Tüm Reklamları Kapat

Kullandığımız İlaçların Artıkları, Nehir Balıklarını Daha Agresif, Daha Anti-Sosyal veya Daha Açgözlü Yapıyor!

1dk
Kullandığımız İlaçların Artıkları, Nehir Balıklarını Daha Agresif, Daha Anti-Sosyal veya Daha Açgözlü Yapıyor!
Tüm Reklamları Kapat

İnsanların varlığı Dünya'yı sayısız farklı açıdan etkiliyor, bunu artık hepimiz gayet iyi biliyoruz. Ancak doğa üzerindeki bazı etkilerimiz, gerçekten akla gelmesi güç olabiliyor. Örneğin hastalıklar için kullandığımız ilaçların bazı nehirlerdeki balıkların davranışlarını etkilediğini biliyor muydunuz?

Sadece ABD içerisinde kullanıma kayıtlı 100.000 civarında farklı ilaç türü bulunuyor. Baş ağrısı ilaçları, böbrek ilaçları, sakinleştiriciler, psikiyatrik ilaçlar, şeker hastalığı ilaçları ve daha nicesi... Kültürel evrimimiz sayesinde geliştirdiğimiz teknoloji, doğayla mücadelemizde bize binlerce farklı silah sunuyor ve ilaçlar da bunlardan bazıları.

Ancak vücutlarımız ilaçların tüm içeriklerini %100 sindirebilecek kadar kusursuz değil. Aynı şekilde, ilaçlarımızın tüm içeriği vücudumuz tarafından kullanılacak şekilde üretilemiyor. Dolayısıyla belli aralıklarla veya günlük olarak tükettiğimiz ilaçların vücudumuz tarafından kullanılamayan kısmı, idrar veya dışkımızla kanalizasyona atılıyor. Bu kanalizasyonlar da -umuyoruz ki genellikle- filtrelerden ve arıtma tesislerinden geçerek sulara karışıyor.

Tüm Reklamları Kapat

Ancak neredeyse hiçbir arıtma tesisinin filtreleri, bizlerin ilaç artıklarını önleyecek filtrelere ve kimyasallara sahip değil. Zaten hepsini hedef alan bir arıtma stratejisi de imkansız. İşte bu arıtma tesislerini kolaylıkla aşabilen ilaç artıkları, nehirlere ve denizlere dökülerek buralarda birikiyor. Bu durum, bu bölgelerde yaşayan hayvanların yaşam biçimlerini kökünden etkiliyor.

Bu konuyla yapılan araştırmalardan biri oldukça ilginç sonuçlar veriyor. İsveç'te bulunan Umeå Üniversitesi'nden araştırmacılar, benzodiyazepinler olarak da bilinen ve genellikle anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçların içerisindeki maddelerden biri olan oksazepam kimyasalının doğaya etkilerini incelediler. Doğada kolay kolay bulunmayan bu kimyasalın, Avrupa'nın bazı nehirlerinde ciddi anlamda birikerek tatlı su levreklerinin (Perca fluviatilis) davranışlarının oldukça değişmesine neden olduğu tespit edildi. Bu kimyasallara maruz kalan levrekler daha korkusuzlar ve yeni yerler keşfetmek konusunda çok daha cesurdurlar. Sürülerindeki diğer bireylerden ayrılmaya çok daha meyilliler ve avlanma konusunda çok daha seridirler.

Bu durum, hayvanların evrimlerinin gidişatını da kökünden etkiliyor. Çünkü davranışları değişen bu hayvanlar üzerinde yepyeni ve normalde olması beklenmeyen seçilim baskıları oluşuyor. Örneğin normalde bu balıkların sürülerinden ayrılmayan, uysal ve çekingen balıklar olması beklenir. Ancak oksazepam etkisi altında olan balıkların cesaretleri, onlara olumlu ve olumsuz birçok yenilik kazandırıyor. Daha hızlı avlanmaları ve yeni yerler keşfetmektei cesaretleri, sürüyü arkalarından çekerek yepyeni ve avcıların bulunmadığı yaşam alanlarına yayılmalarını sağlayabilir. Ancak aynı zamanda bu bireylerin sürüden ayrılmaları, avcılara yem olmalarını da kolaylaştırabilir.

Ne olursa olsun, tükettiğimiz anksiyete ilaçlarının artıklarının doğada birikerek canlıların evrimine yön verdiğini gösteren bir araştırma olduğu aşikardır.

Üstelik oksazepam bu tür bir değişimi başlattığı gösterilen ilk ilaç değil. Örneğin çok meşhur bir depresyon ilacı olan Prozac'ın yassı kafalı golyan balıklarında (Pimephales promelas) ava ve avcıya verilen tepki sürelerini azalttığı gösterildi. Benzer şekilde çok yoğun olarak tüketilen ağrı kesici kimyasallarından biri olan ibuprofen maddesinin zebra balıklarının üreme davranışlarını etkilediği biliniyor.

Bu sorunun çözümü elbette ilaç tüketimini durdurmak değil. Bunun yerine, atık arıtma tesislerinin ekolojik dengeyi değiştirebilecek bu tür atıklarımızı da filtreleyip temizleyebilecek bir şekilde geliştirmek. Ayrıca daha fazla araştırma da gerekiyor, çünkü ilaçlarımızın artıklarının biriktiği bölgeler, sandığımızdan çok daha fazla canlıyı tehdit ediyor olabilir. Bunların erken tespiti, gerekli önlemlerin alınmasını hızlandıracak ve kolaylaştıracaktır.

Rastgele Yazıya Git
21
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    4
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    1
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • H. Ledford. Anti-Anxiety Drug Found In Rivers Makes Fish More Aggressive. (14 Şubat 2013). Alındığı Tarih: 5 Mart 2020. Alındığı Yer: Nature | Arşiv Bağlantısı
  • P. Walter. Drugs To Blame For Anti-Social Fish. (13 Şubat 2013). Alındığı Tarih: 5 Mart 2020. Alındığı Yer: Chemistry World | Arşiv Bağlantısı
  • Umea University. Fish Become Bolder And More Gluttonous From Drug Residue. (14 Şubat 2013). Alındığı Tarih: 5 Mart 2020. Alındığı Yer: Phys.org | Arşiv Bağlantısı
  • J. Amos. Drug Residues 'Alter Fish Behaviour'. (14 Şubat 2013). Alındığı Tarih: 5 Mart 2020. Alındığı Yer: BBC | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 31.10.2026 13:45:16 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/2429

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et