İngilizce Öğrenme Üzerine...

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bilim camiasında olmak istiyorsanız, İngilizce konuşan bir ülkeye gitmeseniz veya Türkiye’de bilim yapsanız bile, İngilizce’yi çok iyi bilmeniz gerekiyor. Bilim kendi kendinize yapabileceğiniz bir şey değil. Uluslararası büyük bir camiaya dahil oluyorsunuz, öğreniyorsunuz, anlıyorsunuz, soruyorsunuz, sorularınızı araştırıyorsunuz ve, nihayetinde en yüce amaç, anlatıyorsunuz! Dilini bilmeseniz bunların hiçbirini yapamazsınız.

Derslerde okuduğunuz kitaplar, İngilizce bile olsa, bilimsel buluş hızına çoğu zaman yetişemez. Bundan dolayı her sene yeni baskı çıkar (maddi çıkarlar da işin içine sinsice işin içine girer ama bilim insanları bunu anlar ve o yazara saygılarını yitirirler). Şimdi bir de bunların Türkçe’ye çevirilmiş hallerini okuduğunuz düşünelim. Koca kitabı çevirmek zaten bir sene sürer, bitirince hemen yeni sayıya başlamayacaktır kimse. Dahası, maddi zorluklardan dolayı, her sene yeni baskı karmak pek mantıklı değil.

En güncel bilimsel bilgi ve tartışmaları bilimsel dergilerden bulabilirsiniz. Bazılarına ulaşım açık, gün geçtikçe açık ulaşım (open access) dergiler artıyor. Birçok bilim insanı o dergilerde makalelerini basmaya çalışıyorlar. Sadece kendi bilimsel çalışmalarını, nasıl yaptıklarını ve ne bulduklarını, sonuçlarının bilim dünyasına kattıklarını anlattıkları makalelerden bahsetmiyorum. Aynı zamanda belli bir konuda önemli ve son zamanlarda çıkan makaleleri taradıkları (review) makaleleri, herhangi bir konuda görüşlerini açıkladıkları (perspective) makaleleri (benim en sevdiğim), konusunda çok büyük isimleri ağırladıkları soru & cevap (Q&A) bölümleri var. Bu dergiler genelde haftada bir çıkıyor.

Bu halka açık dergilerden örnekler vereceğim başka bir yazımda.

İşte İngilizce’yi bilmediğiniz zaman bunların hepsini kaçırıyorsunuz.

Hala ikna olmadıysanız, yapacak bir şey yok. Gerisini okumanıza gerek yok, başka hoşunuza giden şeyler yapabilirsiniz.

İkna oyduysanız, gelelim nasıl yapacağınıza. Hiçbir kursu, okulu, öğretmeni önermek için yazmıyorum. Yazdıklarımın hepsini, hiçbir para ödemeden, mahallenizdeki halk kütüphanesinden bile yapabileceğiniz sanıyorum. (Bu arada, fazla iddialı konuşmak istemem, Türkiye’de bir halk kütüphanesine en son üniversitede gitmiştim, son halini bilmiyorum. Bilimsel siteleri engelledikleri oluyormuş. Bilimden yalnız cahiller korkar, ne kadar küçük olduklarını kimse anlasın istemediklerinden).

Size adım adım anlatayım istiyorum, sadece anlatması kolay diye. İstediğiniz sırada, tercihen hepsinden sıklıkla yapmanızı tavsiye edeceğim. Dört beceriye bölüyorum yine düzenli anlatabilmek için

  1. Okuma

  2. Dinleme

  3. Yazma

  4. Konuşma

 

Biliyorum ilk ikisi daha kolay, son ikisi zor geliyor. Çünkü ilk ikisini kendi kendinize yapabilirsiniz ama son ikisi için eyleminizin ulaşacağı biri gerekiyor. Sakin gençler, hepsi olacak.

 

1. Okuma

Daha önce ulaşabileceğiniz birçok bilimsel dergi olduğunu söyledim. Ama oradan başlamanızı önermem. Şimdi ben karşımda konuştuğum kişinin lise mezunu, Türkiye için ‘intermediate’ dediğimiz bir seviyede İngilizce bildiğini farz ediyorum. Yani bu kişi, kelime bilgisi bir yere kadar olan, okuduğunu az biraz anlayabilen bir kişi. Önerilerim bu kişiye olacak.

Daha az bilginiz varsa, öncelikle bir kursa yazılmanız faydalı olabilir. Ancak şunu asla unutmayın, sadece İngilizce kursuna gitmek ASLA yeterli değil. Tarih bilgisi gibi okuyup, dinleyip, hatırlanacak bir bilgi değil dil öğrenmek. Matematik öğrenemeye benzetmek daha doğru olur, devamlı pratik yapmanız, farklı kaynaklardan farklı şeyler öğrenmeniz ve geliştirmeniz gerek. Yine matematik gibi, öğrendikçe daha iyi yapacak, daha iyi yaptıkça daha çok seveceksiniz. En sonunda hayatınızın bir parçası olacak.

Bu sizinle paylaşacağım siteler ücretsiz, her an girip kontrol edip yeni bir şeyler öğrenebilirsiniz. Hatta, yapmanız gerekir. 10 yıl sonra bir Amerika’lı kadar iyi İngilizce konuşsanız bile asla vazgeçmeyin öğrenmekten.

 

Okumanızı geliştireceğini düşündüğüm web sitelerini şöyle sıralayabilirim:

Biraz gezinirseniz çok şeyler bulabileceğiniz bir site. Daha da güzeli, cep telefonunuza yükleyebileceğiniz ücretsiz yazılım ile istediğiniz her an kelime oyunu oynayarak bilginizi arttırabilirsiniz. Çalışmakta olduğunuz herhangi bir sınava özel (GRE, GMAT, LSAT,…) kelimeler seçip, özellikle o kelimelerde ilerleyebilirsiniz. Boş zamanlarınızda, daha da boş oyunlar oynamaktan iyidir. 

  • Haber siteleri: Bu siteler, anlatmak istedikleri konuyu en kısa zamanda söyleyebilmek için eğitilmiş kişiler tarafından hazırlanır. Okuduğunuz zaman aklınıza konuyla ilgili fikri en kısa zamanda verebilecek üst düzey kelimeler içerirler. Dolayısıyla haber yazmak zordur. Daha doğrusu bir konuyu kısa yazmak, daha çok zaman alır. Zira tekrar tekrar kontrol etmeniz gerekir. En iyi yaptığını düşündüğüm birkaç site:

  • Bilimsel yayın yapan siteler: Yanı haber siteleri gibi, kısa ve öz anlatmaları gerekir. Bunun yanı sıra, bu siteler size, bilimsel teknik kelimeler kullanmadan bilim anlatabilmeyi öğretecektir. Bu önemli bir yetenek. İngilizce’de ‘lay’ diye tanımlanan, Türkçe’ye ‘halk dili’ diye çevirebileceğimiz dilde yaptığınız işi anlatabilmeniz gerekir. Yani laboratuvardaki çalışmalarınızı anne annenize veya 5 yaşındaki yeğeninize anlatabilmelisiniz. Bilimsel iletişimi arttırabilirseniz, size olan desteği de arttırırsınız. Bilimsel iletişim yetenekleriniz sadece bilim insanları ile sınırlı kalmamalı.

  • Kitaplar: Her şeyi okuyun. Sınır yok, her şeyi okuyun.

 

2. Dinleme:

En sevdiğim şey! Herkesin en sevdiği yabancı dil egzersizi olabilir, olmalı da! Hiçbir şey yapmanıza gerek yok, kulaklığı takın ve otobüste giderken dinleyin. Evimi temizlerken, yemek yaparken, işime yürürken, ütü yaparken, hep dinlerim. Sanki aynı anda iki iş yapıyormuşum gibi geliyor, zamanımı verimli kullanma adına seviniyorum.

Yapacağınız iş gerçekten basit, şiddetle kulaklık almanızı ve podcast dinlemenizi tavsiye ederim.

Eslpod kelimesini podcast’lerde ve YouTube’da aratırsanız, birçok ücretsiz yayınını bulacaksınız. Para vererek üye olmanızı tavsiye etmem. Gerçekten çok yararlanıyorsanız sizin bileceğiniz iş.

  • The Daily: The New York Times’ın günlük yayın yapan podcast’i. Her gün neler olup bitiyor öğreniyorsunuz. Oldukça güzel bir Amerikan aksanı ile tane tane konuluyor spiker.

  • BBC World: bu podcast bazen günde iki-üç farklı yayın yapabiliyor, o günkü gündeme göre değişiyor. Temiz bir İngiliz aksanı.

Burada kalacağım çünkü gerisini sizin bulmanız gerek. Nereden podcast dinletebiliyorsanız artık, açın dinleyin bol bol. Hoşunuza giden ne varsa dinleyin.

Zamanla dinlemenizin dilbilginize iyi geldiğini göreceksiniz. Yazdığınızı sesli okuduğunuz zaman kulağınızı tırmalayacak yanlış yerler.

