Evrim Ağacı

SARS-CoV-2 Virüsü, Hastaların Kalbine de Saldırıyor Olabilir mi?

COVID-19 Hastalarının Yüzde 20'sinde Görülen Kalp Hasarı, Doktorların Kafasını Karıştırıyor!

SARS-CoV-2 Virüsü, Hastaların Kalbine de Saldırıyor Olabilir mi? Scientific American
Tavsiye Makale

Bu yazı, Scientific American isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu içerik tıp ve sağlık ile ilişkilidir. Sadece bilgi amaçlı olarak hazırlanmıştır. Bireysel bir tıbbi tavsiye olarak görülmemelidir. Evrim Ağacı'ndaki hiçbir içerik, profesyonel bir hekim tarafından verilen tıbbi tavsiyelerin, konulan bir teşhisin veya önerilen bir tedavinin yerini alacak biçimde kullanılmamalıdır. Daha fazla bilgi için buraya tıklayınız.

COVID-19 pandemisinin odak noktası solunum problemleri ve yeterli sayıda ventilatörlere sahip olmak olsa da, doktorlar yeni bir tıbbi gizemle boğuşuyorlar.

Akciğer hasarına ek olarak, birçok COVID-19 hastasında kalp problemleri gelişiyor ve kalpleri durarak ölüyor.

Çin ve İtalya'nın yanı sıra Washington eyaleti ve New York'tan daha fazla veri geldikçe, çoğu uzman COVID-19 virüsünün kalp kasını enfekte ettğini düşünmeye başladı. İlk çalışmada, 5 hastanın 1'inde kardiyak hasarı bulundu ve bu durum solunum sıkıntısı belirtisi göstermeyenlerde bile kalp yetmezliğine ve ölüme yol açtı.

Bilim insanları, COVID-19 salgınında ölenlerin daha önce var olan sağlık sorunlarını karşılaştırdılar. Kalp hastalarının (heart disease) yüzde 10,5'inin öldüğü görüldü.
Bilim insanları, COVID-19 salgınında ölenlerin daha önce var olan sağlık sorunlarını karşılaştırdılar. Kalp hastalarının (heart disease) yüzde 10,5'inin öldüğü görüldü.
Daily Mail

Bu durum, doktorların ve hastanelerin, özellikle hastalığın erken aşamalarında hastalar hakkındaki düşüncelerini değiştirebilir. Ayrıca bu bilgi, COVID-19 pandemisine karşı savaşta ikinci bir cephe açabilir. Önceden kalp problemleri olan insanlarda önlemler alınması gerekebilir ve nihayetinde hayatta kalanlar arasında kalpleri zarar görmüş insanlar için yeni tedavi planlarına ihtiyaç duyulabilir.

New York'taki Montefiore Sağlık Sistemi’nde kalp yetmezliği, kalp nakli ve mekanik dolaşım desteği başkanı Dr. Ulrich Jorde şöyle diyor:

Bu soruyu cevaplamak son derece önemli. Kalpler virüsten etkileniyor mu ve bu konuda bir şeyler yapabilir miyiz? Bu cevap birçok hayat kurtarabilir.

Virüs ya da Hastalık?

Bu yeni hastalığı anlamaya çalışırken, ortaya çıkan kalp problemlerinin virüsten kaynaklanıp kaynaklanmadığı ya da vücudun buna tepkisinin bir yan ürünü olup olmadığı sorusu, doktorların karşılaştığı kritik bilinmeyenlerden biri haline geldi. Virüsün kalbi nasıl etkilediğini belirlemek zordur çünkü sadece ciddi bir hastalık kalp sağlığını etkileyebilir.

Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi'nde kardiyoloji profesörü ve tıp dergisi JAMA'da kardiyoloji editörü olan Dr. Robert Bonow şöyle diyor:

İleri derecede zatürreden ölecek biri nihayetinde kalp durmasından ölecektir. Sisteminize yeterince oksijen alamıyorsanız her şey daha da karışıklaşır.

Ancak Bonow ve diğer birçok kardiyak uzmanı, COVID-19 enfeksiyonunun dört veya beş şekilde kalbe zarar verebileceğine düşünüyor. Onlara göre bazı hastalar, bu yolların birden fazlasından hemen etkilenebilirler.

Doktorlar uzun süredir, ciddi bir tıbbi olayın ve hatta kalça ameliyatı kadar basit bir operasyonun bile kalbe zarar vermek için yeterli stres yaratabileceğini biliyorlardı. Ayrıca, pnömoni gibi bir durum vücutta yaygın inflamasyona (iltihap) neden olabilir. Bu da, arterlerdeki plakların kararsız hale gelmesine ve kalp krizlerine neden olabilir. İnflamasyon ayrıca, kalp kaslarının zayıflamasına ve nihayetinde kalp yetmezliğine yol açabilen miyokardit (kalp kası iltihabı) olarak bilinen bir duruma neden olabilir.

Yalnız Bonow, COVID-19 hastalarında gözlenen kalp kasındaki hasarın doğrudan virüsden kaynaklı olabileceğini söylüyor. İlk araştırma, yeni koronavirüsün akciğerlerdeki belirli reseptörlere yapıştığını ve aynı reseptörlerin kalp kasında da bulunduğunu gösteriyor.

Çin’den Gelen İlk Veriler

Mart ayında, Çin'den bazı doktorlar COVID-19 hastalığı olan hastalar arasında yaygın kardiyak problemlerine dair ilk bakış açılarını sundukları iki çalışma yayınladılar. Bu iki çalışmada, hastanede yatan 416 hasta incelendi. Araştırmacılar bu hastaların % 19'unun kalp hasarı belirtileri gösterdiğini buldular ve bu hastaların %51’i kalp hasarından öldü.

Koronavirüs enfeksiyonlarından önce kalp hastalığı olan hastalarda daha sonra da kalp hasarı oluşması daha olasıdır. Ancak, daha önce kalp hastalığı olmayan bazı hastalar da kalp hasarı belirtileri gösterdiler. Aslında ilginç olan, enfeksiyonları sırasında kalp hasarı oluşan ve önceden kalp rahatsızlıkları olmayan hastaların ölümünün, önceden kalp hastalığı olan hastalara göre daha fazla olmasıydı.

Bazı hastaların neden diğerlerinden daha fazla kardiyak etkisi yaşadıkları belirsiz. Bonow bunun genetik yatkınlıktan kaynaklanabileceğini veya daha yüksek viral yüklere maruz kaldıklarından kaynaklanabileceğini söylüyor.

Jorde, bu belirsizliklerin, COVID-19 hastalarında kardiyak belirtilerinin daha yakından izlenmesi gereğinin altını çiziyor. New York, Washington eyaleti ve diğer sıcak noktalardaki doktorlar virüsün kalbi nasıl etkilediğini anlarlarsa, klinisyenler diğer şehirlerde de COVID-19 hastalarını kolayca sınıflandırıp, risk puanı vererek rehberlik sağlıyabilirler. Jorde şunları söylüyor:

Belki de virüsün kalbi doğrudan etkilediğini varsaymalıyız ama bunu bulmak çok önemli.

Engellerle Yüzleşme

Bununla birlikte, kriz ortasında veri toplamak çok zor. İdeal olarak doktorlar, kalp kasına virüs bulaşıp bulaşmadığını belirlemek için kalbin biyopsilerini alırlar.

Ancak COVID-19 hastaları çoğu zaman o kadar hastalar ki, invaziv prosedürlerden geçmeleri zor oluyor. Daha fazla test, sağlık çalışanlarını ekstra virüse maruz bırakabilir. Birçok hastane, odaya ek personel getirmekten ve sınırlı sayıda maskeleri veya diğer koruyucu ekipmanlari kullanmaktan kaçınmak için hastalar üzerinde elektrokardiyogram kullanmıyor.

Yine de, New York'taki Columbia Üniversitesi Irving Tıp Merkezi'nde girişimsel bir kardiyolog olan Dr. Sahil Parikh, hastanelerin gereken testleri sipariş etmek ve tıbbi kayıtlarda bulguları girmek için uyumlu bir çaba harcadıklarını söylüyor ve ekliyor:

Hepimiz farkındayız çünkü öncü konumundayız; iyi ya da kötü, bilgi derlememiz ve bu alanda ilerlemeye yardımcı olmak için kullanmamız gerekiyor.

Gerçekten de hastalardaki artışa rağmen, doktorlar veri toplamaya, eğilimleri derlemeye ve bulgularını neredeyse gerçek zamanlı olarak yayınlamaya devam ediyorlar. Parikh ve birkaç meslektaşı, yakın zamanda COVID-19'un kardiyak komplikasyonları hakkında bilinenleri derlediler, makaleyi hemen çevrimiçi hale getirdiler ve makale basılmadan önce yeni bulgular eklediler.

New York, New Jersey ve Connecticut'taki kardiyologlar, COVID-19 bilgilerini, en az 150 üyesi olan bir WhatsApp grubu aracılığıyla paylaşıyorlar. New York hastaneleri kriz koşullarında çalışsalar da, doktorla, koronavirüs hakkında öğrendiklerinin başka bir yerde bilimsel geçerlilikle paylaşılabilmesini sağlamak için klinik çalışmalarda yeni ilaçlar ve tedavileri test ediyorlar.

Bu çalışma, hali hazırda hastanelerin COVID-19 ile başa çıkma şekillerinde değişikliklere neden oldu. Doktorlar, enfeksiyonun kalp krizini taklit edebileceğini buldular. Şüphenilen tıkanıklığı gidermek için hastaları kardiyak kateterizasyon laboratuvarına götürdüler ki, hastanın gerçekten sadece kalp krizi geçirmediğini ancak COVID-19 hastası da olduğunu tespit ettiler.

Yıllar boyunca hastaneler, şüpheli kalp krizi hastalarını doğrudan kateterizasyon laboratuvarına gönderdiler çünkü doktorların kalpteki tıkanıklığı bir balonla giderebileceği süreyi kısaltmayı amaçlıyorlardı. Kapıdan balona kadar geçen zaman, hastanelerin kalp krizlerini ne kadar iyi tedavi ettiğinin önemli bir ölçüsü haline gelmişti. Parikh şöyle açıklıyor:

Şu anda bunun bir adım gerisinden gidiyoruz ve hastaların kısaca değerlendirilebilmeleri için acil servise getirilmesini distiyoruz. Böylece şunları belirleyebiliyoruz: COVID-19 için gerçekten yüksek risk altında olan biri mi? Kalp krizi diye öngördüğümüz durum, gerçekten kalp krizi mi?

Yeni protokollere göre, bir kardiyolog getirmek gerekiyor ve tıkanıklığı doğrulamak için EKG veya ultrason çekmek gerekiyor. Parikh ekliyor:

Bunu büyük ölçüde, hastayı gereksiz prosedürlerden korumak için yapıyoruz ama aynı zamanda laboratuvarında ne tür kişisel koruyucu ekipman kullanacağımıza karar vermemize yardımcı olmak için yapıyoruz.

Sonuç

Virüsün kalbi nasıl etkilediğini anlamak, doktorların hastaları hayatta tutmak için hangi tedavileri takip edeceklerini belirlemelerine yardımcı olacak.

Jorde, kalp hasarı olan COVID-19 hastalarının iyileştikten sonra, uzun süreli etkileri olabileceğini söylüyor. Ancak, viral enfeksiyon temizlendikten sonra çeşitli kalp hasarı formları için etkili olabilecek tedavilerin mevcut olduğunu söylüyor.

Yine de, bu pandemi sakinleştikten sonra başka bir yaygın sağlık hizmeti dalgası gerekecek gibi görünüyor.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 5
  • Tebrikler! 6
  • Bilim Budur! 6
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 2
  • Merak Uyandırıcı! 4
  • Üzücü! 5
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 1
  • Korkutucu! 8
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 01/06/2020 03:22:28 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8510

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Güncel
Deri
Balıklar
Lgbt
İlaç
Mit
Maymun
Ay Ve Dünya
Ara Geçiş Türleri
Böcekler
Ölüm
Oyun Teorisi
Yaşlılık
Farmakoloji
Genel Görelilik
Bilim Tarihi
Sağlık Personeli
Jinekoloji
Balıkçılık
Yapay Seçilim
Sağlık Bilimleri
Etimoloji
Önlem
Doğa Yasaları
Kozmik Mikrodalga Arkaplan Işıması (Cmb)
Zehirli Mantar
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Eğer ki uzaylılar Dünya'ya gelseydi, onlara halen enerji kaynağı olarak yerin derinliklerinden fosil yakıt çıkardığımızı söylemeye utanırdım.”
Neil deGrasse Tyson
Geri Bildirim Gönder