Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, IFLS isimli kaynaktan alınmıştır; ancak anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş, içeriği zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

İftiharla, işte karşınızda... Homo naledi

Bu inanılmaz fosil Afrika'da keşfedildi. Ekip onun sadece insan türü ile olan evrimsel ilişkisini bulmakla kalmadı elbette. Verilere göre sadece bize özel olduğunu düşündüğümüz bir davranışa da sahipler: Ölü bedeni, kasıtlı olarak orada tutulmuş olabilir, yani gömülmüş olabilir. Araştırma iki makale halinde eLife dergisinde yayınlandı. 

Witwatersrand Üniversitesi Evrimsel Araştırmalar Enstitüsü'ndeki kemik kasasında korunan Homo naledi fosili
Witwatersrand Üniversitesi Evrimsel Araştırmalar Enstitüsü'ndeki kemik kasasında korunan Homo naledi fosili
John Hawks

Aslında H.naledi'nin keşfi 2 yıl kadar eskiye dayanıyor. Fosil ilk olarak, amatör mağara araştırmacıları tarafından Güney Afrika'nın ünlü İnsanlık Dünya Miras Beşiği bölgesindeki Rising Star mağaralar sisteminin içerisindeki bir mağarada buldu. Böylece Rising Star seferleri başlamış oldu. Bu seferler 21 gün sürdü ve bu sürede bilim insanı ve gönüllü mağaracıların dahil olduğu 60 kişilik bir ekip katıldı. İskeletin tamamlanacağı ümit ediliyordu ancak üç gün içerisinde bundan çok daha fazlasına sahip olduklarını fark ettiler ve ekip lideri Lee Berger bu süreci "çok değişik ve olağan üstü" olarak nitelendirdi.

Farklı şeylerin birkaç tane olmadığı ortaya çıktı, girişinden itibaren derinliği 90 metre olan odanda, sadece bir türe ait 15 bireyi oluşturan 1500 fosil parçası bulundu. Güney Afrika'da konuşulan Sesotho yerel dilinde "yıldız" anlamına gelen "naledi" ismi, fosilleri bulunduğu odaya hürmet göstermek için verildi. 1500 sayısı göze de kulağa da çok geliyor ancak ekip daha da binlercesinin orada bulunduğunu tahmin ediyorlar. Berger odanın zeminin bireylerin kemiklerinden oluştuğunu dile getirdi. 

Witwatersrand Üniversitesi Evrimsel Araştırmalar Enstitüsü'ndeki kemik kasasında korunan Homo naledi fosili
Witwatersrand Üniversitesi Evrimsel Araştırmalar Enstitüsü'ndeki kemik kasasında korunan Homo naledi fosili
Slate

Bulunan kemikler çocuktan yaşlıya birçok farklı yaş grubunu da temsil ediyor. Ayrıca veriler yeni türün ilkel ve insan benzeri üyelerin mükemmel bir harmanına sahip olduğunu gösteriyor. İki ayak üzerinde duran bu hominidin boyunun yaklaşık 150 cm olduğu düşünülüyor. Ek olarak H.naledi, ince, güçlü ve kaslı eklemlere sahip. İnce yapısı ve uzun bacakları, türün çok da kiloya sahip olamayacağını gösteriyor. Araştırmacılar yeni türün 45 kilo civarında olduğunu tahmin ediyorlar. 

Uzun olabilir ancak sahip oldukları beyin hacmi şaşırılacak derecede küçük. Çok küçük olan beyinleri, beyni 450 - 550cc büyüklüğündeki bir şempanze beyninden biraz daha büyük olan bir australopit dişisininki ile hemen hemen aynı büyüklükte. Bireylerinin dişisi ve erkeği arasındaki fiziksel boyut farkı da yok denilecek kadar az. Ayrıca bireyler arasındaki benzerliğin, ikiz insanların birbirine benzediği derecede benzer olduğunu belirtiyor Berger. Bu yüzden de bulunan bireylerin yakın akraba olduğu düşünülüyor. 

H.naledi'nin uzuvlarına baştan aşağı bakıldığında ilkel primatlardan modern primatlara geçiş görülebiliyor. Omuzlara ve kalça kemiğine bakıldığında ilkel bir primata benzetilebilecek olan tür, sahip olduğu el ve ayaklar ile şaşılacak derecede insana benziyor. Ancak parmakları bizimkilerden çok daha eğimli. Bu da yiyecekleri ve avları daha iyi kavramalarına yardımcı olmuş olabilir. Omuzlarını ise bizim hareket ettirdiğimizden daha rahat hareket ettirebiliyorlardı, buda tırmanmak ile meşgul olduklarının bir göstergesi. Zemine temas eden ayakları ise neredeyse bizimkinden ayırt edilemez derecede.

Peki, bu bireyler bu kadar derin ve ulaşması bir o kadar zor olan yere nasıl ulaştılar? "Zor"u küçümsemeyelim, çünkü ekibin söylediğine göre oraya ulaşılabilecek tek açıklık 17.5 cm genişliğinde ve başka da girilecek yer yok. Orada herhangi başka kemirgen ya da kuş türünün kemikleri de bulunmuyor. Ne kadar zor bir yer olduğunu siz düşünün! 

Tüm senaryolar düşünüldükten sonra akla elbette büyük bir doğal afet de geliyor. Ancak ekip bunun mümkün olmadığını dile getiriyor, çünkü verilere göre bu tür ölülerini kasıtlı olarak ve defalarca buraya getirmiş. Şimdiye kadar bunun sadece Homo sapiens'e ait olduğunu düşünüyorduk! Berger birçok soru yöneltiyor:

Bu bizler için ne ifade ediyor? Zaten yaşam ağacımızda var olan ölüyü gömmek bizlere miras mı kaldı? Ya da şöyle soralım, ölüyü gömmeyi onlar mı icat etti?

Son soruyu türün beyin büyüklüğünü göze alarak düşünmek ise gerçekten akıllara durgunluk verici. 

Elbette sorular burada bitmeyecek. Oda tamamen karanlığa gömülü. Bireyler ince ve birçok köşeye sahip bu yolda yerlerini nasıl tespit ediyorlar? Berger bir soru daha yöneltiyor:

Ateşin kontrol edildiğine dair bulduların bu bölgeden sadece 800 metre ötede olması bir tesadüf mü? Bu bir spekülasyon... Ancak hayvanlar karanlığa girmekten çekinir.

Cenaze törenlerini bir kenara bırakırsak davranışları hakkında neler biliyoruz? Bu soruyu "hiçbir şey" diyip gülerek cevap veriyor Berger ve şunları ekliyor: 

Vücutlarına bakarak onların da bizler gibi uzun yürüyücüler olduklarını çıkarabiliriz. Bunun da bizlere özgü olduğunu düşünüyorduk. Parmaklarına bakarak ise tırmanıcı olduklarını söyleyebiliriz, ancak nelere tırmanıyorlar, bu da bir soru işareti. Şunu net olarak söyleyebiliriz ki bu eller ağaca tırmanan ellere pek benzemiyor.

Bunları bir kenara bırakırsak, fosillerin kaç yıllık olduğunu bilmiyoruz, türün ne kadar süre var olduğunu da. En az 2 milyon yıl, hatta 3 milyon yıla yakın olduğunu düşünülüyor. Hatta Berger türün cinsimizin ilk türü olmaya aday olduğunu belirtiyor. 

Kaynaklar ve İleri Okuma
  • Türev İçerik Kaynağı: IFLS

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder