Kuantum Sıçrama Nedir? Şarlatanlar Bu Kavramdan Ne İstiyor?

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Niels Bohr ismi, fizik bilimi açısıdan çok önemli şeyler ifade etmektedir. Aynı zamanda, günümüzde kuantum fiziğini ekmek kapısı haline getiren sahtekârlara da istemeden yardımcı olan Bohr, ''kuantum sıçrama'' kavramını fizik dünyasına kazandıran isimdir. Kazandırmasının öyküsü de ilginçliğini korumaktadır. Ama önce kuantum sıçramanın ne olduğunu açıklayarak, ''koçlarımızı'' hayal kırıklığına uğratma vakti.

Esasında, kuantum sıçrama, atom çekirdeğinin etrafındaki elektron için düşünülmüş bir olgudur. Bir hareket durumundan bir başka hareket durumuna gerçekleşen geçiş olarak tanımlayabileceğimiz bu olguyu, elbette daha ilginç ve anlaşılır kılabiliriz. Evinizden ya da öğrenim gördüğünüz fakültenin binasından çıkmışken ve yürüyorken, bir anda kendinizi Nepal-Hindistan sınırında, Dünya'nın oksijen oranı en yüksek bölgesinde bir kır kahvaltısında bulduğunuzu hayal edin. Evet, kimilerimiz için harika olabilirdi; ancak bu, söz konusu durumun saçmalığından bir şey eksiltmezdi. Bu sebeple sadece ve sadece ''sıçrama'' değil; ''kuantum sıçrama''. 

Evet, bu geçişin sadece kuantum dünyasına özgü olduğunu vurguladıktan sonra, niteliğine değinebiliriz. Öncelikle artık sürpriz olmayacak biçimde, pek alışık olmadığımız bir durum söz konusu: kuantum sıçramalarının bir sebebi yok. Günlük hayatımızda, yoğun sisli bir sabahın sisi gibi, ağır ve keskin bir nedensellik söz konusuyken, burada sebepsizlik söz konusu; bir şeyler nedensizce gerçekleşiyor. Enerji, yük, açısal momentum gibi belirli fiziksel değerler korunuyor; daha basit bir ifadeyle, sıçramadan önceki durumun, sıçramadan sonraki durumdan konsept olarak bir farkı yoktur. En basit örneği, bir elektronun, atom çekirdeği etrafında, yüksek enerjili bir durumdan düşük enerjili bir duruma sıçramasıdır. Bu sıçrama sırasında ise (enerjinin korunacağını söylemiştik), bir foton salar. Bu foton, aradaki enerji farkını taşıyordur. 

Aynı şeyi, radyoaktif bir atomun çekirdeğinde de gözlemleyebiliriz. ''Alfa ışıması'' dediğimiz olgu, atom çekirdeğinin birden alfa parçacığı salarak önceki durumundan iki eksik proton ve iki eksik nötronla varlığını devam ettirmesini ifade eder. İlk durum ile son durum arasındaki enerji farkının nasıl kapanacağını tahmin edebiliriz: salınan alfa parçacığına. Bu iki örnekte, enerjinin korunduğunu gördük. Şimdi kuantum sıçramasının asıl doğasını kısaca inceleyelim. 

Fiziği iyi bilen birinin yanında bir cümleye ''Elektron 'şu kadar' enerjiye sahipse...'' diye başlamamamız gerekir. Zira elektronlar bir enerjiye sahip değildir. Sadece atom çekirdeği etrafında, belli enerjideki kabuklarda bulunabilir; tıpkı bir merdivenin basamaklarında bulunan insanlar gibi. Bizler, merdivenin 2. basamağından 3. basamağına geçebiliriz. Aynı şekilde elektronlar da 2. kabuktan 3. kabuğa geçebilir. Esasında bu geçiş, bildiğimiz haliyle, 2. ve 3. kabuklar arasındaki hesaplayamayacağımız mesafenin kat edilmesiyle gerçekleşmez. Elektron, 2. kabuktan kaybolur ve 3. kabukta ortaya çıkar. İşte bunun adı, ''kuantum sıçrama''dır. 

Gelgelelim, sahte kuantum uzmanları iş başında! ''kuantum sıçrama'' bahanesiyle, insanların umutlarını sömüren bu utanmazların iddiası, elektronların insan vücudunda bu sıçramaları, örneğin korku anında yapabildikleri ve bir üst kabuğa sıçradıkları, böylece yaydıkları fotonlar aracılığıyla insanın korktuğunun başına gelmesine sebep olduklarıdır. Ne kadar dokunaklı ve mükemmel bir mekanizma! Olsa ne güzel olurdu; atomları bir şekilde kontrol altına alır, korku duygusunu yok ederdik. Bununla da kalmıyorlar: olumlu düşüncenin, yine bu mekanizma aracılığıyla insan hayatını daha iyi bir duruma getirdiğini iddia ediyorlar. Bu iddiaların kuantum teorisi ve modern fizikle uzaktan yakından alakası yoktur. Fotonların düşünce olduğu iddiasının hiçbir bilimsel temeli yoktur. Aynı şekilde, kişi korktuğu ya da sevindiği zaman vücudunda elektronların bir üst seviyeye sıçradığını gösteren hiçbir çalışma olmadığı gibi, bunu sağlayabilecek bir mekanizma da mevcut değildir. 

Sevgiler. 

Aslında Kütleçekimi Yok Mu?

Mısır Yılanları (Pantherophis guttatus guttatu)

Yazar

Emre Oral

Emre Oral

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim