Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Kedi anatomisinin en önemli parçalarından birisi kuşkusuz pati ve pençelerdir. Önce bu terminolojiyi biraz temizleyelim: Anatomik olarak kedilerin ayakta durmak, yürümek, sıçramak ve koşmak için kullandıkları organa bacak, bacakların ucundaki bölgeye ise ayak deriz. Kedi ve köpekler gibi evcil hayvanların ayaklarına kimi zaman pati de denir. Bu ayakların ucunda parmaklar bulunur. Parmaklara anatomide dijit de denmektedir. Bu parmakların ucunda yer alan tırnaklara pençe deriz. 

Patiler kediler için çok önemlidir çünkü kediler de tıpkı köpekler gibi dijitigrat, yani doğrudan doğruya dijitleri (parmakları) üzerinde yürüyen hayvanlardır. Örneğin biz insanlar dijitigrat değiliz, plantigratız. Çünkü parmaklarımız üzerinde değil, ayak tabanlarımız üzerinde yürümekteyiz. Biz yürürken metatarsal kemiklerimiz ve ayak parmaklarımız yere paraleldir. Kedilerde ise topuk ve bilekler yürüme sırasında yere basılı değildir, havada tutulur. Bir diğer meşhur yürüme tipi ise unguligrat yürümedir, yani tırnaklar üzerinde yürüme. Örneğin atlar, ayak veya parmakları üzerinde değil, doğrudan doğruya tırnakları, yani toynakları üzerinde yürürler. Bu farkları yaratan, türlerin evrimsel tarihleridir ve her birinin farklı evrimsel avantajları bulunur. Örneğin kedilerin dijitigrat yürüme stilleri, onların oldukça hassas ve sessiz bir şekilde hareket etmelerini ve avlanmalarını mümkün kılar.

Kedilerin yürüyüşündeki hassasiyetine en çok katkı sağlayan özelliklerden bir diğeri, doğrudan adımlama (İng: "direct register") adı verilen kavramdır: Yani kediler, arka ayaklarını her zaman ön ayağın en son bulunduğu yere atarlar. Böylece kar veya toprak üzerinde çok daha az iz bırakırlar; çok daha sessiz hareket edebilirler. Tabii bunun, riskli bölgelerde güvenli zemine adım atma ihtimalini arttırma özelliği de vardır. Sonuçta ön patinin bastığı yerin güvenliliği test edilmiştir.

Kedilerin Kaç Parmağı Var?

Peki, bu patileri biraz daha yakından inceleyelim. Eğer kedinizin patilerine dikkatli bakacak olursanız, insan ile arasındaki en büyük farklardan birinin parmak sayısı olduğunu görürsünüz. Kedilerin ön ayaklarında 5, arka ayaklarında 4 parmak bulunur. Yani toplamda 18 parmakları bulunur. Tabii polidaktili, yani çok parmaklılık adı verilen mutasyona sahip kedilerde bu sayı daha da çok olabilir. İlginç bir şekilde kediler polidaktili mutasyonuna fazlasıyla açıktırlar; bu nedenle tür içindeki parmak sayısı çeşitliliği oldukça fazladır. Bu durum, değişen çevre şartları altında kedilerin daha hızlı bir şekilde evrimsel adaptasyon geçirmelerini mümkün kılabilir.

Örneğin bu "çok parmaklılık" olayı, şimdilik bilinmeyen bir sebeple, Kanada'nın Nova Scotia eyaletindeki ve Amerika'nın Florida eyaletindeki Key West adasındaki birçok kediyi vurmuş durumda. Ancak 6 parmaklı kedilerin bulunduğu coğrafya bununla sınırlı değil. Dünya'nın hemen her yerinde bu genetik mutasyona rastlamak mümkün. Ancak özellikle Key West adasındaki Ernest Hemingway Evi ve çevresinde yaşadıkları için kimi zaman bu kedilere "Hemingway Kedileri" denebiliyor.

Kedilerde görülen bu 6. parmak genelde hayvana zarar vermiyor ve genetik bir çeşitlilik olarak popülasyon içerisinde kalıyor. Eğer ki seçilim baskısı olacak olursa, kediler içerisindeki bir dalın bu yönde evrim geçirmemesi için bir sebep gözükmüyor.

Damlacık Tırnağı

Peki bu öndeki ekstra parmak da neyin nesi? Burada beni durdurup, "Onun ekstra olduğunu ne biliyorsun, belki arka ayaklarda eksik var?" diyebilirsiniz. Haklısınız, zaten olan da o. Evrimsel süreçte kedilerin arka ayaklarındaki 5 parmaktan 1 tanesi körelerek yok olmuştur. Ama kediler yürürken, ön ayaklarındaki 5 parmaktan da sadece 4 tanesini kullanırlar. Beşincisi büyük oranda işlevsizdir. İşte bu işlevsiz ek parmağa "damlacık tırnağı" demekteyiz. Ön ayaktaki bu ek tırnak herhangi bir şekilde yerle temas etmez, yük taşımaz. Evcil kedilerde tamamen işlevsizdir; vahşi kedilerde ise avlanma sırasında bir miktar katkı sağlamaktadır. Eskiden işlevi olup, artık kullanılmayan veya asıl işlevini büyük oranda yitirmiş olan organlara evrimsel biyolojide körelmiş organ demekteyiz, bu konuda da bir video serimiz bulunuyor, göz atmanızı tavsiye ederim. Yani kediler, evrimsel süreçte körelmiş olan bir organı halen yitirmekte olan ara türlere ya da geçiş türlerine muhteşem bir örnektir. Tıpkı bizlerin apandis organımızın ya da 20 yaş dişlerimizin halen köreliyor olması gibi.

Görselde damlacık tırnağı görülebiliyor.
Görselde damlacık tırnağı görülebiliyor.
Ashlee Bakırcı-Taylor

İnsan Tırnakları ve Kedi Pençeleri

Bu durumda sorabilirsiniz, kedi tırnaklarının insanların tırnaklarından herhangi bir farkı var mı diye... Kedilerin tırnakları, insanların tırnakları ile neredeyse birebir aynıdır: İkisi de keratin yapılıdır, ikisi de gereğinden fazla uzarsa hayvana zarar ve acı verir, ikisi de tırnak-et birleşimi olan ve pembe renkte görünen kısmın içlerine kadar kesilecek olursa acı verir, ikisi de canlının eşyaları daha kolay tutmasını, yüzeyleri yakalamasını ve kaşıntıları gidermesini sağlar.

Tırnaklar sadece kedilerde ve insanlarda değil, memeli hayvanların neredeyse hepsinde bu görevlere sahiptir. Yani bu özellikler, tüm torun türler tarafından ortaklaşa bir şekilde taşınmaktadır. Bunun sebebi, memelilerin hepsinin ortak bir atadan evrimleşmiş olmasıdır. Bu şekilde ortak atalardan miras alınan ve halen taşınan özelliklere evrimsel biyolojide homolog özellikler deriz.

Örneğin beyin gibi bir organ her hayvanda ayrı ayrı evrimleşmemiştir. Ortak atada evrimleştikten sonra, tüm torunlara genetik bir miras olarak aktarılmıştır. Elbette her soy hattının evrimsel tarihine bağlı olarak bu organ farklı miktarlarda evrimleşmiştir; ancak temel yapı ortak atadan gelmektedir. Yani beyin de birçok memeli gibi homolog bir organdır. Vücudumuzda bunun gibi binlerce özellik bulunmaktadır.

Kedi pençelerine dönelim... Kedilerin pençelerini insan tırnağından ayıran en önemli özellik, kedi pençelerinin doğrudan doğruya distal phalanx adı verilen bir kemiğe bağlı olmasıdır. İnsanlarda ise tırnaklar kemiğe bağlanmaz. Yani kedilerin pençeleri, daha ziyade bir insanın parmak ucuna benzetilebilir. 

Bu hoş fotoğrafta, cam üzerinde duran bir kedinin patilerini/pençelerini görüyoruz.
Bu hoş fotoğrafta, cam üzerinde duran bir kedinin patilerini/pençelerini görüyoruz.

Kedilerde Tırmalama Davranışı

Her ne kadar kediler bu uzun tırnaklarını tırnak makasıyla kesmiyor olsalar da, kedilerin tırnakları da uzadıktan sonra, en ve dıştaki katmanın çevreyle fiziksel teması nedeniyle zamanla aşınır ve kırılır. Kedi davranışlarındaki yaygın bir hatalı inanç, kedilerin tırnaklarını törpüleyerek sivrileştirdikleri yönündedir. Törpüleme davranışının tırnakların sivrileştirilmesi ihtiyacıyla doğrudan bir alakası yoktur. Bunun yerine, pençenin dış kısmındaki kırık ve düzgün olmayan keratin parçalarını sıyırmaya ve alttan gelen, halihazırda sivri olan tırnakların sağlıklı bir şekilde çıkabilmesini sağlar. Ayrıca tırmalamak, kediler için bir alan belirleme yöntemidir. Tırmık izleri, "Bu alan bana ait!" anlamına gelir ve diğer kedileri uzak tutmak için kullanılır. 

Dışa İtilebilir Pençeler!

Son olarak, bir diğer yaygın kanıyı daha çürütelim: Kedilerin tırnakları bazılarının sandığı gibi "içe çekilebilir", yani retractable değildir. Tam tersine "dışa itilebilir", yani protractable yapıdadır. Yani bir kedinin tüm kasları gevşediğinde, kedi pençeleri "pençe kılıfı" denen keratin yapılı koruyucu tabakanın içinde durur, dışarıdan gözle pek görülemez.

Kediler gerek gördüklerinde pençelerini dışarı iterek çıkarırlar. 

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 1
  • 2
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 18/08/2019 07:04:33 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3561

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Gerçekler, görmezden gelindiler diye yok olmazlar.”
Aldous Huxley
Geri Bildirim Gönder