Kangren

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Kangren (Gangrene)

Halk arasında yaygın olarak duyulan ama ne olduğu tam olarak bilinmeyen bir hastalık olarak kangren, ismin çağrıştırdığı üzere kan dolaşımının aksaması sonucunda oluşan bir hastalıktır. Aslında hastalığın isminin kan ile hiçbir alakası yoktur ve Latincedeki gangraena ile Yunancadaki gangraina, yani "doku kokuşması" anlamındaki kelimelerden gelmektedir. Türkçeye Fransızcadaki gangrène sözcüğünden girmiştir ve ilk olarak Ahmet Vefik Paşa'nın Lugat-i Osmanî'sinde kankrina olarak çevrilmiştir. Ancak sözcük, birçok yerel ağızda "kan kıran" anlamını da kazanmıştır. Tesadüfen bu isimlendirme, oldukça isabetlidir.

Kangren, genellikle kan dolaşımındaki aksamadan ötürü vücudun bir bölümündeki, özellikle de "ekstremiteler" (uçlar) olarak bilinen el ve ayak parmaklarındaki dokuların geniş çapta ölmesi, nekroza uğramasıdır. Kan dolaşımına engel olacak şey, herhangi bir kaynaktan gelebilir: bir damarın tıkanmasından tutun da, bir bileklik veya aksesuar sebebiyle saatlerce ciddi miktarda sıkıştırılan bir kola kadar, menenjit gibi beyne zarar veren hastalıklara kadar pekçok neden bu hastalığa yol açabilir. Elbette, kolunuzu veya bacağınızı uzun süre, kan dolaşımına engel olacak kadar sıktığınızda, kangren oluşumundan önce rahatsızlıktan ötürü muhtemelen kendinizi rahatlatacaksınızdır; ancak bazı uç koşullarda bunun yapılamadığı durumlar bilinmektedir (örneğin bir kaza sonrasında). Ayrıca, diyabet ve aşırı sigara tüketiminin de kangrene neden olduğu birçok vaka bilinmektedir.

Her nasıl olursa olsun, kangrenin oluşma sebebi kan dolaşımının tıkanmasından ötürü belli bir bölgedeki dokunun belli bir süreden fazla beslenememesi ve temizlenememesi sonrasında giderek hızlanan biçimde o bölgedeki hücrelerin ölmeye başlamasıdır. 

Kangrenin 3 farklı tipi bulunmaktadır: kuru tip, ıslak tip ve gaz tipi. İsimlerinden de anlaşılabileceği üzere ilk türünde arteriyosikleroz ve iskemi (inme) gibi damar tıkayıcı sebeplerle hücreler ölmeye başlar ve yavaş yavaş ölmeye başlayan bölge kuru niteliktedir. Genelde bu bölge büzüşür ve hemoglobinden ötürü kırmızımsı-siyah bir renge döner.  Bu, eller ve ayaklarda sıklıkla görülen türdür. Islak tip kangren ise ağız, bağırsak, akciğer, rahim boynu veya vulva gibi nemli vücut bölgelerinde oluşur. Kuru tipte, vücuttaki bakteriler dahi hayatta kalamadığı için nemlilik oluşmazken, ıslak tipte saprogenik mikroorganizmalar ölen dokudan beslenerek çoğalırlar ve kangrenli dokulara nemli bir görüntü kazandırırlar. Gaz tipindeyse, kangrenli dokuda biriken bakteriler ürettikleri gazla ölü dokunun şişmesine neden olurlar. Bu gazın yayılmasıyla, kangren de hızla yayılabilir.

Malesef kangrenin etkileri tersine döndürebilecek bir tedavisi bulunmamaktadır ve sadece ölü dokunun alınması, temizlenmesi ve antibiyotikle belirtilerin durdurulması şeklinde müdahale edilmektedir. Ölü dokunun büyüklüğüne göre uzuvların veya dokunun tamamı alınır ve çoğu zaman parmakların, ellerin, ayakların ve bacakların kesilmesiyle sonuçlanır. Bazı diğer kangrenli dokularsa yerel olarak alınırlar ve tedavi edilmeye çalışılırlar. Kangrene antibiyotiklerin de pek fayda etmemesinin ana nedeni, kangrenli dokuya zaten kan akışı olmadığından, antibiyotiklerin de yeterince nüfuz edemiyor olmasıdır. Gaz tipi kangreneyse hiperbarik oksijen terapisi ile müdahale edilmekte ve bu sayede gaza neden olan bakterilerin uygun olmayan basınç ve oksijen değerlerinde ölmesi hedeflenmektedir.

Bu hastalıktan korunmak için yapılacak çok fazla şey olmasa da, eldeki az yöntemle çok kolaylıkla kangren önlenebilir. Özellikle sigara tüketiyorsanız, diyabet, arterosikleroz veya çevresel damar hastalıklarınız varsa, çok düzenli olarak kontrollere girmeli ve vücudunuzu takip etmelisiniz. Ayrıca düşük yağlı besinlerle beslenme, düzenli spor yapma, sigaradan kurtulma da kangrenin önüne geçmekte neredeyse her zaman başarılı yöntemler arasındadır.

 

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Porth, Carol (2007). Essentials of pathophysiology. Lippincott Williams & Wilkins. p. 41. ISBN 978-0-7817-7087-3. Retrieved 2010-06-15.
  2. Korzon-Burakowska, A; Dziemidok, P (December 2011). "Diabetic foot-the need for comprehensive multidisciplinary approach.". Annals of agricultural and environmental medicine 18 (2): 314–317. PMID 22216805.
  3. Nişanyan Sözlük

Yassıbaşlı Yaprakzıplayan (Ledrinae)

...ve Milli Eğitim, Kafasına Göre İnsanı 'Yarattı'!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim