Kırmızı Cüce Yıldızlar, Uzayda Yaşamı Keşfetmek İçin En Uygun Yerler Olabilir!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Yeni bir çalışmanın sonuçları kırmızı cücelerin evrende en çoklukla görülen yıldızlar olduğunu ve hemen her birinin yaşanabilir bölgesinde üzerinde yaşam bulma şansının en yüksek olduğu bir gezegen bulunabileceğini gösteriyor.

Araştırmacılar bu buluşun uzayda yaşamın başka yerlerde de bulunabilme şansını artırdığını söylüyorlar ve bulgularını International Journal of Astrobiology dergisinde paylaşmışlar. Kırmızı cüceler, ya da diğer adlarıyla M-tipi cüce yıldızlar, Güneş'ten elli kata kadar daha sönük ve güneşin yüzde 10 ile 20'si ağırlıktalar. Evrendeki yıldızların yüzde 70'ini bu yıldızlar oluşturuyor.

Kırmızı cücelerin bu denli çok görülmeleri bilim insanlarını bunların uzayda yaşamı keşfetmek için en uygun yerler olabileceklerini düşünmeye yöneltti. Gök bilimciler tarafından kırmızı cücelerin etrafında giderek daha fazla gezegen keşfediliyor ve NASA'nın Kepler uzay gözlemevinin en son bulguları bu yıldızlardan en az yarısının yörüngelerinde Yerküre'nin yarısı ile dört katı arası ağırlıklarda kayalık gezegenler barındırdıklarını gösteriyor. Sonuç olarak evrende hem Yerküre boyutlarında, hem de diğer gaz devlerinden oldukça küçük, Yerküre'nin 17 katı ağırlığındaki Neptün boyutlarında oldukça fazla sayıda gezegen olduğu görülüyor. Bu bereketin nedeni ise sırrını korumayı sürdürüyor.

Gezegen oluşumunda önde gelen bir kuram yeni doğmuş yıldızların etrafındaki gaz ve toz disklerinde oluşmakta olan bebek gezegenlerin, yörünge enerjileri disk içindeki madde tarafından  soğruldukça yıldıza yakın yörüngelere göç ettiklerini öne sürüyor. Ancak bu göç modellemesine göre Neptün boyutlu gezegenlerin görülenden daha nadir olmaları gerekiyor.

Öte yandan, bazı araştırmacılar da bu göreli olarak düşük kütleli gezegenlerin bulundukları yerde oluştuklarını, yani etrafında yörüngede bulundukları yıldıza göre aşağı yukarı aynı yerde oluşup yaşamlarını sürdürdüklerini, yıldıza doğru ya da yıldızdan uzağa bir göç yaşamadıklarını iddia ediyorlar. Çalışmanın yazarı ve Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles (UCLA) astrofizikçisi Brad Hansen yerinde gezegen oluşumu bilgisayar modellemeleri kullanarak kırmızı cücelerin ne sıklıkta Yerküre boyutlu gezegenler oluşturabileceğini ve bu gezegenlerin yıldızın etrafında nerelerde yörüngeye oturacağını incelemiş.

Hansen bilgisayar modellemelerinde güneşin yarı ağırlığında ve gezegen öncesi diskleri 0.05 AU ile 1 AU arasında değişen kırmızı cüceleri araştırmış (1 AU, ya da 'astronomical unit' Güneş ile Yerküre arsındaki ortalama uzaklığa eşit). Modellenen disklerde Yerküre'nin ağırlığının altı misli ağırlıkta gaz ve toz bulutu bulunuyormuş. Hansen, bu girdilerle 10 milyon yıl sonra kaç gezegenin oluştuğunu görmeye çalışmış.

Hansen'i özellikle ilgilendiren, yıldızların çevresindeki 'yaşanabilir bölge' olarak da adlandırılan, ve gezegenlerin, yüzeylerinde sıvı su ve dolayısıyla yaşam barındırabilecek derecede sıcak olduğu bölgeler olmuş. Kırmızı cüceler göreli olarak oldukça soğuklar ve yaşanılabilir bölgeleri yıldıza Merkür'ün Güneş'e uzaklığından daha yakın (yaklaşık 0.1 ile 0.2 AU arası).

Hansen çalışmasında çoğu gezegen sisteminin 0.5 AU içerisinde dört ile altı arası gezegen barındırdığını, ancak bazı gezegenlerin 10 AU kadar uzaklarda dahi oluşabildiğini görmüş. Ek olarak kırmızı cüceler 0.23 ile 0.44 AU arası değişen yaşanabilir bölgelerinde genellikle bir ya da iki gezegen barındırıyorlar. 

Hansen'e göre yaşanılabilir olması muhtemel gezegenlerin bu çoklukta görülebilmeleri bir gün gerçekten yaşanabilir bir tanesini keşfetme olasılığımızı arttırıyor.

Hansen bu bulguların yanında kırmızı cücelerin yaşanabilir bölgelerindeki gezegenlerin önemli miktarda su tutabilecekleri sonucuna da ulaşmış. Sonuçlara göre her bir gezegenin, Yerküre'deki toplam su tutarının 25 misli daha fazla suya sahip olabileceği görülmüş. Hansen'e göre tüm bu bulgular güneş sistemi civarındaki M cücelerinin yakınında yaşanılabilir gezegenlerin oldukça fazla görüleceği fikrini genel olarak destekliyorlar.

 

Evrim Ağacı ve Kozmik Anafor Eklemesi: Haber içerisinde kırmızı cücelerin güneşin yüzde 10-20'si kütleye sahip olduğu ve tüm yıldızların yüzde 70'ini oluşturduğu dile getirilmiş. Oysa kırmızı cüceler, Güneş'in yüzde7.5'i ile yüzde 60'ı kütleye sahiptirler ve tüm yıldızların yüzde 80'ini oluştururlar. Kaynakta verilen bilgiler bu detay haricinde tutarlıdır. Muhtemelen kaynak, kendisinin temel aldığı yazının üzerine yorum yapmış. Böyle hatalar popüler bilim haberciliğinde ne yazık ki sıklıkla oluyor.


Kaynak: Bu yazı Phys.org sitesinden çevrilmiştir. İçeriğin dayandığı makaleye International Journal of Astrobiology dergisinden ulaşılabilir.

Güve Robotlara Doğru Adım Adım İlerliyoruz!

''Taung Çocuğu Fosilinin Yeni Analizi Evrimi Çürüttü, Bilimcileri İnim İnim İnletti'' Yalanı

Yazar

Suat Ayöz

Suat Ayöz

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim