Reklam
Reklam

İnsanlar Neden ''Şişman Primatlar'' Haline Geldi?

İnsanlar yakın akraba oldukları primatlarla %99 oranında benzer genetik kodu paylaşırken, nasıl primatlardan daha şişman hale geldi?

Gece Modu

Bu yazı, Science Daily isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Abur cubur tarzı beslenmeyi ve kısıtlı egzersiz yapmayı suçlayabilirsiniz ama modern obezite salgınından uzun zaman önce, evrim de bizi şişmanlatmıştı. Duke Üniversitesi'nde biyoloji alanında öğretim üyeliği yapan Dr. Devi Swain-Lenz. ''Bizler şişman primatlarız.'' diyor. İnsanların şempanzelerden daha tombul olması, bilim insanları için yeni bir haber değil ancak yeni kanıtlar insanların neden bu durumda olduğunun açıklanmasına yardımcı olabilir.

İnsanlar ile şempanzeler yaklaşık %99 oranında benzer genlere sahiptir.
İnsanlar ile şempanzeler yaklaşık %99 oranında benzer genlere sahiptir.
Pixabay

''İyi'' ve ''Kötü'' Yağ Hücreleri

Swain-Lenz ve Duke Üniversitesi'nden meslektaşları, neredeyse aynı DNA dizilimlerine sahip olsalar da şempanzelerin ve eski insanların kendi yağ hücrelerinde DNA'nın nasıl paketleneceğine dair kritik değişimler geçirdiğini buldular. Sonuç olarak araştırmacılar, bu durumun insanların ''kötü'' yani kalori depolayan yağ hücrelerini ''iyi'' yani kalori yakan yağ hücrelerine dönüştürme yeteneğinin azalması ile ilgili olduğu söylüyor. Çalışmanın sonuçları, 24 Haziran 2019'da Genom Biyolojisi ve Evrim isimli bilimsel dergide yayınlandı.

Araştırmacılar, bizler ile yakın akraba olan hayvanlarla karşılaştırıldığında insanların daha ''yağlı'' olduğunu ve hatta ''six-pack'' olarak tabir edilen karın kaslarına ve kaslı kollara sahip olan insanların bile hatırı sayılır bir yağ rezervine sahip olduğunu söylüyor. Diğer primatların vücutlarındaki yağ oranı %9'dan daha az iken, sağlıklı bir insanın vücudundaki yağ oranı %14 ile %31 arasında değişiyor.

İnsanların nasıl yağlı primatlar haline geldiklerini anlamak için, başında Swain-Lenz'in bulunduğu takım ve Duke Üniversitesi'nden biyolog Greg Wray bazı araştırmalarda bulundular; insanlardan, şempanzelerden ve daha uzaktan akraba olduğumuz maymun türlerinden olan makak maymunlarından (Macaca mulatta) alınan yağ örneklerini karşılaştırdılar. Araştırmacılar ''ATAC-seq'' denilen bir teknik ile her türün genomları arasında, kendi yağ hücrelerinin DNA'yı nasıl paketlediğini taradılar.

Bütün Yağ Hücreleri Aynı Değildir

Çoğu DNA, hücrelerin içinde sarmal ve sarılmış biçimde proteinlerin etrafında bulunur. Bu şekilde DNA'ların sadece bazı bölgeleri hücresel mekanizmada ulaşılabilir olur ve bu sayede aktif ya da pasif genler oluşur. Araştırmacılar, şempanze ve makaklarda ulaşılabilen yaklaşık 780 DNA bölgesi tanımladı. Bu bölgeler insanlarda da bulunuyor ancak daha çok birbirine kenetlenmiş durumda. Bölgeleri daha detaylı inceleyen takım, tekrar eden bu ufak DNA parçalarının bir tipteki yağ hücrelerinin diğer bir tipe dönüştürülmesinde yardımcı olduğunu fark ettiler. Swain-Lenz, bütün yağ hücrelerinin aynı olmadığını söylüyor.

Yağın çoğu, kalori depolayan beyaz yağ hücreleri tarafından oluşturulur. Bifteklerdeki mermer görünümlü bölgeler işte bu beyaz yağ hücreleridir. Diğer taraftan bej ya da kahverengi denilen özelleşmiş yağ hücreleri de vardır. Bu hücreler kaloriyi depolamaktansa, ısı açığa çıkarıp bizi sıcak tutmak için kalori yakarlar.

Çok yağlı olmamızın bir nedeni de, beyaz yağ hücrelerini kahverengi yağ hücrelerine çevirmede yardımcı olan genom bölgelerinin insanlarda kullanılamamasıdır. Şempanzelerde ise bu bölgeler kullanılabilmektedir.

Şempanzeler beyaz yağ hücrelerini kahverengi yağ hücrelerine çevirebilmektedir.
Şempanzeler beyaz yağ hücrelerini kahverengi yağ hücrelerine çevirebilmektedir.
Pixabay

Swain-Lenz şöyle devam ediyor:

Bizler beyaz yağ hücrelerini kahverengi yağ hücrelerine çevirmek gibi bazı yeteneklerimizi kaybettik ve bu yüzden de beyaz yağ hücrelerinin yolağında saplanıp kaldık. İnsanları soğuğa maruz bırakarak vücutlarındaki sınırlı kahverengi yağ hücresini aktifleştirmek mümkün ancak bu konuda çalışmamız lazım.

Şempanzelerle insanların kendi yollarına ayrılıp yürüdüğünden beri geçen 6 ile 8 milyon yıl içinde insan beyni üç kat büyürken, şempanzelerin beyinlerinde herhangi bir değişiklik olmadı. İnsan beyni vücuttaki diğer tüm dokulardan daha fazla enerji kullanır. Eski insanlara enerji gerektiği için, yağ hücrelerinin kullanılmasında kalori yakan kahverengi yağ hücrelerinin yerine beyaz hücrelerin seçilmesi insan türünün hayatta kalması için bir avantaj oluşturmuş olabilir.

Swain-Lenz en sık karşılaştığı sorulardan birinin, ''Bizi sıska mı yapacaksınız?'' olduğunu söylüyor ve bu soruya ''Keşke'' diye cevap veriyor.

Obezite İçin Çözüm Arayışları

Kahverengi yağ hücreleri kalori yakabilme yeteneğine sahiptir. Bu yüzden de araştırmacılar, kilo vermeyi kolaylaştırmak için insan vücudundaki beyaz yağ hücrelerinin kahverengi yağ hücrelerine dönüştürülmesi konusunda çözüm bulmaya çalışıyorlar.

Swain-Lenz, primatlar arasında buldukları farklılıkların bir gün obezite hastalarına yardım etmek için kullanılabileceğini söylüyor ama henüz o noktada değiliz.

Swain-Lenz şunları ekliyor:

Belki ilerde bir grup genin aktif ya da pasif olmasını sağlayabiliriz ancak şu an için bu noktadan çok uzağız. Bunun bir anahtarı çevirmek kadar basit olduğunu düşünmüyorum, öyle olsaydı bunu uzun zaman önce çözmüş olurduk.
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 2
  • Tebrikler! 8
  • Bilim Budur! 6
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 2
  • Merak Uyandırıcı! 7
  • Üzücü! 1
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 12/11/2019 07:56:54 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7981

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Reklam
Reklam
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Eğer paranın çevreden daha önemli olduğunu düşünüyorsanız, bir de nefesinizi tutarak paralarınızı saymayı deneyin.”
Guy McPherson
Geri Bildirim Gönder