İntihal Nedir? Türkiye'de Akademik Bilgi Hırsızlığı Neden Bir Problemdir?

İntihal İçeren Yayın Sahiplerinin Hukuk ve Etikle İmtihanı

Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Türkiye Bilimler Akademisi Bilim Etiği Komisyonu'na göre intihal; aşırma, çalma, yağmalama anlamına gelir (2002, s. 39). TDK’nın tanımına göre aşırma, “Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal.” anlamına gelmektedir. Diğer bir tanım ise: “Daha önce yayınlanmış bir eserin (kitap, makale, sanatsal uygulama) tümünü ya da bir kısmını atıfta bulunmadan, kaynak göstermeden alarak kendi yayını gibi yayınlamak, kendisi adına sunmaktır.” (İnci, 2009, s.73). TÜBA tarafından intihal veya aşırma şöyle tanımlanmıştır:

Bir başkasına ait olan bir fikrin, buluşun, araştırma sonuçlarının veya araştırma ürünlerinin bir bölümünün ya da tümünün, hatta kitapların tümünün ya da bir bölümünün kaynak gösterilmeksizin istemli olarak kopya ya da tercüme edilip yazarın kendi üretimi gibi gösterilmesine aşırma denir. Dolayısıyla İntihal/Aşırma, Bilimsel ya da sanatsal çalışmalarda, bir başkasının ürününün, görüşünün tümünü ya da bir bölümünü kaynak göstermeden kullanma; bilim ve sanat alanında hırsızlık olarak tanımlanmaktadır (TÜBA, 2019).

İntihal Ne Değildir?

Daha fazla ilerlemeden önce, kavram yanılgısına sebebiyet vermemek için, intihalin ne olmadığından bahsetmek istiyoruz. Böylece intihale düşmemek için yapmanız gerekenleri öğrenebilirsiniz.

Örneğin bir yazıdan alıntı yapıldığında, eğer ki akademik kurallara uygun bir şekilde orijinal kaynağa atıf verilirse, orijinal yazarlardan izin alınmamış olsa bile, bu tarz bir alıntı intihal kapsamına girmemektedir. Bu mantıklıdır; zira her yapacağınız alıntı için her bir yazardan izin almak, bu kişilerin erişilebilirliği düşünüldüğünde imkansıza yakın olurdu. Bu nedenle akademide ve genel olarak edebiyatta, kullanılan kaynaklara açık ve net yönlendirmeler yapıldığı müddetçe, alıntılar yapmakta herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.

Her bilim dalının ve bilimsel dergilerin kaynak gösteriminde farklı yöntem ve teknikler olabilmektedir. Dünyada en fazla kullanılan kaynak gösterme biçimleri MLA (Modern Language Assosciation), APA (American Psychology Association) ve Chicago Manual of Style yöntemleridir. Nitekim bu yazıda çeşitli bilimsel makale ve diğer yazılardan alıntılar yapılmış olup Evrim Ağacı’nın belirlemiş olduğu kaynak gösterme kurallarına uygun olarak hem yazı içerisinde hem de kaynakça kısmında alıntı yapılan atıflar belirtilmiştir.

Aslında kaynak gösterilmesine rağmen intihalin de oluşabileceği durumlar mevcuttur. Örneğin bir kaynak eğer ki içeriklerinin başkalarınca kullanılmasını katı bir şekilde yasaklıyorsa, bu kişilerden alıntı yapmak yeterli olmayabilecektir. Örneğin Evrim Ağacı gibi kaynaklar, yönergelerinde de izah ettikleri gibi, burada da değineceğimiz temel kurallara uyulduğu müddetçe içeriklerinin kullanımı konusunda oldukça özgürlükçüdür. Ancak bazı diğer kaynaklar, çeşitli açık kaynak lisansları kullanarak içeriklerini maddi kullanıma, alıntılara, türev içerik üretimine, vb. alıntılara kapatabilmektedir. Dolayısıyla unutulmaması gerekilen husus, alıntı yapılan kaynak tarafından belirlenen kurallara uygun bir biçimde kaynak göstermektir. Bunu bir örnekle açıklayalım.

1. Örnek: “Bilgisayar ve internet teknolojisinde meydana gelen gelişmeler, hayatın tüm alanlarında olduğu gibi eğitimde de dünya genelinde önemli değişimlerin yaşanmasına sebep olmuştur.” (Çetin, Özkaya, 2019 s.7).

Örnekte gösterilen yazı, bir makaleden direkt alıntı yapıldığı için yazarların soyadları, alıntılanan kısmın çift tırnak ile belirtilmesi ve makalenin yayınlandığı yıl ve alıntı yapılan sayfanın numarası verilmiştir. Metin içi atıf kurallara uygun verildiği için intihal kapsamına girmemektedir. Direkt alıntı yapılıp sadece yazarların soyadları ve yayın yılı verilseydi intihal kapsamına girebilirdi. Nitekim, direkt alıntı yapıldığı için, alıntı yapılan sayfanın sayısı da verilmek zorundadır.

Yukarıda anlatılan hususlar direkt alıntılar için geçerlidir. Diğer önemli bir durum ise, başkalarına ait fikirleri alıntı yaparken, yeni cümlelerle ifade edilseler bile, kaynak gösterilmesi gerekir. Ancak direkt sayfa numarası verilmesi ve çift tırnak gibi ayırt edici özelliklerin gösterilmesi gerekmez. Ana fikrin korunup, anlatımın alıntı yapan kişi tarafından değiştirildiği bir örneğe bakalım:

2. Örnek: İletişim teknolojisinde meydana gelen gelişmeler, hayatımızın birçok alanlarında olduğu gibi eğitim imkânının kısıtlı olduğu yerlere de ulaşmasını sağlamıştır. (Çetin, Özkaya, 2019).

Yukarıda verilen iki örnek, APA kaynak gösterme biçimine göre gösterilmiştir. Eğer bir makaleniz varsa ve bunu bilimsel bir dergide yayınlatmak istiyorsanız, göndereceğiniz derginin yazım kuralları ve hangi kaynak gösterme biçimini tercih ettiğini bilmeniz dergiler için en önemli hususlar arasındadır. 

Ana Çizgileri İle İntihal Türleri ve Yayın Etiğine Aykırı Eylemler

“Bilimsel araştırmalar; bilinmezi bilinir kılmak, sorunlara çözüm üretmek, sosyal ve kültürel unsurları tanımlayıp açıklamak için yapılır. Bir başka deyişle doğada, toplumda, akılda karşılaşılan sorunlara cevap bulmak için yapılır.” (Uçak, N.Ö. Birinci, H.G 2008, s.188). Gerçekleştirilen araştırmalar birtakım sorunlara yanıt olabildiğinden süreli veya süresiz yayınlarda yayımlanır. 

Toprak tarafından 2019 yılında yapılan bir çalışmada, YÖK’ün Ulusal Tez Merkezi'ne girilen tez sayısı 1999 yılında 11.039 iken, 2004 yılında 16.343, 2009 yılında 21.350 ve 2014 yılında 25.730 olarak gerçekleşmiştir. 2019 yılı itibariyle ise 36.265 yayın yapılmış olup, bu sayı her yıl artış eğilimindedir. Tüm bu artışlara ilaveten iki önemli sorun mevcuttur: Birincisi makalenin özgünlüğü, diğeri ise intihal olayıdır.

Buna ilaveten "şaibeli dergiler" ile ilgili 9 Mart 2019 tarihinde YÖK tarafından bir açıklama yapılmıştır. Açıklamanın özeti şu şekildedir:

Üniversitelerarası Kurul (ÜAK), Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç'ın önerisiyle para karşılığı yayın yaptığından "yağmacı" (predatory) adı verilen dergilerde yayımlanan bilimsel makalelerin, akademik yükseltmelerde dikkate alınmamasını kararlaştırdı.

YÖK tarafından yapılan bu açıklama bilimsel yayın konusunda çok önemli bir adımdır. Akademik yükselmelerde şaibeli ve para karşılığı yayın yapan dergilerdeki makalelerin ciddiye alınmaması bu dergilere olan rağbeti ciddi oranda düşürecektir. En önemlisi ise ülkemizde akademik makalelerin kalitesinin artmasında oynayacağı roldür. 

Emek harcanarak ortaya konulan bilimsel çalışmaların metin içinden bir kısmı, başka araştırmacı, sosyal medya, basın ve diğer medya grupları tarafından etik dışı olarak, kaynak gösterilmeden kullanılabilmektedir. Bilimsel etik ihlalleri olarak adlandırılan bu uygulamalar, Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) tarafından ‘Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi’ kapsamında yayın etiğine aykırı eylemler aşağıda gösterilmiştir. (ÜAK, 2012, s.1-2).

a) İntihal: Başkalarının özgün fikirlerini, metotlarını, verilerini veya eserlerini bilimsel kurallara uygun biçimde atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendi eseri gibi göstermek,                           

 b) Sahtecilik: Bilimsel araştırmalarda gerçekte var olmayan veya tahrif edilmiş verileri kullanmak,           

c) Çarpıtma: Araştırma kayıtları veya elde edilen verileri tahrif etmek, araştırmada kullanılmayan cihaz veya materyalleri kullanılmış gibi göstermek, destek alınan kişi ve kuruluşların çıkarları doğrultusunda araştırma sonuçlarını tahrif etmek veya şekillendirmek,                                 

ç) Tekrar yayım: Mükerrer yayınlarını akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak, 

d) Dilimleme: Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun olmayan biçimde parçalara ayırıp birden fazla sayıda yayımlayarak bu yayınları akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak,                                                   

e) Haksız yazarlık: Aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek veya olan kişileri dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden çıkartmak, aktif katkısı olmadığı hâlde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dâhil ettirmek,                                            

(2) Diğer etik ihlal türleri şunlardır:                                                              

a) Destek alınarak yürütülen araştırmalar sonucu yapılan yayınlarda destek veren kişi, kurum veya kuruluşlar ile bunların katkılarını belirtmemek,                                                 

 b) Henüz sunulmamış veya savunularak kabul edilmemiş tez veya çalışmaları, sahibinin izni olmadan kaynak olarak kullanmak,                                                                     

 c) Yayınlarında hasta haklarına riayet etmemek,                                                   

 ç) İnsanlarla ilgili biyomedikal araştırmalarda veya diğer klinik araştırmalarda ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davranmak,                                                              

 d) İncelemek üzere görevlendirildiği bir eserde yer alan bilgileri eser sahibinin açık izni olmaksızın yayımlanmadan önce başkalarıyla paylaşmak,                                                      

e) Bilimsel araştırma için sağlanan veya ayrılan kaynakları, mekânları, imkânları ve cihazları amaç dışı kullanmak,                                                                                                                                                              

 g) Bilimsel bir çalışma kapsamında yapılan anket ve tutum araştırmalarında katılımcıların açık rızasını almadan ya da araştırma bir kurumda yapılacaksa ayrıca kurumun iznini almadan elde edilen verileri yayımlamak, 

ğ) Araştırma ve deneylerde; hayvanlara ve ekolojik dengeye zarar vermek, çalışmalara başlamadan önce alınması gereken izinleri yetkili birimlerden yazılı olarak almamak, mevzuatın veya Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin ilgili araştırma ve deneylere dair hükümlerine aykırı çalışmalarda bulunmak,                                                                      

h) Araştırmacılar veya yetkililerce, yapılan bilimsel araştırma ile ilgili olarak muhtemel zararlı uygulamalar konusunda ilgilileri bilgilendirme ve uyarma yükümlülüğüne uymamak,                

ı) Bilimsel çalışmalarda, diğer kişi ve kurumlardan temin edilen veri ve bilgileri, izin verildiği ölçüde ve şekilde kullanmamak, bu bilgilerin gizliliğine riayet etmemek ve korunmasını sağlamamak,                                                                                                

 j) Akademik atama ve yükseltmelere ilişkin başvurularda bilimsel araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunmak.                                                                 

k) Akademik teamüllere aykırı olarak bir doçent adayında etik açıdan beklenmeyen tutum ve davranışlarda bulunmak.                                                                      

 l) Başvuru dosyasında mevcut olmayan bir dergiyi mevcut yahut indekslerde taranmayan bir dergiyi taranıyor gibi göstererek, ya da hakemli olmayan bir dergiyi hakemli olarak belirterek yayın yapmak.

Yukarıda yayın etiğini aykırı eylemler, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının web sitesinden direkt alıntı yapılmıştır.

Görüldüğü üzere intihal, kaynak göstermek ve göstermemek suretiyle yapılabilir. Uçak vd. (2008, s.191) aktardığına göre kaynak göstermeden yapılan intihaller aşağıdaki gibidir,

  • Hayalet Yazar (İng: The Ghost Writer): Bir başka kaynaktan kelime kelime tüm bilgiyi almak.
  • Karma Makale (İng: The Potluck Paper): Pek çok kaynaktan alarak kendine ait gibi göstermek.
  • Zayıf / Yetersiz Gizleme (Kılık Değiştirme Saklama) (İng: The Poor Disguise): Paragraf içindeki anahtar kelimeleri değiştirerek gizlemek.
  • Kendinden Aşırma (The Self-Stealer): Kendisine ait önceki bir çalışmadan aynen almak.
  • Fotokopi (İng: The Photocopy): Belli bir kaynaktan hiçbir değişiklik yapmadan bir bölümü almak.
  • Emek Tembelliği (İng: The Labor of Laziness): Orijinal çalışma için çaba sarf etmek yerine çalışmanın büyük bir kısmını başka kaynaklardan alıntılarla doldurmak.

Kaynak göstererek yapılan intihaller ise şunlardır:

  • Unutulan Dipnot (İng: The Forgotten Footnote): Yazar adını vererek fakat tam künyeyi vermeyerek kaynağın orijinaline ulaşılma ihtimalini ortadan kaldırmak.
  • Yanlış Bilgilendirme (İng: The Misinformer): Yanlış künye vererek kaynağın orijinaline ulaşılma ihtimalini ortadan kaldırmak.
  • Fazla Mükemmel Alıntı (İng: The Too-Perfect Paraphrase): Yazarın bire bir alıntı yaptığı kaynağa atıf yapması, fakat tırnak işareti koymayı önemsememesi.
  • Becerikli Atıf Yapma (İng: The Resourceful Citer): Yazarın tüm kaynaklara atıf yapması, tırnak işareti kullanması fakat araştırmanın hiçbir orijinal fikir içermemesi.
  • Mükemmel Suç (İng: The Perfect Crime): Yazarın bazı yerlerde kaynaklara atıf yapması fakat yazının kalan kısımlarındaki analizlerin kendine ait olduğu fikrini yaratma düşüncesiyle bazı kaynaklara atıf vermemesidir.” (Plagiarism, 2007 aktaran Uçak vd. 2008, s.191).

Kaynak gösterilerek ve gösterilmeyerek yapılan intihal türleri yazısı, Nazan Özenç Uçak ve Hatice Gülşen Birinci'nin "Bilimsel Etik ve İntihal" adlı makalesinden direkt olarak alıntılanmıştır.

İntihal Tanımlarının Etik Yoksunluğu

İntihal her şeyden önce bir etik sorunudur. Pembecioğlu (2019) tarafından etik şöyle tanımlanmaktadır:

Töre bilimi. Yunanca ethos yani "töre" sözcüğünden türemiştir. Aksiyoloji dalı olan etik, felsefenin dört ana dalından biridir. Yanlışı doğrudan ayırabilmek amacıyla ahlak kavramının gereklerini ve doğasını anlamaya çalışır.

Cnoft ise (Aktaran: Usta, 2019, s.40 ) şöyle tanımlar:

Etik, ahlaki eylem ve kuralların dayandıkları temelleri ve yöneldikleri değerleri araştıran bir disiplindir. Bir başka ifade ile etik, başkaları ile birlikte iyi bir yaşamın nasıl sağlanacağı konusunda kişisel düşünmedir.

Etik bu anlamda iyi/kötü ayırımı yapar. Etik, davranışlara felsefi bir bakış açısı ile anlam kazandırmaya çalışarak, doğru-yanlış, ödev-yükümlülük, toplumsal sorumluluk kavramlarını sorgular. Gaudet’e göre etik, "ahlaki davranış konusunda sistemli olarak düşünmektir."

Etiğin tanımını çoğaltmak mümkündür. Etik eski çağlardan itibaren başta filozoflar olmak üzere üzerinde çokça düşünülen ve asıl amacın ise insan davranışlarının niyetini/içyüzünü sorgulamasıdır (Macit, 2009). Etik veya etik dışı olarak nitelendirilen davranışlar ise doğrudan veya dolaylı yoldan intihal vakalarına sebep olabilmektedir.

İntihal Vakalarının Yasal Yaptırımları

İnsanlar yazıyı bulmadan önce sözlü anlatım ile kültürlerini, düşüncelerini, dertlerini anlatmaktaydılar. Yalnız sözlü anlatım ile aktarılan düşünce/fikir, sadece belirli bir alanda sınırlı kalmakta ve hafızalarda kalma süresi de oldukça az olmaktaydı. Yazının icadı ve insanların konuştukları dili tabletlere/kâğıda/parşömene dökmesiyle bilgiler artık taşınabilir hal almıştır. Fakat böylece aktarılan düşüncenin/fikrin bir şahsa aitlik olması hali ortaya çıkmıştır. Sadece yazılı metin değil, resim, müzik, heykel gibi diğer sanat ürünlerinin sahipleri olmuş, artık sanat eseri sahipleri ile beraber anılır olmuştur. 

Eser sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini kapsamaktadır. Eser sahibi, belli bir zaman ve emek ile ortaya koyduğu yapıtını dünyaya, ait olduğu topluma yararda bulunmak maksadı ile aleni hale getirir. Günümüzde bilgiye ve esere erişimin artması, "World Wide Web" üzerinde arama yapmak suretiyle kolaylıkla bulunuyor olması intihali daha kolaylaştırmıştır (Tansel, 2012). Bu açıdan, eser sahibinin yapıtının cezai yaptırımlar ile korunması icap eder. Öyle ki İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin 27. maddesi “Herkesin yaratıcısı olduğu bilim, edebiyat ve sanat ürünlerinden doğan maddi ve manevi çıkarlarının korunmasına hakkı vardır.” şeklindeki düzenlemesiyle bu hususa işaret etmektedir (Bakırman, 2015). 

Dünyada ve Türkiye’de bilimsel etik ihlalleri ile özelde intihal girişimine yönelik bazı cezai müeyyideler mevcuttur. Türkiye’de; anayasanın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda, YÖK’ün Öğrenci Disiplin ve Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin yönetmeliklerin ilgili maddelerinde, ayrıca Üniversiteler kendi mevzuatlarında intihal girişimlerine yönelik cezai yaptırımlar bulunmaktadır (Gücükoğlu, B. Reis Z.A; 2014, Bakırman, 2015; Yavuzdoğan, 2017). 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun Ceza davaları bölümünde Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz başlıklı 71. Maddesinde 6 bent halinde sıralanmıştır (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 2008, s.2413) Bu cezalar şu şekilde belirtilmiştir:

1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz.

3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.

4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.

Yükseköğretim Kurumları Öğrenci disiplin yönetmeliğinin Disiplin Cezaları ve Disiplin Cezalarını Gerektiren Disiplin Suçları adlı ikinci bölümünde seminer, tez ve yayınlarında intihal yapan öğrenciler için Yükseköğretim kurumundan bir yarıyıl için uzaklaştırma cezası verileceği yazmaktadır (YÖK, 2012). Ayrıca yine yürürlükte bulunan 17789 sayılı Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nin 11. maddesinin (a) bendinin (3) fıkrasında bir başkasının bilimsel eserinin veya çalışmasının tümünü veya bir kısmını kaynak belirtmeden kendi eseri gibi gösteren öğretim elemanlarının üniversite öğretim mesleğinden çıkartma hükmü yer almaktadır (Gücükoğlu vd. 2014). Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma Ve Yayın Etiği Yönergesi ’de meslekten çıkarmaya kadar giden cezalar öngörmektedir.

Mahkemelerden Vaka Örnekleri

Bu çalışmamızda bazı mahkeme kararlarının da incelenmesinde önemli yararlar vardır. 16.02.2018 tarihli ‘Entelektüel intihal davası sonuçlandı’ adlı Habertürk tarafından yapılan bir haber şöyledir.

Ankara İkinci Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen dava 15 Şubat'ta karara bağlandı. Prof. Erhan Büyük Akıncı’nın' Rus Dış Politikasında Sibirya Faktörü; Ekonomik Araçlar ve Jeopolitik Oyunlar' isimli makalesinde, Dr. Volkan Özdemir'e ait 'Sibirya ve Rus Uzakdoğu’nun Jeoekonomik Potansiyeli ve Bölge Kalkınmasının Dünya Ekonomisine Katkısı' isimli makalesinden usulsüz alıntılar yaptığı tespit edildi. Mahkeme Büyük Akıncı’nın 10bin lira manevi, 100 lira da maddi olmak üzere tazminat ödemesine karar verdi (Ünal, 2018).

Ayrıca Galatasaray Üniversitesi tarafından akademisyenin görevine de son verilmiştir.

BirGün gazetesi tarafından 21 Kasım 2018 tarihinde ‘Çeviriyi intihal yaptı profesör oldu’ başlıklı haberin içeriği şöyledir:

Acıbadem Üniversitesi’nde görevli olan Prof. Dr. M. Faruk Köse’nin intihal yaptığı ortaya çıktı. Köse’nin intihal yaptığı kitabın çevirisini ise daha önce asistanı olan Cem Baykal’a yaptırdığı iddia edildi. 2001-2004 yılları arasında o zamanki adıyla SSK Etik Doğumevi’nde çalışan Cem Baykal’a, iddiaya göre Köse tarafından Neville Hacker tarafından yazılan Novak’s Gynecology isimli kitabın 5 bölümünün çevrisi yaptırıldı. Daha sonra ise Köse bu çevirideki bazı bölümleri “Kadın Hastalıkları ve Doğum Bilgisi” isimli bir kitap için kendi yazmış gibi kullandı. Baykal bunu fark etmesinin ardından Köse hakkında 2014 yılında Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Yükseköğretim Kurulu’na şikâyette bulundu. İstanbul Tabip Odası (İTO), şikâyetin ardından Köse hakkında soruşturma açtı ve 2016 yılında 15 günlük meslekten men ve 645 TL para cezası verdi. Kararda Köse’nin başkasına ait bir eserin bir bölümünü atıfta bulunmadan kendi eseri gibi sunduğu, bunun bilimsel yayın kurallarına uygun olmadığı, etik bir kusur olduğu, yayın etiği kurallarını ihlal ettiğinin anlaşıldığı belirtildi. Ardından Köse buna itirazda bulundu. Köse intihal yaptığını kabul etse de zaman aşımı nedeniyle ceza almaması gerektiğini ifade etti(Kömüş, 2018).

Yukarıdaki kararlar sadece intihal olayları ile ilgili olan vakaların küçük bir boyutudur. Ancak yukarıdaki mahkeme kararı/kararları birer emsal olma niteliği taşımaktadır.

Sonuç

İntihal tarihi eski dönemlere kadar gitmektedir. İntihal vakası ile ilgili Osmanlı döneminde de intihal olaylarına rastlanmıştır. Düstûrü‟l-Mülk Vezirû‟l Melik ve Şeyhoğlu Mustafa’nın Marzûban-nâme tercümesi ile ilgili çalışma yapılmıştır. İki eser arasında yapılan karşılaştırmalar sonucunda konular, şahıs benzerliği, eserin yapısı, dili ve üslup olarak benzerlikler görülmüştür. Çalışma sonucunda ulaşılan sonuç ise Şeyhoğlu Mustafa’nın Marzûban-nâme tercümesi intihal yapıldığı iddiası kanıtlanmıştır. Ancak bu intihal vakalarından farklı olarak günümüzde artık Emek ve alın terinin ürünleri olan bilimsel çalışmaların korunması için kanun ve yönetmeliklerde bulunun bu cezai müeyyidelerin hız kazandığı aşikârdır. Öğleki etiğe aykırı eylemlerin gerçekleşmesi halinde asıl müellif, zarar gören veya hakları olumsuz etkilenen kişi ve kuruluşların rıza göstermesi ilgililerin sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.  

İntihalin artması sonucu intihal ile ilgili çalışmalarda artmış bulunmaktadır. Özellikle yüksek lisans, ve doktora öğrencileri arasındaki yükselme hırsı diğer taraftan predator (şaibeli, yırtıcı) olarak tanımlanan dergilerdeki artış bilim adaylarındaki ne kadar çok makale yayınlarsam o kadar yükselme şansım olabilir anlayışı bu dergilere ilgiyi arttırmaktadır. Ülkemizde son yıllarda bilimsel yayın sayısındaki artış olumlu bir özellik olarak görülse de bu yayınların bir kısmı bilime faydası olmamakla birlikte hem bilim insanlarını yanıltmakta hem de bilimi aldatmaya çalışarak ciddi zararlar vermektedir. 

İntihalin oluşturduğu etkiler bilim açısından son derece kötü sonuçlar doğurmaktadır. İntihal suçu doktora, yüksek lisans, lisans düzeyinden, akademisyenlere varıncaya kadar yaygın olarak yapılmaktadır. 

Bilimsel araştırmacıların fazla sayıda yayın yapma, bir bilgi veya kuramı ilk kez ortaya atma ideali, araştırmacılar arasında üstünlük kurma gibi daha farklı kişisel istekler intihali ortaya çıkarmaktadır. Özellikle son yıllarda enformasyon, düşünce, ilgi ve bilgi paylaşım imkânı tanıyarak karşılıklı etkileşim yaratan çevrimiçi araçlar olan sosyal medya, son kullanıcıların bilimsel mecra dışında fakat bilimsel bilginin sahibine atıf yapılmadan kullandığı ortamlar olmuştur. Özellikle Youtube, Instagram ve Facebook gibi kullanıcı kitlesinin ve çevrimiçi olma durumunun diğer sosyal medya ortamlarına göre oldukça fazla olduğu uygulamalarda, bir veya birden fazla yöneticisi olan kanallar/sayfalar açılarak, üyelerine farklı içerik ve konularda yayın yapmaya başlamasıyla intihal vakalarının sayısında ciddi artışların ortaya çıkmasına yol açmıştır.

Bunların önüne geçmek için her akademisyenin her tür bilimsel araştırma, çalışma, yayın ve etkinliklerde uyulması gereken bilim etiği kurallarını bilmesi ve içselleştirmesi gerekmektedir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 5
  • 0
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • Bakırman, B.D. (2016). İntihal Suçları. Ceza Hukuku ve Kriminoloji Dergisi, sf: 57-77.
  • Bilimler, T. (2002). Bilimsel Araştırmada Etik Ve Sorunları. Türkiye Bilimler Akademisi Yayınları.
  • Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu. Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu. (1951, Aralık 05). Alındığı Tarih: 22 Mayıs 2019. Alındığı Yer: Mevzuat Bilgi Sistemi
  • Gücükoğlu, B & Reis, Z. A, et al. (2014). Türkiye’de Ve Dünyada İntihalin Yaptırımları. XVI. Akademik Bilişim Konferansı Bildirileri , sf: 189-197.
  • İnci, O. (2009). Bilimsel Yayın Etiği İlkeleri, Yanıltmalar Yanıltmaları Önlemeye Yönelik Öneriler. 7. Ulusal Sempozyum Bildirileri TÜBİTAK ULAKBİM, sf: 69-90.
  • Kömüş, M. Çeviriyi Intihal Yaptı Profesör Oldu. (2018, Kasım 21). Alındığı Tarih: 28 Nisan 2019. Alındığı Yer: Birgün
  • Macit, M. H. (2009). Teleolojik Etik Anlayışın Deontolojik Eleştirisi. Kaygı Dergisi, sf: 83-91.
  • Pembecioğlu, N. Etik Kurallar Yaşama Güzel Bir Pencereden Bakmak. (2018, Mayıs 28). Alındığı Tarih: 24 Nisan 2019. Alındığı Yer: İstanbul Üniversitesi
  • Toprak, Z. (2019). Türkiye’de Akademik Yazı: İntihal Ve Özgünlük. Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Dergisi, sf: 1-12.
  • TÜBA. Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğü. (2015, Mart 21). Alındığı Tarih: 25 Mayıs 2019.
  • Tansel, A. (2012). İktisat Eğitimi Ve Bilimsel Aşırma Üzerine. Yayın Evi: Tek Yayınları.
  • Uçak, N. Ö & Birinci, H. G, et al. (2008). Bilimsel Etik Ve Intihal. Türk Kütüphaneciliği Dergisi, sf: 187-204.
  • Ünal, L. Entelektüel Intihal Davası Sonuçlandı. (2018, Şubat 16). Alındığı Tarih: 26 Mayıs 2019. Alındığı Yer: Habertürk
  • ÜAK. Bilimsel Araştırma Ve Yayın Etiği Yönergesi. (2016, Aralık 21). Alındığı Tarih: 23 Mayıs 2019. Alındığı Yer: T.C. Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı
  • YÖK. Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği. (2012, Ağustos 18). Alındığı Tarih: 29 Nisan 2019. Alındığı Yer: Mevzuat Bilgi Sistemi

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/09/2019 06:46:30 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7812

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Gelişimin hem hızlı hem de kolay olmadığını çok küçük yaşlarda öğrendim.”
Marie Curie
Geri Bildirim Gönder