Robot, Evrimi Taklit Ederek Kendi Çocuklarını Üretti ve Evrimleştirdi!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bir robot, hiçbir insan müdahalesi olmaksızın, her bir nesilde bir öncekinden daha başarılı nesiller üretecek şekilde kendi yavru robotlarını üretti! 

PLOS One dergisinde yayınlanan araştırmada, Cambridge Üniversitesi mühendisleri özel ekipmanlarla donatılmış ve Evrensel Robotlar serisinden bir UR5 robotik kolu ve tutucuyu sadece hareket edebilecek şekilde programlamakla kalmadılar, aynı zamanda anne robotun ilk çocuklarının performansından yola çıkarak giderek daha başarılı olanları üretebilmesini sağladılar. Araştırmacılar, bu şekilde belli bir grup robottan başlayarak giderek daha başarılı robotlar üretme davranışının, evrimin bir çeşidi olduğunu söylüyor.

Projeyle ilgili verdikleri demeçte Cambridge Üniversitesi Mühendislik Bölümü'nden Dr. Fumiya Lida, ETH Zürih'ten araştırmacılarla birlikte çalıştıklarını belirtti ve şunları ekledi:

"Doğal seçilim, çok basit bir anlamıyla, üremek, test etmek, tekrar üremek, tekrar test etmek ve bu şekilde devam etmek üzerine kurulu bir süreçtir. Robotun da özünde yaptığı budur. Aslına bakacak olursanız, robot 'türlerinin' gelişimi ve çeşitlenmesini bizzat gözleyebilmekteyiz."

Tabii ki anne robotun ürettiği yavru, Star Wars'daki C-3PO gibi bir şey olduğunu söyleyemeyiz. Robot bebekler 3 boyutlu yazıcı ile üretilen, tek kenarı 6 santimetre olan ve tek bir motoru barındıran mavi kutucuklar... Anne robot, motorize bir kübü diğerine bağlamak için uhu (yapışkan) kullanıyor. Bebek robotlar bir kere üretildi mi, bilgisayar bir kamera kullanarak bebek robotların hareketlerini analiz eder ve bu bilgiyi anne robota iletir. Anne robot da bu bilgiyi kullanarak tasarımını değiştirir. Bunu yaparken, küplerin özelliklerini tanımlayan "genleri"ni değiştirir. Böylece daha başarılı robotlar "doğurabilir".

Anne robotların, bebek robotlar üretme süreci araştırmacılar tarafından bu yaratım sürecinin "genom" parçası olarak tanımlanmaktadır. Bir diğer deyişle, her bir bebeğin genetik izini üreten süreç budur. Bu genler de, gelişim sürecinin bir parçasıdır.

Yazılım içerisinde gerçek dünyada işleyemeyecek bazı yapıları önleyecek kısımlar da bulunuyordu. Örneğin motoru olmayan, aşırı ağır olan, bir motorun kaldıramayacağı hareketler yapması beklenen her tasarım, Anne Robot tarafından elendi. Böylece hareketsiz robotların üretilmesi engellenmiş oldu. Tıpkı doğada zayıf veya uyumsuz olanların ölerek veya üreyemeyerek elenmesi gibi... Ancak yine de burada belirtmemiz gerekir ki, bu robot evriminde gözlediğimiz aslında nesil-bazlı olan biyolojik evrim değildir. Dr. Fumiya şöyle söylüyor:

"Aslında bu sürece evrim demek birazcık yanıltıcıdır. Çocuk bir robot hiçbir zaman anne robot rolüne erişememektedir. Bunun yerine burada yaptığımız, bir çeşit hiper-inter-nesilsel evrimdir. Evrimin tamamı tek bir robot ailesi içerisinde olup bitmektedir."

Bu işlem sonucunda anne robot 10 nesil (yani 100 robot bebek) üretti. Bu araştırmada deney 5 defa tekrar edildi (yani 500 robot bebek incelendi). Her bir üretim yaklaşık 1 saat sürdü; dolayısıyla araştırma da toplamda 4 seneyi aştı. Araştırmacıların iddiasına göre anne robot sadece daha başarılı hareket edebilen robotlar üretmekle kalmadı; ancak daha da önemlisi, robot hiçbir insanın aklına gelmeyecek kombinasyonları üretmeyi başardı.

"Peki bu evrimleşmiş robotlarla ne yapacağız? Robotik bir perspektiften bakacak olursanız, robotlarımız şu anda hiç de yaratıcı değildir. Şu anda fabrikalara sıkışıp kalmış haldedir. Aynı şeyleri sürekli yapıp dururlar. Biz bu robotları daha yaratıcı veya adaptif yapıp yapamayacağımızı merak ediyoruz. Örneğin üreteceğimiz tüm evler aynı olsa da, farklı zeminlerde bunlar inşa edilecek olursa, bu adaptif robotları kullanabiliriz. Şu anda insan işçileri bununla uğraşmak zorundadır. Bizse, üretim sürecimizin ev yapım işlemine uygulanıp uygulanamayacağını araştırıyoruz. Böylece gelecekte çok daha ucuza ve hızlı bir şekilde evler inşa edebiliriz."

Hemen akla gelen şey, son yıllarda hızla yükselen robot fobisine bu araştırmaların nasıl etki edeceğidir. Fumiya şöyle söylüyor:

"Bu endişeleri kestirip atamayız. Her yeni teknoloji tehlikeli olabilir. Her yeni teknolojinin iyi tarafları ve kötü tarafları vardır. Belki 50 yıl sonra bunlar tehlikeli hale gelebilecektir. Ancak biz onları, bundan çok daha önce çözmüş olacağız."

Kaynak: Mashable

Yatay Göz Bebeğine Mi Sahipsiniz? Muhtemelen Avsınız!

Mutluluğun Arkasındaki Bilim: Nasıl Mutlu Oluyoruz?

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim