Neandertallere Ne Oldu?

Bu yazı, The Nature Education isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Neandertallerin 30 bin yıl kadar önce, modern insanın Avrupa’da ilk görülüşünden yalnızca birkaç bin yıl sonra, yok oluşunun nedeni hala tartışmalı bir konu ve Neandertal araştırmalarının odağıdır.

Neandertallerin son görüldüğü tarih çoğunlukla yaklaşık 30 bin yıl önce olarak geçer. Bu tarih modern insanların Avrupa’da ortaya çıkışından birkaç bin yıl sonradır, ama bu aralığın kesin zamanlaması ve süresinin uzunluğuna dair bilgilerimiz tarihleme yöntemlerimizin sınırlarıyla belirlenmiştir. Örneğin bu zaman boyunca atmosferik radyokarbon üretimindeki en yoğun noktalar, ilgili radyokarbon tarihlemelerinde büyük bir derecede belirsizlikle sonuçlanmıştır (Conard & Bolus 2008). Bu iki tür Avrupa’da neredeyse 10 bin yıl kadar bir arada yaşamış ve muhtemelen bu sürede karşılaşmış olabilir. Ancak bir arada oluş süreleri ve iki tür arasındaki temas tartışmalıdır (ör. Finlayson 2000, Pinhasi ve ark. 2011). Bu karşılaşmalar sırasında ne olmuş olabileceği ve ilk modern insanların Neandertal yok oluşundaki rolünün ne olabileceği hakkındaki sorular yoğun tartışma konusu ve Neandertal araştırmalarının odak noktası olmuştur.

Neandertallerin yok oluşu bazıları tarafından tam bir soy tükenmesi olarak görülmektedir. Ancak bazıları da Neandertallerin soyunun tükenmediğini, onun yerine modern insanın gen havuzunda asimile olduklarını ileri sürmektedir. Fosil buluntular bu noktada belirsizdir: Birkaç Avrupalı Üst Paleolitik modern insan numunesi, potansiyel Neandertal-modern insan melezi olarak ileri sürülmüştür, fakat bu çıkarım sorgulanmaktadır (ör. Smith 2005, Harvati ve ark. 2007). Neandertal ve Üst Paleolitik modern insan mitokondriyal DNA’sının analizi türler arası çiftleşmeye dair herhangi bir belirti göstermemektedir (ör. Ghirotto ve ark. 2011). Ancak Neandertal nükleer DNA’sı üzerine yapılan son araştırmalar sınırlı karışıma dair kanıt bulmuştur: Afrikalı olmayanların şimdiye kadar incelenen genomlarının küçük bir kısmı (~%4 kadarı) Neandertallerden geliyor olabilir. Bu da, türler arası çiftleşmenin muhtemelen Yakın Doğu’da, modern insanların Afrika dışına ilk yayılması sırasında, ama Avrupa’ya varmalarından önce olduğunu ortaya koymaktadır (Green ve ark. 2010). Bununla birlikte karışımın demografik modellemesi yaşam alanlarının genişlemesiyle birlikte ele alındığında, bu düzeyde introgresyonun ancak oldukça düşük türler arası melezleşme oranı (< %2) ve Neandertaller ile modern insanların üremesindeki güçlü engeller altında olabileceğini göstermektedir. Bu da asimilasyona karşı bir argümandır (Currat & Excoffier 2011). Neandertal genomu ve Üst Paleolitik döneme tarihlenen erken dönem modern Avrupalıların antik DNA analizleri tamamlanmadan ve Denisova mağarasında birlikte yaşayan üçüncü bir muhtemel türün yakın zamandaki keşfinden sonra (Krause ve ark. 2010), halihazırda incelenen karışım düzeyinin asimilasyon meydana getirdiği sonucuna varmak için henüz erkendir. Modern insanın gen havuzuna olan bu küçük katkıdan bağımsız olarak, Avrupa üzerindeki Neandertal popülasyonları fosil buluntularda birdenbire yok olmuştur. Bu gözlemi açıklamak için öne sürülen senaryolardan birçoğu, başlıca faktör olarak modern insanlar ile kötüleşen çevre koşulları arasında doğrudan veya dolaylı bir rekabet başlatmıştır.

Rekabeti destekleyen hipotezler modern insanın rekabete dayalı olası birkaç avantajını öne sürmektedir. Bu avantajlar 1) daha iyi giyim ve barınak, 2) gelişmiş avlanma teknikleri ve kuş ve balık tüketimini içeren daha çeşitli yaşam sürdürme stratejileri, 3) daha büyük grup büyüklükleri ve modern insanlar arasındaki daha karmaşık sosyal ağlar gibi sosyal farklılıklar, ve 4) iki türün doğum ve ölüm oranlarındaki ya da doğumlar arası sürelerindeki farklılıkları içeren demografik faktörler (bkz. Harvati 2007 çalışmasındaki kaynaklar) gibi teknolojik gelişmeler olarak sıralanmaktadır. Nitekim Neandertaller ile modern insanların yaşam öyküleri ve demografileri arasında önemli farklılıklar olduğu bulunmuştur. Neandertallerin daha hızlı büyümesi ve daha kısa ortalama yaşam sürelerinin olması (bkz. Harvati 2007, Smith ve ark. 2010) ve aynı zamanda Neandertallere kıyasla Üst Paleolitik modern insanlarda çok daha yüksek bir popülasyon yoğunluğunun olması bu farklılıklardan bazılarıdır (Mellars & French 2011).

İklimin bu tartışmayla ilişkisi yakın zamana kadar dikkate alınmamıştı çünkü Neandertaller 3. Oksijen İzotop Aşaması’nda (OIS 3) yok oldular ve o zamanlar iklim koşulları nispeten sabitti (Stringer ve ark. 2003). Ancak yakın zamandaki bazı hipotezler son buzul maksimumu hazırlayan bin yıldaki iklimsel değişkenliği Neandertal soyunun tükenmesinde itici bir güç olarak kabul etmektedir. Modellerden biri, modern insanların gelişinden çok daha önce Neandertal bölgesinde habitat bozulması ve parçalanmasının olduğunu ve bunun kırıma ve en sonunda mutlak yok oluşa yol açtığını varsaymaktadır. Bu görüşe göre, modern insanlar Neandertallerin bulunduğu alanlara Neandertallerin soyları tükendikten daha sonra gelmiştir ve iki tür Avrupa’da asla karşılaşmamıştır (Finlayson 2000). Benzer bir diğer model Neandertal yok oluşunu modern bir benzeri olmayan bir ortam kaybının neden olduğu birçok geç dönem Pleistosen megafauna soy tükenmelerinden biri olarak görmektedir (Stewart 2005). Son zamanlardaki ayrıntılı paleoklimatik buluntular önemli bir iklimsel etkiyi destekler niteliktedir. Bu buluntulara göre OIS 3 sanıldığından çok daha istikrarsız iklim koşullarından etkilenmiş (van Andel & Davies, 2003) ve beklenmedik yoğunlukta volkanik aktiviteler tarafından hızlandırılmıştır (Golovanova ve ark. 2010). Bu yeni verilere dayanarak iklimsel stresin (çevresel değişimin dolaylı etkileri olarak tanımlanır) modellenmesiyle, ~65 ve ~30 ka’da iki maksimum stres değeri bulunmuştur, bunlardan ikincisi birincisine göre daha uzun ve şiddetli görünmektedir ve muhtemelen Neandertallerin soyunun tükenmesiyle ilişkilidir (Stringer ve ark. 2003). Belki de buna o dönemlerdeki patlama neden olmuştur. Ancak Neandertaller önceki soğuk evrelerde hayatta kaldıkları için iklim değişimini soyun tükenişinin tek nedeni olarak kabul etmek zordur. Dahası Neandertallerin son görülüşü ile başlıca iklimsel olaylar için önerilen tarihler arasında hiçbir ilişki bulunamamıştır. Bu da Neandertallerin soyunun katastrofik bir iklimsel olayı takiben tükenmediğini ortaya koymaktadır (Tzedakis ve ark. 2007). Dolayısıyla eğer iklim Neandertallerin soyunun tükenmesinde önemli bir rol oynadıysa, bunun ortam bozulması ile birlikte modern insanın gelişi ve dolayısıyla sınırlı kaynaklar için artan rekabeti içeren daha karmaşık bir şekilde gerçekleşmiş olması gerekir. Bu görüşe göre nihai Neandertal yok oluşuna yol açan olgu, istikrarsız iklim ve çevre etkileri ile Neandertallerin modern insanlarla olan rekabeti arasındaki etkileşimdir.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

Neandertal Davranışı

Yeşilbaş (Anas platyrhynchos)

Çevirmen

Şükran Köken

Şükran Köken

Çevirmen

Katkı Sağlayanlar

Şule Ölez

Şule Ölez

Editör

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim