Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Kanser Metastazı ve Damar Oluşumu: Anjiyogenez Nedir? Anjiyogenezin Kanser Gelişimi ve Yayılımındaki Rolü Nedir?

Kanser Metastazı ve Damar Oluşumu: Anjiyogenez Nedir? Anjiyogenezin Kanser Gelişimi ve Yayılımındaki Rolü Nedir?
10 dakika
7,339
Tüm Reklamları Kapat

Kanser hücreleri, yeni ve daha uzak dokulara yayılabilme özelliğine sahiptirler ve bu özellikleri onları daha da ölümcül hale getirir. Tümör hücreleri kan veya lenfatik yollarla vücuda dağılabilir ve ulaştıkları yerlerde çoğalabilirler; bu sürece metastaz denir. Kanserin metastaik yayılımı için damar ağı, çok önemli bir etmendir.

Yeni kan damarlarının oluşması sürecine anjiyogenez adı verilir. Aynı şekilde yeni lenfatik kanal ve damarların oluşumu sürecine de lenfogenez adı verilir. Her iki süreç de tümörlere oksijen ve besin sağlamakta ve atıkları hızlıca uzaklaştırmada oldukça önemlidir. Anjiyogenik faktörler, özellikle neoplastik damarlanmanın oldukça yoğun olduğu yerlerde yüksek konsantrasyonlarda bulunur.

Kanserde Anjiyogenez

Tümör büyümesi ve metastazı, tümörlerin hızlı bölünme ve yayılma evresi esnasında salgıladığı kimyasal sinyaller sayesinde tetiklenen anjiyogenez sürecine bağlıdır. Kanser hücreleri kan sirkülasyonu olmadan yalnızca 1-2 mm2 çapına ulaşabilir ve daha sonrasında büyümesi durur. Ancak kanser hücreleri anjiyogenezin sağlanabildiği bir yere koyulduğunda tümör çapı 2 mm3'ün üstüne çıkar. Anjiyogenezin olmadığı durumlarda tümörler nekrotik veya apoptotik hale gelerek ortadan kalkabilir. Tümörlerde anjiyogenez temel olarak dört adımdan oluşur:

Tüm Reklamları Kapat

  1. Doku membranının temel dokusu lokal olarak bozuluma uğrar. Bu doku bozunumu hücre ölümlerine ve hipoksiye sebep olur.
  2. Endotel hücreleri göç eden anjiyogenik faktörler tarafından aktive edilir.
  3. Endotel hücreleri bölünerek çoğalır ve stabil hale gelir.
  4. Anjiyogenik faktörler endotel hücrelerin farklılaşmasını ve bölünmelerinin devam etmesini sağlar.
Anjiyogenezin basamakları sırasıyla: Proteaz Üretimi, Göç, Çoğalma, Vasküler Tüp Oluşumu ve Endotel hücrelerin stabil hale gelmesi.
Anjiyogenezin basamakları sırasıyla: Proteaz Üretimi, Göç, Çoğalma, Vasküler Tüp Oluşumu ve Endotel hücrelerin stabil hale gelmesi.
MDPI

Damarlardaki endotel hücreleri yalnızca 1000 günde bir bölünürler. Anjiyogenez tümör dokuları besine ve oksijene ihtiyaç duyduğunda uyarılır. Anjiyogenez hem aktivatörler hem de inhibitörler tarafından uyarılan bir süreçtir. Yalnızca anjiyogenik faktörlerin yüksek seviyede ifade edilmesi genelde neoplastik dokularda damarlanma için yeterli değildir. Damar büyümesini engelleyen inhibitörlerin ifadesinin azaltılması da bu süreçte zorunluluktur.

Tümörlerde Damarların Yapısı ve Yapılanması

Tümörlerde genellikle damarların normal konfigürasyonu bozulmuş ve değişmiş bir durumdadır. Tümörlerdeki damarlar belirli bir organizasyonu takip etmezler; belirli bir dallanma yolları yoktur ve damar çapları tamamiyle rastgeledir. Geniş çaplı tümör damarları genellikle tamamlanmamış bazal membranları ve alışılmadık perisit dizilimleri nedeniyle çok incedir. Anjiyogenik faktörlerdeki dengesiz dağılım; tümör damarlarının rastgele dallanmasında, duvar kalınlıklarının farklı olmasında ve perisitlerin sayısının farklı dağılmasında temel role sahiptir.

Tümör damarları genellikle oldukça geçirgen hatta sızdıran bir yapıdadır çünkü endotel hücreleri arasındaki bağlantılarda adherens proteinlerinin eksikliği, kesintisiz bir hücre dizilimi olmasına ve bu hücrelerin sıkı bir şekilde yan yana bulunmasına engel olur. Özellikle endotelial kadherin (E-kadherin) proteinlerinin ve platalet endotel hücrelerinin adhezyon moleküllerinin (PECAM-1) azalması, bu durumda temel etkenlerdir. Tümör damarlarının bu yüksek geçirgenliği entodel hücrelerinin daha rahat göç ederek damar oluşumunun hızlı gerçekleşmesine ve kanser hücrelerinin daha hızlı metastaz yapmasına olanak sağlar; plasma proteinlerinin sürekli ekstravazasyonu inflamatuvar yanıtlarının gelişmesine ve immün sistem hücrelerinin tümör doku etrafında toplanmasına neden olur. İmmün hücreleri, tümörün mikroçevresinin oldukça önemli elemanlarıdır.

Endojen Anjiyogenik Faktörler

Anjiyogenezi uyaran aktivatörler; endotel hücrelerinden, tümör hücrelerinden ve etraflarını saran stroma tarafından salgılanır. Anjiyogenez aktivatör faktörleri hem otokrin (yani salgılandığı hücreyi etkileyen), hem de parakrin (yani salgılandığı hücrenin etrafındaki hücreleri etkileyen) özellik gösterebilir. Endojen anjiyogenik faktörlere örnek olarak şunlar gösterilebilir:

Tüm Reklamları Kapat

  • Vasküler endotel büyüme faktörü (VEGF)
  • Temel fibroblast büyüme faktörü (bFGF)
  • Anjiyogenin
  • Transforme edici büyüme faktörü (TGF-α\alpha ve TGF-β\beta )
  • Tümör nekroz faktörü (TNF-α\alpha )
  • Platelet kökenli büyüme faktörü
  • Granülosit koloni uyarıcı büyüme faktörü
  • Plasental büyüme faktörü
  • İnterlökin-8
  • Hepatosit büyüme faktörü
  • Epidermal büyüme faktörü

Bunların arasında VEGF protein ailesi ve onların reseptörleri olan VEGFR protein ailesi, neoplastik damarlanma konusunda en dikkat çekici elemanlar olmuşlardır.

Vasküler Endotel Büyüme Faktörleri (VEGF) Nedir ve Nasıl İşlev Gösterir?

Özellikle bazı diğer sitokinlerin ve büyüme faktörlerinin varlığında VEGF proteinleri hem kanserli dokularda hem de çevre bazal membranda oldukça yüksek konsantrasyonlarda bulunur. Bazı anjiyogenik fenotipler, tümör hücrelerinin damarlara oldukça uzak kalması veya damarların yetersiz gelişimi sebebiyle meydana gelen hipoksi tarafından uyarılır. Hipoksi, Hipoksi-ile uyarılabilir faktör 1α\alpha (HIF-1α\alpha) aracılığıyla VEGF ve reseptörlerinin ifadesini artırır. Tümör hücreleri VEGF'yi üretir ve etrafındaki dokulara da salgılar. Tümör hücreleri endotel hücreleri ile karşılaştığında, endotel hücrelerinin dışındaki reseptörlere bağlanırlar. VEGF'nin reseptörüne bağlanması endotel hücrelerinde çekirdeğe kadar giden bir sinyal yolağını başlatır. Bu yolak sonucunda endotel hücre büyümesi için gerekli proteinlerin ifade seviyesi de artar.

Hipoksi durumunda tümör hücreleri anjiyogenetik fenotipe sahip olur ve VEGF aracılığıyla endotel hücrelerinin geçirgenliğini artırarak metastaz sağlarlar.
Hipoksi durumunda tümör hücreleri anjiyogenetik fenotipe sahip olur ve VEGF aracılığıyla endotel hücrelerinin geçirgenliğini artırarak metastaz sağlarlar.
MDPI

VEGF tarafından uyarılmış olan endotel hücreleri metalloproteinler (MMPs) üretirler. MMPs'ler ekstraselüler matriksi parçalarlar. Bu matriksin görevlerinden biri de endotel hücrelerinin göçünü kısıtlamaktır. Endotel hücreleri çevre dokuya göç ettiği gibi bölünmeye başlarlar. Yeteri sayıya ulaştıklarında, integrin α\alpha ve β\beta gibi adezyon proteinleri sayesinde tüp formasyonuna girerler. Bu yeni oluşmuş kan damarlarının olgunlaşması ve stabilleşmesi gerekir. Anjiyotensin 1-2 ve bunların reseptörü Tie-2 vasküler büyümeyi stabil bir hale getirir.

VEGF protein ailesinde; VEGF-A, VEGF-B, VEGF-C ve VEGF-E kan damarlarının çoğalmasında; VEGF-C ve VEGF-D lenf damarlarının çoğalmasında aktif olarak görevlidir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

  • VEGF-A vasküler endotel hücreleri için oldukça spesifik bir mitojendir ve anjiyogenez için gerekli olan bütün sinyal yolaklarını aktive edebilir. Tümörlerin büyük çoğunluğunda yüksek seviyelerde ifade edilir.
VEGF-A'nın salgılanmasını uyaran faktörler, kaynaklandığı hücreler ve tetiklediği olaylar.
VEGF-A'nın salgılanmasını uyaran faktörler, kaynaklandığı hücreler ve tetiklediği olaylar.
MDPI
  • VEGF-B iki farklı protein izoformu olarak bulunur: VEGF-B167 ve VEGF-B186. Bu iki izoform, alternatif splays adı verilen bir süreçle meydana gelir. VEGF-B'nin ifadesi yalnızca tümörlerde değil, normalde kalpte, çizgili kaslarda ve vasküler endotel hücrelerinde de yüksek seviyelerdedir. Her ne kadar işlevleri tam olarak belirlenemese de VEGF-B ifadesinin özellikle doğum sonrasında kardiyak anjiyogenez esnasında çok yüksek olduğu gözlemlenmiştir.
  • VEGF-C, VEGF-A'nın aksine hipoksi tarafından uyarılamaz. VEGF-C'nin ifadesi genellikle erken embriyonik gelişimde yüksek seviyelerdedir ve hem kan damarlarının hem de lenf damarlarının gelişiminde görev alır.
  • VEGF-D aynı zamanda c-FOS-tarafından indüklenen büyüme faktörü olarak da bilinir. Olgun formu, VEGF-C ile yüzde 61'lik benzerlik gösterir ve endotel hücrelerinde aynı reseptörlere bağlanırlar.
  • VEGF-E parapoxvirus ve Orf virüsü tarafından kodlanır. VEGF-E'nin endotel hücresindeki reseptörüyle etkileşimi endotel hücrelerin gelişimini sağlar.
VEGF türlerinin bağlandıkları reseptörler ve stimüle ettikleri olaylar.
VEGF türlerinin bağlandıkları reseptörler ve stimüle ettikleri olaylar.
Advances in Medicine

Anjiyopoietinler ve Ephrinler Nedir ve Ne İşe Yararlar?

Anjiyopoietin-1, endotel hücrelerinin hayatta kalmasını Tie-2 reseptörünü fosforilleyerek ve fosfatidilinositol 3'kinaz yolağını aktif hale getirerek sağlar. Ang1 aktivitesi olgun damarların stabilitesinde ve gelişmemiş damarların fizyolojik ve patolojik gelişiminde sorumludur.

Ephrin-B2 ve EphB4 arter ve venlerin farklılaşmasında, yani damarın arter mi ven mi olacağına karar verilmesinde görevlidirler. Ephrin-B2 varlığı olgunlaşmamış damarın arteriyel damar olmasını, EphB4'nin varlığı ise olgunlaşmamış damarın ven olmasını sağlar.

Bunların yanında bazı onkogenler direkt olarak anjiyogenezin uyarılmasında görev alırlar. Örneğin H-ras ve v-src, fibroblastlarda ve epitel hücrelerinde VEGF'nin ifadesini artırır.

Temel Fibroblast Büyüme Faktörü (bFGF) Nedir ve Ne İşe Yarar?

FGF protein ailesi 9 farklı üyeye sahiptir. FGF reseptörleri ise yalnızca 4 adet transmembran reseptör tirozin kinaz reseptörü içerir. FGF-1 (asidik) ve FGF-2 (bazik) anjiyogenezin temel uyaranları olarak bilinirler. FGF'in reseptörüne bağlanması, tirozin kinazların sinyal yolağını başlatarak endotel hücrelerinin büyümesini ve bölünmesini sağlar.

bFGF'in Heparin benzeri moleküllerle etkileşimi transkripsiyonel değişiklikler ve biyolojik cevaplar ile sonlanır. Birçok FGF, hücre dışı matrikste Heparan benzeri glikozaminoglikanlar (HLGAGs) ile etkileşim kurmasını sağlayan sinyal peptitleri içerir. Bu sinyal peptitleri hem bağlanmayı hem de ekstraselüler matrikse salgılanmayı sağlar.

Anjiyogenezin İnhibitörleri Nelerdir?

Anjiyogenik faktörlerin ifadesinin artması, anjiyogenez için yeterli değildir. Aynı zamanda negatif regülatörlerin yani inhibitörlerin ifadesinin azaltılması gerekir. Baskın tümörlerin etrafındaki dokular endostatin, anjiyostatin, trombospondin ve metalloprotein inhibitörleri salgılarlar. Tümörlerin bu inhibitörlerin ifadesini azaltması veya aktivitesini baskılaması gerekir.

Tüm Reklamları Kapat

Anjiyostatin ve Endostatin Nedir ve Ne İşe Yarar?

Anjiyostatin, plazminojen'in bir veya daha fazla fragmentinden oluşur. Anjiyostatin endotel hücrelerinin ve tümör hücrelerinin apoptozunu uyarır ve endotel hücrelerinin göçüyle tüp formasyonunu inhibe eder. Endotel hücreleri anjiyostatin varlığında göç edemediği ve tüp halinde dizilemediği için damar oluşumu da baskılanmış olur.

Anjiyostatin ile muamele edilmiş tümörlerde gerçekleştirilen immünohistokimyasal çalışmalar, VEGF'nin ve bFGF'nin mRNA seviyelerinin azaldığını göstermiştir.

Endostatin, Tip XVIII kolajenin C-terminal fragmentidir ve bazal membranın bir elemanıdır. Endotel hücrelerin fibronektin reseptörlerinin integrinlerine bağlanır. Endostatin aynı zamanda bFGF ve VEGF gibi büyüme faktörlerine bağlanarak aktivitelerini baskılar.

Tüm Reklamları Kapat

Kanserin Prognozu ve Anjiyogenez Arasındaki İlişki

Birçok çalışma, anjiyogenetik faktörlerin kanserin yayılmasında ve büyümesinde oldukça önemli olduğunu göstermiştir. İmmünohistokimyasal çalışmalarda, VEGF proteinlerinin ve reseptörlerinin ifadesinin, insan kanserlerinin yarısında normalin üstünde olduğu görülmüştür. Özellikle rahimde meydana gelen adenokarsinomalarda anjiyogenez oldukça karakterizedir ve hayati bir önem taşır. Bunun yanında kolorektal kanserde de VEGF seviyeleri ve prognoz arasında doğrusal bir ilişki bulunmuştur.

Bu çalışmalar gösterdi ki, kanserin prognozu ve agresifliği geliştiği doku ile doğrudan ilişkilidir. Damarlar açısından zengin veya VEGF seviyelerinin sürekli yüksek olduğu dokularda gelişen kanserler çok daha ölümcül ve agresiftir. Örneğin rahim ve kolon damarlar açısından zengin olduğu için VEGF seviyeleri yüksektir. Göğüs ve pankreasta da aktiviteye bağlı olarak damar sayısının artması gerekebileceği için VEGF seviyesi sürekli yüksektir.

Neovaskülarizasyon sonucu oluşmuş damarlar, daha önce dendiği gibi VEGF aracılı olduğu için oldukça geçirgendir ve sızdırırlar. Bu sızdırma, tümörleri kemoterapik ilaçlara karşı daha dayanıklı hale getirir çünkü ilaçlar kan yoluyla geldiği için, henüz tümöre ulaşamadan etrafa dağılır.

Kanserde Antianjiyogenik Tedaviler

Lokalize bazı katı tümörler için cerrahi girişim etkili bir yoldur ancak her zaman mümkün değildir. Cerrahi girişimin mümkün olmadığı durumlarda radyasyon ve sitotoksik kemoterapi tedavi yöntemleri kullanılmalıdır.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Walter Benjamin Kitaplığı (3 Kitap)

Fotoğraf Yazıları
Walter Benjamin

“Walter Benjamin fotoğrafı hatırlatmaktan hiç vazgeçmedi. Tarih boyunca değişen, uyum sağlayan, gelişen bir şey olarak fotoğrafın izini süren güçlü bir fotoğraf eleştirmeniydi. Fotoğrafın bir tarihi, bir hayatı olduğuna inandı. […] Benjamin’in gözlemlediği üzere fotoğraf iktidardakiler ve geleneksel sanata gereğinden fazla özlem duyanlar tarafından kötüye kullanılabilir ve kullanılmıştır da […] Fotoğraf yozlaşabilir. İçinde bulunduğu zamandan ayrı düşebilir ya da (fotoğraftaki) özneleri genel olarak kötüye kullandığı gibi onu da kötüye kullanan baskıcı güçlerin güdümüne girebilir. Benjamin’in fotoğrafa dair ve fotoğrafın yörüngesindeki çeşitli yazılarıyla amaçladığı şey, panoramik bir bakışla okurunu bu aracın potansiyeli ve gerçekliği konusunda eğitmektir.”

Walter Benjamin’in fotoğraf yazılarından oluşan bu derleme aşina olduğumuz fotoğrafa başka bir gözle tekrar bakma, işlevini, imkânlarını yeniden düşünme olanağı sunuyor; fotoğrafın zaman içinde kazandığı ve kazandırdığı farklı anlamların izini sürüyor. Bu derlemede yer alan tüm yazılar Leslie’nin sunuşuyla açılıyor, değinilen kişi ve kavramların açıklandığı sözlüklerle sona eriyor. Kitapta ayrıca Benjamin’in atıfta bulunduğu fotoğraflardan örnekler de yer alıyor.

Karşılaşmalar: Bir Benjamin Romanı

Jay Parini

“Hiçbir zaman tatmin edemediği Tarih Meleği tarafından öldürülmüştü hiç kuşkusuz. Onu öldüren en bariz şeyse genellikle alaycı bir şekilde tetikte bekleyip en sonunda her zaman sahnede belirerek daha önce gerçekleşmiş olan her şeyin, her çıtkırıldım adım ve irkilmenin, gözün her titreşiminin, kalpten hissedilmiş her çizginin ve rasgele her jestin yazarlığını üstelenen Zaman’dı.”

Walter Benjamin’in 1940 yılında Nazi Almanya’sının Fransa’yı işgalinin hemen ardından Paris’ten kaçışıyla başlayan Karşılaşmalar Benjamin’in tutkularıyla tuhaflıklarının peşine düşüp ölümünün matemini tutuyor.

Felsefe tartışmaları, Nazi işgali, savaş ve kaçış ekseninde ilerleyen, Bertolt Brecht, Gershom Scholem, Hannah Arendt gibi isimlerin de yer aldığı romanda, Benjamin arkadaşları ve ailesi, aşkları ve yalnızlığı, hayatı ve intiharı, gözünden sakındığı elyazması sayfalar vasıtasıyla yeniden ete kemiğe bürünürken hayat hikâyesi de yirminci yüzyılın ortasında dünyayı yakıp yıkan korkunç savaşın güçlü bir metaforuna dönüşüyor.

Walter Benjamin – Gershom Scholem Mektuplaşmalar 1932-1940

Derleyen: Gershom Scholem

İki büyük savaşın damga vurduğu karanlıkta, tüm güçlüklere karşın bağlarını sürdürme çabalarından vazgeçmeyen Almanyalı iki Yahudi entelektüelin 1932’den 1940’a dek süren mektuplaşmaları, hem döneme hem de yazarlarına ilişkin çok önemli bilgiler sunuyor. 20. yüzyılın en önemli edebiyat ve sanat eleştirmeni olarak ölümünden sonra üne kavuşan Walter Benjamin ile Yahudi mistisizmi ve Kabala üstüne yapıtlarıyla tanınan Gerschom Scholem’in dostluğu, Benjamin’in 1940’ta Fransa-İspanya sınırında intiharıyla sonlanana dek gücünden hiçbir şey kaybetmeden devam etmiştir.

Bugün bildiğimiz eserlerinin ortaya çıkış ve yazılış süreçleri, dönemin entelektüel kişilikleri, edebiyat tartışmaları, Kafka, Baudleaire, Yahudilik, savaş ve ölüm mektupların satırlarında kendisini gösterirken, zor zamanlarda insan olarak var kalabilmenin ne kadar ağır bir yükü taşımak anlamına geldiği de apaçık bir biçimde ortaya çıkıyor. Tüm bu kaygının ve belirsizliğin içinde bile zihinsel üretimlerini hayatta kalma faaliyetlerinin asli öğesi olarak görmeyi sürdüren Benjamin ve Scholem tekerrür etmekte hiç kararsız olmayan tarih için de bir tinsel direniş belgesi sunuyorlar.

“Bugün yayımlanmasını sağladığımız her satır –bu satırları miras bıraktığımız gelecek ne denli belirsiz olursa olsun– bu karanlık dönemin güçlerinin karşısında kazanılmış bir zaferdir.”

Devamını Göster
₺550.00
Walter Benjamin Kitaplığı (3 Kitap)
  • Dış Sitelerde Paylaş

Anjiyogenez hem inhibitör hem de aktivatör moleküller tarafından kontrol edilen bir süreçtir. Anjiyogenetik fenotipin oluşması, pozitif ve negatif regülatörlerin dengesinin değişmesine bağlıdır. Bu dengelerin değişmesi sonucu endotel hücreleri arasında meydana gelen sinyalleşme, host dokudaki belirli proteinler endotel hücrelerin damarlar oluşturmasına sebep olur. Bu sinyalleşmeler sonucu iki adet önemli olay gerçekleşir: endotel hücreleri bölünerek sayısını arttırır, daha sonrasında adezyon proteinleri aracılığıyla tüp yapısı oluştururlar.

Kanser hücreleri yayılmak ve hayatta kalabilmek için kan sirkülasyonuna ihtiyaç duyar. Bu nedenle antianjiyogenik tedavilerin karsinomada mortaliteyi ve morbiditeyi azaltması beklenir. Anjiyogenik antagonistlerin özellikle beş sınıfı tedavi olarak çok öne çıkmaktadır:

  1. Proteaz inhibitörleri (MMP'nin sentezini engelleyenler): Proteazların görevi ekstraselüler matriksi parçalayarak hücrelerin rahatça göç etmesini sağlamaktır.
  2. Endotel hücrelerin göç ve bölünmesini engelleyenler
  3. Anjiyogenik faktörleri hedef alan küçük molekül inhibitörleri
  4. İntegrin (Hücre adezyon/yapışma proteinleri) gibi endotel hücrelerin ekstraselüler matriksinde yer alan proteinlerin sayısını arttıran ve bağlantıları güçlendiren proteinler
  5. Kadherin gibi hücre-hücre bağlantısını sağlayan proteinlerin ifadesini arttıran moleküller

Çalışmalar antianjiyogenik tedavilerin tümör boyutlarını küçültmede olmasa da büyümesini engellemde oldukça etkili olduğunu göstermiştir. Uzun vadeli kullanımlarında tümörün besin ve oksijene olan erişimi azaldığı için nekrotik hale gelerek tümör ölebilir. Bu tedavinin sitotoksik kemoterapi ile birlikte kullanımı oldukça olumlu sonuçlar vermiştir.

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
71
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 8
  • Bilim Budur! 7
  • Muhteşem! 6
  • İnanılmaz 5
  • Umut Verici! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Korkutucu! 1
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 15/06/2024 07:27:45 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9889

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Basınç
Goril
Çekirdek
Sağlık Örgütü
Ara Tür
Olumsuz
İyi
Epidemik
Özel Görelilik
Özellikler
Anatomi
Taklit
Deri
Sars-Cov-2 (Covid19 Koronavirüs Salgını)
Optik
Yaşam
Factchecking
Tarih
Entropi
Sinirbilim
Kuşlar
Analiz
Hukuk
Radyo
Entomoloji
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
G. K. Polat, et al. Kanser Metastazı ve Damar Oluşumu: Anjiyogenez Nedir? Anjiyogenezin Kanser Gelişimi ve Yayılımındaki Rolü Nedir?. (8 Ocak 2021). Alındığı Tarih: 15 Haziran 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/9889
Polat, G. K., Bakırcı, Ç. M. (2021, January 08). Kanser Metastazı ve Damar Oluşumu: Anjiyogenez Nedir? Anjiyogenezin Kanser Gelişimi ve Yayılımındaki Rolü Nedir?. Evrim Ağacı. Retrieved June 15, 2024. from https://evrimagaci.org/s/9889
G. K. Polat, et al. “Kanser Metastazı ve Damar Oluşumu: Anjiyogenez Nedir? Anjiyogenezin Kanser Gelişimi ve Yayılımındaki Rolü Nedir?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 08 Jan. 2021, https://evrimagaci.org/s/9889.
Polat, Gencay Kaan. Bakırcı, Çağrı Mert. “Kanser Metastazı ve Damar Oluşumu: Anjiyogenez Nedir? Anjiyogenezin Kanser Gelişimi ve Yayılımındaki Rolü Nedir?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, January 08, 2021. https://evrimagaci.org/s/9889.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close