Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Özel Görelilik Kuramı'nın Felsefi Temelleri

Özel Görelilik Kuramı'nın Felsefi Temelleri Pelikan Nebulası veya IC5070
11 dakika
13,558
  • Özel Görelilik
  • Fizik Felsefesi
Evrim Ağacı Akademi: Özel Görelilik Teorisi & Işık Hızı Yazı Dizisi

Bu yazı, Özel Görelilik Teorisi & Işık Hızı yazı dizisinin 4. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Özel Görelilik Teorisi Nedir? Einstein, Işık Hızının Doğasını Açıklamayı Çalışırken Evreni Nasıl Çözdü?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

20. yüzyıl bilimin yüzyılıydı. Bu yüzyılda bilim, insan toplumuna entegre olarak ilerliyor ve gelişiyordu. Albert Einstein’ın bu yüzyılda zihnini gelişime açması, bilimsel olguların derinlerini incelemesini ve merakı olan fiziğin bütün tanım, postulat ve teorilerinin temellerini sorgulamasının zorunlu olduğunu gösterdi. Bilgi neydi? Bilgiye erişim imkanı neydi ve fizik bilimi ne kadar doğanın gerçekliği üzerineydi? Tüm bu sorular Albert Einstein’ın büyük atılımı için temel bir bilim ve bilgi felsefesi merakının doğmasına sebep oldu. Albert Einstein’ın felsefe öncülleri oldukça basitti:

  1. Tümdengelim mantık metodunu benimseme
  2. Görünmeyen olgu veya olayın mantıksal reddi
  3. Deneysel ölçümün, gerçekliğin ölçümü olduğunu benimseme

Bu üç basit felsefi argüman, Isaac Newton Klasik Fiziğine vurulan büyük darbenin öncülleriydi. Isaac Newton dönemine göre oldukça tutarlı ve güçlü bir bilimsel alan oluşturmuştu. 1686 tarihinde yayınlanan kitabı Philosophiæ Naturalis Principia Mathematica (Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri), klasik mekaniğin temelini atmıştır ve tarihin en önemli bilimsel kitaplarından biri olmuştur. Bu kitabın bilimsel önemi dışında altında yatan felsefi sunuşu da görmek oldukça kolaydır:[1]

Tüm Reklamları Kapat

(…) Ben felsefeyi irdeliyor ve el güçleri üzerine değil ama doğa güçleri üzerine yazıyorum, ve başlıca ağırlık, hafiflik, esnek kuvvet, sıvıların direnci ve ister çekici ister itici olsunlar benzeri kuvvetlerle ilgili şeyleri irdeliyorum; ve dolayısıyla bu çalışmayı felsefenin matematiksel ilkeleri olarak öneriyorum, çünkü felsefenin bütün ağırlığı şundan oluşuyor görünür: Devim fenomenlerinden doğanın kuvvetlerini araştırmak, ve sonra bu kuvvetlerden çıkarak başka fenomenleri tanıtlamak… (Isaac Newton, Londra, Cambridge, Trinity College, 8 Mayıs 1686)

Isaac Newton’ın mantıksal metodu da tümdengelimsel görünüyordu. O birçok farklı alana ait olguları en az sayıda formüle indirmeyi ve bu formüllerle birçok olay ve olguyu da açıklamayı başarmıştı. Eseri yayımlandığında Latin dilinde olduğu için birçok kimse tarafından tam olarak anlaşılamamıştı. Ancak eseri yavaş yavaş çeviriye girmeye başlayıp kitlelere ulaştıkça bilimsel metodu ve önermeleri oldukça ilgi gördü. Fransız İhtilali’nden önce bilim, cisimlerin hareketini nasıl sayıya dökeceğini bilmiyordu. Cisimlerin çarpışmasını ve hareketini açıklayan denklemler yetersizdi. Isaac Newton’ın çevirilerine kadar bu büyük boşluk sürdü. Bu büyük boşluğun zaman kavramıyla ilişkisi gayet basitti. Hareket, Antik Yunan düşüncesinden beri zamanın bir kanıtı olarak kullanılıyordu. İnsan doğar, yaşar ve ölür; bitkiler filizlenir, meyvelenir ve solar vb. Bu düşünsel durum zamanın ileriye doğru, ok şeklinde bir hareket olduğunun düşünsel zeminini oluşturdu. Ancak hareketin formüle edilememesinin eksikliğinde bilim, zaman gibi önemli bir kavramı tam tanımlayamıyordu.

Albert Einstein tümdengelim metodunun neden önemli olduğunu ve bu mantıksal yöntemi neden tercih ettiğini 1919 tarihli "Fizikte Tümevarım ve Tümdengelim" başlıklı makalesinde anlatır:[2]

Tüm Reklamları Kapat

Deneysel Bilimin oluşturulmasıyla ilgili en basit tablo, tümevarım metodunun yolunu izlemektir. Farklı olgular seçilir ve aralarındaki ilişki görülebilecek şekilde gruplandırılır. Ancak, bilimsel bilgide bu yolla gerçekleşebilen ilerlemeler fazla olmamıştır. Doğayı kavramamızdaki gerçek büyük ilerlemeler, tümevarımın neredeyse tam tersi olan metotla gerçekleşir. Gerçekler kompleksinin özelliklerinin sezgisel olarak kavranması, [Bilim insanlarını] hipotetik temel yasa ya da yasaları önermeye yönlendirir. [Bilim insanı] sonuçları bu yasadan çıkarır.

Albert Einstein'a göre tümevarım metodu fiziğin alanlarını ve bütünsel rasyonel düşünüşü parçalıyor, bütünsel bir doğa yasasının bulunuşunu güçleştiriyordu. Bu nedenle Einstein, tümdengelim metodunu savunarak bir doğa yasasına giden yolu kısaltmak amacındaydı. Genel bir önerme bularak yapılacak olan deney miktarını da kısaltabilecekti. Tümdengelim metodunun Görelilik yasası için ortaya koyduğu iki bilimsel önerme, Albert Einstein için doğanın gizemini anlamada çok önemli bir başlangıçtı. Albert Einstein’ın Görelilik yasasına giden iki önerme şöyleydi:

  1. Hangi referans sisteminden bakılırsa bakılsın doğa yasaları aynıdır. Değişen yalnızca ölçüm referansıdır. (Görelilik)
  2. Işığın hızı, her gözlemci ve her ölçüm için sabit olarak, c=299.792.456,2 m/sn'dir.

Bu kısımdan itibaren çoğu fizikçinin yaptığı açıklama, fiziğin temel teoremlerini bilmeyen genel bir okuyucu tarafından anlaşılamaz. Fizik biliminin formel yönü onu teoriler yaratmak ve yine formel yolla sınamak için matematikle zorunlu bir birlikteliğe sokar. Ancak bu yönü, onu bir bakıma sınırlamaktadır da. Çünkü formel düzlemde belli bir a posteriori (deney sonrası) bilgi gereksinimi nedeniyle okuyucu doğanın gerçekliği üzerine atılan bu adımlardan habersiz kalır. Görelilik yasasını anlatmak istiyorsak yalnızca formel düzlemde değil, deneyimlerimize ait sözlerle bu önermeleri anlatmak zorundayız. Bu önermeleri rasyonel ve formel alan yardımıyla deneyim dünyasıyla da ilişkilendirmek bir felsefecinin üstünde durması gereken önemli bir bölüm olmalıdır. Ancak Görelilik yasasının okuyucular tarafından anlaşılmamasının daha büyük nedeni işte tam da burada gün yüzüne çıkar. Görelilik yasası deneyim dünyamıza yeni bir bakış açısı katmaktadır. Bu kısım Göreliliğin matematiksel anlayışını oldukça kolaylaştırmış, ancak günlük deneyimden de uzaklaştırmıştır. 

Başlamak istediğim ilk kısım Görelilik anlayışı üzerinedir. Onun kullanımının birçok fiziksel kavramı sorguladığı açıktır, ancak daha derinlemesine bir bakışla günlük yaşantıda kullanılan kavramların sınırları ve değişimi de görünebilmektedir. Görelilikle deneyimlemek bir referansa göre yeniden bakmaktan ötedir. Görelilikle deneyimlemek referans sistemlerinin üzerinde alınan herhangi bir bakışın (konumun) farklı referans sistemine ait konum değerlerin değişimini sezmek ve referans sistemleri arasındaki temel prensipleri fark etmektir. Bir karıncanın sıradan bir küre üstünde ivmeli hareketini gözlemlemek ve o karıncanın konumuyla (deneyim içinde bakış açısıyla da denebilir) bakmak aslında her an Dünya gezegeni üstündeki bir referans sisteminde ivmeli hareket ettiğimizin farkına varmamızı sağlar. Temelde hareket aynıdır. Tek fark referans ve boyut farkıdır. Tıpkı benim gibi Albert Einstein da bu yasayı açıklayabilmek için öncelikle göreliliğin ne olduğunu makalesinde göstermek istedi. Ona göre eğer bir m kütlesi bir K koordinat dizgesiyle bağıntı içinde doğru bir çizgide ve bir biçimde devinirse, o zaman ikinci bir K’ dizgesine göreli olarak da doğru bir çizgide biçimdeş bir yolda devinir. Yeter ki ikincisi K açısından bir öteleme devinimi yerine getiriyor olsun. Bundan şu sonuç çıkar: O zaman bu olaylar K’ açısından tam olarak K açısından olduğu gibi aynı evrensel (doğa) yasalarına göre yer alırlar.[3]

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Albert Abraham Michelson, Albert Einstein, Robert Andrews Millikan
Albert Abraham Michelson, Albert Einstein, Robert Andrews Millikan

Albert Einstein, Göreliliği öncelikle Galileo Koordinat sistemine göre açıklamaya çalıştı. Bu nedenle Galileo Göreliliği’ni anlamak için şu analojiyi kullanabiliriz: Bir gemide olduğunuzu düşünün; bu gemi sabit bir hızla denizde gitmektedir. Geminin ambarındaysanız doğal olarak geminin durduğunu ve deniz nedeniyle ilerlediğini, ancak güvertesinde iseniz denizin durduğunu ve geminin bizzati kendisinin ilerlediğini söyleyebilirsiniz. Bu iki gözlem de doğrudur ve yanlışlanamaz. Bu açıklamaya bir analoji daha eklemek yerinde olacaktır. Sabit hızlı bir arabada olduğunuzu hayal edin. Elinizde top var. Topu havaya kaldırın ve onu gözlemleyin. Eğer pencereyi görüyorsanız arabanın ve topun hareket ettiğini gözlemlersiniz. Ancak topun ve arabanın sabit olduğunu ve aslında dış mekanın hareket ettiğini de düşünebilirsiniz. Her iki durum da doğrudur ve yanlışlanamaz. Fiziksel uzayın bu tür bir zıt yönlülüğü değişik yönlerin bir fiziksel eşdeğersizliği olarak gösterememesi de aslında görelilik ilkesinin bir kanıtıdır. Göreliliğin başka bir boyutu da şudur ki hız karşısında referans sistemi belirlenen konum (mekan) içinde yapılacak herhangi bir deney hızdan etkilenmemektedir. Bunu iki analojiyle anlatabiliriz. Öncelikle hareket halindeki bir araçtaysak ve topu sabit hızla havaya atarsak aynı doğrultunun zıddı şeklinde yere düşecektir. Hiçbir biçimde arabanın hızından etkilenmeyecektir ve topla yaptığımız bu deney de hiçbir şekilde arabanın dış mekan hızını ortaya koyamaz. Galileo bunu ünlü bir soru için ünlü bir deneyle ortaya koydu. Soru şuydu: Neden hareket halindeki bir gemiden taş atsak dahi taş doğru bir çizgi olarak düşmekte de, neden hareketten etkilenmemektedir? Bu sorunun ispatı aslında "Dünya evrenin merkezidir" büyük paradigmasını da yıkacak bir bilimsel ispat olacaktı: Dünya dönüyorsa neden atılan taş aşağı ulaşana kadar konumunun ilerisine veya gerisine düşmez?

Galileo Galilei’ye göre bunun nedeni, referans sistemimiz hareket etse de hareket yasalarına göre geminin Dünya hareketiyle top düşene kadar aldığı yolun, aynı süre içerisinde taşın yatayda aldığı yola eşit olmasıdır. Bu nedenle de top gemide, atıldığı doğrultunun tam altına düşer. Yani referansı yeryüzü olan bir deney Dünya'nın hareketinden etkilenmez. Fakat Galileo Galilei'ye göre görelilik Albert Einstein'ın görüşünden ufak farklılıklarla ayrılmaktaydı. Öncelikle Galileo Galilei’nin postulatını daha genel bir düzeye indirerek açıkladığımızda bunu şöyle tanımlayabiliriz: Düz bir çizgide yürüyüp yürümediğinizi bile dış gerçekliğe bakarak anlayamazsınız. Bunu bilmek istiyorsanız mutlaka bir referans noktası almanız gerekir. Yalnızca deney yapacağımız referans sabit hızla değil de ivmeli hareket ediyorsa, yani hem zamanda hem de konumda değişiklik gösteriyorsa bu sabit alınabilecek bir referans olamaz. Aksi halde düz yolda giden herhangi bir referans sizin hareketiniz için bir fikir verebilir. Bu da şunu gösterir ki tüm olaylar sizin hareketinizden bağımsız bir şekilde meydana gelebilir. Hareketten bağımsız olmasının nedeni oldukça basit bir önermeye dayanır: Zaman, bilinebilen mantıksal tutarlılığa göre mutlak uzay ve mutlak zaman gerçekliğimizde hareketimizi anlamlandırmaya yetmeyerek hareket ve dış dünya gerçekliği arasında ilişki kuramaz. Bunun tersine Albert Einstein’ın Görelilik Prensibi (Relativitatsprinzip Gesetz) Maxwell’in elektromanyetik dalgalarla ilgili denklemleri de dahil olmak üzere fiziğin bütün temel yasalarının sabit hareket etmekte olan bütün gözlemciler için aynı olduğunu öngörmesinin yanında hareketimizin aslında tüm gözlemcilerle aynı olduğunu ve iddia ettiğimiz dış dünya olaylarını farklı olarak gözlemleyebileceğimizi gösterdi. Bunun temel nedeni ise hareket halinde olan gözlemimizin ışık hızı, zaman ve uzayla ilişkisi sonucu şekillenen bambaşka uzay-zaman gerçekliğimizdi.

Alman Teorik Fizikçi Albert Einstein
Alman Teorik Fizikçi Albert Einstein

Bu asıl postulatın derin açıklamasını konu bütünlüğü ve ispatlarımızın daha iyi anlaşılabilmesi için ileriye ertelemeliyiz. Bu nedenle anlatımımıza diğer önerme olan ışık önermesiyle devam etmeliyiz. Böyle bir kavramsal ilerleyiş yaparak önermeleri anlamak için aslında ışığın ne olduğu yönünde bir düşünce eylemine girişmeli ve ışığın doğasının gerçeklikle ilişkisini anlamlandırmalıyız. Albert Einstein ışığın fenomen doğasını anlamak için çalışmalara başladığında karşısına iki alt önerme çıktı. Bu iki önerme arasındaki akıl yürütmeleri onun temel önermesinin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bu alt önermelere göre:

  1. Kaynak ışığın hızını belirler.
  2. Kaynaktan bağımsız olarak ışığın hızı sabittir.

Bu alt önermeleri anlamak için düşünce deneylerine devam edeceğiz. Öncelikle kaynağın konumundaki önemin ve ışığın bu kaynak konumuyla belirlenmesi yönündeki ilk alt öncül için Güneş Sistemi dışında bir gezegende olduğunuzu hayal edin. Yıldızınızın ışığı saniyede 186.000 mil hızla yayılacaktır, ancak yıldızınız gezegeninize saatte 10.000 mil hızla ilerliyorsa formül oldukça basittir:

W=v+wW= v+w

Tüm Reklamları Kapat

Bu teorem Klasik Mekanikte toplam hız teoremi olarak bilinir ve Albert Einstein’ın orijinal metinlerinde de kullanılmıştır. Buna göre:

W=186.000+10.000milW=186.000 + 10.000 \text{mil}

Sonuç olarak ışığın hızı belirlediğimiz gezegendeki gözlemciye göre:

W= 196.000 mil olacaktır.

Tüm Reklamları Kapat

Fakat bu durum Maxwell’in elektromanyetik denklemleriyle uyuşmuyordu. Öncelikle bilinmelidir ki bu iki öncül ayrımı sırasında fizik bilim insanları ağırlıklı olarak ışığın bir dalga olduğunu ve belli bir hız değişimine uğramadığını kabul ediyorlardı (Bu ileride ele alınacak kritik bir nokta olacaktır.). Işığın dalga olması kabulünde ise James Clerk Maxwell'in çalışmaları etkiliydi. İkinci alt öncülü anlatabilmek için toplam hız teoreminden vazgeçmemiz gerekir. Ve alt öncüle şu alt temellendirme de eklenerek başlanmalıdır:

Işık hızı değişikliğe uğramaksızın saniyede 186.000 mil/s veya 300.000 km/sn'dir.

Bu alt öncüle göre, ışığın dalga teorisine uygunluğu görülse de bu öncül şunu söyler: Eğer ilk analojideki gezegende bir gözlemci yıldızdan çıkan ışığı ölçmek isterse ve şu iki ihtimalle karşılaşırsa;

  1. Yıldız gezegene doğru hareket halinde olsa
  2. Yıldız sabit konumunu korursa 

Her iki durumda da yıldızın ışığı sabit olarak 186.000 mil/s ölçülecektir. Albert Einstein, öncelikle ilk alt öncülü seçerek James Clerk Maxwell’in denklemleriyle ışığı incelemeye koyuldu. Fakat bu durumun, içinden çıkılamayacak bir hal alması kaçınılmazdı. Çünkü bu alt öncülün kabulüne göre:[4]

Tüm Reklamları Kapat

Işığın her yerde ve her yönde, farklı hızlarda yayılması mümkündür. Bu tür bir sorunun üstesinden gelebilecek makul bir elektromanyetik teori oluşturulması olanaksızdır.

Bunun dışında önemli bir sorun da vardı. Deneysel ölçümlerin bu konuya yoğunlaşması sonrasında Güneş Sistemi dışındaki yıldız ölçümlerinde ışık aynı hızda geliyor gibiydi. Tek fark ölçüme alınan yıldızın konumuydu. Ancak Dünya gezegeninde bu sorun oldukça büyük bir sorun olmalıydı. Güneş yıldızı gibi sabit uzay-zaman (Raumzeit/Spacetime) dokusunda kütlesel etkisi olmadığı gibi Dünya gezegeninin kendi çevresi ve Güneş yıldızı çevresindeki ivmeli hareketi, daha da önemlisi sürekli ivmeli hareket halinde olması nedeniyle ışığın hızının değişim göstermesi gerekmeliydi. Ancak ışık hızı boş uzayda yaklaşık 300.000 km/sn ve fenomen olarak gözlemlenebilen tüm renk dalga boylarında aynıydı. Bu bilginin netliği nedeniyle Albert Einstein ilk alt öncülü bırakarak şu nihai sonuca ulaştı:[5]

Işığın hareket halinde mi, yoksa durağan bir kaynaktan mı yayıldığına bakılmaksızın, sadece frekans ve şiddetine göre tanımlanması gerekmektedir.

Bu son sonuçla kabul edilen öncüller temellerine kadar incelenmiş ve Özel Görelilik Teorisi’nin iki temel öncülü belirlenmiş oldu.

Alıntı Yap
Okundu Olarak İşaretle
51
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 15
  • Tebrikler! 12
  • Bilim Budur! 10
  • İnanılmaz 9
  • Merak Uyandırıcı! 8
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 7
  • Güldürdü 1
  • Umut Verici! 1
  • Grrr... *@$# 1
  • Korkutucu! 1
  • Üzücü! 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^ I. Newton. Doğal Felsefenin Matematiksel İlkeleri. Yayınevi: İdea Yayınevi. sf: 65.
  • ^ W. Isaacson. (1919). Einstein, Induction And Deduction In Physics. Yayınevi: Delidolu Yayınları. sf: 116.
  • A. Einstein. (1917). Über Die Spezielle Und Die Allgemeine Relativitatstheorie. Yayınevi: İdea Yayınevi. sf: 86.
  • W. Isaacson. (1952). Albert Einstein, Albert Rippenbein 25 Agustos 1952 Mektubu. sf: 586.
  • W. Isaacson. (1997). Einstein’s Miraculous Year.
Evrim Ağacı Akademi: Özel Görelilik Teorisi & Işık Hızı Yazı Dizisi

Bu yazı, Özel Görelilik Teorisi & Işık Hızı yazı dizisinin 4. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Özel Görelilik Teorisi Nedir? Einstein, Işık Hızının Doğasını Açıklamayı Çalışırken Evreni Nasıl Çözdü?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 02/12/2022 05:05:27 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7293

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Türkiye
Kitap
Yeni Koronavirüs
Wuhan Koronavirüsü
Sinir
Canlı
Mucize
Olasılık
Göğüs
Editör Seçkisi
Jeoloji
Abd
Hızlı
Teknoloji
Primat
Makine
Covıd-19
Bilim Tarihi
Samanyolu Galaksisi
Kamuflaj
Hamilelik
Bilim İnsanı
Balıklar
Deizm
Kültür
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Alıntı Yap
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
E. Rose, et al. Özel Görelilik Kuramı'nın Felsefi Temelleri. (17 Temmuz 2018). Alındığı Tarih: 2 Aralık 2022. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/7293
Rose, E., Ölez, Ş. (2018, July 17). Özel Görelilik Kuramı'nın Felsefi Temelleri. Evrim Ağacı. Retrieved December 02, 2022. from https://evrimagaci.org/s/7293
E. Rose, et al. “Özel Görelilik Kuramı'nın Felsefi Temelleri.” Edited by Şule Ölez. Evrim Ağacı, 17 Jul. 2018, https://evrimagaci.org/s/7293.
Rose, Eric. Ölez, Şule. “Özel Görelilik Kuramı'nın Felsefi Temelleri.” Edited by Şule Ölez. Evrim Ağacı, July 17, 2018. https://evrimagaci.org/s/7293.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'ndaki reklamları, bütçenize uygun bir şekilde, kendi seçtiğiniz bir süre boyunca kapatabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kaç ay boyunca kapatmak istediğinizi aşağıdaki kutuya girip tek seferlik ödemenizi tamamlamak:

10₺/ay
x
ay
= 30
3 Aylık Reklamsız Deneyimi Başlat
Evrim Ağacı'nda ücretsiz üyelik oluşturan ve sitemizi üye girişi yaparak kullanan kullanıcılarımızdaki reklamların %50 daha az olduğunu, Kreosus/Patreon/YouTube destekçilerimizinse sitemizi tamamen reklamsız kullanabildiğini biliyor muydunuz? Size uygun seçeneği aşağıdan seçebilirsiniz:
Evrim Ağacı Destekçilerine Katıl
Zaten Kreosus/Patreon/Youtube Destekçisiyim
Reklamsız Deneyim
Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.