Gece Modu

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Su, yaşamın en temel kimyasallarından birisidir. Her canlının öyle veya böyle suya ihtiyacı vardır. Ne var ki canlılar evrimsel süreç içerisinde susuzluğa da belli düzeylerde direnecek kadar adapte olmuşlardır. Örneğin insan susuzluğa ortalama olarak en fazla 3 gün dayanabilir ve en fazla 10 gün sonra susuzluk ölüme neden olur. Develer için bu ortalama 15 gün civarındadır ve 1 aya kadar dayanabilirler. 

Öte yandan kanguru sıçanı olarak bilinen Dipodomys türü sıçanlar için bunlar komik sayılardır. Zira bu sıçanlar yaşadıkları aşırı kurak ortamlarda 5 seneye kadar suya hiç ihtiyaç duymadan yaşayabilirler.

Bu sayı kulağa inanılmaz geliyor, biliyoruz. Evet, tahmin edebileceğiniz gibi bu sıçanlar bunu başarabilmek için ufak bir hileye başvuruyorlar: metabolik su üretimi. Yaşadığı aşırı kurak ortamlara bağlı olarak evrimleşen gelişmiş böbrek yapısı sayesinde besinlerden aldığı ve vücudundan atılacak sıvıların içerisindeki suyun neredeyse tamamını vücuduna geri kazandırabilir. Üstelik gerektiği zaman metabolizma hızını düşürerek terleme ve su kaybını minimuma indirebilir.

İşin daha da ilginç tarafı, bu sıçanların ömrü 2-5 yıl arasında değişmektedir. Bir diğer deyişle, bir kanguru sıçanı ömrü boyunca bir kez bile su içmeden yaşayabilir! 

Kaynaklar ve İleri Okuma: 

  1. Experimental Biology and Medicine
  2. BBC
  3. Knowledge Nuts
  4. Desert Museum
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 17/10/2019 19:57:33 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1634

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Hep bir fizikçi olmak isterdim. Daha 6 yaşındayken, televizyonu tamir etmek üzere eve gelen teknisyene de böyle söylemiştim. O zamanlar bir fizikçinin ne iş yaptığına dair pek az fikrim olduğu aşikar.”
Horst Störmer
Geri Bildirim Gönder