Gece Modu

Bu yazı, LiveScience isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu haber 6 yıl öncesine aittir. Haber güncelliğini yitirmiş olabilir; ancak arşivsel değeri ve bilimsel gelişme/ilerleme anlamındaki önemi dolayısıyla yayında tutulmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili gelişmeler yaşandıkça bu içerik de güncellenebilir.

Kediniz bir yabancı gördüğünde yakınına gelip sokuluyor mu yoksa tıslayıp kaçıyor mu? 

Kedigil dostumuzun kucak sevmesi ya da pençelerini göstermesi büyük oranda yavruluk dönemlerindeki sosyalleşme aktivitelerine bağlıdır. Fakat kedilerin cana yakınlıkları en azından bir miktar, genetik özellikleri ile de alakalı olabilir. Yapılan bir araştırmaya göre kedilerin sahiplenilmeden önce hadım edilmesi ve kısırlaştırılması gibi yaygın uygulamalar, bu cana yakın hayvanların çoğalmasına engel olup kasıtsız olarak pek dost canlısı olmayan hayvanların artışına etki ediyor olabilir.

İngiltere’deki Bristol Üniversitesi’nde zoolog olan ve Cat Sense (Kedi Algısı) isimli kitabın yazarı John Bradshaw şunları dile getiriyor:

Bize kısırlaştırmamız gerektiği söylenen kediler, en cana yakın olan ve fazla avlanmayan kedilerin ta kendisidir.

Fakat herkes inka olmuş değil.

Bir Oxford Üniversitesi biyoloğu olarak evcil kedilerin evrimleştiği vahşi kedilerin genomlarını Bethesda Ulusal Sağlık Enstitüsü’nde (idari müdür) inceleyen Carol Driscoll, evcil ve vahşi kedilerin genetik olarak ayırt edilemez olduğunu, yani kısırlaştırma/hadım etme gibi uygulamalarının genetik havuzu herhangi bir yöne doğru itmesinin muhtemel olmadığını söylüyor.

Anlaşılması Zor Farklılıklar

Driscoll sözlerine şöyle devam ediyor: 

Evcil kediler, 10.000 ila 20.000 yıl önce Yakın Doğu veya Kuzey Afrika’da Felis silvestris lybica isimli bir alttürden evrimleşmiştir. Fakat bir yaban kedisi olan bu ata ile daha uysal olan uzantısı arasındaki genetik farklılıkların saptanması oldukça güçtür: Vahşi kediler ve evcil kediler birbirlerine benzerler ve birbirleri ile çiftleşebilirler.

Uysal kedilerin evcilleştirilmesine olanak sağlayan genetik değişikliklerin sayısı sadece 10 ila 20 kadar olabilir, ancak bilim insanları bu genlerin hangileri olduğunu bilmemektedirler.

Bardshaw’ın LiveScience’ta belirttiği üzere, evcilleşmeyle ilgili bu kadar az genin bulunmasından dolayı, dost canlısı kedilerin kısırlaştırması ve hadım edilmesi gelecek 50 ila 100 yıl içerisinde evcilleşme sürecini önemli ölçüde geri itebilir.

Arkadaş Canlısı Olmayan Kediler mi Çoğalıyor? 

Bradshaw bu görüşü desteklemek için İngiltere’nin Southampton bölgesinde kedi kişiliğiyle ilgili basit bir deney gerçekleştirdi: Bölgede bulunan yavru kedilerin evlerine yabancılar girdiler, kedileri alıp okşamaya çalıştılar ve sonrasında kedilerin mırlamayla mı yoksa saklanarak mı tepki verdiği gözlendi.

Kısırlaştırma ve hadım uygulamalarının en yüksek olduğu bölgede (%98’den fazla) yavru kedilerin yabancıların çevresinde daha ürkek olduğu gözlendi. Bunun sebebinin ise ev sahiplerinin kedileri yavrulayamadığı için yavru kedilerin dışarıdan getirilmiş olmasıyla alakalı olduğu düşünülüyor. Zenginliğin daha düşük olduğu bölgelerde ise daha cesur ve dost canlısı kediler bulunuyor. Bradshaw sözlerine şu şekilde devam ediyor: 

İddia ettiğimiz şey zengin bölgelerdeki insanların yavru kedileri kırsal bölgelerde bulunan daha vahşi özellikteki yaban kedilerden veya sokak kedilerinden temin ettiğidir.

Bu yüzden kısırlaştırma ve hadım etme uygulamaları pek uysal olmayan kediler için yapay bir seçilim oluşturmuş olabilir. 

Kısırlaştırma — biyoloji ve nüfus dinamiği açısından — gelecek nesilleri yok eden bir etkendir. Kısırlaştırılan canlıların genleri gen havuzundan çıkarlar, yani gelecek nesillere baktığınızda bu genlerin elendiğini görürsünüz.

Çalışma hakkında bilinmesi gereken birkaç sorun ise bu çalışmanın sadece hakemli bir dergide yayımlanmamış olması ve sadece 70 kadar kediyi içermesidir.

Diğer Çözümler 

Bardshaw bulguların doğruluğu kanıtlansa bile, kedilerin özgürce çiftleştiği ve istenmeyen yavruların bir çuval içinde suya atılıp boğulduğu eski günlere dönüleceğini düşünmüyor.

Kediler bir yıl içinde milyarca hayvanı öldürürler, bu yüzden şehirler haklı olarak sokak kedileri kolonilerini kontrol altında tutmak isterler. Fakat şehirlerin amacı bu ise, soruna nihayi bir çözüm getirmeleri gerekir diye ekliyor Bradshaw.

Bu nihayi çözüm yiyecektir. Onları insanlar mı besliyor, yiyecek mi çalıyorlar, restoranların hijyen sorunları mı var? Mevcut yiyecek miktarını düşürürseniz yabani kedi popülasyonu da doğal olarak azalacaktır. Kedi kişiliğindeki genleri tanımlamak da yardımcı olabilir. Bu sayede yetiştiriciler ilk defa fiziksel görünüş dışında cana yakınlık ve uysallık gibi özellikleri seçme imkanı bulabilirler.

Şüphecilerin Konuya Yaklaşımı

Driscoll hadım etme ve kısırlaştırma uygulamalarının kedileri daha az dost canlısı yapacağını düşünmüyor:

Öncelikle yabani kediler ve ev kedileri arasında genetik bir farkın bulunduğunu gösteren bir çalışma yok. Yabani kediler de bir bakıma insanlar arasında yaşamaya alışkın olmayan ve kendi başlarının çaresine bakmayı öğrenmiş potansiyel evcil kedilerdir.

Dahası çevremizde, kısırlaştırma ve hadım etme uygulamalarının tüm genetik havuzu değiştirebilmesine imkan vermeyecek kadar çok sayıda özgür çiftleşme imkanı olan kedi vardır.

Evcil kedilerin popülasyonu çok uzun bir zamandır istikrarlıdır ve bu popülasyon içinde genetik durağanlık söz konusudur. Siz çıkıp istediğiniz kadar kedi kısırlaştırın, hadım edin bir sonraki yıl hepsi geri gelecektir.

Teşekkür: Bu yazıyı çeviren Barış Bakırcı'ya teşekkür ederiz. tarafından LiveScience sitesinden çevrilmiştir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/11/2019 20:52:05 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1595

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Reklam
Reklam
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilimin en nihai amacı; en az sayıda hipotez ve varsayımla, mantıksal çıkarımlardan gelen en fazla sayıda deneysel gerçeği kapsamaktır.”
Albert Einstein
Geri Bildirim Gönder