Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Korkularımız Beynimizi Nasıl Değiştiriyor?

Korkularımız Beynimizi Nasıl Değiştiriyor?
11 dakika
16,373

Şimdi anlatacağımız, sıradan bir balayı değildi. 23 Ağustos 2001 akşamında yeni evli çift Margaret McKinnon ve eşi, Kanada’dan Portekiz’in Lizbon şehrine doğru uçmaktadır. Air Transat Havayolları’nın 236 numaralı uçağı Atlantik Okyanusu’nun ortasında uçmaktayken, McKinnon lavaboya doğru gider. Fakat lavabodaki hiçbir şeyin çalışmadığını görür bunun oldukça tuhaf olduğunu düşünmesine rağmen üzerinde fazla durmaz. Koltuğuna geri döndükten sonra kahvaltı servisi yapılır. Fakat sonrasında uçağın acil iniş yapacağı anons edilir. McKinnon, o anda Lizbon’a varmak için erken olduğunu düşündüğünü ve o anda ne söylendiğini tam olarak anlayamadığını söylüyor.

Fakat Mckinnon çok yakında ne olup bittiğini farkeder. Kabin görevlileri yolculara can yeleklerini giymelerini öğütlerken, uçağın ışıkları titreştikten sonra tamamen söner. Ardından kabinin basıncı da düşer ve oksijen maskeleri açılır. Uçağın sistemleri, felakete yol açacak ölçüde yakıt sızdırmasından dolayı çökmüştür. McKinnon bu anı şöyle anımsıyor:

Tüm Reklamları Kapat

İnsanlar okyanusa çakılacağız diye bağrışıyorlardı. Yarım saat boyunca kendimi en kötüsüne hazırladıktan sonra uçakta birisi karaya indik diye bağırdı.

Uçağın iniş yapacağı yer, Portekiz karasularının yaklaşık 850 mil (1360 km) açığındaki Azor Takımadaları'dır ve pilotlar hem sivil hem askeri amaçlı kullanılan Lajes Hava Üssü ile irtibat kurar. 360 derece dönüşten ve irtifayı azaltmak için yapılan manevralardan sonra, kabin ekibi sıkı tutunun diye bağırırken uçak sonunda engebeli araziye iniş yapar. Uçağın tekerleklerinden ateşler çıkmaktadır. 

Sersemlemiş yolcular ve kabin görevlileri acil durum kaydırağını indirir ve güvenli bir yere doğru, elleri silahlı Amerikan askerlerine koşarlar. Acil durum kaydıraklarından yapılan tahliye sırasında 2 yolcu ağır, 16 yolcu ise hafif olmak üzere yaralanır fakat 293 yolcu ve 13 kabin görevlisi kurtarılır. 

Tüm Reklamları Kapat

Pek çok insan için bu uçuş orada bitmez. McKinnon da dahil olmak üzere bazı yolcular, bu dehşet verici olayı, kazadan sonraki aylarda da kabuslarında görerek ve istemsizce hatırlayarak defalarca tekrar yaşamışlardır. 

image

Günümüzde bir klinik psikolog olan McKinnon’ın yaşadığı bu kaza, travmanın beyni nasıl etkilediğini, hatırladıklarımızı nasıl değiştirdiğini ve bazı insanların neden Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) yaşadığını araştırmaya teşvik etmiştir. Son zamanlarda McKinnon ve bazı araştırmacılar, korkutucu etkisi olan deneyimlerin beyinlerimizde neden böylesine derin bir iz bıraktığını anlamaya çalışmaktadır. Eğer travmanın üstümüzde neden böylesine büyük ve uzun süreli bir etki bıraktığını anlayabilirlerse, belki de insanlara travma sonrasında yaşadıkları sorunlarla daha iyi başa çıkmaları için yardım edebilirler. 

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Dehşet Verici Bir Anı 

Korku hissi ve bellek arasındaki bağıntı, araştırmacıların ve klinik uzmanlarının on yıllardır ilgisini çekmektedir, fakat elde edilen bilgiler çelişkilidir. McKinnon bu konuda şöyle söylemektedir: 

Bazı araştırmalar, travmatik olayların daha iyi hatırlandığını ortaya koymuştur. Bu anlar oldukça canlıdır ve insanlar zorluk çekmeden pek çok detayı hatırlarlar. Bunun üzerine yapılan başka araştırmalar ise travmatik olaylarla ilgili hatıraların oldukça zayıf, parça parça ve birbirine uymayan farklı detaylardan oluştuğunu ortaya koymaktadır.

Fakat az sayıdaki araştırma travmanın yaşanmakta olduğu o ana, özellikle de tek ve ortak bir olaya odaklanmıştır. Bu yüzden McKinnon, kendisiyle birlikte kazayı yaşamış olan Air Transat Havayolları’nın 236 numaralı uçuşundaki yolcuların hatıralarını incelemeye karar verir. AT 236’nın acil iniş yapmasıyla ilgili olarak şöyle söylüyor: 

Biz bu fırsatı deyim yerindeyse oldukça denetim altında olan bir olayı incelemek için kullanıyoruz.

Bunu söylerken, "denetim altında" kısmında tuhaf bir şekilde gülüyor.

McKinnon ve meslektaşları, uçakta bu olayı yaşamış olan 15 yolcunun olay anı ile ilgili hatıralarını inceleyip, bu bilgileri benzer üç olayla karşılaştırmışlardır. Bunlardan ilki kendilerinin yaşadığı uçak kazası, ikincisi aynı yıl içinde olan fakat üzerlerinde duygusal bir etki bırakmamış olan bir kaza, üçüncüsü ise kendi kazalarından bir ay sonra gerçekleşen 11 Eylül saldırılarıdır. Konuyla ilgili görüşülen yolculardan altısında TSSB belirtileri gözlemlenmiştir. Araştırmacılar deneklerin anımsamalarını kolaylaştırmak için şöyle sorular yöneltmişlerdir: 

Olay hakkında hatırladığınız her şeyi açıklayın. O sırada ne düşündünüz? Ne hissettiniz? Olay anında uçaktaki ışıklar nasıldı?

Deneklerin hatırladıkları ayrıntılar, olayların gerçekteki oluş sırasıyla ve anıları daha az travmatik olan bir kontrol grubuyla kıyaslanmıştır. 

Tüm Reklamları Kapat

Elde edilen sonuçlara göre, TSSB’si olsun olmasın tüm yolcuların kazayı canlı ve ayrıntılı bir şekilde hatırladığı ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlar da yaşanılan korkunun, anıların beyindeki depolanış şeklini değiştirdiği savını desteklemektedir. Olaydan sonra, TSSB yaşayan yolcular için de McKinnon şöyle belirtiyor: 

Bu yolcuların, sadece yaşadıkları travmatik olayla ilgili değil, aynı zamanda 11 Eylül saldırılarıyla ve aynı dönemde gerçekleşen ve üzerlerinde duygusal bir etki bırakmayan uçak kazasıyla ilgili de ufak tefek ve önem taşımayan ayrıntıları hatırladıklarını gözlemledik.

Bu durumdan, TSSB’si olan bireylerin hatırladıkları şeyleri bir düzene koymak ya da anımsadıkları olayı unutmak konusunda zorlandıkları çıkarımı yapılabilir. McKinnon kendi yaptığı çalışmanın küçük bir grubu temsil ettiğini kabul ediyor. Sonuçları genellemek konusunda çekimser olsa da elde edilen sonuçlar oldukça merak uyandırıcı. McKinnon bu konuda şöyle ekliyor:

İnsanlar bu araştırmaya katılma konusunda doğal olarak çekimser davrandılar. Araştırmamıza katılan herkese minnettarız, çünkü yaşadıkları bu olayları anlatmaları zaten oldukça zor bir şey.

Peki eğer travmatik anılarımız diğer anılarımızdan daha canlıysa, bu travmatik anılar oluşurken beynimizde neler olmaktadır? Beynimizde farklı bellek sistemleri vardır. Bisiklete nasıl binileceğini öğrenirken fiziksel bellek kullanılırken şarkı söylemek için işitsel bellek kullanılır. Bir de işleyişinde hipokampüsün güçlü bir şekilde etkisi olan, daha özelleşmiş bir bellek çeşidi olan “bildirimsel bellek” sistemlerimiz vardır. Hipokampüs, arabamızı nereye parkettiğimiz ya da iki artı iki dört eder gibi bilgileri depolamaktadır.

Fakat korku ise farklı bir sistemi uyarır: Bedenimizin acil kontrol merkezi olan amigdalayı. Beynin medial (orta) temporal lobunun sağında ve solunda yer alan badem şeklinde bir yapı olan amigdala, korku gibi duygusal anıların ve aynı zamanda yemekten, seksten ve uyuşturucu etkisi bulunan ilaçlardan alınan hazla ilgili anıların işlenmesinde aktif rol oynar. Eğer bir anı özellikle etkileyici ve farklıysa, bu duygusal bellek sistemini tetikler. 

Tüm Reklamları Kapat

Bu bilgiler ışığında, neden pek çok durumda söz konusu olayla ilgisi olmayan duyusal uyaranların bir anda duygusal anıları canlandırdığını kısmen anlayabiliriz. Belki de ilk öpücüğünüzü belli bir parfüm ya da kolonya kokusuyla ilişkilendirmenizin nedeni duygusal belleğinizin gücüdür. 

Korkunç bir olay yaşadığımızda, hayatta kalma mekanizmamız devreye girer ve yaşadıklarımız bir anda aklımıza kazınır. Georgia eyaletinin Atlanta şehrindeki Emory Üniversitesi’nde psikiyatri ve davranış bilimleri profesörü olan Kerry Ressler bunu şöyle açıklıyor: 

Eğer bir aslandan bir kez kaçarsanız ya da bir başkasının aslan tarafından yenildiğini görürseniz, aslandan korkulması gerektiğini öğrenirsiniz. Bu durum kitaplardan edindiğimiz ve duygusal olarak bir uyarıcılığı bulunmayan bilgilerden çok farklıdır. Evrimsel olarak bu mekanizma mantıklı olabilir, çünkü gerçekten önemli olan şeylere öncelik vermek isteriz.

Bir şeyden korktuğumuzda, büyük bir adrenalin patlaması yaşarız ve önceden yaşadığımız benzeri olayları hatırlamamızı sağlayan bir süreç tetiklenir. Kanada’nın Montreal şehrindeki McGill Üniversitesi’nde psikoloji profesörü olan Karim Nader bu konuda şöyle belirtiyor: 

Korku mekanizması, kişiyi hayatta tutmak için evrimleşmiştir.

Flaş Bellek Teorisi

Edinilen korkunç deneyimler, her zaman olayların çok iyi bir şekilde hatırlanmasına sebebiyet vermeyebilir. 11 Eylül’e şahit olmuş insanların sözde “flaş anıları” yani olayla ilgili ayrıntıları hatırlamaları, New York Üniversitesi’nde psikoloji ve nöroloji profesörü Elizabeth Phelps’in ilgisini çekmiştir. Phelps bu konuda şöyle eklemektedir: 

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Zaman ve Suya Dair Bir Buzula Ağıt

Yaşadığımız yüzyıl içinde dünyadaki suyun doğası değişecek; buzullar eriyecek, deniz seviyeleri yükselecek ve sularının asitliği son 50 milyon yıldır görülmemiş derecede artacak. Bu dönüşüm gezegenimizdeki bütün yaşamı, tanıdığımız ve sevdiğimiz herkesi derinden etkileyecek. Aklın alabileceğinden daha karmaşık, geçmişteki tüm deneyimlerimizden daha mühim, dilin kendisinden daha ulu bir vaka… Bu büyüklükte bir sorunu hangi sözcüklerle tarif edebilirsiniz ki?

İşte bu engin meselenin net bir resmini çekmek isteyen İzlandalı ünlü yazar ve aktivist Andri Snaer Magnason’un, eriyen Okjökull buzuluna yazdığı ağıt –“Geleceğe Mektup”– dünya çapında haber olmuş, milyonlarca kişi tarafından paylaşılmıştı. Magnason şimdi de bilimsel yaklaşım ile kişisel bakışını birleştiriyor; iklimbilimcilerin gelecek tahminleri arasında yolculuk ederken kadim efsanelerden, atalarının hikâyelerinden ve Dalai Lama’yla yaptığı söyleşilerden geçen güzergâhını incelikle –ve nükteli, ironik bir dille– örüyor. Nihayetinde ortaya hem bir seyahatname hem bir dünya tarihçesi hem de –gelecek kuşaklarımız uğruna– dünyayla uyum içinde yaşamamızın önemine dair sarsıcı bir hatırlatma çıkıyor.

2020 NORDIC COUNCIL EDEBİYAT ÖDÜLÜ FİNALİSTİ

“Andri, gezegendeki yerimize dair derinde yatan duygularımızı, üstlerine şiir ve hayret serperek su yüzüne çıkarıyor. Derinden etkilendim ve ilham buldum.”

—Darren Aronofsky

Devamını Göster
₺71.00
Zaman ve Suya Dair Bir Buzula Ağıt

Bu kişiler TSSB’si olan insanlar değiller. Tıpkı bizim gibi 11 Eylül saldırılarını yaşamış olan sıradan insanlar.

Elizabeth Phelps ilginç bir şekilde, bu kişilerin anıları canlılığını korusa da sanıldığı kadar güçlü anılar olmadığını ve değiştirilebilecekleri sonucuna ulaşmıştır.

Phelps’in New York’da bulunan laboratuvarı kazanın olduğu yere çok yakınında bulunmaktaydı. 11 Eylül’den sonraki ilk birkaç hafta içinde, kazadan bir sene sonra, iki sene sonra ve on sene sonra yapılan araştırmalara göre, insanların hatırladıkları ayrıntılarının doğru olduğu konusunda kendilerinden emin oldukları gözlemlenmiştir. Araştırmaya katılanlar, sadece olayın meydana gelişindeki ayrıntılardan değil, aynı zamanda o sırada nerede ve kimle oldukları, olayın nasıl olduğu ve sonrasında neler yapmış oldukları gibi ayrıntılar hakkında da oldukça emindirler. Fakat aslında, olayla ilgili hatırlanan ayrıntılar üzerinden zaman geçtikçe değişmiştir. Phelps bu konuda şöyle belirmektedir: 

Eğer bu kişiler olayın yaşanmasına şahit olmuşlarsa, flaş anılar başka bir deyişle olayın ayrıntılarının hatırlanış şekli bu durumda, aynı kişilerin duygusal olarak daha az etkilendikleri bir olaydan daha farklıdır. Fakat bunun nedeni doğrudan şahit olunan olayla ilgili anıların beyinde daha çok yer etmesinden değil, bizim öyle olduğunu sanmamızdan kaynaklanmaktadır. Travmatik olaylarda, hatırlardıklarımızın inanılmaz bir şekilde doğru olduğunu düşünürüz. Fakat aslında doğru olduğuna inandığımız ayrıntıların büyük kısmı doğru değildir. Duygular diğer pek çok şeyi es geçerek, birkaç ufak detay üzerinde yoğunlaşmanıza neden olur.

Travmatik Anılara Veda Mı? 

Peki travmatik anılar değiştirilebilir ve hatta de silinebilir mi? Belleğin anıları saklama ve hatırlama işlevleriyle ilgili yeni bir anlayışa göre, korkunç anıların beyine yer etme şeklini değiştirmek için pek çok fırsatımız var. Nader’in bu kobnuda şöyle eklemektedir: 

Anıların ilk olarak işlenişine müdahale edebilmek için altı saat gibi bir zaman aralığı vardır.

 Yani kötü bir anının beyne işlenme şiddetini azaltmak için kullanılacak farmakolojik yöntemlerin bu kısa zaman aralığında uygulanması gerekmektedir. Gerçekten de kemirgenler ve insanlar üzerinde yapılan çalışmalardan elde edilen yeni bulgulara göre, eğer beta-blokerler hızlı bir şekilde uygulanabilirse daha sonra yaşanabilecek TSSB semptomlarında azalma sağlanabilmektedir. Nader bu yöntemin İsrail ordusu tarafından da kullanıldığını belirtmektedir. Fakat yeni bir araştırmaya göre, anıların beynimize tamamen ve kalıcı olarak işleneceği kısa zaman aralığından sonra dahi anıların tekrar değiştirilebileceği ve şiddetinin azaltılabileceği ortaya konmuştur. 

Nader sıçanlar üzerinde deney yaparken, sıçanlara elektrik şoku verirken aynı anda belli bir melodi dinletmiştir. Daha sonra bu melodi tekrar dinletilince, koşullanan sıçanlar elektrik şokunun acısını hatırlamıştır. Bunun hemen sonrasında Nader sıçanlara beta-bloker uygulamıştır. Beta-blokerlar kandan temizlendikten sonra dahi, sıçanlar elektrik şokunu hatırladıklarında verdikleri "donma" tepkisini vermemişlerdir. Aynı deneyi küçük bir insan grubu üzerinde de yapan Nader ve meslektaşları şöyle bir sonuca varmıştır: 

Yaşanılan travmanın üzerinden yaklaşık on bir yıl geçmesine rağmen, beta-bloker kandan temizlendikten sonra, travma yaşamış kişilerin değerleri TSSB değerlerinin altına düştüğü gözlemlendi. Bu yöntemi uygulamak için henüz erken ve yöntemin verimliliği konusundaki araştırmalar da halen devam etmektedir.

Yine de, anıların tekrar uyandırılıp yeniden şekillendirilmesi konusundaki bildiklerimizi potansiyel bir terapi aracı olarak kullanılmasıyla, belleğin bir bakıma yeniden şekillendirilmesi mümkün gözükmektedir. Phelps bu konuda şöyle belirtiyor: 

Bizim burada yaptığımız, anıyı tamamen değiştirmek değil . Biz sadece anıların, bu anılara karşı verilen 'kaç ya da dövüş' tepkileriyle ilişkilendiriliş biçimini değiştiriyoruz. Yani ortada olmuş yaşanmış bir şeyi silmek gibi bir durum yok. Orası işin bilim kurgu boyutu.

Her Şeyin Başlangıcı

McKinnon, yaşadığı travmatik kaza her ne kadar oldukça canlı olsa da, pek çok ayrıntıyı hatırlayamadığını kabul ediyor ve AT 236’nın Lajes pistine doğru yaklaştığı anı hatırlayan McKinnon şöyle anlatıyor:

Uçak tekrar okyanusa doğru manevra yaptığında adanın üstünde uçuyorduk. Gerçekten çok korkunç bir andı. O anda -buraya kadarmış- diye düşündüm. Adadaki evlerin çatısını gördüm ve uçağın düşerek oradaki insanları öldüreceğini düşündüm.

Fakat McKinnon kendisine uçak iniş yaparken havanın karanlık olup olmadığı sorulduğunda hatırlayamadığını belirtiyor ve ayrıca uçakta o anda pencere kenarında oturup oturmadığından da emin değil. 

Korkunç anılar söz konusunda olunca belki de beynimiz ayrıntıların belleğe işlenmesi konusunda seçici olabilir. Bunun nasıl ve neden olduğunu öğrendikçe, yaşanan travmaların etkisini de azaltabilecektir.

Balayına giderken uçakta yaşadıkları bu olay evliliğe başlamak için gerçekten talihsiz bir başlangıç denebilir . Bu konuda McKinnon sözlerine şöyle devam ediyor:

Tüm Reklamları Kapat

Gerçekten çok farklı ve beklenmedik bir başlangıçtı. Hayatım bu olayla pek çok bakımdan değişti. TSSB için bir tedavi yöntemi bulmak ve bu alanda araştırma yapılması gerektiğini böyle anlamış oldum. Kariyerimi de bu şekilde çizmem gerektiğini anladım.

McKinnon’ın yaşadığı bu olay yeni bir kişisel ve bilimsel yolculuğun başlangıcı olmuştur. Zaman geçtikçe bu talihsiz olay daha az hatırlanacak, fakat kendisinin bilime bırakacağı miras yaşayacaktır.

Teşekkür: Bu yazıyı çeviren Mert Moralı'ya teşekkür ederiz.

Alıntı Yap
Okundu Olarak İşaretle
17
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 10
  • Tebrikler! 9
  • İnanılmaz 6
  • Umut Verici! 6
  • Merak Uyandırıcı! 6
  • Korkutucu! 3
  • Bilim Budur! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 2
  • Grrr... *@$# 1
  • İğrenç! 1
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: BBC | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 06/12/2022 06:54:06 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3305

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Yılan
Mantık
Bilgisayar
Modern
Öne Çıkan
Hormon
Hastalık Dağılımı
Video
Biyokimya
Abiyogenez
Genel Görelilik
Amerika Birleşik Devletleri
Kuantum Fiziği
Makale
Aile
Bağışıklık Sistemi
Nükleer
Viral Enfeksiyon
Çevre
Teyit
Ara Geçiş Türleri
Kitap
Mistik
Malzeme
Hidrojen
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Alıntı Yap
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
L. E. Ogden, et al. Korkularımız Beynimizi Nasıl Değiştiriyor?. (23 Şubat 2015). Alındığı Tarih: 6 Aralık 2022. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/3305
Ogden, L. E., Ağacı, E., Bakırcı, Ç. M. (2015, February 23). Korkularımız Beynimizi Nasıl Değiştiriyor?. Evrim Ağacı. Retrieved December 06, 2022. from https://evrimagaci.org/s/3305
L. E. Ogden, et al. “Korkularımız Beynimizi Nasıl Değiştiriyor?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Translated by Evrim Ağacı, Evrim Ağacı, 23 Feb. 2015, https://evrimagaci.org/s/3305.
Ogden, Lesley Evans. Ağacı, Evrim. Bakırcı, Çağrı Mert. “Korkularımız Beynimizi Nasıl Değiştiriyor?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Translated by Evrim Ağacı. Evrim Ağacı, February 23, 2015. https://evrimagaci.org/s/3305.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'ndaki reklamları, bütçenize uygun bir şekilde, kendi seçtiğiniz bir süre boyunca kapatabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kaç ay boyunca kapatmak istediğinizi aşağıdaki kutuya girip tek seferlik ödemenizi tamamlamak:

10₺/ay
x
ay
= 30
3 Aylık Reklamsız Deneyimi Başlat
Evrim Ağacı'nda ücretsiz üyelik oluşturan ve sitemizi üye girişi yaparak kullanan kullanıcılarımızdaki reklamların %50 daha az olduğunu, Kreosus/Patreon/YouTube destekçilerimizinse sitemizi tamamen reklamsız kullanabildiğini biliyor muydunuz? Size uygun seçeneği aşağıdan seçebilirsiniz:
Evrim Ağacı Destekçilerine Katıl
Zaten Kreosus/Patreon/Youtube Destekçisiyim
Reklamsız Deneyim
Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.