Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Prusya Mavisi Nedir? Sanatta Devrim Yaratan Bu Pigment, Nasıl Oldu da Yanlışlıkla Keşfedildi?

8 dakika
28,661
Prusya Mavisi Nedir? Sanatta Devrim Yaratan Bu Pigment, Nasıl Oldu da Yanlışlıkla Keşfedildi? wikidata
Prusya mavisinin kullanıldığı bilinen ilk tablo
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?

  • Mavi renk, tarih boyunca nadirliği ve yüksek maliyeti nedeniyle zenginlik ve kutsallık simgesi olmuş, 1704'te Almanya'da kazara keşfedilen Prusya mavisi ile ucuzlayarak sanat ve ticarette devrim yaratmıştır.
  • Pigmentler, ışığın belirli dalga boylarını seçici olarak emen maddelerdir ve organik ile inorganik olarak sınıflandırılır; Prusya mavisi, farklı değerlikteki demir iyonlarının elektron transferiyle mavi rengini oluşturur.
  • Prusya mavisi, sanatçılar tarafından melankoli ve derin duyguları ifade etmek için kullanılmış, ayrıca radyoaktif zehirlenmelerde tedavi amacıyla içilerek zararlı elementlerin vücuttan atılmasına yardımcı olmuştur.

Mavi rengin hayatımızdaki yeri oldukça büyüktür. Sahil kenarında yürüyüş yaparken masmavi gökyüzünün altında onun yansıdığı masmavi deniz ile huzur buluruz. Mavi renk hakkında yazılmış onlarca şiir vardır. Genelde huzuru ve sükuneti temsil eden bu rengin, bir zamanlar zenginliği temsil edebileceğini hiç düşünür müydünüz?

Az bulunanın değeri her zaman artar, bunu pekâlâ biliyoruz. Bir zamanlar mavi rengin başına gelenin de bu durumdan hiçbir farkı yoktur. On sekizinci yüzyıla kadar mavi, çok değerli bir renkti. Belirtilen dönemden önceki sanat eserlerine baktığınızda, mavi rengin oldukça nadir olduğunu görebilirsiniz. Genellikle mavi, dini resimlerde ve çoğunlukla en kutsal insanların kıyafetlerini renklendirmek için kullanılırdı.

Bu değerli boyayı üretmek için kullanılan pigment, laciverttaşı olarak da bilinen ve bir metamorfik kayaç olan lapis lazulinin öğütülmesinden elde edilen ultramarindi. Ultramarin, Latince "denizin ötesinde" anlamına gelen ultramarinus kelimesinden gelmekteydi; çünkü pigment, gerçekten de 14. ve 15. yüzyıllarda Avrupa'ya denizin ötesinden, Afganistan madenlerinden İtalyan tüccarlar aracılığıyla ithal olarak geliyordu. Bu da mavi rengin neden bu kadar pahalı ve nadir olduğunu açıklıyor.

Tüm Reklamları Kapat

Tüm bunlar, 1700'lerin başında Almanya'dan çıkan ve Prusya mavisi adı verilen ilk sentetik pigmentlerden birinin piyasaya sürülmesi ile değişti. Şimdi pigmentin ne olduğuna ve nasıl çalıştığına bakalım.

Pigment Nedir ve Nasıl Çalışır?

Sir Isaac Newton, devrim niteliğindeki metni Opticks'i yayınladığında yıl, 1704 idi. Kitap, ışığın prizmalar ve merceklerle kırılması, yakın aralıklı cam tabakaları tarafından ışığın kırılması ve spektral ışıklar veya pigment tozları ile renk karışımlarının davranışı aracılığıyla ışığın temel doğasını analiz ediyordu. Tesadüf o ki Heinrich Diesbach adlı Alman boya üreticisi, doktor arkadaşının laboratuvarında kazara mavi bir pigment ürettiğinde de yıl, yine 1704'ü gösteriyordu. Aynı tarihe denk gelen bu iki önemli gelişmenin biri ışık ve renk yasalarının bilimsel olarak anlaşılmasını incelerken, diğeri sanata yön verecekti.

İnsanlığın kendini ifade ediş şekli zamanla değişse de ilk insanlardan günümüz ressamlarına kadar pigmentlerin kullanımı ortaktı. Kaba Taş Devri ve Cilalı Taş Devri insanlarının birbirleriyle iletişim kurmak için Paleolitik ve Neolitik mağaralara çizdiği resimlerde kullandığı pigmentler, kömür ve öğütülmüş mineraller gibi doğal kaynaklardan geliyordu. Örneğin siyah renk için karbon, kırmızı renk için toprak pigmentlerinden kırmızı hardal (Fe2O3) ve sarı renk için de yine bir toprak pigmenti olan sarı hardal (Fe2O3•H2O) kullanılmaktaydı.

Pigmentlerin tarihinin çok eskiye dayandığını anladık; peki ama pigmentler nasıl oluşuyor ve gözümüz bu pigmentleri nasıl algılıyor? Burada işin içine biraz fizik, biraz da kimya giriyor. Kısaca tanımlamak gerekirse pigment, ışığın dalga boyunu seçici olarak emdiği için belirli bir renkte görünen maddedir.

Tüm Reklamları Kapat

Sıvı içindeki pigment, bir süspansiyon oluşturur. Yani pigment sıvıda çözünmez ve heterojen bir karışım elde edilir. Buna karşılık, bir boya ya sıvı bir renklendiricidir ya da bir çözelti oluşturmak için bir sıvı içinde çözülür. Bazen çözünür bir boya, bir metal bileşiği ile etkileşerek çözünmeyen hale getirilmiş organik boyalardan oluşan metal tuzu pigmentine çöktürülebilir. Bu şekilde bir boyadan yapılan pigmente göl pigment (İng: "lake pigment") denir.

Pigmentleri organik pigmentler ve inorganik pigmentler olarak ikiye ayırabiliriz. Organik pigmentler, yapılarında karbon atomu bulunduran pigmentlerdir. Genelde sentetik olarak elde edilirler; çünkü doğal halde az bulunurlar. İnorganik pigmentlerde ise karbon bulunmaz ve çoğunlukla doğal yollardan, örneğin köklerden, yemişlerden, böcek kabuklarından veya minerallerden elde edilirler.

Bilindiği üzere organik moleküllerde çift bağlar arasında birer tek bağ varsa bunlara konjuge çift bağ denir. Birçok konjuge çift bağ sistemleri, bazı organik pigmentlerdeki ışığı emer. İnorganik pigmentler ise elektron transferi ile ışığı emebilir. Örneğin Çin kırmızısı olarak da bilinen vermilyon, ışığı emer ve kükürt anyonundan (S2-) bir metal katyonuna (örneğin Hg2+) bir elektron aktarır. Yük transfer kompleksleri, beyaz ışığın çoğu rengini ortadan kaldırır, geri kalanını belirli bir renk olarak görünecek şekilde yansıtır veya saçar.

Pigmentlerin, ışığın dalga boylarını seçici olarak emdiğini söylemiştik. Gelen ışığın spektrumu bir pigmentin görünümünü etkiler. Bu nedenle bir pigment güneş ışığı altındayken, floresan aydınlatma altında olduğuyla tamamen aynı renkte görünmeyecektir; çünkü farklı bir dalga boyu aralığı yansıtılmaya veya saçılmaya bırakılmaktadır.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Dolayısıyla bir pigmentin rengi temsil edildiğinde, ölçümün yapıldığı laboratuvarın ışık rengi belirtilmelidir. Genellikle bu, Güneş ışığının renk sıcaklığına karşılık gelen 6500 K'dir.

Işığın dalga boyunun bir fonksiyonu olarak fotosentetik pigmentlerin bağıl absorbansı
Işığın dalga boyunun bir fonksiyonu olarak fotosentetik pigmentlerin bağıl absorbansı
ResearchGate

Prusya Mavisinin Keşfi

1704 yılında Alman doktor Johann Conrad Dippel, Berlin'deki laboratuvarını, daha önceden de yaptığı gibi, pigment üreticisi arkadaşı Johann Jacob Diesbach ile paylaşıyordu. Diesbach, kırmızı bir göl pigment üretmeye çalışıyordu. Her zaman yaptığı gibi, o gece de kabuk renginden dolayı kullandığı kermes böceklerini aldı, kaynattı. Üzerine şap, demir sülfat ve potasyum ekleyecekti; ancak bir sorun vardı: Potasyumu kalmamıştı.

Jacob Diesbach, Dippel'den potasyum rica etti. Laboratuvarını paylaşan Dippel, tabii ki potasyumunu da seve seve paylaşacaktı; ancak bu potasyum kullanılmış, hayvan kanının damıtıldığı hayvansal yağ ile pislenmiş, dolayısıyla atılması gereken bir potasyumdu. Bu potasyum, hekzasiyanoferrat ile kontamine olmuştu.

Diesbach; kontamine potasyumu demir sülfat ile karıştırdığında, beklediği güçlü kırmızı yerine çok soluk bir kırmızı elde etti. Daha sonra konsantre etmeye çalıştı; ancak beklenenin aksine koyu kırmızıya dönmek yerine, önce mor, daha sonra da derin mavi bir renk aldı. İşte ilk sentetik mavi pigment olan "Prusya mavisi", yanlışlıkla, böyle yaratıldı.

Prusya Mavisinin Kimyası

Hekzasiyanoferrat iyonları, altı siyanür grubuyla çevrili Fe2+ iyonlarının oktahedral düzenlemeleridir. Bu oktahedralar daha sonra bazı köşelerde Fe3+ iyonları ile bağlanır ve su molekülleri kalan boşluklara oturur. Bu nedenle siyanür gruplarından nitrojen atomlarının ve sudan gelen oksijen atomlarının bir karışımıyla Fe3+ iyonları da oktahedral olarak koordine edilir.

Tüm Reklamları Kapat

Burada anlaşılması gereken önemli şey, Fe2+ iyonlarının Fe3+ iyonlarından farklı bir çevrede oturduğudur. Elektronik ortamdaki bu farklılık, iki iyonu içeren moleküler orbitallerin farklı olduğu anlamına gelir. Sonuç olarak Prusya mavisi, rengini, iki farklı değerlik durumundaki demirin varlığına borçludur. Bu da elektronların bir yörüngeden diğerine kolaylıkla hareket etmesine izin verir ve elektromanyetik dalga boylarının turuncu/kırmızı kısmında çok güçlü bir absorbsiyona neden olur. Yani ışık, Prusya mavisi kristalleri üzerinde parladığında turuncu/kırmızı ışık emilir ve bir elektron Fe2+ iyonundan Fe3+ iyonuna aktarılır.

Atomlar arasındaki bu yük transferi sırasında elektron, bir moleküler orbitalden farklı bir atoma ait olana atlar ve bu sıçramayı yapmak için gereken enerji, ışığın dalga boyuna eşittir. Emilmeyen ışık yansıtılır ve bu yüzden Prusya mavisini mavi olarak görürüz.

Kapalı formülü Fe4[Fe(CN)6]3 olan Prusya mavisinin gösterimi
Kapalı formülü Fe4[Fe(CN)6]3 olan Prusya mavisinin gösterimi
acs.org

Prusya Mavisinin Ticaret, Sanat ve Sağlıkta Yeri

Ticaret

Afganistan dağlarından çıkarılan lapis lazulinin öğütülmesiyle üretilen ultramarinin yüksek fiyatı, mavinin genellikle dini resimler, özellikle de Meryem Ana tasvirleri için ayrıldığı anlamına geliyordu. Ultramarin fiyatının yaklaşık onda biri maliyetinde olan Prusya mavisi, üretimi ve piyasaya sunulması sayesinde sanatta yeni bir dönem başlattı.

Tüm Reklamları Kapat

Ressamların paletine yeni bir renk eklendi. Artık mavi, saraya ait olmaktan çıkmıştı. 1709 tarihinde ressam Pieter van der Werff'in resmettiği İsa'nın Mezarı, Prusya mavisinin kullanıldığı (bilinen) ilk tablodur. Dünyanın en nadide pullarından olan ve 1847'de basılan Mauritius 2p Blue, Prusya mavisi ile basılmıştır. Bilinen on iki örneğinin her biri yaklaşık 1 milyon sterlin değerindedir ve bu da en çok arzu edilen pullardan biri olmasına sebep olmaktadır.

Mauritius 2p Blue pulu
Mauritius 2p Blue pulu
Alux

Sanat

1832'de kimyager Willliam Winsor ve sanatçı Henry Newton'ın kurduğu Winsor & Newton adlı boya markası, 1878'de Prusya mavisi ve Antwerp mavisi (beyazla karışık Prusya mavisi) gibi buna dayalı diğer boyaları satıyordu. Onu kullanan ünlü sanatçılar arasında Gainsborough, Constable, Monet, Van Gogh ve Picasso bulunmaktadır.

Birçok sanatçı, daha derin duyguları iletmek için Prusya mavisini kullanmıştır. Pablo Picasso'nun 1901 ile 1904 yılları arasında yaptığı ve "Mavi Dönem" olarak adlandırılan çalışmalarında yeşil ve gri pigmentlere ek olarak Prusya mavisini eserlerine melankolik bir gölge vermek için kullandığı bilinmektedir.

Sağlık

Radyoaktif terörizm ve savaştan kazara veya kasıtlı olarak yüksek miktarda radyoaktif sezyum-137 veya talyuma maruz kalınmasının ardından uygulanan dahili kontaminasyonun tedavisinde de Prusya mavisine rastlıyoruz. Genelde ağızdan alınacak şekilde hastalara Prusya mavisi uygulanırsa pigment kimyasal olarak elemente bağlanır ve onları bağırsakta yakalar. Böylece radyoaktif maddeler emilerek kan dolaşımına katılmak yerine doğal yollarla vücuttan uzaklaştırılır. Böylece, talyum ve sezyum zehirlenmesinin neden olduğu herhangi bir olumsuz semptom büyük ölçüde hafifletilir.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Matt Haig Tüm Kitaplar Seti (8 Kitap)

Gece Yarısı Kütüphanesi
“Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var,” dedi. “Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün…Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?”

Nora Seed berbat halde. Kedisi öldü. İşinden kovuldu. Abisi onunla konuşmuyor. Kimsenin ona ihtiyacı yok. Art arda alınmış kötü kararların sonucunda bir kütüphanede buluyor kendini. Zamanın hiç akmadığı bir gece yarısı kütüphanesinde, sonsuz sayıda kitabın ortasında… Kitapların her birinde Nora’nın farklı bir hayatı yazılı. Başka kararlar verseydi yaşamış olabileceği hayatlar. Farklı kariyerler, farklı eşler, farklı arkadaşlar, farklı şehirler arasında gidip gelen Nora’nın aklı sorularla doluyor. Mutluluk sadece önemli sandığımız seçimlerde mi gizli? Yanlış giden her detayın sorumlusu gerçekten biz miyiz? Hayatı yaşanılır kılan ne? Yanlış bir karar insanın tüm hayatına mal olabilir mi?

İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden Matt Haig; Nora’nın pişmanlıklara, ihtimallere ve yeniden seçme imkânına dair çıktığı bu yolculukta, ona eşlik edecek okurlara sürükleyici ve insanın en temel sorunlarını konu alan bir kurgu sunuyor.

İnsanlar
“Bu satırları okuyanlarınızın büyük çoğunluğunun, insanların bir mitten ibaret olduğuna inandığını biliyorum ama ben size onların gerçekten var olduklarını bildirmek üzere buradayım. Bilmeyenler için söyleyeyim, insan dediğimiz şey orta zekâlı ve iki ayaklı bir yaşam formu; evrenin çok ıssız bir köşesinde yer alan küçük ve sulu bir gezegende, büyük ölçüde yanılsamalarla dolu bir varoluş sürdürüyor.”

Yağmurlu bir akşamda Profesör Andrew Martin, önce dünyanın en büyük matematik bilmecesini çözmeyi başarıyor, ardından sırra kadem basıyor. Nihayet bir yol kenarında çırılçıplak halde bulunduğunda, kıyafetsizlikten daha ciddi bir meselesi olduğu ortaya çıkıyor: Andrew Martin artık insanlardan tiksiniyor; görünüşlerinden de yiyip içtiklerinden de bitmeyen şiddet ve savaş arzularından da… Yabancı bir tür arasında kaybolmuş hissediyor kendini. Sevgi ve aile kavramları onda şaşırtıcı bir ilgi uyandırsa da tüm sakinlerinden nefret ediyor bu gezegenin. Newton hariç… Ama o da bir köpek işte…

Sahi, kim bu adam? Onun –ya da herhangi birinin– insanlık hakkındaki tüm fikrini değiştiren şey ne olabilir?

Son yılların en önemli romancılarından Matt Haig, onca karmaşıklığına rağmen hayatın içindeki mutluluğa ve insan doğasına dair alışılmadık bir hikâye sunuyor. İnsanlar, neşeli ve etkileyici bir üslupla “bizi” bize anlatıyor.

Nevrotik Bir Gezegenden Notlar
Dünya aklımızı zorluyor. çılgın ve gergin bir gezegen, telaşlı ve gergin insanlarını yaratıyor; politikadan vücut kitle endeksimize hemen her şey bizi dehşete düşürüyor.

Çılgın bir dünyada çıldırmadan nasıl yaşarız?
Çevremiz kesintisiz anksiyete kaynağına dönüşmüşken nasıl mutlu hissedebiliriz?

Matt Haig, haberlerden sosyal medyaya, iş ortamından bağımlılıklara çevremizi kuşatmış dış etkenlerin “nasıl hissettiğimiz” üstündeki etkisini anlamaya, dijital çağın törelerini sorgulamaya, biraz daha serinkanlı olmaya çağırıyor bizleri. Nevrotik Bir Gezegenden Notlar, anksiyete ve panik atakla uzun yıllar mücadele etmiş bir 21. yüzyıl insanından, böyle bir yüzyılda kendimizi mutlu, bütün ve insan hissedebilmek üzerine kişisel ve yaşam dolu bir bakış. Duygularımızın, sahip olduklarımız kadar mühim olduğunu gösteren, dünyadaki o pek kıymetli vaktimizi nasıl harcadığımızı değiştirebilecek bir kitap.

Rahatlama Kitabı: Suyun Üstünde Kalmamı Sağlayan Düşünceler
Hiçbir şey, pes etmeyen ufacık bir umuttan daha güçlü değildir.

Rahatlama Kitabı, zor günlerden çıkarılmış derslerin ve öyle zamanlarda biraz olsun iyi hissettirecek önerilerin bir derlemesi.

Gece Yarısı Kütüphanesi ve İnsanlar gibi sevilen kitapların yazarı Matt Haig, Rahatlama Kitabı’nda kendi deneyimlerinden öğrendiklerini, Marcus Aurelius, Emily Dickinson, James Baldwin gibi fikirleriyle ilham vermiş isimlerden edindikleriyle harmanlayarak yaşamın iniş ve çıkışları üzerine kısa ve umut dolu metinler sunuyor. Zihnin zindanlar yaratabileceğini ama yanında anahtarlarını da verdiğini gösteriyor bizlere. Mutluluğun ancak “olmanız beklenenleri” bir kenara bıraktığınızda filizlenebildiğini hatırlatarak, yaşama telaşı arasında şöyle bir yavaşlayıp, var olmanın güzelliği ve tahmin edilmezliğinin değerini bilmeyi yüceltiyor.

Bir dostun aklına, sarılmanın huzuruna –ve en kötü zamanlarda bile umudu hatırlamaya– ihtiyaç duyduğunuzda elinizde olmasını isteyeceğiniz bir kitap.

Zamanı Durdurmanın Yolları
Tom Hazard’ın tehlikeli bir sırrı var. 41 yaşında sıradan bir tarih öğretmeni gibi görünse de nadir rastlanan bir hastalık yüzünden aslında yüzyıllardır hayatta. Shakespeare’le aynı sahnede yer almış, Kaptan Cook’la açık denizleri fethetmiş, Fitzgerald’larla içki içmiş. Ama şimdi, tek istediği normal bir hayat sürmek. Kimliğini değiştirmeye devam ettiği sürece geçmişini geride bırakabilir ve hayatta kalabilir.

Yapmaması gereken tek bir şey var, âşık olmak.

İngiltere’nin en önemli yazarlarından Matt Haig’in büyükövgü toplayan, 37 dile çevrilen ve yakında Benedict Cumberbatch tarafından sinemaya aktarılacak kitabı Zamanı Durdurmanın Yolları, insanın kendini kaybedip tekrar bulmasına dair güzel bir roman.

Yaşama Tutunmak İçin Nedenler
“Yaşamak istiyorum. Hayatı yazmak, okumak, hissetmek; yaşamak istiyorum. Göz açıp kapayıncaya dek geçen ömrümüz süresince hissedilebilecek her şeyi hissetmek istiyorum. Depresyondan nefret ediyorum. Ondan korkuyorum. Hatta düşündükçe dehşete düşüyorum. Ama diğer yandan beni ben yapan şey de o. Ve eğer –benim için– yaşamı hissetmenin bedeli buysa, ödemeye değer.”

Yaşama Tutunmak İçin Nedenler, dünyadaki vaktimizi en iyi şekilde geçirebilmek hakkında. Matt Haig yirmi dört yaşındayken kelimenin gerçek anlamıyla uçurumun kenarındaydı ve atlamak üzereydi. Bu kitap onun neden atlamadığının, nasıl iyileştiğinin, anksiyete ve depresyonla yaşamayı nasıl öğrendiğinin hikâyesi. Aynı zamanda, nasıl daha iyi yaşanır, daha iyi sevilir, daha iyi okunur ve daha fazlası hissedilir gibi sorulara dair iyimser ve cesaretlendirici bir keşif yolculuğu.

Haig’in zihninden geçenleri okudukça kendimizi daha iyi görüyor, içimizdeki dehlizlere inmeye daha kolay cesaret ediyoruz. Yaşama Tutunmak İçin Nedenler, iyi hissetmenin mümkün olmadığını düşündüğümüzde, halimizden dolayı suçluluk duymadan, yaşama bir ucundan tutunabilmek için yazılmış alçakgönüllü bir manifesto.

“Muhteşem. Bir oturuşta bitirdim. Dokunaklı, komik, kışkırtıcı ve içten. Depresyondan mustarip olan ya da böyle birini tanıyan herkesin –yani hepimizin– okuması gerek.
S. J. Watson

“Haig’in zihinsel çöküşünün ve iyileşme sürecinin hikâyesi, depresyona dair anlatılar arasında en samimi ve yararlısı.”
Sunday Times

“Hayat kurtarabilecek küçük bir başyapıt”
Joanna Lumley

Devamını Göster
₺1,766.00
Matt Haig Tüm Kitaplar Seti (8 Kitap)

Sonuç

Yüzyıllar boyunca sanatçılar, pigmentlere ağırlıklarının altın karşılığından daha fazlasını ödedi. Modern dünyada ise renkler herkesin ulaşabileceği bir konumda yer alıyor. Bunu sağlayan şey ise, ender bulunan minerallerden veya doğal yollardan pigment elde etmenin yerini sentetik pigment üretiminin almış olmasıdır.

Burada pigmentlerin arkasında yer alan kimyanın etkisini görmekteyiz. Laboratuvarda karıştırılan kimyasal ürünler, birçok kez beklenmedik ürünlerin oluşmasına yol açmıştır. Bazen kazara, bazen ise bilinçli olarak sentetik pigmentler üretildi ve yüzyıllardır resimlerde, giyim ürünlerinde, heykellerde kullanıldı.

Bilimin; spesifik olarak ele alırsak kimyanın, yazımızda yer alan ve sanatın gidişatını kökten değiştiren bir pigmentin yaratılışında yer alması bilim ve sanatın ortak noktada buluşmasına imkan sağladığını göstermektedir. Bilimin içinde sanat, sanatın içinde bilim barındıran bu sevimli hikayenin kahramanı Jacob Diesbach'a mavi pigmentin ucuzlamasına sebep olduğundan Avrupalılar adına, birbirinden güzel tablolar elde edebildikleri için ressamlar adına ve tabii perde arkasında yer alan kimyagerler adına teşekkür ederiz.

Evrim Ağacı, sizlerin sayesinde bağımsız bir bilim iletişim platformu olmaya devam edecek!

Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...

O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...

O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.

Avantajlarımız
"Maddi Destekçi" Rozeti
Reklamsız Deneyim
%10 Daha Fazla UP Kazanımı
Özel İçeriklere Erişim
+5 Quiz Oluşturma Hakkı
Özel Profil Görünümü
+1 İçerik Boostlama Hakkı
ve Daha Fazlası İçin...
Aylık
Tek Sefer
Destek Ol
₺50/Aylık
Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
37
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Bilim Budur! 13
  • Muhteşem! 9
  • Tebrikler! 7
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 4
  • Merak Uyandırıcı! 4
  • İnanılmaz 3
  • Umut Verici! 2
  • Üzücü! 1
  • Güldürdü 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 01/03/2026 01:21:15 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/11439

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
S. Uçar, et al. Prusya Mavisi Nedir? Sanatta Devrim Yaratan Bu Pigment, Nasıl Oldu da Yanlışlıkla Keşfedildi?. (15 Şubat 2022). Alındığı Tarih: 1 Mart 2026. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/11439
Uçar, S., Uçar, D. Ş. (2022, February 15). Prusya Mavisi Nedir? Sanatta Devrim Yaratan Bu Pigment, Nasıl Oldu da Yanlışlıkla Keşfedildi?. Evrim Ağacı. Retrieved March 01, 2026. from https://evrimagaci.org/s/11439
S. Uçar, et al. “Prusya Mavisi Nedir? Sanatta Devrim Yaratan Bu Pigment, Nasıl Oldu da Yanlışlıkla Keşfedildi?.” Edited by Damla Şahin Uçar. Evrim Ağacı, 15 Feb. 2022, https://evrimagaci.org/s/11439.
Uçar, Sıla. Uçar, Damla Şahin. “Prusya Mavisi Nedir? Sanatta Devrim Yaratan Bu Pigment, Nasıl Oldu da Yanlışlıkla Keşfedildi?.” Edited by Damla Şahin Uçar. Evrim Ağacı, February 15, 2022. https://evrimagaci.org/s/11439.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)