Timsah Gözyaşlarını İçen Kelebekler ve Arılar!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Kosta Rika'nın San Pedro kentinde bulunan Tropik Saha Araştırmaları Organizasyonu La Selva Biyolojik İstasyonu'ndan Dr. Carlos de la Rosa'nın yaptığı bir araştırma, timsahlar gibi bulundukları bölgenin en üst düzey avcılarından biri olan canlıların gözlerini nemli tutmak için ürettikleri gözyaşlarının, üzerlerine konan kelebekler ve arılar tarafından içildiğini gösteriyor! Kelebekler ve arılar dakikalarca (kimi zaman 15 dakikaya varabilen sürelerce) timsahların gözyaşlarını içiyor.

Yapılan detaylı incelemeler, bu hayvanların timsah gözyaşlarını içerek doğada pek kolay bulamadıkları mineraller ve proteinleri edinebildikleri düşünülüyor. Özellikle de çeşitli tuzları... Araştırmacılar, ilk defa bu kadar net olarak kaydedilen davranışın (ki bu davranışa "gözyaşı yeme" anlamında "lakrifagoz" deniyor), aslında sanıldığı kadar nadir olmadığını, sadece gözlemlemenin zor olduğunu belirtiyorlar.

Aslında kelebek ve arıların hedefinde genelde timsahlar gibi sürüngenler değil, memeliler bulunuyor. Bugüne kadar birçok memelinin gözyaşını içen hayvana rastlandı; öyle ki bazı nadir vakalarda insanların gözyaşlarını bile içen hayvanlar tespit edildi. Ancak tahmin edilebileceği üzere bunları görüntülemek ve araştırmak oldukça zor bir iş. de la Rosa, konuyla ilgili şöyle diyor:

"Sodyum ve benzeri bazı makrobesinleri doğada bulmak epey güçtür. Kelebekler ve arılar nektar tüketirler ve bunun içerisinde pek tuz bulunmaz. Ancak yumurta üretimi ve kendi metabolizmaları için tuza ihtiyaçları var."

Bu davranışın arkasında üremeye dayalı bazı sebepler de yatıyor olabilir. Fransa'daki Tours Üniversitesi'nde ekoloji profesörü olan Jérôme Casas şöyle diyor:

"Kelebeklerin yere inip genelde su veya gözyaşı içtiklerini görürsünüz. Bu tuz ya biyolojik amaçlarla kullanılır ya da sperm yoluyla dişilere geçerek onlara bir hediye olarak sunulur. Dolayısıyla tuz bu hayvanlar için çok kıymetlidir."

Bu davranışın simbiyotik bir ilişki olup olmadığı kısmen tartışmalı bir konu. Çünkü mutualizm bariz bir simbiyotik ilişki olarak görülürken, komensalizm, yani tek tarafın fayda gördüğü, diğer tarafınsa fayda veya zarar görmediği ilişkilerin simbiyotik ilişki olup olmadığı halen tartışılıyor. Bu durumda, gözyaşlarını veren timsahın herhangi bir fayda sağlayıp sağlamadığı henüz bilinmiyor. Şöyle izah ediyor:

"Kendi gözlemlerime dayanarak söyleyebilirim ki kaymanlar gibi sürüngenler gözyaşlarının içilmesinden hiç rahatsızlık duymuyor gibi gözüküyor. Buna karşılık nehir kurbağaları buna çok daha az tolerans gösteriyorlar; çünkü arılar gözlerine çok yakın bir mesafede vızıldıyor. Çoğu sefer kafalarını salladıklarını ve nihayet suya atlayarak oradan uzaklaştıklarını gördüm. Arılar ve kelebeklerin bu sürüngenleri seçme nedeni, bu hayvanların genellikle pek hareket etmiyor olmasıdır. Bir yere oturduklarında, saatlerce orada kıpırdamadan kalırlar."

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Sci-News
  2. NatGeo

Karl Marx, ''Das Kapital'' İsimli Eserini Darwin'e Mi Atfetti?

Taş-Kağıt-Makasta İstatistikle Yenmek...

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim