Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Dünya'nın en yüksek iletişim becerilerine sahip köpeği Rico'yu duydunuz mu? 200 farklı kelimeye başarıyla ve hatasız tepki vermeyi başarabildiği için hayvan davranışı kitaplarına adı altın harflerle yazılmıştır. Elbette her köpek Rico kadar akıllı değildir; ancak yine de köpek sahipleri, köpeklerinin kendilerini anladığına defalarca şahitlik etmiştir. Bu tepkiler kimi zaman kuyruk sallama, kimi zaman heyecanla etrafta koşturma, kimi zaman bir boyun büküklüğü, kimi zaman ağlak gözler şeklinde olabilir.

Açıkçası köpeklerin bizi "gerçekten" anlayıp anlamadığını tam olarak bilmiyoruz. Çünkü bizim komutlarımıza ancak ve ancak o komuta koşullandırıldıklarında tepki verebiliyorlar. Ortalama bir köpek 165 farklı komuta tepki verebilse de, çoğu köpek sahibi sadece birkaç tanesiyle yetinmektedir. Bu yetenek, eğitim sonrası oluşmaktadır. Yani doğuştan gelen bir anlamlandırma söz konusu değil. Lakin bu, onların bizi anlamadığını iddia etmek için yeterli değil; zira insan bebekleri de belli bir yaşa gelene ve belli bir deneyimi edinene kadar etrafına anlamlı tepkiler verememektedir. Elbette bir insan bebeği, genleri bizimle anlaşabilecek şekilde beynini şekillendirdiği için bizi kat kat kolay anlamakta ve hızla öğrenmektedir. Dolayısıyla bir köpek ile bebeği kıyaslamak hatalı olur; fakat arada paralellikler olduğu açıktır.

Köpeklerin bizi insanlar gibi anlamadığına dair bir nokta, kelimelerimizi anlamlandıramadıklarını bilmemizden geliyor. Örneğin bir köpeğe yumuşacık bir ses tonuyla ve gülümseyerek "Sen bugüne kadar yeryüzünün gördüğü en berbat köpeksin." diyecek olursanız, muhtemelen köpeğiniz övüldüğünü zannedecek ve sevinçle tepki gösterecektir. Dolayısıyla şartlandırma sırasındaki vücut dili, ses tonu, vb. de büyük önem taşımaktadır. Köpekler, muhtemelen bizi insanlar gibi anlayamamaktadır.

Elbette bu, köpeklerle olan sımsıkı bağlantımız önünde bir engel değildir. Sonuçta köpekleri "insan gibi" oldukları için değil, "köpek" oldukları için seviyoruz. Belki de insanları sevmeyi doğru düzgün beceremediğimizden, kim bilir...

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Tavsiyelerimiz

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder