Karma Duygular: Hem Sevip Hem Nefret Etmek!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Facebook’ta böyle bir gönderinin altına bir ifade bırakmak istediğinizde oradaki "emojilerin" (dijital duygu ifadelerinin) o anda ne hissettiğinizi tam olarak yansıtamadığını hiç düşündüğünüz oldu mu? Hunharca öldürülecek olan zavallı fok için üzüntü mü? Yoksa baltayı acımasızca indirecek olan avcıya karşı kızgınlık mı? Belki de ikisi birden? 

Tıpkı bu durumda olduğu gibi, aynı anda deneyimlediğimiz bu “karma” duyguları (hem üzüntü hem öfke gibi), hiç şüphe yok ki, gündelik hayatlarımızda da sıklıkla yaşıyoruz. Kim bilir, hayatı çok ciddiye almayıp vurdumduymaz tavırlarıyla etrafına neşe saçan arkadaşınızı bu özelliğinden dolayı takdir ediyor, ama söz konusu sizin sorunlarınız olduğunda sergilediği bu aynı ciddiyetten uzak tavır belki de ona öfke duymanıza neden oluyordur?

Tamamen doğal olan fakat kafa karışıklığına yol açıp bizi rahatsız eden ve kimi zaman canımızdan bezdiren bu duygu çatışmalarını niçin yaşıyoruz ve bu ikilemler ne anlama geliyorlar? Bu can alıcı soruların cevabına geçmeden evvel dilerseniz duyguları bir masaya yatıralım.

Duygular, ilkel ve karmaşık olmak üzere iki kategori altında toplanabilir. Psikolog Robert Plutchik’e göre, ilkel (temel) duyguların her biri (benimseme/ilgi, mutluluk, üzüntü, kızgınlık, korku, endişe, şaşırma ve tiksinti) tek bir yüz ifadesine karşılık gelir. Bu duygular evrensel ve doğuştandırlar. Örneğin, “gülme” her kültürde mutluluğun ve sosyal benimsenmenin işareti iken, yine bir diğer temel duygu olan “ağlama” üzüntü belirtisidir. Karmaşık duygular ise kıskançlık, suçluluk, sempati (bir başkasının acısını paylaşma), gurur, minnettarlık ve küçümsemeyi içerir ve bilişsel bir içeriğe sahiptirler. Örneğin, kıskançlık duygusu başkalarının sahip olduğu şeyler üzerine düşünmeyle tetiklenen bir histir. Utanç ise arzulanan koşullara erişememe hissiyatına karşılık olarak verilen acı dolu bir duygudur.

 

Karma duygular

Farklı duyguların bir arada yaşandığı karma duygularda ise bir kişi aynı anda hem üzgün hem de mutlu olabilir. Hal Ersner-Herschfield ve arkadaşlarının 2008 yılında yürüttüğü bir araştırmaya göre karma duygu deneyimi yaşa bağlı olarak artar. Çünkü, teorik olarak, “fazla zamanının kalmadığını” deneyimlemek insanların yaşamdan zevk almasını ve dolayısıyla “mutluluk” gibi olumlu duygular içinde olmalarını sağlıyor. Diğer taraftan aynı zamansal sınırlama, bu olumlu deneyimlerin biteceğine dair olan farkındalığı artırarak kişide karma duygular yaşanmasına sebep oluyor. Araştırmacılar, “beklenilen son” ile karma duygu deneyimleme arasındaki ilişkiyi test ederek böyle bir sonuca vardılar. Çalışmalarının birinde katılımcılar, kendileri için özel bir anlamı olan bir yerde bulunduklarını sürekli olarak hayal ettiler. Diğer bir grup katılımcı ise kendileri için anlamlı olan bir yerde “son kez” bulunduklarını zihinlerinde canlandırdılar. Buna göre “son kez” bulunduklarını hayal edenler diğer gruba kıyasla daha fazla karma duygular yaşadılar. 

Mezuniyet günlerinde ya da emekliye ayrılmadan önceki son iş günümüzde kendimizi neden hem mutlu hem de buruk hissettiğimizi şimdi daha iyi anlıyoruzdur herhalde. “Zamanın kısıtlı olması” hissinden dolayı yaşadığımız bu karma duygular sadece bununla sınırlı değil elbette. Bu duruma bir diğer örnek ise “nostaljik” hissetmemizden verilebilir.  Nostalji, yaşanıp bitmiş anıların getirdiği güzel duygular ile o hoş hatıraların bir daha asla yaşanılmayacağının verdiği ızdırabın bir karışımıdır. 

Diğer taraftan karma duyguların tümü, hissedilen zaman kısıtlaması sebebiyle oluşmazlar. Yukarıda bahsedilen Facebook gönderisi için hissettiğiniz karma duygular ya da zayıflamak için uzun süredir yürüttüğünüz rejim programından sonra bir dilim pasta yemenin verdiği hem keyif hem de suçluluk hissini buna örnek olarak verebiliriz. 

 

Karma duygular ve renkler

Renk karışımları ile karma duygular arasında bir benzerlik kurmak istersek, tıpkı ana renklerden (kırmızı, mavi ve sarı) ikisini karıştırdığımızda mor, portakal rengi veya yeşil gibi ikincil renkleri elde etmemiz gibi, iki veya daha fazla ilkel (temel) duyguyu farklı yoğunluklarda karıştırdığımızda da çeşitli duygular elde etmek mümkündür. Örneğin “benimseme” ve “mutluluk” duygularının birleşimi, sevgiyle alakalı (özlem, şehvet, şefkat gibi) karma duygulara karşılık gelirken, “tiksinti” ve “kızgınlık” hislerinin bir arada bulunması “küçümsemeyle karışık düşmanlık (nefret)” karma duygu durumuna yol açar. Benzer şekilde korku ve kızgınlık, kıskançlığı oluşturur. Diğer bir deyişle kıskançlık, sevdiğimiz kişiyle olan ilişkimizde üçüncü bir kişinin bizim yerimizi alabilme ihtimalinden dolayı duyduğumuz şüpheden kaynaklanır. 

 

Karma duygular bize nasıl yardımcı olurlar?

Bazılarımız bir kişiye karşı, o kişiyi sevmek ya da sevmemek gibi tek bir duygu beslemesi gerektiğini düşünür. Oysaki daha fazla bilgi akışına maruz kaldığımızı ve dolayısıyla ne kadar olgun ve zeki varlıklar olduğumuzu ortaya koydukları için birbirine zıt bu hisleri kabul etmek oldukça önemlidir. Yukarıda bahsettiğimiz neşeli ve vurdumduymaz arkadaşınıza karşı hissettiğiniz karma duygular örneğine dönersek, düşünüş tarzınızda meydana getireceğiniz değişikliklerle duygusal tutumunuza yön verebilirsiniz. Diğer bir deyişle, o kişiyle ilgili hissettiğiniz olumlu ya da olumsuz duygudan biri üzerine dikkatinizi/düşünmenizi yoğunlaştırmanız, ağır basacak olan duyguyu belirleyecektir.

Karma duygular, aynı zamanda, sevdiğimiz bir kişinin vefatı gibi hayatın tatsız yönleriyle başa çıkmamızı da sağlarlar. Örneğin yasını tuttuğumuz kişiyle yaşadığımız olumlu anıları düşünmek, ölüm acısıyla sağlıklı bir şekilde başa çıkmaya yardımcı olur. Hal Ersner-Herschfield ve arkadaşlarının yukarıda bahsettiğimiz çalışması karma duygular ile beden ve zihin sağlığı arasındaki ilişkiye de işaret ediyor. Buna göre, olumsuz duygular içindeyken olumlu duyguları deneyimleyebilme becerisi, stresli durumlarda pozitif olan şeyleri görebilmemizi sağlayıp kötü olaylara karşı bizleri daha güçlü ve dayanıklı kılarak sağlığımızı olumlu yönde etkilemektedir. Uzun lafın kısası, zorluklarla mücadelenin belki de en önemli yolu “hayatın basit güzelliklerini görebilmek”ten geçiyor. 

 

Düzenleyen: Şule Ölez

Kaynaklar ve İleri Okuma: 

  1. Psychology Today
  2. Changing Minds
  3. Journal of Personality and Social Psychology

İzmir'in Profesörleri...

CERN de Yalanmış...

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim