Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

III. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu'ndan İzlenimler, Düşünceler ve Açıklamalar

III. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu'ndan İzlenimler, Düşünceler ve Açıklamalar Bilimveaydinlanma
30 dakika
1,826
  • Akademi Dünyası
Evrim Ağacı Akademi: Evrim Ağacı Tavsiyeleri Yazı Dizisi

Bu yazı, Evrim Ağacı Tavsiyeleri yazı dizisinin 8. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "İngilizce Öğrenmek İsteyenler İçin Bazı Tavsiyeler..." başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Belki birçoğunuzun bildiği üzere, 17-18 Aralık 2011 tarihinde, Boğaziçi Üniversitesi Uçaksavar Kampüsü Garanti Kültür Merkezinde, Üniversiteler Konseyi Derneği tarafından birçok değerli akademisyen, Prof. Dr. Richard Dawkins (telekonferans) ve Türkiye'nin dört bir yanından sayısız bilim meraklısı ve öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen, III. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu adı altında bir sempozyum düzenlendi. Bu etkinliğe Evrim Ağacı olarak biz de davet edildik ve gerçekten son derece başarılı olan etkinlikten büyük bir mutluluk ile ayrıldık. 

Bu yazımızda, etkinliğe katılamayan okurlarımız için bazı izlenimlerimizi aktarmakla birlikte, özellikle sempozyumun son gününde 16.30-18.00 saatleri arasında düzenlenen Evrimsel Biyoloji ile ilgilenen öğrenci topluluklarına yönelik forumda yaşanan bazı konuşmalarla ilgili açıklamalarda bulunmak istiyoruz. Çünkü garip bir şekilde, tamamen bilim ve halk için bilim yapılması gerektiğini savunan bireyler olarak, güya halkın, hele ki "ezilen halkın" savunuculuğunu yaptığını iddia edenler tarafından garip bir şekilde yanlış anlaşıldık, çarpıtıldık ve yüzümüze söylen(e)meyen birçok söz işittik. Bunları olgunlukla ve anlayışla karşılıyoruz ve kendimizin yanlış aktardığı bazı noktalar olabilir endişesiyle, yer ve zaman kaygısı olmadan bir kere daha bunlara değinmek istiyoruz. Ancak önce izlenimler...

Bu Reklamı Kapat

Etkinliğe Dair Bazı İzlenimler

Öncelikle düzenlenen etkinliğin son derece profesyonelce organize edildiğini belirtmekte fayda var. Elbette ki her etkinlikte olan bazı aksilikler burada da yaşandı, bu gayet normaldir ve bunların eleştirilmesi, ne yazık ki bir nevi "sarkastik" olarak "Murphy Kanunları" diye adlandırdığımız vakalardan ötürü pek yapıcı olamamaktadır ve ne kadar iyi hazırlanılırsa hazırlanılsın bu hatalar olabilmektedir. Dolayısıyla bu ufak tefek, önemsiz noktaları atlayacağız. 

Etkinlik organizatörleri son derece başarılı bir şekilde her şehir dışından gelen grup için bir sorumlu atamışlar ve bizleri İstanbul'da indiğimiz bir noktadan bu kişiler karşıladılar (yeri gelmişken, kendi yol göstericimiz olan ve desteğini etkinlik boyunca bizden esirgemeyen Sn. Sedat Şevik'e sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz). Hemen etkinlik alanına giderek (tabii İstanbul için "hemen" kelimesi ne anlam ifade ediyorsa, o kadar hızlı) sunumları izlemeye başladık. Salona Türkiye'nin dört bir yanından insanlar gelmişti ve adeta ana salon "taşmaktaydı". Bu da ince bir şekilde düşünülerek, birkaç salona birden canlı görüntü aktarımı yapılarak salon kapasitesi arttırılmış. Ne yazık ki ülkemizde böyle dev organizasyonlar için, dev salonlar bulunmadığı için, bu yöntem son derece kullanışlıydı ve organizatörler başarıyla üstesinden gelmişler. Salonlarda sürekli bulunan etkinlik görevlileri de, organizasyondaki görev alan insanların sayısını bizlere göstermekteydi (ki bu da harika bir olaydır).

Bu Reklamı Kapat

Sunumlara tek tek değinmemizin hiçbir yolu yok, çünkü her biri birbirinden harikaydı. Ancak şunu söyleyebiliriz ki, konsept olarak 20 dakikalık sunumlardan oluşan ve bloklar halinde yapılmış sunumlar programı son derece başarılı işledi. Elbette saatlerde kaymalar oldu (hocaların vakitlerini ayarlayamaması ve bazı diğer olağan aksiliklerden ötürü), ancak 20 dakikalık sunumlar kimsenin sıkılmamasını sağladı. Bu, bir etkinlikte sağlanması gereken en önemli noktalardan biridir diye düşünüyoruz. Türkiye'nin dört bir yanından akademisyenlerimiz, birbirinden çeşitli konulardaki nokta atışı şeklindeki sunumlarını başarıyla gerçekleştirdiler ve şahsi olarak bizleri defalarca hayretler içerisinde bırakan konulara değindiler.

Organizasyon birçok açıdan bu sebeplerle son derece başarılıydı. Hatta ekip olarak teknik bir sıkıntı yaşadığımızı hiç sanmıyoruz. Bütün ekip güleryüzlü ve yardımseverdi, bol bol sohbet imkanımız oldu ve hatta ülkemizde sıklıkla duyulan, Richard Dawkins'in de bolca konu edindiği ve bilim dışı saçmalıklarından bahsetti bazı ilginç şahısların adamları ("uşak" kelimesi daha uygundur belki de), akılları sıra bizden laf almaya bile çalıştılar. Neyse ki etkinlik organizatörleri bunu da başarılı bir şekilde savuşturmayı bildiler (zira ilginç bir şekilde biz karşımızdakinin bilim dışı bir propagandacı olduğunun farkına bile varamadık).

Her neyse, sonuç olarak son derece başarılı bir sunumlar dizisi ve organizasyon izledik. Sizlere en ciddi tavsiyemiz, bu etkinliğin ve benzerlerinin gelecek yıllardaki organizasyonlarına mutlaka ama mutlaka katılmanızdır. Çünkü arada duyacağınız ufacık bir cümle bile, kafanızdaki soru işaretlerinin kökünden silinmesini sağlayabilir. Ya da en azından size fikirler sağlayarak geleceğinize, hayata bakış açınıza yön verecektir. Mümkün olduğunca bu tip bilimsel etkinliklere katılınız.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Richard Dawkins ve İlk Ciddi Türkiye Teması

Her ne kadar birbirinden değerli akademisyenlerimiz, son derece ilgi çekici konularda sunumlar yapmış olsalar da, katılımcıların çoğunun büyük bir heyecanla beklediği isim Richard Dawkins'in telekonferansla katılacağı 45 dakikalık oturumdu. Biz de, Richard Dawkins'e bilimsel açıdan hak ettiği değerden fazlasını vermemekle birlikte, elbette ki bu oturum konusunda heyecanlıydık. 

Ufak tefek teknik aksaklıklardan sonra, yine organizatörlerin hızlı ve yapıcı müdahalesi ile sorun çözüldü ve Dawkins bizlere sunumunu aktarmaya başladı. Tabii ki bu oturum, Richard Dawkins gibi Evrimsel Biyoloji (ve ne yazık ki din/dinsizlik konularında) bu kadar sükse yapmış ve son derece başarılı bir ismin Türkiye'ye bilgi taşıması konusunda büyük önem arz etmekteydi.

Sunum gayet güzeldi; ancak Dawkins, üzücü bir şekilde konuşmasının %90'ından fazlasını daha önceki yaptığı konuşmalardan ve çok büyük oranda da kitaplarındaki cümlelerin birebir alınmasından oluşturmuştu. Öyle ki, bazı kısımlar kitaplarındaki paragraflarla benzerlik değil, eşlik göstermekteydi. Tahmin ediyoruz ki bunu, Türkiye'de bilimsel taraflarıyla pek de bilinmediğini sanarak yapmıştı; ancak kendisini yakından bilenler için biraz ezber bir konuşma oldu; zaten kendisi de sürekli olarak elindeki kağıttan konuşmasını okudu. Bu tabii ki organizasyondan değil, Dawkins'in Türkiye hakkındaki talihsiz düşüncelerinden kaynaklanmaktadır ve yapacak pek de bir şey yoktur.

[Bu noktada bu yazımıza gelen yorumlardan birini ekleme gerekliliği görmekteyiz. Sayın İstem Fer'in yazısı şöyle:

Dawkins kaç kişinin konuşmasını dinlediğinden haberdar edildi ve ilgili fotoğraflar kendisine iletildi merak etmeyin. Kendisinin ne kadar büyük bir merakla takip edildiğinin farkında. Bu minvalde bir konuşma yapmasını biz rica ettik kendisinden. Ayrıca maalesef simultane çeviri imkanı sağlayamadığımız, dönüşümlü çeviriyle de konuşmaların pek akıcı gerçekleşmediğini tecrübeyle bildiğimizden metnini önceden alıp çevirmekte bulduk çözümü. Yani konuşmasını kağıttan okuması da biraz bu metne bağlı kalmak zorunda olmasından ötürüydü. Özetle Dawkins'in Türkiye ile ilgili talihsiz düşünceleri konusunda bir nebze içinizi rahatlatmak isterim. Bu ayrıntılı değerlendirme yazısı için elinize, İstanbul'a kadar geldiğiniz için de ayağınıza sağlık.]

Bu Reklamı Kapat

Ancak bizlerin burada gördüğü üzücü bir eksikliğe yer vermemizde fayda görüyoruz: Yukarıda da değindiğimiz talihsiz düşüncelerinin kırılmasının en önemli yolu, Dawkins'in Türkiye'de kendisini heyecanla takip eden yüzlerce, binlerce insanın bulunduğunu görmesi olacaktır. Ancak ne yazık ki (tahmin ediyoruz ki teknik aksaklıklardan ötürü), Dawkins bizi göremedi ve duyamadı (ya da duydu veya gördüyse lütfen bizi düzeltin). Bu da bizlerin onu sanki bir kayıttan izliyormuşuz izlenimine kapılmamıza sebep oldu. Keşke o da bizi görebilseydi ve Türkiye hakkındaki fikirlerinin değişimine katkımız olabilseydi. Yine de, buna rağmen, Dawkins'i bu etkinliğe telekonferans yoluyla da olsa dahil etmek dahiyane bir düşüncedir ve bizler için çok büyük bir başarıdır. Umuyoruz ki devamı da gelecektir. 

Dawkins birçok konuya değindi ve Türkiye'yi de az çok bu konularına dahil etti. Konuşmasının ayrıntılarına girmeyeceğiz, zira organizatörler ayrıntılı videoları en kısa sürede paylaşacaklardır, yanlış bir aktarımda bulunmak istemeyiz.

Etkinlik Sonrası Öğrenciler Oturumu

İşte bizim asıl açıklamalarda bulunmak istediğimiz nokta burasıdır, çünkü çok ciddi bir şekilde yanlış anlaşıldığımızı düşünüyoruz. 

Etkinliğin Düzenleme Kurulu'nda bulunan arkadaşlarımızdan sevgili Ezgi Altınışık, bizlere bir süre öncesinden telefonla ulaşarak etkinlik sonrasında Türkiye'nin dört bir yanından gelen Evrimsel Biyoloji grupları ve öğrencileri ile özel bir toplantı yapılacağından ve bir dayanışma sağlanması gerektiğinden bahsetti. Biz de, Evrim Ağacı'nın kurulma sebeplerinin başında gelen maddelerden biri olarak Türkiye'deki Evrimsel Biyoloji topluluklarını bir dayanışma platformu çerçevesinde buluşturmak fikrimizden ötürü bu oturumu heyecanla bekledik ve sonuna kadar destekledik. Gerçekten de etkinliğin son gününde, son oturumlardan sonra toplanıldı ve böyle bir toplantı gerçekleşti.

Bu Reklamı Kapat

İlk olarak Hacettepe Üniversitesinden bir arkadaşımız (isimleri hatırlamakta güçlük çekiyoruz, çok özür dileriz) kürsüye çıkarak etkinlikler düzenlerken çektikleri sıkıntılardan, öğrenci toplulukları arasındaki kopukluklardan ve benzeri sorunlardan bahsederek dayanışma çağrısında bulundu. Oldukça net bir konuşmaydı bize kalırsa. Sonrasında biz çıkarak kürsüden kendimizi arkadaşlarımıza tanıttık ve bazı açıklamalarda bulunduk. Ancak bu açıklamalardan bazıları öyle yerlere çekilmiş, öyle önyargılar ve kulaktan dolma bilgilerle bütünleşmiş ki, oturum sırasında ve sonrasında duyduklarımız bizi hayrete düşürdü.

İlk olarak, Evrim Ağacı olarak yaptığımız birkaç işe değindik (en önemlisi olarak Uluslararası Evrim Konferansları serisine değinmeyi unuttuk mesela) ve bu noktada bir açıklamada bulunduk: ODTÜ'de, gerek yönetim açısından, gerekse de öğrenciler açısından Evrimsel Biyoloji ile ilgili etkinlik düzenlemek konusunda hiçbir sıkıntı çekmiyoruz. Açıklamamız aynen bu yöndeydi. Maddi destek bulamamaktan pek bahsetmesek de sonradan bir diğer arkadaşımız söz alarak buna değindi zaten. Ancak ekonomik durumlar göz önüne alındığında anlaşılır hale gelen maddi destekler haricinde, ODTÜ'de gerçekten de Evrim konusunda hiçbir baskı yaşamıyoruz, yaşamadık ve orada da dediğimiz gibi yaşatmayız da. Bunlarda, bazı arkadaşlarımızın yaftaladığı gibi "elitist" bir tutum değil, "realist" bir tutum görmekteyiz. Dileyen olursa "kontrollü deney" yapabiliriz elbette, ODTÜ'de Evrim'in (ya da herhangi bir bilim dalının) baskılanması, sansürlenmesi konusunda. ODTÜ öğrencisi, akademsiyeni ve hatta personelinin bu konudaki tutumu açık ve nettir; herkes de bilir. Dediğimiz gibi bu realist bir yaklaşımdır, elitist değil (tabii ODTÜ konusunda bazı anlamsız kıskançlıkları, asılsız önyargıları, vb. bulunan kişiler bu sözleri farklı yönlere çekerek rahatsız olabilirler; ancak bizim gerek sayfamızda, gerek günlük yaşantımızda Türkiye'deki her üniversiteye eşit saygıyı gösterdiğimizi, bizi üniversite tartışmasına çekmeye çalışan okurlarımız da gayet iyi bilirler).

İkinci olarak sahnede şöyle bir cümle kullandık: ODTÜ, "Evrim'in Kalesi"dir desek herhalde yanlış olmaz. Oldukça temkinli bir şekilde söylediğimiz bu sözü yine bazı kimseler evirip çevirip ODTÜ'yü karalamak amacıyla kullanmışlar, kulağımıza ulaştı (ve salonda da laf çarpıtıldı bolca). Şöyle söylesek herhalde daha mutlu olacaktı arkadaşlarımız: ODTÜ, Evrim'in Kaleleri'nden biridir. Peki, böyle olsun; eğer ilk cümle sizler için ne demek istediğimiz anlaşılmayacak kadar karmaşık ve süslü tabiriyle "elitist" ise, sizin istediğiniz şekilde söyleyelim. Dediğimiz gibi, biz elitist falan değiliz, realistiz. Gördüğümüzü, deneyimlediğimizi söylemekteyiz. Buna karşı olan biri varsa, iddiamızı çürütmeyi elbette deneyebilir; bilim bu şekilde işler. Ancak isteyen olursa, Evrim'in kalelerinden birinin ODTÜ olduğunu ispatlayacak onlarca delil sunabiliriz. 

Öte yandan elbette birçok üniversite Evrimsel Biyoloji'nin haklarını ve gerçekliğini önemle savunmaktadır, bu gurur vericidir. Hacettepe Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi gibi şu anda aklımıza gelmeyen sayısız üniversite bunu başarıyla yapmaktadır. Bu okullardaki akademisyenlerimizin çalışmaları bile, Türkiye'deki tanınırlıkları bile buna yetecektir. Biz, Türkiye'de bilimi savunan her üniversite, her akademisyen, her öğrenci; kısaca her insan ile gurur duyarız, sonuna kadar da destek oluruz. Sanki kurulduğumuzdan beri yaptığımız bu değilmiş gibi lanse edenler, çabalarımıza hakaret etmektedirler. 

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
The Common Reader Second Series (Virginia Woolf)

Virginia Woolf is well known as one of the most prominent fiction writers of the twentieth century, what may be less well known is her astounding collection of letters and essays. Here is the collection first published in 1925, aimed at ‘Common reader’, Woolf produced an eccentric and personal literary and social history of European thought in her own unique style, this collection helped cement Woolf as one of the most popular writers of her time.

The Strange Elizabethans, Donne After Three Centuries, “The Countess of Pembroke’s Arcadia”, “Robinson Crusoe”, Dorothy Osborne’s “Letters”, Swift’s “Journal To Stella”, The “Sentimental Journey”, Lord Chesterfield’s Letters to His Son, Two Parsons, Dr. Burney’s Evening Party, Jack Mytton, De Quincey’s Autobiography, Four Figures, William Hazlitt, Geraldine and Jane, “Aurora Leigh”, The Niece of an Earl, George Gissing, The Novels of George Meredith, “I Am Christina Rossetti”, The Novels of Thomas Hardy, How Should One Read a Book?

Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English.
Uyarı: Agora Bilim Pazarı’ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

Devamını Göster
₺72.00
The Common Reader Second Series (Virginia Woolf)

Bir diğer açıklamamız, Türkiye'deki Evrimsel Biyoloji ile ilgilenen toplulukların bir arada toplanacağı bir platform kurulması ve bununla ilgili ilk toplantının ODTÜ'de yapılması istemi üzerineydi. Bu cümlemizden sonra salondaki bazı kimseler bir anda bizi "elitist" olmakla, "halk için bilim üretmemekle" ve hatta "bilim dışı olmak" ile suçladılar. Biz mi yanlış anladık, bilemiyoruz ama bu cümlenin, bir öğrenci grubunu ODTÜ'ye davet etmenin nesi elitist, nesi art niyetli, anlamış değiliz. Davet etmekle hata mı ettik? Sanıyoruz ki bazı hararetli, pek de bilim savunucusu olmayan kimseler bu hareketimizi "Tüm toplulukları Evrim Ağacı adı ve çatısı altında birleştirmek istemi" olarak anladı. Asla böyle bir amacımız olmadı, olmayacak da. Evrim Ağacı bizim yuvamızdır ve böylesine büyüterek diğer isimleri gölgelemesini asla istemeyiz. Eğer ki bugün sizler gelip de "Buyrun, bu grubun başını siz çekin." deseniz, yine de asla isim olarak kendi adımızı önermeyiz bu platforma. Biz her zaman okurlarımızı, takipçilerimizi, destekçilerimizi çalışmalarımızın içine dahil etme taraftarı olduk, her zaman bunu destekledik ve her zaman fikir sorduk. Dolayısıyla asla bencil bir davranış içerisinde olacağımız beklenemez. Hakkımızdaki bu iddiaları üzüntü ve hayretle reddediyoruz.

Bizim konuşmamızdan sonra 5-6 farklı öğrenci topluluğundan temsilciler kürsüye çıkıp sorunlarını anlattılar, çok güzel noktalara değinip, endişelerinden bahsettiler. Bizlerden destek isteyenler de oldu. Yeri gelmişken, bizlerden destek isteyenlere açık çağrımızdır: Bize ulaşınız. Evrim Ağacı olarak, Evrim hakkında çalışma yapmak isteyen herkese, elimizden gelen her türlü desteği gözümüz kapalı vermeye hazırız. Bunu da belirtelim.

İşler, salonda topluluk adına söz almayan birkaç isme mikrofonun verilmesiyle, onların konuşmaya başlamasıyla daha ilginç bir hal aldı. Ekibimizden bir diğer arkadaşımız söz alarak, kendisinden önceki konuşmacıların siyasi içerikli bazı söylemlerinden endişelerini dile getirdi. Bilim ile siyasetin birbirine karıştırılmaması gerektiğini söyledi. İşte bu argümandan sonra, salondaki bazı siyaset tutkunları öfkeyle karışık bazı açıklamalarda bulundular. Bizi "apolitik" olmakla, "siyaset yapılmaması gerektiğini savunmak" ile suçladılar. Yukarıdaki cümleden bunların ikisinden birini çıkarabilen bir arkadaşımız varsa, lütfen bize de nasıl çıkardığını aktarsın; ya da o günkü konuşmacılar bize ulaşarak görüşlerini aktarsınlar. Belki atladığımız bir şeyler vardır. Zira bu konuşmadan sonra yapılan yorumların tamamı "kızıl bayrak", "yumruk olmak", "örgütlü mücadele" anahtar kelimeleri ve kalıpları üzerinden döndü. Evrimsel Biyoloji ile ilgili bir toplantıda, belirli siyasi çevrelerle özdeşleşmiş bu kalıpların vurgulanarak kullanılması, işte yukarıdaki açıklamamızı yapmamızın temel sebebidir. Aslında yapılan açıklamalar, yukarıdaki argümanımızı destekler niteliktedir.

Siyaseti elbette ki bir bilim dalıdır; ancak biraz ilginç bir bilim dalıdır. Burada çok ayrıntısına girerek bir tartışma yaratmak istemeyiz elbette; ancak siyaset de, tıpkı Evrimsel Biyoloji gibi herkesin ağzına düşebildiği için, duyguların işin içine çok sık katıldığı bir bilim dalıdır. Genellikle siyaset bilimciler bile çizgilerini kaybederek, duygularına yenik düşebilirler. Çoğu zaman hitabeti güçlü olan kimseler, konuşmaları sırasında adeta kendilerinden geçerek "amaca ulaşmak" yolunda duygularını ortaya çıkarabilirler. Siyaset biliminde amaç biraz "çevre koşullarını tanımlayıp onlara göre hareket etmek", biraz da "çevre koşullarını kendinize göre değiştirebilmek"ten geçmektedir. Bunlar, ne yazık ki duyguların esir alabileceği, çok riskli noktalardır. Duygularına yenik düşmeden siyaset bilimiyle uğraşabilenleri elbette ayrı tutuyoruz. Ancak burada değinmek istediğimiz tek ve son nokta şudur ve bu nokta, bizim endişelerimizi anlatmaya yetecektir (tabii ki anlamak isteyene): Siyaseti bilime dahil etmek, iç içe yaşatmak isteyenler, "insanı içeren her hareketin siyaset olduğu" söyleminden yola çıkanlar, gerçekten duygusuz (kötü anlamda kullanılmamıştır), tarafsız ve bilimsel metodu önder alan bir bilim ile mi uğraşmaktadırlar; yoksa geçmişten ve bugünden gelen, duyguların esiri olmuş ve siyaseti bir araç değil amaç olarak kullanan bir çizgide mi söylemlerde bulunmaktadırlar? Herkesi, bu soruyu kendisine sorarak üzerinde düşünmeye davet ediyoruz. 

Siyaset-bilim ile ilgili kendi görüşümüze ve herhangi bir platform ya da diğer topluluktan bağımsız olarak, çizgimizden ayrılmadan izleyeceğimiz düşüncelerimize kısaca gelirsek: Biz asla apolitik olmayı desteklemiyoruz ya da bireylerin siyaset yapmasının gerekliliğini yermiyoruz, göz ardı etmiyoruz. Elbette ki, bunu isteyen her birey siyaset yapmakta özgürdür ve yapmalıdır da. Bu şekilde toplum şekillenecek ve yönlenecektir. Ne var ki, bu siyasetimize bilimin gerçeklerini, kuramlarını alet edecek olursak; evrenimiz içerisindeki gerçekleri ortaya çıkarma amacımızı, siyaseti amaçlaştırarak bilimi bu yolda bir araç haline getirirsek, işte yukarıda değindiğimiz endişeler ve duygulara yenik düşen zihniyetler ortaya çıkacaktır. Bu, Evrim Ağacı'nın kabul edemeyeceği kadar tehlikeli bir durumdur ve biz bu şekilde bir tutumun her zaman karşısında olacağız.

Siyasileri, siyaseti, iktidarı, muhalefeti ve benzerlerini eleştirmek için tartışmalara bilimi alet etmek ile bilimi özgürleştirmek amacıyla siyaset yapmak arasında çok ciddi bir fark vardır. Gördüğümüz kadarıyla kimi arkadaşlarımız bu farkın ayırdında değillerdir. Tabii ki onların hayat görüşüdür; saygı duyarız. Bize göre, bilim tamamen özgür olmalı ve duyguları, şahsi düşünceleri işin içerisine dahil edebilecek her türlü unsurdan arındırılmış olmalıdır. Eğer ki bir birey salt ve tarafsız siyaset yapabilecekse, o zaman elbette bilim ile siyaset iç içe olabilecektir (siyasi ideolojiler bilimsel olarak ele alınacaksa örneğin). Ancak bunun haricinde, savunulan herhangi bir ideolojinin (bunun sağ, sol, merkez, komünizm, faşizm, kapitalizm, sosyalizm, liberalizm, ne olduğu fark etmez) bilimi gölgelemeye başlaması, siyasi alandaki duyguların bilimin içerisine karışmaya başlaması, bilimsel tarafsızlık ilkesinin ihlali ile sonuçlanacaktır. Dolayısıyla belki attığımız her adım siyasi içerik taşıyor olabilir teorik olarak; ancak düşüncelerimiz siyasi içerik taşımak zorunda değildir. Biz, düşünen ve düşünerek iş yapan bireyler olarak, nerede taraflı siyaseti bırakıp, nerede tarafsız bilim, tarafsız siyaseti uygulayabileceğimizi bilecek kadar olgun insanlarız diye düşünüyoruz. Her şeyi sorgulamayı "dikte eden" ve güvenilirliğini doğrulanabilirliğinden değil, yanlışlanabilirliğinden alan bilimin, taraflı bir siyaset anlayışıyla kirlenmesinin, şahsi düşünceler bütünü olarak insanların dinleriyle ya da hayat felsefeleriyle kirlenmesi kadar tehlikeli olduğunu düşünüyoruz. Arkadaşlarımızı dikkatli olmaya çağırmamız bu yüzdendir. Yoksa herhangi bir siyasi/siyaset karşıtı görüşümüzden değil (ki ODTÜ'den gelen insanları "siyaset dışı" ya da "siyaset karşıtı" olarak nitelemek ne derece akla yatkındır, bu da ODTÜ tarihi ve bugününün vereceği bir cevaptır).

Bu sebeple kimse, Evrim Ağacı'ndan bilimi siyasete alet eden organizasyonlara destek olmasını beklemesin, rica ederiz. Sizin için önemsiz olabilir bu desteğimiz; ancak biz yine de söylemek, belirtmek istedik. Zaten bu tartışmalar sonrasında bize söz alma zamanı ne yazık ki kalmamasına rağmen, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 4. sınıf öğrencilerinden çok sevgili Sabri Şirolu'nun açıklamalarıyla, ne demek istediğimiz biraz daha netleştirilmeye çalışıldı. İlginç bir şekilde, bu arkadaşımızın da "Kesin ODTÜlüdür bu." denilerek küçümsendiğini duyduk ve insanların yıkılmaz önyargıları karşısında bir defa da üzüntü ve hayret hissettik. Biz buradan Sn. Sabri Şirolu'na teşekkürü borç biliriz.

Ve bir kez daha söylüyoruz: Bizim halka yönelik bilimsel çalışmalar yapmadığımızı söylemek, Evrim Ağacı'nda görev alan birçok insanın, sayısız emeğine umarsızca hakaret etmektir. Herkesi söylediği sözlere ve ürettiği argümanlarında dikkatli ve anlayışlı olmaya davet ediyoru, sağduyuyu tekrar tekrar rica ediyoruz. Birkaç dakikalığına Evrim Ağacı içerisinde yer almış biri bile, bizim çalışmalarımızın temel mantığının halkın bilinçlendirilmesine dayandığını görecektir. Dolayısıyla "elitist", "sınıfçı", "hiyerarşi destekçisi" gibi ithamlarla bizi karalamaya çalışmak, kendinizi ufaltmak olacaktır. Şiddetle karşısında durduğunuz "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan" insanlarla aynı kefeye konmanıza sebep olacaktır. Bunu kimse istemez, sanıyoruz ki.

Toparlayıcı Bir Sonuç

Sonuç olarak, bu ufak atışmalara rağmen etkinlik her açıdan harikaydı. Bu ufak atışmalar elbette olacaktır, karşılıklı fikirler çarpışacaktır ve yeni, daha iyi sonuçlar doğacaktır. Biz kimseye kırgın, küskün, önyargılı, öfkeli değiliz, olmadık, olmayız da. Biraz yukarıda yakınmış gibi bir ağızdan yazdık, aslında öyle bir durum da yok. Bu eleştiriler önemlidir bizler için, ne bizi yıldırır bunlar, ne de üzülür bozuluruz. Evrim Ağacı her zaman çizgisini koruyarak, Genel Sayfa Kuralları'mızda belirttiğimiz maddeleri uygulayacak ve yoluna devam edecektir. Evrim Ağacı ne olursa olsun çalışmalarını sürdürmeye devam edecektir. Bu yolda bize destek olacak, bize bir şeyler katabilecek, bizden bir şeyler almak isteyen herkese kapımız ardına kadar açıktır. Etkinliğin sonunda da aslında bundan fazlasını söylemedik.

2 günün tamamında bilim dışı herhangi bir tartışmayı ağırbaşlılıkla ve incelikle görmezden gelen ve bilime tutunan bir etkinliğin sonunda, sanıyoruz ki tüm Türkiye için çok önemli adımlar atıldı. Biz, bu güzel etkinliklerinden ötürü Üniversite Konseyleri Derneği'ni yürekten kutluyoruz. Ayrıca katılım gösteren Evrim Karşıtı'ndan, Evrim destekçisine herkesi tebrik ediyoruz; bu bile büyük bir adımdır bireyler için.

Bu Reklamı Kapat

Ve yine kurulabilecek bir öğrenciler birliğine ithafen son söz olarak şunları söylemek istiyoruz: Hepimiz aynı yöne bakarken, sırf lokal bazı farklı düşüncelerden ötürü birbirimizi zedelemek, biz bilim insanlarına ve bilim insanı adaylarına yakışmamaktadır. Söylemler arkasında art niyet, kötü bir düşünce aramak ve daha bunu ilk toplantımızdan yapmak, gelecekteki ilişkilerimizi zedeleyebilecektir ki biz bunu kesinlikle istemeyiz. Dolayısıyla herkesi biraz daha sağduyuya, desteğe ve şahsi düşüncelerden arınmış, tarafsız, bilimsel bakış açısına davet ediyoruz. Bizi anlayan anlamayan, destekleyen desteklemeyen herkese katkılarından ötürü teşekkür ederiz.

Bir diğer güzel etkinlikte buluşmak ümidiyle.

Arkadaşlar konuya bu noktada gelen bir eleştiri yazısını ve verdiğimiz cevabı, Evrim Ağacı'nın siyaset hakkındaki görüşünü sizlerle paylaşmak adına buraya koymak istiyorum. Eleştiri yazısı, daha doğrusu düşüncelerinin aktarıldığı yazı, Sn. Zelal Özgür Durmuş'tan geldi ve şu şekilde:

Merhabalar,

Bu Reklamı Kapat

Sempozyum ardından yazdığınız eleştiriyi okudum ve sempozyuma dair olumlu, umutlu ayrılmanıza ÜKD olarak sevindiğimizi söylemek isterim. Program sonundaki forumun nasıl geçtiğini bilmiyorum sadece burada yazılanlar üzerinden birkaç konuda fikrimi belirtmek istedim umarım dış kapının mandalı olarak algılanmam.

Evrimsel biyoloji ile ilgilenen topluluklar platformu düşüncesinin, bizce çok iyi bir fikir olduğunu söylemeliyim. Ülkemizde hem bu alanda akademik çalışma yapılması hem de bilimsel düşüncenin topluma nüfuz edebilmesi için kanallar yaratılması önemlidir. Bunu için yıllardır birçok insan bir araya gelerek farklı çalışmalarla, bu olumsuz zeminde alan açmaya çalışıyor. Ne mutlu ki bir birikimimiz var (evrim konusunda 2000lerin başı gerçekten iç açıcı değildi) ve daha fazlası için daha çok bir arada olmalı daha yeni işlere yoğunlaşmalıyız. Tek başına, tek bir grup olarak yürümeyi tercih etmek bilim karşıtlarının organize gücünü hafifsemek olur gibi geliyor bana. Çeşitli okullardaki küçük öbekler mi olunacak yoksa bir kule mi inşa edilecek, önemli bir sorudur. 

Bir diğer nokta, bu grubun işler yapmasının yanında şimdiden de gördüğümüz kadarıyla çeşitli tartışmaların yürüyeceği bir platform haline de gelebileceğidir. Karşıt olmak için değil daha iyisi için eleştirmek umarım şiarınız olur. Yalnız tartışmaların zenginleşmesi, çeşitlenmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Yani bilim siyaset ilişkisi kenarından geçeceğiniz bir konu olamaz, ama burada da kalamaz. Bilim politikaları, bilim felsefesi, bilim tarihi ve bağlı olarak ülke tarihi vs. Çok mu? Öğrenmekten ve öğrendiklerimizi uygulamaktan başka ne sorumluluğumuz var ki? Biz zaten bunlardan haz almıyor muyuz? 

Yukarıda saydığım başlıkları önemsiyorum çünkü okuduğum yazıda eleştirilmesi gereken, bence yıllarca bu ülkedeki ve dünyadaki bazı bilim insanlarının düşündüğü ve söylediği kimi yanlarıyla sorunlu bakış açısının temel çelişkisini taşıyor. Bilimsel ürün kişisel midir, nesnel midir? Burada bir labda dizilim çıkaran birinden bahsetmiyorum ki onun bu işi kime, ne için yaptığı önemlidir ama kastım şimdilik bu değil. Kuramsal üretimden bahsediyorum. Yüz yıllarca Galileo gibi birinin ortaya çıkmamasını onun sahip olduğu üstün cesaret ve akla mı bahşedeceğiz? Kahramanlar mı arıyoruz Holivud gibi yoksa insanlığın yarattığı ve yaratabileceği potansiyelin nesnel zeminini mi arıyoruz?

Bu Reklamı Kapat

Bilim insanının ürünleri yaşadığı çağın koşullarıyla belirlenir. Dolayısıyla sahip olduğu bir düşünce sistematiği, kavramlar seti yani bir ideolojisi (farkında olsun olmasın) vardır. Ve bilimsel ürünler bu alt yapının üzerine şekillenir. Bilimsel ürünler/bilgi nesnel değil tarihseldir. Değişir, gelişir tam da bu nedenle bağımsız değildir. Hayatın çok fazla kompartımanlara ayrılmış olduğunu düşünmüyorum. Bir biriyle etkileşimli birbirini üreten ve birbirinin ürünü olan birçok dalın sarmaşık oluşturması gibi geliyor bana. 

Bence siyasetle de böyle bir ilişki vardır. Siyaseti hiç kimse sadece kendisi için yapmaz; bundan para kazanabilir, bundan tatmin olabilir ama bir grubun çıkarları için yapılır, taraf tutulur. Bu açıdan sevimsiz gelebilir ki insanlık bir gün bu araçtan umarım kurtulacak. 

Anlamaya dair yürütülen felsefenin, insanı kurtarmaya dair yapılan siyasetin ve iktisadi gelişmelerin birleştiği bir düşünce akımı var. Kişiler üzerine kilitlenmeden bu çerçevenin nasıl bir içeriğe sahip olduğuna bakılabilir. Çünkü bilim aslında bir yöntemdir, toplum yasalarını bilimsel olarak kavramaya çalışabiliriz. Toplumsal hareketliliği nesnel olarak yönlendiren insanlardan bahsedemesek de bu hareketliliği yaratan nesnel zemini anlayabiliriz. Bu zemini anlamamız şahsi etkinlik alanımızı (bizim için bilim) özgürleştirmemiz için de olanak yaratacaktır. “Siyasileri, siyaseti, iktidarı, muhalefeti ve benzerlerini eleştirmek için tartışmalara bilimi alet etmek ile bilimi özgürleştirmek amacıyla siyaset yapmak” buna katılıyorum ama bilim bir insan etkinliği ise bu insanın özgürleşmesiyle ilintili bir süreçtir diye düşünüyorum. Yaptığımız işler soyut bir hizmet aşkı değilse neden bilimsel bir teori bu kadar karşıt yaratıyor ve bunlar kimler, bu sorular da cevaplanmalıdır. 

Zelal Özgür Durmuş

Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı olarak kendisine verdiğimiz şahsi cevap şu şekilde:

Merhabalar,

Görüşleriniz için teşekkür ederim. Asla, kimseyi dış kapı mandalı olarak görmeyiz, görmem, bu konuda bir endişeniz olmasın, rica ederim. 

Yazınız çok önemli noktalara değiniyor ve birçoğuna zaten katılıyorum. Ancak hala anlaşılmayan ve ısrarla ıskalanan nokta, ancak yazınızın sonunda gelip katıldığınızı belirttiğiniz noktadır. Zaten biz bu nokta üzerinden çıkarak tüm argümanlarımızı oluşturmaktayız. 

Bu Reklamı Kapat

Bizim endişemiz siyaset yapılması değildir! Bunu kızgınlıkla değil, kararlılıkla söylemekteyim, o yüzden ünlem işaretini tercih ettim. Sosyal bir hayvan türü olarak insan, sosyokültürel yapısı içerisinde, toplumsal yapısını incelemek ve şekillendirmek amacıyla birkaç orjinal yapı geliştirmiştir ki bunlardan biri siyasi ideolojiler olarak sınıflandırılabilir. Burada çok derin girmek istemiyorum ama siyasi ideolojilerin her birine, ayrı ayrı baktığınızda, temelinde doğanın bir özelliğini temsil ettiğini görürsünüz. Yani aslında hiçbir ideoloji insan tarafından var edilmez, hepsi doğamızın bir parçasını yansıtır. Bu da son derece doğaldır; zira süslü evlerde, kalabalık şehirlerde yaşıyor olmamız, hala bir hayvan türü olduğumuz, hala hayvanların özelliklerine sahip olduğumuz ve asla (en azından çok uzun yıllar süresince) değişmeyecek birçok hayvanlara özgü davranışlarımızın olmasındandır. Bunlar, artık tartışılmayacak kadar ortalıkta olan; tartışanların ise sadece "hayvan olma fikri"nden hoşlanmamalarından ötürü bu konuları gündeme getirdikleri gerçeklerdir.

Dolayısıyla, insanların siyaset yapmasından daha doğal bir şey göremiyorum. Elbette, siyasete bulaşmadan ve hatta siyaset hakkında hiçbir tarafı/görüşü/fikri olmayan (ki bunun pratikte mümkün olduğunu sanmıyorum) insanlar vardır. Açıkçası ben ilk gruba girmekteyim ve belki de siyasete aşkla bağlı insanlar için garip ama önemli bir model oluşturuyorumdur, bunu sizin takdirinize bırakıyorum.

Öncelikle apolitikliğin pratik olanaksızlığını ele alayım kısaca: Bana kalırsa apolitizm, sadece teorik bir olgudur (tabii apolitikliği "hiçbir siyasi ideolojiye sahip olmama" olarak ele alıyorsak). Her insanın mutlaka hayat hakkında belirli bir görüşü vardır (bu görüş dinamik olarak değişiyor olabilir) ve dolayısıyla çok büyük ihtimalle daha önceden veya günümüzde var olan bir ideolojiyle bu görüşü uyuşmaktadır. Ya da görüşü, birden fazla ideolojinin bir harmanı olabilir. En "kötü" ihtimalle ise görüşü yeni bir siyasi ideoloji olabilir. Sonuç olarak hiçbir insan apolitik değildir, sadece hangi siyasi görüşe sahip olduğunu bilmiyor ya da açık etmiyordur. Bu kişilere doğru sorular sorup, dürüst cevaplar isterseniz, kolaylıkla (veya belki zorlukla) hangi ideolojiye ait olduğunu, hangi ideolojiye sahip olduğunu görebilirsiniz. İşte bu durum, toplantıda sıklıkla vurgulanıp sanki bir mesaj verilmeye çalışıyormuş izlenimi verdiren "insanın yaptığı her hareket siyasidir" kavramından ötürüdür. Ancak orada insanlar, garip bir şekilde, bu sözden yola çıkarak "bilim ve siyaset birdir" imajı yaratmaya çalıştılar. Bizi rahatsız eden buydu, az sonra geleceğim.

İkinci olarak ise politikaya (siyasete) karışmayan insanlardan biri olarak kendimden örnek vereyim. Bu noktadan "İnsanın yaptığı her hareket siyasidir." lafı biraz bocalamaktadır. Çünkü 11 seneyi aşkın süredir Evrimsel Biyoloji ve bilim ile ilgilenmekteyim, aralıklarla siyasete karıştığım da oldu ancak hiçbir zaman bilimi siyaset, siyaseti bilim için kullanmadım. Şu anda da bazı siyasi görüşlerim var, kendimi hiçbir siyasi görüşe doğrudan bağlı hissetmiyorum, kendime göre bir harmanım var ve bu görüşlerim kendi hayat deneyimlerim sırasında edinildi. Ancak 11 senedir yaptığım çalışmaların hiçbirine bu görüşlerimi dahil ettim ve hatta bu çizgimden sapmaya başladığımı fark ettiğim an kendime engel oldum. Bazı orjinal siyasi hareketlerin içerisine girdim ve burada Türkiye çapında, Ulusal Bilim Koordinatörlüğü ile uğraştım; ancak sonrasında bireylerin bilimden çok siyasi bir portre çizmesinden ötürü bu işi bırakmaya karar verdim. Çünkü benim işim siyaset değil, bilimdir.

Bu Reklamı Kapat

Buna rağmen, bazı insanların sandığının ya da umduğunun aksine, binlerce insana ulaşabildim, ulaşmaktayım ve ulaşacağım. İnsanlar, garip bir şekilde bir şeyleri değiştirmenin tek yolunun "siyaset" olduğunu sanmaktalar. Bu belki de onlara dikte edilen görüştür, bilemiyorum. Ancak işte benim ve benim gibi insanların yaptıkları, bunun doğru olmadığını, kafalarda yaratılacak değişimlerin en sert siyasi ortamlarda bile yapılabileceğini göstermektedir. Benim yaptıklarım bile, başlı başına bir "siyasettir" belki ama anlamanızı istediğim nokta da bu zaten: Biz, siyasete karşı değiliz!

O zaman neye karşıyız? Hemen açıklayayım: Yukarıda dedim ya, "bir şeyleri değiştirmenin tek yolu siyaset değil" diye. İşte bu görüşe hiddetle karşı çıkanların bilimsel olduklarını iddia etmelerine karşıyız. Yine eksik ya da yanlış anlaşılmamak adına bunu açacağım: 

Siyaset, yukarıda dediğim gibi yapılmalıdır, yapılmak zorundadır. Bunu, şu anda aklıma gelen, iki ana şekilde yapabilirsiniz:

1) Duyguların Egemenliğinde: Siyaset, duyguların kontrolü ele geçirmesine çok müsait bir alandır. Çünkü özneldir ve her bir kişinin siyasi görüşü farklı olabilir. Hatta aynı siyasi görüşü paylaştıkları düşünülen insanların görüşleri bile birbirinden oldukça farklı olabilir. Bu da siyasetin kendisini değil ama "siyasetin uygulanışını" bilim dışı yapmaktadır. Bunu siyaseti karalamak için değil, bir gerçeği göstermek için söylüyorum. Siyaset bir bilimdir; ancak siyaset uygulamaları bir bilim değildir. Marx'ın incelenmesi bilimsel yöntemlerle yapılabilir; ancak sosyalizmin insanlar üzerinde uygulanması bir bilim değildir. Zira devletler veya en azından belli bir ideolojiyi uygulayan kurumlar insanların sosyal yapıları içerisinde var ettikleri bir düzenektir ve mutlaka birilerine hizmet edecektir. Bu bağlamda demokrasinin, "hangi kitleye hizmet edecek siyasi ideolojinin seçilmesi" olduğunu düşünüyorum. Churchill'in değindiği gibi, bu yöntem berbat bir yöntem ama elimizde olan en iyisi de bu.

Bu Reklamı Kapat

Her neyse, sonuç olarak bir ideolojinin savunulmasında ya da belirli bir şekilde uygulanmasında çok kolaylıkla bilimsel tarafsızlıktan ayrılınabilir ve kolayca duyguların egemenliğine yenik düşülebilir. Marx'a olan hayranlık, Smith'e olan öfke, bilmem kime olan kıskançlık, vb. duygular bir bilimin incelenmesini dahi etkileyebilir; ancak daha etkili olarak, bir düşüncenin savunulmasının tarafsızlığını etkileyecektir. 

2) Mantığın Egemenliğinde: Bu kişiler belli bir siyasi görüşe sahip olsalar da, o görüşü savunurken ayakları yere basan, karşı tarafa hak vermeyi bilen, herhangi bir dış unsurla kendi görüşünü karıştırmayan kimselerdir. Bu tıpkı çok iyi bir hakemin işini yapmasına benzer. Hakemin elbette tuttuğu bir takım vardır; ancak işini iyi yapmak istiyorsa, tamamen tarafsız olmalı ve çok dikkatli adımlar atmalıdır. Zamanında Collina, bu özelliklerinden ötürü Dünya'nın en iyi hakemi olarak görülmekteydi. Şu anda kimdir, bilemiyorum.

Bu şekilde mantık egemenliğinde siyaset yapabilmenin de iki yolunu görüyorum:

2-1) Yüksek İradeye Sahip Olmak: Belli bir ideolojiye ne kadar bağlı olursak olalım, yüksek bir iradeye sahipsek ve çok güçlü bir karakterimiz varsa, gerekli ortamlarda bu görüşlerimizi sessizleştirmeyi bilir, etrafımızdakileri dinler, onların düşüncelerini değerlendirir, kendi düşünce süzgecimizden geçirir ve bilimsel bir sonuca ulaşmaya çalışırız. Karşı tarafa kendi düşüncelerimizi dikte etmeyiz. Bu çok güzel bir özelliktir bana kalırsa, ancak sayıca pek az insan bunu uygulayabilir. Çoğunlukla siyasette değil belki ama siyasetin uygulanması ve tartışılmasında, tüm diğer öznel alanlarda olduğu gibi duygular ağır basacaktır. (Örneğin din konusunda bu kategoride görüyorum kendimi. Belli bir dine/dinsizliğe sahip olmama rağmen, kimi zaman zorlanarak da olsa, hiçbir zaman işime dinimi/dinsizliğimi karıştırmıyorum, karıştırmamaya çalışıyorum. Bu da, dürüst olayım, kendimle ilgili gurur duyduğum özelliklerimden biridir).

Bu Reklamı Kapat

2-2) Siyasete İlgisiz Olma: Ben bu kategoriye giriyorum sanırım. Siyasete belli bir ilgi duymadığım için "tek yumruk olma", "örgütlü mücadeleye girme", "alanlara dökülme" naraları atarak bir bilim toplantısını belli başlı siyasi ideolojilerle bütünleşmiş görüşlerin propagandasının koktuğu bir ortama dönüştürmeyi uygun görmüyorum. Elbette bu, kişilerin kendi görüşüdür. Diyorum ya, siyaset bilimseldir belki ama siyaseti taşıyan insanların hayat görüşleri bilimsel olmak zorunda değildir. Bana kalırsa yukarıda bahsettiğim yaklaşım, siyasete duyulan güçlü duyguların kendisini dışavurmasından kaynaklanır. Şahsen ben, dediğim gibi bazı siyasi görüşlere sahip olmakla birlikte, bunların uygulanması konusunda hırslı olmadığım için, çalışmalarımda asla siyasi görüşlerim kendini dışavurmamakta. Belki de birçok insanın güvenini kazanmamda bu özelliğim de etkili oldu. Tabii dinimi/dinsizliğimi işe alet etmememle birlikte...

İşte tüm bu açıklamaları bir özete bağlayacak olursak, karşımıza şu çıkıyor: Kişi, bilim yapmadığı zamanlarda diniyle, siyasi görüşleriyle ilgilenebilir. Kişi, bilim yapmadığı zamanlarda meydanlara dökülüp, tek bir yumruk halinde, var olan ya da olabilecek siyasi mevcudiyete karşı hareket yürütebilir. Kişi, bilim yapmadığı zamanlarda meclise çıkıp "Hayır!" diyebilir ya da belli şekillerde yol gösterebilir. Tabii bunların her biri "bilimsel bir hayat görüşü dahilinde" yapılabilir (bu, kişinin davranış ve düşünceleriyle ilgilidir); ancak "bilim ile" yapılmamalıdır. İşte kaygımız tam olarak bu noktadadır.

Kişi, siyasi (ve hatta dini) ideolojisini sergilemek ve savunmak için bilimi kendisine alet ediniyorsa, bu hatalıdır. Bilim, hiçbir siyasi ideolojiye ait değildir! Ait olacaksa, hangisine ait olacaktır? Örneğin Evrimsel Biyoloji'yi bir siyasete dahil edeceksek, hangisine edeceğiz, hangisinde alet olarak kullanacağız? Doğal Seçilim'i merkez aldığı için kapitalist bir düşünceye mi? Sosyal hayvanların ve dayanışmanın üstün özelliklerini gösterdiği için sosyalizme mi? Yapay Seçilim'in gücünü gözler önüne serdiği için faşizme mi? Soliter (tek başına) yaşayan ve hiçbir boyunduruk altında, hiçbir avcısı olmayan canlıların doğaya karşı koymadaki başarısını gösterdiği için anarşizme mi? Altruistik (özgeci) davranışların ve fedakarlığın, kısaca başkasının hayatına değer vermenin önemini gösterdiği için demokratik, hümanist bir görüşe mi? Yoksa doğada memeli harici hayvanların tümü altuistik davranışlar sergilemeden de başarılı olabildikleri için bencil, kendini ön plana çıkaran bir sisteme mi?

Cevap: Hiçbirine. Siyasi ideolojiler, hiçbir bilim dalı ile özdeşleştirilemez, özdeşleştirilmemelidir! Bizim savunduğumuz budur. Yoksa yeri gelir, uygun görürüz, biz de isteyenlerle sokağa dökülür, biz de hükümete tepkimizi koyar, biz de baskılara karşı direniriz. Ancak buna asla "Yaşasın Marx! Çünkü Evrim doğru." gibi abartılı olarak lanse edeceğim bir düşünce ile yaklaşmayız. Ya da "Yaşasın Adam Smith'in haklı üstünlüğü, yaşasın Doğal Seçilim'in gücü!" şeklinde yanaşmayız.

Bu Reklamı Kapat

Bitiriyorum: Elbette siyaset yapılacak, yapılmalıdır da. Ancak burada, eğer ki bir bilimsel platform kurulacaksa, bu platformun bir dini, bir siyasi görüşü, bir tarafı olmamalıdır. Bir dini olacaksa bu "Evren'in güzelliklerine duyulan hayranlık", bir siyaseti olacaksa bu "İnsan olmanın hak ve değerlerine duyulan saygı", bir tarafı olacaksa bu "bilimsel tarafsızlık" olmalıdır. Bunlar haricine çıktığını sezdiğimiz bir harekete, Evrim Ağacı olarak destek olacağımızı sanmıyoruz ve bunu asla çocukça bir inat ile değil, bilime olan saygımız ve yöntemlere olan kuşkuculuğumuzdan ötürü söylüyoruz. 

Görüşlerimi umarım bu defa doğru aktarabilmişimdir. Elbette karşı çıkılabilecek birçok nokta olacaktır ancak bunların öznel görüşler bazından öteye geçmeyeceğini sanıyorum. Herkesi mutlu etmenin olanaksızlığının farkındayım (demokrasi bu yüzden zayıf bir sistemdir); ancak Evrim Ağacı olarak tartışma konusuna yönelik görüşlerimiz bu şekildedir ve işte bu görüşümüzden dolayı, demokratik çerçevede, bu görüşlere karşı gelebilecek bir harekete "Hayır." oyu kullanmayı tercih ediyoruz.

Buraya kadar zahmet verip okuduğun ve bana görüşlerini geri yazacağını düşündüğüm için şimdiden çok teşekkür ederim.

Okundu Olarak İşaretle

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Evrim Ağacı Akademi: Evrim Ağacı Tavsiyeleri Yazı Dizisi

Bu yazı, Evrim Ağacı Tavsiyeleri yazı dizisinin 8. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "İngilizce Öğrenmek İsteyenler İçin Bazı Tavsiyeler..." başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 30/09/2022 12:16:10 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/280

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Protein
Avrupa
Sinir Sistemi
Eşeyli Üreme
Asit
Kütleçekimi
Renk
Matematik
Kedi
Elektrik
Diyabet
Kan
Gen
Karbon
Mantar
Gezegen
Örümcek
Cinsel Yönelim
Üreme
Galaksi
Kemik
Felsefe
Klinik Mikrobiyoloji
Etoloji
Meteor
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.