Robotlara Duygusal Olarak Bağlanmak...

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Oturma odanızı süpürmek için vaktiniz mi yok? Bırakın bununla Roomba ilgilensin. Bir patlayıcıyı etkisiz hale getirmek için bir askerin hayatını riske atmak istemiyor musunuz? İsterseniz bunu bir robot yapsın.

İnsanlara göre pis ve tehlikeli olan işleri yapmaları için robot kullanmak gittikçe yaygınlaşan bir durum. Ama araştırmacılar, bazı durumlarda insanların robotlara sanki robotlar evcil hayvanları, arkadaşları ve hatta kendilerinin bir uzantısıymış gibi davrandıklarını buldu. Bu akla şu soruyu getiriyor: Eğer bir asker bir saha robotuna insani veya hayvani anlamlar yüklerse, bu robotları nasıl kullandıklarını etkiler mi? Robotu tehlikeli durumlara gönderemeyecek kadar umursarlarsa, ne olur? 

Bu Washington Üniversitesi'nden doktorasını yeni alan Julie Carpenter'ın cevabını merak ettiği bir soruydu. Carpenter bu yüzden; robotları, patlayıcıları etkisiz hale getirmek için kullanan iyi eğitimli Explosive Ordnance Disposal (patlayıcı madde imha) askeri personeliyle, her gün robotlarla çalışmanın nasıl hissettirdiğiyle ilgili bir röportaj yaptı. Çalışmasının bir kısmı, askerlerin robotlarla olan ilişkisinin karar verme becerilerini ve dahası görevin sonucunu etkileyip etkilemeyeceğini içeriyordu. Kısaca, robot bir insan olmadığı halde robotun zarar görmesi veya havaya uçması bir askere nasıl hissettirecekti? 

Amerika'nin patlayici madde imhasi için kullandigi robotlardan biri Irak'ta ev yapimi bir bombanin telini çekerken. 
Amerika'nın patlayıcı madde imhası için kullandığı robotlardan biri Irak'ta ev yapımı bir bombanın telini çekerken. 

Carpenter'ın bulduğu ise askerlerin robotlarla olan ilişkilerinin teknoloji değiştikçe gelişmeye devam ettiğiydi. Askerler Carpenter'a, robotlarıyla bağ kurmanın performanslarını etkilemediğini ama robotları zarar gördüğünde hüsran, öfke ve hatta üzüntü gibi bir çeşit duyguları hissettiklerini söylemişler. Bu durum Carpenter'ın savaşın sonucunun, insan-robot bağından veya bazı operatörlerin tanımladığı gibi robotu kendi uzantısı olarak görme hissinden dolayı tehlikeye atılıp atılmadığını merak etmesine neden olmuştu. Askeriyenin bir sonraki saha robotlarını tasarlarken bu sorunlara dikkat edeceğini umuyor. 

Tezini şimdi insan-robot etkileşimleri olarak bir kitapta toparlayan Carpenter, Amerika'nın her yerinden ve her askeri branştan 23 patlayıcı madde personeliyle (22 erkek ve 1 kadın) röportaj yaptı.

Bu birlikler; kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer silahları etkisiz hale getirmek için eğitildi. Birlikler, başkan dahil olmak üzere üst düzey memurların güvenliklerinden sorumlular ve büyük uluslararası etkinliklerin güvenliklerinin de bir kısmını oluşturuyorlar. Askerler, robotları bir şeyin yerini belirlemekte, incelemekte, bombaları etkisiz hale getirmekte, gelişmiş gözcülükte ve keşifte kullanıyorlar. Robotlar, insanları tehdit eden riskleri azaltmak için kullanılan önemli araçlar olarak görülüyorlar.

Bazı askerler Carpenter'a robotların hareket edişinden onları kimin kontrol ettiğini söyleyebileceğini demiş. Gerçek şu ki; bazı robot teknisyenleri, robotlarını kendilerinin bir uzantısı olarak gördüklerini, teknik kısıtlamalar veya mekanik sorunlar yüzünden kendilerini yılgın hissettiklerini rapor etmişler.

Robot kullanmanın artıları açıkça görülebiliyor; insan hayatı için var olan riskleri minimuma indiriyorlar, kimyasal ve biyolojik silahlar için dayanıklılar, onları görevlerinden alıkoyabilecek duyguları yok ve insanlar gibi yorulmuyorlar. Ama robotların da bazen teknik sorunları olabiliyor veya bozulabiliyorlar. Ayrıca robotların insan gibi hareket kabiliyetleri yok, bu yüzden askerlerin direkt olarak patlayıcılarla çalışması bazen daha etkili olabiliyor.

Araştırmacılar çok önceden insanların nasıl cansız objelere (bir araba veya bir çocuğun oyuncak ayısı) bağlanabildiğini belgelemişlerdi. Carpenter'ın çalışmasındaki personeller robotları birer mekanik araç olarak tanımladıklarını söyledikleri halde çoğunlukla onları insanlaştırıyorlardı, onları insan veya hayvan olarak benimseyebiliyorlardı. Bunu yaparken onlara cinsiyet yüklüyorlardı ve makinelere karşı bir empati geliştiriyorlardı. Carpenter şöyle söylüyor:

"Robotun bir araç olduğu konusunda gayet emindiler, ama aynı zamanda cevaplarındaki yapılar gösteriyor ki bazen robotlarla olan etkileşimleri bir insanla veya hayvanla olan etkileşimlerine birçok yönden benziyor." 

Carpenter'ın konuştuğu çoğu asker, robotlarına isim veriyordu. Genellikle bir ünlünün, şuan ki eşlerinin veya kız arkadaşlarının (ama asla eskiler değil) isimlerini veriyorlardı. Buna rağmen; askerler Carpenter'a robotlarını tehlikeli işlere gönderdiklerinde, robotların zarar görmesi ihtimalinin karar vermelerini etkilemediklerini söylemişler.

Askerler Carpenter'a, robotlarının parçalanmasına ilk tepkilerinin pahalı bir ekipmanı kaybetmelerinden dolayı öfke olduğunu söylemişler, ama bazıları kayıp duygusunu da tarif etmiş. Carpenter şunları söylüyor:

"Bir robot kullanılamaz hale geldiğinde önemli bir araç olduğu için kızdıklarını söylediler ama sonra 'zavallı küçük adam' diye eklediler cümlelerine veya onun için bir cenaze düzenleyebileceklerini söylediler. Bu robotlar, onların her gün baktıkları, güvendikleri ve kullandıkları hassas araçlar. Ayrıca robotlar, Patlayıcı Madde İmhası personellerini zarardan uzak ve güvenli bir mesafede tutmak için etrafta hareket halinde olup takım üyelerinden biri gibi davranırlar." 

Bu askerlerin şu an kullandıkları robotlar insana veya hayvana benzemiyorlar. Askeriye şimdilerde, insana veya hayvana daha çok benzeyen; daha atik ve merdiven çıkmada, kısıtlı alanlarda manevra yapmada, doğada zor şartlarda dayanabilme konusunda daha iyi olabilecek robotlara yönelmiş durumda. Carpenter bu insan-hayvan görünümlü robotların, askerlerin mantıklı karar verme kabiliyetlerini nasıl etkileyeceğini merak ediyor, özellikle eğer askerlerden biri bu robotlara bir partner veya evcil hayvanmış gibi duygusal yakınlık gösterirse. Carpenter şöyle diyor:

"Birinin robota karşı bir araç olmasından çok daha öte hisleri olduğu için robotu kullanırken duraksamasını istemezsiniz. Eğer bir şeye duygusal olarak bağlanırsanız, bu sizin karar vermenizi etkiler." 


Yazan:

Kaynak: Bu yazı University of Washington sitesinden çevrilmiştir.

NASA'ya Kola ve Mentos Mektubu...

Kanserle Savaşmak: Kanser Genom Atlası Pan-Kanser Analiz Projesi

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim