Evrim Ağacı Logo Evrim Ağacı
Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Politik Polarizasyon: Sosyal Medya, Bizi Siyasi Anlamda Daha da Kutuplaştırıyor ve Çözüm, Diğer Tarafın Düşüncelerine Maruz Kalmak Olmayabilir!

Politik Polarizasyon: Sosyal Medya, Bizi Siyasi Anlamda Daha da Kutuplaştırıyor ve Çözüm, Diğer Tarafın Düşüncelerine Maruz Kalmak Olmayabilir! John Holcroft
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, The Wall Street Journal isimli kaynaktan çevrilerek dilimize uyarlanmıştır; ancak "çeviri" içeriklerimizden farklı olarak, bu içerikte orijinal metin birebir korunmamıştır. Anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazar(lar)ı ve/veya editörler tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş; içeriği ve anlatımı zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Metnin omurgasını oluşturan kaynağı, orijinal dilinde okumak için lütfen yukarıdaki bağlantıya tıklayınız. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Dünya'nın birçok yerinde ülkeler, siyasi olarak giderek daha da fazla kutuplaşıyorlar. Solcular daha solcu, sağcılar daha sağcı hale geliyor; siyasetin merkezi giderek eriyor ve taraflar, birbirlerini dinlemeyi giderek daha sık reddediyorlar. Yapılan çalışmaların birçoğu, sosyal medyanın bu eğilimi daha da körüklediğini gösteriyor; ancak sorunun çözümü konusunda henüz uzlaşmaya varılmış değil.

Birçokları, çözümün, kişilerin "eko odalarından" (İng: "echo chamber") çıkması olduğunu savunuyor. Sosyal medyada, kendi görüşümüzden olan kişilerle arkadaşlık kurup (ya da onları "takibe alıp"), diğer görüşten olanlardan uzaklaşmak çok daha kolay. Bu da, hep halihazırda inandığımız görüşleri duymamıza ve okumamıza neden oluyor; yani bir nevi "eko duvarı" yaratıyor. Bu duvarla çevrili oda içerisinde hem kendi görüşlerimizin daha fazla kişi tarafından tekrarlandığını görüyoruz, hem de karşı tarafın görüşlerinin sürekli alaya alındığını veya küçümsendiğini... Bu durumun, polarizasyonu arttırdığı, dolayısıyla karşı tarafın görüşlerine daha çok maruz kalmanın sorunun çözümlerinden biri olabileceğine inanılıyor. Ancak yapılan yeni çalışmalar, bu çıkarımın doğru olmadığını gösteriyor. Bunu yapmak, tam tersine işleri kötüleştiriyor olabilir.

Eğer son dönemde sosyal medya sizi giderek daha fazla sinirlendiriyorsa, bunun nedeni sosyal medyada gördüklerinizin gerçekten de yurttaşlarınızın görüşleri ve bakış açılarıyla ilgili algılarınızı değiştiriyor olmasıdır. Medya organlarının da giderek partizanlaşması (ki bu tarihin her evresinde az çok görülmüştür; ancak kitlesel medya ile bunun etkisi katlanarak artmaktadır) bunu pekiştiriyor olabilir; fakat elbette, ifade özgürlüğü kapsamında medya da kendi tarafını seçebilir. Teknoloji ile demokrasinin el ele vermesi sonucunda, partizan görüşler de daha belirgin hale gelmiştir.

Ancak siyasi kutuplaşmadan söz ederken yapılması gereken bir şey, kutuplaşmadan ne kastedildiğinin izah edilmesidir. Çünkü tek çeşit kutuplaşmadan söz edilemez; polarizasyonun farklı türleri vardır: Bunlardan birisi, afektif polarizasyon olarak bilinen ve bir partiyi destekleyen kişilerin, diğer partiyi (ve destekçilerini) ne düzeyde sevmediğinin ölçüsüdür. Afektif polarizasyon, bugüne kadar çok farklı şekillerde ölçülmüştür ve bunların hepsi, kutuplaşmanın giderek arttığını doğrulamaktadır.[1] Bir diğer kutuplaşma türü ideolojik polarizasyon, her bir partinin her türlü politik sorun hakkında (örneğin kürtaj hakkı veya işçi hakları ile ilgili olarak) birbirinden ne kadar uzakta olduğunu ölçmektedir. Sanabileceğinizin aksine, bu kutuplaşma türü uzunca bir süredir büyük oranda sabit kalmıştır.

Bir diğer deyişle, insanlar birbirinden çok daha fazla nefret ediyor olsa da, eskiye nazaran daha fazla anlaşmazlığa düşmemektedirler.

İşte bunun ana sebeplerinden birisinin, sosyal medya olduğu düşünülmektedir. Ancak sosyal medyanın bizi tam olarak birbirimize nasıl bu kadar düşürdüğüne yönelik akademik çalışmalar henüz nihai sonucu ortaya çıkarabilmiş değildir.[2], [3] Bunun nedenlerinden birisi, toplumlardaki kutuplaşmanın sebeplerini birbirinden izole halde çalışmanın zorluğudur. Üstelik üzerinde çalışılması gereken unsurlar, yani seçmenler ve partiler, zaman içerisinde görüşlerini de değiştirmektedir ve bundan doğan karmaşık dinamikleri isabetli bir şekilde ölçmek güçtür.

Ayrıca korelasyondan nedenselliğe giden yolu inşa etmek de çok zordur. Sonuçta sosyal medya üzerinde kontrollü bir deney yapmak imkansızdır: Bir ülkede Facebook'u tamamen kapatıp, ülkenin yıllar içerisinde nasıl değiştiğini ölçmeye çalıştığınızı hayal edin. Hoş, Türkiye'deki siyasi gündemi ve sosyal medyaya yönelik tavrı düşünecek olursak, yakında bu deneyi Türkiye'de yapmak mümkün olabilir.

Bunun yerine bilim insanları, matematikten ve bilgisayar simülasyonlarından faydalanıyorlar. Elbette, bütün simülasyonlar gibi, politik polarizasyona yönelik modeller de gerçek dünyaya yönelik varsayımları tarafından kısıtlandırılmış bir halde; ancak yine de bize bazı içgörüler sağlayıp, test edilebilir hipotezler sunmaları açısından faydalılar.

Bu modellerden birisi, Northwestern Üniversitesi araştırmacıları tarafından yayınlandı.[4] Modelde, siyaset bilimciler tarafından yakın geçmişte keşfedilen sıra dışı bazı bulgulardan yararlanıldı. Örneğin, Duke Üniversitesi'nden sosyolog Dr. Christopher Bail, uzun bir süredir sosyal medyanın kutuplaşma üzerindeki etkilerini araştırıyor. O ve ekibi, Twitter üzerinden yaptıkları bir çalışmada, insanların kendi görüşlerinden farklı görüşlere tekrar tekrar maruz bırakılmaları halinde, görüşlerini değiştirmek veya yumuşatmak yerine, kendi görüşlerine daha da saplandıkları ve bu görüşlere olan inançlarını güçlendirdiklerini gösterdiler.

Geçmişte sosyal medya devleri, bizlere sadece kendi önyargılarımızı tekrar tekrar göstermekle (yani "eko odalarına kapatmakla") suçlanmışlardı.[5] Çok farklı görüşlerden uzmanların hepsinin ortak olarak önerdikleri çözüm, sosyal medya algoritmalarını değiştirerek, bizimle aynı fikirde olmayan kişilerin görüşlerinin bizlere daha sık gösterilmesini sağlamaktı.[6]

Ancak güncel modelin yaratıcıları olan David Sabin-Miller ve Daniel Abrams'a göre kendimizi diğer görüşlere maruz bırakmak (ki buna nerede maruz kaldığımız önemli değildir), tam da sorunun bir parçası olabilir! Bunun nedeni, Facebook, Instagram, Twitter, YouTube ve hatta televizyon karşısında sağlıksız miktarda vakit geçiren birçokları için oldukça bariz olacaktır: Sosyal medya ve kutuplaşmış televizyon kanalları (ve gazeteler), en güçlü duygusal tepkiyi yaratabilecekleri haberleri size servis etmektedirler; yani "öfkelendiriyorsa, viraldir" mantığı ile çalışmaktadırlar.[7] Farklı bir görüşe maruz kaldığımızda, hele ki bu görüş bize kendi tarafımızda olan bir medya aracı tarafından sunuluyorsa, o içeriği gerçekte olduğundan çok daha toksik ve rahatsız edici buluruz.

Her ikisi de matematikçi olan Dr. Sabin-Miller ve Dr. Abrams, bu etkiye geritepme adını veriyor. İkilinin iddiasına göre, kendi eko odalarımızda, kendi görüşlerimizi pekiştiren fikirlerin "çekici" etkisine sürekli maruz kalmaya ek olarak, diğer görüşlere maruz kalmanın yarattığı "itme" etkisi de bizi aynı ideolojik yöne doğru sürükler. Daha da önemlisi, bu itme kuvveti, psikolojik açıdan bakıldığında, çekme kuvvetinin etkisine göre çok daha güçlüdür!

Santa Fe Enstitüsü'nden uygulamalı matematikçi Vicky Chuqiao Yang tarafından geliştirilen bir diğer model, siyaset bilimciler tarafından daha önce araştırılmış bir olguyu ele alıyor: Politik partilerin kendileri zaman içerisinde nasıl daha fazla kutuplaştılar?[8] Onun modeli, politik partilerin daha ekstrem savunucularını tatmin edecek politikalar izlemelerinin, zaten oldukça rastgele bir şekilde bir o partiye, bir bu partiye kayan kişileri hedeflemekten stratejik olarak daha avantajlı olduğunu gösteren araştırmalara dayanıyor.

Bu tür modeller, sosyal medyanın ülkelerdeki politik kutuplaşmanın ana iticisi olmayabileceğini, bunun yerine sosyal medyanın diğer birçok olguyla etkileşiminin ana itici güç olabileceğini düşündürüyor. Elbette bu konuda nihai cevaplara henüz ulaşmış değiliz ve bu tür hipotetik geri besleme döngüleriyle daha fazla araştırma yapılması gerekiyor.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 10
  • Merak Uyandırıcı! 4
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 2
  • İnanılmaz 2
  • Muhteşem! 1
  • Grrr... *@$# 1
  • Korkutucu! 1
  • Bilim Budur! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: The Wall Street Journal | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 24/11/2020 07:07:43 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9528

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Sıcaklık
Wuhan Koronavirüsü
İnsanlık
Köpek
Coğrafya
Zooloji
Asteroid
Evrimsel Süreç
Rna
Değişim
Bilgi Felsefesi
Homo Sapiens
Aslan
Evrimsel Tarih
Ara Geçiş Türleri
Hastalık Kontrolü
İklim Değişikliği
Karanlık Enerji
Öğrenme Teorileri
Farmakoloji
Renk
Süpernova
Matematik
Diş Hekimi
Hayvan
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Günbatımı hakkında ufak birkaç bir şey bilmek, onun romantikliğini bozmaz.”
Carl Sagan
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol