Budur! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 17/11/2019 14:30:11 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/5308

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Reklam
Reklam
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Aranızda telekineziye inanan varsa elimi kaldırsın.”
Kurt Vonnegut
Geri Bildirim Gönder