 

3. Yazma:

Bu iş kolay değil, okumaktan daha fazla zamanınızı alacak. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki, doğduğunuzda beri konuştuğunuz ve okuduğunuz dil olan Türkçe’de ne kadar yazabiliyorsunuz? Yazamıyorsunuz demiyorum, sadece ne kadar zor olduğunu söylemeye çalışıyorum.

Her dilin kendi kültürü var. İngilizce biraz daha doğrusal anlatımları olan bir dil. Söyleyeceğinizi açık ve net söylemeniz gerekiyor. Biraz zaman alıyor o noktaya gelmek ama öğrenilmeyecek iş değil.

İngilizce dilbilginiz geliştireceğine inandığım siteler:

Bu site müthiş! Ne kadar tavsiye etsem azdır. Lütfen bir girin bakın. Şu andaki başlıkla alakalı diye sadece dilbilgisi (grammar) konusundaki dersine değineceğim ama emin olabilirsiniz ki orada bitmiyor. Çok çeşitli konularda dersler var. Dilbilgisi çok keyifli kısa dersler halinde ve küçük yazılılar ile anlatılmış. Gerçekten ben bile arada bir girip yeni bir şey öğreniyorum. Çok keyifli! Ders videolarını  İngilizce altyazılı dinlemek de mümkün.

Web sitesinin kendisi bir blog zaten. Yazdıklarını tekrar yazmak yerine kendisinin reklamını yapmak daha iyi. Hazırlayanın eline sağlık.

Yaralı bilgiler olan bir site ama biraz sıkıcı. Yine de bulunsun burada, ihtiyacınız olabilir.

Müthiş sıkıcı ama bir o kadar da önemli bir başucu kitabı. Hani bizim yazım kılavuzu gibi kullanabileceğimiz bir kitap.

BU da bir çeşit yazım kılavuzu ama çok güzel örnekler içeriyor. Bir araştırma nasıl yapılır, bir hocaya mail nasıl atılır, her türlü bilgi var.

Çok iyi bir kaynak! Şahsen katıldığım bilimsel yazı çalıştayımda (Cold Spring Harbor Lab) bana hediye edilen bir kitaptı. Çok beğendim. Makalenizi nasıl yazacağınızı, nereye göndereceğinizi, bilimsel poster nasıl hazırlayacağınızı, ve alakalı her türlü bilgiyi, bulabileceğiniz bir kaynak.

Bu kitabı okuması zevkli.  İyi yazma üzerine yazılmış iyi bir kitap. Tam bir klasik.

 

Daha da ileri gider farklı kitaplar önerebilirim ancak başlangıç için bunlar yeterli. İlerleyen zamanlarda, daha ileri düzey İngilizce yazma için kaynaklar önereceğim.

 

4. Konuşma:

Şimdi her birinizi duyuyorum: "Ama kiminle konuşayım, kendi kendime mi?".

Evet.

En güzel yöntem kendi kendine konuşmadır. İngilizce konuşun kendi kendinize.

Peki nasıl anlayacaksınız doğru konuştuğunuzu?

Size şu anda aksanınızı tam anlamıyla değiştirebileceğiniz yöntemi anlatıyorum.

Aksanını beğendiğiniz bir kişiyi bulun. Ben şahsen daha önce dinleme bölümünde bahsettiğim podcast’lerden biri olan The Daily’nin spikeri Michael Barbaro’nun aksanına bayılıyorum.

Belli bir metni okuyan birini (mesela Khan Academy’den baya YouTube’dan birini) bulabilirsiniz. Önce bir kısa cümleyi ondan 5-10 kez dinleyin. Kısa olsun ama, hatta 2 kelimeyi geçmesin başta. Sonra siz söyleyin o kelimeyi. Ama sesinizi kaydedin ve kendinizi dinleyin (işin sırrı)! Dinleyince aradaki farkı anlayacaksınız. Sonra, o kişi ile aynı şekilde söyleyene kadar devam edin buna. Başlangıçta uzun sürecek ama zamanla alışacaksınız. Bir süre sonra daha da kolaylaşacak hala.

Bu yöntem ünlü film yıldızlarının aksanlarını çalışma yöntemidir. İşe yarar ama çalışmak lazım.

Burada yazılanlara yenilerini öğrendikçe ekleyeceğim. Çünkü öğrenmenin, dolayıyla öğretmenin de, sonu yok!

Kopenhag Yorumu Kısaca Nedir?

Dünya'daki Tüm Su ve Hava Bir Araya Getirilecek Olsa...

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim