Tüm Reklamları Kapat

İş Dünyasındaki İçgüdüleriniz Neden Genellikle Yanlış Çıkar ve İçgüdülerinizin Doğru Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Bir Adayı İşe Alıp Almamaya Karar Verirken, İçgüdülerinize Güvenmeyin!

4dk
İş Dünyasındaki İçgüdüleriniz Neden Genellikle Yanlış Çıkar ve İçgüdülerinizin Doğru Olduğunu Nasıl Anlarsınız?
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • İşe alımlarda içgüdülere güvenmek, bilişsel önyargılar nedeniyle yanlış kararlar alınmasına yol açabilir ve mantıklı, yapılandırılmış değerlendirmeler tercih edilmelidir.
  • Beynimizde otomatik pilot ve maksatlı sistem olmak üzere iki düşünme sistemi vardır; iş yerinde karar verirken maksatlı sistem kullanılarak otomatik pilotun hataları düzeltilmelidir.
  • İçgüdüler bazen önemli sosyal ipuçlarını algılayarak şüpheci olmamızı sağlar ancak genel olarak iş ve insan ilişkilerinde karar verirken mantık ve analitik yöntemler daha güvenilirdir.

Diyelim ki iş başvurusu yapan biriyle görüşüyorsunuz ve bir şeylerin doğru olmadığını hissediyorsunuz. Tam olarak adını koyamıyorsunuz; ama bu kişiden biraz rahatsızsınız. Başvuran kişi doğru şeyler söylüyor, özgeçmişi harika, bu iş için biçilmiş kaftan; ama içgüdüleriniz size tam tersini söylüyor!

İçgüdülerinize Göre mi Hareket Etmelisiniz?

Bu gibi durumlarda vermeniz gereken tepki, içgüdülerinizden şüphe etmek olmalıdır. Araştırmalar, iş adaylarıyla yapılan mülakatların uyandırdığı izlenimin, başvuru sahibinin gelecekteki iş performansını öngörmek konusunda yetersiz olduğunu gösteriyor.[1]

Ne yazık ki çoğu işveren, mantıklarından ziyade içgüdülerine güvenme ve işe en nitelikli adaylar yerine beğendikleri ve kendilerine yakın hissettikleri kişileri alma eğilimindedir.[2], [3] Her ne kadar diğer birçok durumda karar vermek için içgüdülere güvenmek mantıklı olabilse de, işe alımlarda buna güvenmek büyük bir hata![4], [5]

Tüm Reklamları Kapat

Karar verme üzerine yapılan araştırmalar, iş dünyasının önde gelen isimlerinin çoğunun, içgüdülerine ne zaman güvenmeleri veya güvenmemeleri gerektiğini bilmediğini gösteriyor.[6] Bu alandaki çoğu araştırma yöneticilere yönelik yapılmış olsa da; güncel araştırmalar aynı sorunun doktorlar, terapistler ve diğer profesyoneller için de geçerli olduğunu göstermektedir.

Bu, şirketlere iş yeri ilişkilerini nasıl daha iyi ele alabilecekleriyle ilgili danışmanlık yapanların karşılaştığı zorluklardan birisidir. Uzmanların işe alımlarda karar verme konusunda yürüttüğümüz araştırmalar, içgüdülerimize ne zaman güvenip ne zaman güvenmememiz gerektiği konusunda bazı ipuçları sunar.

Inc. Magazine

Mantık mı, İçgüdü mü?

İçgüdülerimizle verdiğimiz tepkiler, atalarımızın hayatta kalmasını sağlayan, beynimizin daha ilkel, duygusal ve sezgisel kısmına dayanır. Kabile sadakati ve dost ya da düşmanın hemen tanınması, özellikle atalarımızın yaşadığı ortamda diğerlerinden önde olmak için yararlı olmuştur.[7]

Ancak modern toplumda hayatta kalma konusundaki riskler çok daha azdır ve içgüdülerimiz bizi iş yeriyle ve diğer konularla ilgili kararlar verirken yanlış bilgilere odaklanmaya zorlar.

Tüm Reklamları Kapat

Örneğin, bir adayın ırk, cinsel yönelim, sosyoekonomik geçmişi size benziyor mu? Kıyafet seçimleri, konuşma stili ve jestler gibi görünüşle ilgili küçük şeyler bile, karşıdaki kişiyle ilgili yaptığınız değerlendirmede büyük fark yaratabilir. Sözsüz iletişim üzerine yapılan araştırmalara göre sesimizi, beden dilimizi ve kelime seçimlerimizi taklit eden insanları severiz.[8] İçgüdülerimiz, bu insanları otomatik olarak kabilemize ait ve dost olarak tanımlar ve gözümüzdeki statüleri artar.

Duygularımızın bu hızlı, otomatik tepkisi, beynimizin iki düşünme sisteminden biri olan otomatik pilot sistemini temsil eder.[9] Bu sistem çoğu zaman iyi kararlar almamızı sağlasa da aynı zamanda düzenli olarak bilim insanlarının bilişsel önyargılar olarak adlandırdıkları bazı sistematik düşünme hatalarına yol açar. [10]

Maksatlı sistem olarak bilinen diğer düşünce sistemi, kasıtlı ve yansıtıcıdır. Bu sistemi kullanmak çaba gerektirir ama otomatik pilotun düşünme hatalarını yakalayıp geçersiz kılabilir. Bu şekilde, beyninizin iş yeri ilişkilerinde ve hayatın diğer alanlarında yaptığı sistematik hataları ele alabilirsiniz.

Otomatik pilot ve maksatlı sistemlerin daha karmaşık süreçlerin basitleştirilmiş hali olduğunu ve bilimsel toplumda nasıl işledikleri konusunda tartışmalar olduğunu söylemekte fayda var.[11] Ancak, bu sistem düzeyindeki yaklaşım, günlük yaşamda düşünce, duygu ve davranışlarla başa çıkma konusunda çok yararlıdır.

Kabile sadakati ile ilgili olarak beynimiz, sevdiğimiz ve özdeşleştiğimiz bazı özelliklerin kişinin geri kalanına olumlu bir "hale" atmasına neden olan "halo etkisi" olarak bilinen mantık hatasına düşme eğilimindedir.[12] Bu, bir veya iki olumsuz özelliğin, bütünü nasıl gördüğümüzü değiştirdiği "boynuz etkisinin" tam tersidir. Psikologlar buna "demirleme" der, yani karşımızdaki kişiyi, ilk izlenimlerimizin çapası ile yargılarız.

Stanford Engineering

İçgüdüleri Geçersiz Kılmak

Şimdi iş görüşmesi örneğimize geri dönelim.

Diyelim ki o kişi, sizinle aynı üniversiteye gitti. Muhtemelen kanınız daha çok ısındı. Ancak, bir kişinin size benzemesi, işinde iyi olacağı anlamına gelmez. Aynı şekilde, birinin dostça tavır sergilemede yetenekli olması, insan ilişkileri yerine teknik beceri gerektiren görevlerde daha iyi olacağı anlamına gelmez.

Araştırmalara göre, sezgilerimizin en iyi kararları verme konusunda (bir iş insanı için, en çok karı getirecek) bize her zaman faydası dokunmadığı açıktır.[13] Bilim insanları sezgiyi, düzgün çalışması için ayarlamalar gerektiren zahmetli bir karar aracı olarak adlandırır.[14] Sezgiye bu şekilde güvenmek, özellikle iş yerindeki farklılıklar için zararlıdır ve işe alma konusunda kişilere ırk, engel durumu, cinsiyet ve cinsel yönelim açısından önyargıyla yaklaşmaya yol açar.[15], [16], [17]

Sistemli müdahalelerin, işe alımda önyargının üstesinden gelmek için gerekli olduğunu gösteren çok sayıda çalışmaya rağmen, ne yazık ki yöneticiler ve insan kaynakları personeli aşırı yapılandırılmamış görüşmelere ve diğer sezgisel karar verme uygulamalarına güvenme eğilimindedir.[18], [19] Otopilot sisteminin karar verme yetkinliklerimizi olduğundan daha iyi değerlendirme eğilimi olan aşırı güven önyargısı nedeniyle yöneticiler, işe alma ve diğer iş kararlarında genellikle daha iyi sonuçlara ulaşılmasını sağlayan analitik karar verme araçları yerine; cesaretlerini kullanırlar.[20]

Bu konuda iyi bir düzeltme, işe alımda daha iyi sonuç alabilmek için daha rasyonel, daha az önyargılı bir seçim yapmak ve ilkel zamanlardan kalma hassasiyetlerimizi geçersiz kılabilmek için maksatlı sistemi kullanmaktır. Başvuru sahibinin sizden farklı olduğu yönleri not edebilir ve bunlara "olumlu puanlar" verebilir veya her başvuru sahibine aynı sırayla sorulan bir dizi kalıplaşmış soruyla yapılandırılmış görüşmeler oluşturabilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat

Yani, amacınız en iyi kararları vermek ise gerçeklikten bağımsız olarak, hissettiklerinizin doğru olduğu sonucuna vardığınız zihinsel bir süreç olan duygusal muhakemelerden kaçınmalısınız.[21]

Forbes

Bazen İçgüdüleriniz Haklı Çıkabilir!

Başka bir durum düşünelim. Diyelim ki, aynı iş yerinde yıllardır tanıdığınız ve çok çeşitli projelerde iş birliği yaptığınız biriyle düzenli bir ilişki içindesiniz. Zaten o kişi hakkında belirli istikrarlı duygularınız var, bu yüzden iyi bir dayanak noktanız var.

Kendinizi, potansiyel bir iş birliği hakkında sohbet ederken düşünün. Nedense, her zamankinden daha az rahat hissediyorsunuz. Bu siz değilsiniz - aslında iyi bir ruh hali içinde, iyi dinlenmiş, iyi hissediyorsunuz. Ortada bariz bir sorun olmadığı için, etkileşim hakkında neden iyi hissetmediğinizden emin değilsiniz. Neler oluyor?

Büyük ihtimalle, sezgileriniz bir şeylerin ters olduğuna dair güç algılanan ipuçları topluyor.[22] Belki de o kişi gözlerini kısıyor ve gözlerinizin içine bakmıyor ya da her zamankinden daha az gülümsüyor. İçgüdülerimiz, bu tür sinyalleri almakta iyidir, çünkü kabileden dışlanma belirtilerini almak için hassas biçimde işlenmiştir.

Belki de önemli bir şey yoktur. Belki de o kişi kötü bir gün geçiriyordur ya da bir gece önce yeterince uyuyamamıştır. Ancak, bu kişi sizden bir şeyler saklamaya çalışıyor da olabilir. İnsanlar yalan söylediğinde, diğer rahatsızlık, endişe ve reddedilme göstergelerine benzer davranışlar sergilerler ve bu sinyallere neyin sebep olduğunu söylemek gerçekten zordur.

Genellikle bu durum, içgüdülerinizin devreye girerek normalden daha şüpheci olmanız için iyi bir zamandır.

İçgüdülerimiz, karar aşamasındayken bir şeylerin yanlış olabileceğini fark etmemize yardımcı olma konusunda hayati önem taşır. Yine de iş yeri ilişkileriyle ilgili önemli kararlarla karşı karşıya olduğumuz çoğu durumda, en iyi kararları vermek için içgüdülerimizden çok mantığımıza güvenmemiz gerekir.

Rastgele Yazıya Git
25
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    4
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    3
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    1
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    1
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: SciTechDaily | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 02.11.2026 11:55:56 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/9952

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et