Gece Modu

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, Robert Zubrin isimli kaynaktan alınmıştır; ancak anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş, içeriği zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Amerikalı havacılık mühendisi, yazar ve Mars Cemiyeti'nin kurucusu Dr. Robert Zubrin'in NASA'nın Ames Araştırma Merkezi'nde yaptığı bir konuşmasında, "Mars'a neden gitmeliyiz, bu girişimi neden desteklemeliyiz?" şeklinde gelen bir soruya verilmiş muhteşem bir cevabı sizlerle paylaşmak istiyoruz. Son zamanlarda izlediğimiz en güçlü, en net, en fazla paylaşılmayı hak eden videolardan birisi! Sizden ricamız, bu videoyu yayabildiğiniz kadar fazla araçtan, iletebildiğiniz kadar fazla insana iletmeniz. 

Lütfen izleyin ve izletin.

Neden Mars'a Gitmeliyiz?

Bence Mars'ın uzay programımızın hedefinde olması için 3 neden var: Kısaca söyleyecek olursak: Mars'ta gelecek var, meydan okuma var ve bilim var.

Mars'ta Bilim Var!

Mars'ta bilim var; çünkü bir zamanlar sıcak ve ıslak bir gezegendi. Üzerinde bir milyar yıldan daha uzun bir süre sıvı su bulunuyordu. Bu, Dünya'da yaşamın ortaya çıkması için gerekenden 5 kat daha uzun bir süre. Eğer yaşamın kimyasal yollardan kendiliğinden ortaya çıktığı doğruysa, eğer etrafta sıvı su ve çeşitli elementler ve yeterince zaman varsa, Mars'ta da yaşam olmalıdır. Sonradan yok olduysa bile! Ve eğer Mars'a gidip var olmuş yaşamın fosillerini bulursak bu bize, yaşamın evrende ortaya çıkmasının sıradan bir olay olduğunu gösterecektir.

Ya da Mars'a gidip, bir zamanlar su kütleleri olduğuna dair kanıtlar bulursak fakat geçmiş yaşama dair iz göremezsek bu da bize, yaşamın normal kimyasal yollarla ortaya çıkmasının yüksek olasılıklar dahilinde olmadığını, bu sürecin tamamen şansa bağlı olasılıklar barındırdığını ve evrende yalnız olabileceğimizi gösteriyor.

Dahası, Mars'a gidip toprağını kazabiliriz; çünkü yer altında sıvı su var. O suya ulaşabiliriz ve belki yaşamı o anda, orada bulabiliriz. Bulduğumuz kanıtların biyolojik ve biyokimyasal yapısını incelersek, Mars'taki yaşamın Dünya'daki yaşam ile aynı olup olmadığını bulabiliriz. Çünkü Dünya'daki bütün yaşam biyokimyasal seviyede her yerde aynıdır. Her yerde aynı aminoasitleri, her yerde RNA ve DNA'nın aynı şekilde kopyalanıp bilgi aktardığını görüyoruz.

Yaşam böyle olmak zorunda mı, yoksa yaşam bundan çok daha farklı olabilir mi? Biz, yaşamın ta kendisi miyiz, yoksa çok sayıda olasılıktan sadece biri miyiz? İşte bu, gerçek bilim!

Bunlar, insanların binlerce yıldır üzerinde düşündüğü en temel sorular. Yaşamın Evren'deki yeri... Bu, Ay'a gidip, kraterlerin yaşını belirleyip, Geophysical Research dergisinde güvenilir bir makale yayınlamaya yetecek kadar veri toplayıp, bir üniversiteden kadro kapmaya benzemez.

Bu, hipotez-temelli, eleştirel bilimdir. Gerçek bilim!

Mars'ta Meydan Okuma Var!

İkincisi: Meydan okuma... Bence toplum da aynı bireyler gibidir. Eğer zorlukların üstesinden gelmeye çalışmazsak, gelişemeyiz. "İnsanlar Mars'a Programı", toplumumuz, özellikle gençler için son derece faydalı ve üretkenliğe teşvik edici olacak. "İnsanlar Mars'a Programı", bugün okulda olan her bir çocuğa "Bilimi öğrenin ve bir gün siz de yeni diyarlar bulacak kâşifler olabilirsiniz!" diyecek.

Bu programdan milyonlarca bilim insanı, mühendis, mucit, teknolojik girişimci, doktor, medikal araştırmacı edineceğiz. Bu program, bilgi sermayemize o kadar faydalı olacak ki, programın giderleri bunun yanında bir hiç kalacak.

Güneş Sistemi içerisinde bildiğimiz en büyük volkan Mars'ta bulunur. Etrafındaki düzlüklerden 25 kilometre yüksekte bulunan bacasıyla bu volkan, 624 kilometre boyunca uzanır. Bir diğer deyişle bu dağı Türkiye'ye taşıyacak olsaydık, volkanın bir eteği İzmir'deyken, diğer eteği Mersin'de olurdu.
Güneş Sistemi içerisinde bildiğimiz en büyük volkan Mars'ta bulunur. Etrafındaki düzlüklerden 25 kilometre yüksekte bulunan bacasıyla bu volkan, 624 kilometre boyunca uzanır. Bir diğer deyişle bu dağı Türkiye'ye taşıyacak olsaydık, volkanın bir eteği İzmir'deyken, diğer eteği Mersin'de olurdu.

Mars'ta Gelecek Var!

Ve son olarak, bu bizim geleceğimiz. Mars, üzerinde yaşam ve dolayısıyla medeniyet için gerekli bütün kaynaklara sahip, en yakın gezegen. Eğer yapabileceğimiz şeyi zamanımız içinde yaparsak, o küçük Plymouth Rock yerleşim birimini Mars'a kurarsak, 500 yıl içinde Mars'ta ve yakın yıldızlararası uzayda yeni yerleşim ve medeniyet bölgeleri açılacaktır.

Karşıma çıkan herhangi bir Amerikalı'ya sorsam: 1492'de ne oldu? Bana Kolomb'un denize açıldığını söyleyeceklerdir. Bu doğru, açıldı. Ancak 1492'de olan tek şey bu değil. 1492'de İngiltere ve Fransa barış antlaşması imzaladı. 1492'de Borgia ailesine papalık unvanı verildi. 1492'de Dünya'nın en zengin adamı Lorenzo de Medici öldü. Birçok şey oldu.

Eğer 1492'de gazete olsaydı, manşetlerinde bunlar yazardı! İtalyan bir dokumacı oğlunun birkaç gemiyle hiçliğe doğru açıldığı yazmazdı! Ancak biz, Kolomb'u hatırlarız! Borgia'nın papalığı almasını değil!

Bundan 500 yıl sonra insanlar Irak'ta kimin galip geldiğini hatırlamayacak. Veya Suriye'de... Kimin girip kimin çıktığını da değil! Fakat, onların uygarlıklarını mümkün kılmak için neler yaptığımızı hatırlayacaklar!

Bu, bizim yapabileceğimiz en önemli şey! Zamanımız dahilinde yapabileceğimiz en önemli şey! Eğer olağanüstü, önemli ve muhteşem bir şey yapmaya gücün yetiyorsa, onu yapmalısın!

Mars'taki
Mars'taki "Valles Marineris" vadi sistemi, toplamda 4000 kilometre uzunluktadır ve yer yer genişliği 200 kilometreye ulaşmaktadır. Bir diğer deyişle, eğer ki bu vadi Dünya üzerinde olsaydı, bir ucu Viyana/Avusturya'da, diğer ucu Farah/Afganistan'da bulunur ve bu mesafede Macaristan, Sırbistan, Romanya, Bulgaristan, Türkiye ve İran'ı boydan boya yarardı. Bu, söz konusu vadinin gezegenimizin yüzde 20'si boyunca uzanması demektir.
Yapılan bir araştırma, Mars’ın bir zamanlar barındırdığı su miktarının Dünya’daki Atlas Okyanusu ile eşdeğer olduğunu gösteriyor. Bu okyanusun Mars’ta kapladığı yüzey alanı, Atlas Okyanusu’nun Dünya’da kapladığından daha fazlaydı. Bunu keşfetmek için araştırmacılar Avrupa Uzay Ajansı’nın “Çok Büyük Teleskop” isimli teleskobuyla birlikte NASA’nın Kızılötesi Teleskop Merkezi’nin araçlarını kullandılar. Mars atmosferinin farklı bölgelerini tam 6 sene boyunca inceleyerek gezegendeki su dağılımının haritasını çıkardılar. Bu, bilim tarihinde bir ilk!
Yapılan bir araştırma, Mars’ın bir zamanlar barındırdığı su miktarının Dünya’daki Atlas Okyanusu ile eşdeğer olduğunu gösteriyor. Bu okyanusun Mars’ta kapladığı yüzey alanı, Atlas Okyanusu’nun Dünya’da kapladığından daha fazlaydı. Bunu keşfetmek için araştırmacılar Avrupa Uzay Ajansı’nın “Çok Büyük Teleskop” isimli teleskobuyla birlikte NASA’nın Kızılötesi Teleskop Merkezi’nin araçlarını kullandılar. Mars atmosferinin farklı bölgelerini tam 6 sene boyunca inceleyerek gezegendeki su dağılımının haritasını çıkardılar. Bu, bilim tarihinde bir ilk!
Science Daily

Evrim Ağacı İncelemesi

Birçok önemli bilim insanının dikkat çektiği ve uyardığı gibi, yeni nesil gelecekten bilimsel bir beklenti ile büyümüyor. Hatırlayacak olursanız, eskiden "Uçan arabalar", "ışınlanma", "Ay yolculuğu", vb. konulara dair heyecanlı beklentilerle büyürdük. Birçok insan, bu nedenlerle bilime yönelirdi. Günümüzde teknolojinin yaygınlaşmasıyla yine ilgili olan kişiler bilime yöneliyorlar; fakat o eski yaygın heyecanı bulmak çok güç. Bilim, halkın anlamaktan iyice uzaklaştığı, uç bir uğraş haline geliyor.

Ama bu doğru değil. Her birimiz, Dünya'yı değiştirebilecek, çığır açacak keşif, buluş, icatlar yapabilecek potansiyele sahibiz. Tek yapmamız gereken, bu potansiyeli açığa çıkarmak. Yukarıdaki video, işte tam da buna dair çok önemli noktalara değiniyor. Zubrin'in bu konuşmasıyla ilgili değindiği noktaları incelediğimiz bir videomuzu buradan izleyebilirsiniz:

Uzay, gerçekten heyecan vericidir. Uzaya gözlerini dikmiş biri, ufak bir toz zerreciği bile olmayan Dünya üzerinde birbirini yiyen insanların ne kadar zavallı olduğunu anlar. Hayata bakışı değişir. Bill Nye'ın dediği ve videomuzda da bahsettiğimiz gibi, bir uzay programı olan ülkelerin umudu vardır, heyecan kaynağı vardır. Çünkü uzay bize sonsuz fırsatlar sunar. Dünya da aslında öyledir; ancak Dünya'nın yüzölçümüne göre insanın hırsları ve nefretinin boyutu ölçüsüzdür. 

reddit

Örneğin yukarıdaki fotoğrafta görülen Benjamin isimli ufaklık, Noel hediyesi olarak bir uzay kostümü almış. Bu kostüm onu öylesine etkilemiş ki, ayna karşısında saatlerce dikilerek kendisine bakmış, gözlerini alamamış. Daha sonradan Benjamin'in amcası, onu NASA Kennedy Uzay Merkezi'ne götürme kararı almış, çünkü onu bilime yönlendirmek, heyecanını desteklemek istiyormuş. Fotoğraftaki daha büyük olan yeğeni ve kız arkadaşıyla birlikte götürmüşler ve orada bu fotoğrafı çekmişler. Fotoğrafta ufak Benjamin öyle bir açıda yer almış ki, sanki kendisinin daha yaşlı haline bakıyor gibi bir kare ortaya çıkmış.

Hikayenin devamı da çok hoş: Amcaları, bu fotoğrafı internet üzerinden paylaştığında, fotoğraf NASA çalışan David Hitt'in eline kadar ulaşmış. Oradan da Uzay Fırlatma Sistemleri Yöneticisi Todd May'e kadar gitmiş. Onlar da, Benjamin'in bilim ve uzay tutkusunu daha da desteklemek için, özel bir paket göndermişler. Paket içerisinde uzay araştırmalarına dair kitaplar, yapışkanlar, kitap ayraçları gibi birçok ufak tefek ama heyecan verici cisim bulunuyor. Tabii NASA'nın en geç 2038'de başarmayı umduğu, Mars'a ilk insanı indirme projesi olan ORION'a dair de bol bol bilgi bulunuyor.

Kim bilir? Belki de ufak Benjamin, gelecekte Mars'ı bizzat keşfeden ilk insanlardan birisi olacak...

Arşimet yaşarken Sicilyayı kim idare ediyordu? Galileo'yu mahkemeye hangi papa çıkardı? Newton zamanındaki İngiltere kralı ya da kraliçesi kimdi? Gauss zamanında Almanya hükümdarı kimdi? Ve böyle gider... Özel ilgisi olmayanların bilemeyeceği sorular bunlar. 100 yıl sonra 2015 yılından Türkiye ile ilgili hatırlanacak bir şey varsa o da, belki, Aziz Sancar'ın aldığı Nobel olur. Şimdiki idarecileri belki yalnızca tarihçiler bileceklerdir. Nedir 75 yıllık bir hayatı değerli kılan?
Arşimet yaşarken Sicilyayı kim idare ediyordu? Galileo'yu mahkemeye hangi papa çıkardı? Newton zamanındaki İngiltere kralı ya da kraliçesi kimdi? Gauss zamanında Almanya hükümdarı kimdi? Ve böyle gider... Özel ilgisi olmayanların bilemeyeceği sorular bunlar. 100 yıl sonra 2015 yılından Türkiye ile ilgili hatırlanacak bir şey varsa o da, belki, Aziz Sancar'ın aldığı Nobel olur. Şimdiki idarecileri belki yalnızca tarihçiler bileceklerdir. Nedir 75 yıllık bir hayatı değerli kılan?
TEDx

Mars'a Nasıl Gideceğiz?

İnsanlık, 2038 yılına kadar, ABD önderliğinde Mars'a ayak basmaya hazırlanıyor. Ancak bu hiç de kolay bir iş değil. Çok sayıda bilim, mühendislik, eğitim, teknoloji, vb. sahadaki girişimcinin, mühendisin, bilim insanının aralıksız ilgisini, dikkatini ve emeğini gerektiriyor. Birçok organizasyon buna yönelik çalışmalara başladı, SpaceX'in her geçen gün artan başarılarını duyuyoruz. Fakat bunlar yeterli değil, çok daha fazlasına ihtiyacımız var. 

Bu nedenle sizler için, Mars'a ayak basmak için ihtiyacımız olan teknolojilerin kısa bir listesini barındıran bu görseli düzenledik:

Futurism

Mars'a gitme isteğimiz sadece Mars'a ulaşmamızı sağlamayacak, geleceğin teknolojilerini de mümkün kılacak. Bizler, Türkiye olarak ya bu yarışın bir parçası olacağız, ya da tüm Dünya geleceğe atılırken arkalarından bakacağız.

Bilimle kalın, heyecanlı kalın.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 10
  • Tebrikler! 5
  • Bilim Budur! 7
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 3
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 1
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 14/11/2019 00:12:54 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7661

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Reklam
Reklam
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilim, hatalarla doludur. Ancak faydalı hatalarla... Çünkü o hatalar, gıdım gıdım birikerek bizi gerçeğe ulaştırır.”
Jules Verne
Geri Bildirim Gönder