Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Hayvanlar Alemi'nin En Dayanıklı Koşucusu: İnsan

Hayvanlar Alemi'nin En Dayanıklı Koşucusu: İnsan
5 dakika
16,539
Tüm Reklamları Kapat

Bizi bugünlere kadar taşımayı başaran beyinlerimiz olmaksızın, insan türü olarak doğada kısa süre içinde eleneceğimizi düşünebilirsiniz. Fakat insanı evrimsel süreçte diğer hayvanlardan farklı kılan bir diğer özellik daha olabilir.

Antropoloji ve biyomekanik alanlarında yapılan çalışmaların bize gösterdiğine göre bizi diğer hayvanlardan farklı kılan sadece büyük beyinlerimiz değil. Aynı zamanda "uzun süreli koşuya dayanıklılık" da bizi farklı kılıyor. Hatta uzun mesafeleri yürüyerek ve koşarak kat edebilmemiz ile beyin hacmimiz arasında bir ilişki olduğu da düşünülüyor. Bu ilişki muhtemelen doğrudan değil; daha dolaylı bir ilişki: İki ayak üzerinde yürümek, kısa mesafeler için dezavantajlı olsa da, uzun mesafeleri kat etmek konusunda avantaj sağlıyor. Aynı zamanda iki ayak üzerine kalkmamız, el-kol koordinasyonumuzun gelişmesi ve beyin hacmimizin irileşmesiyle de doğrudan bağlantılı. Dolayısıyla insanın uzun mesafeleri kat edebilme becerisi ile beyin hacmi arasında dolaylı yoldan bir ilişki var gibi gözüküyor. Bilim insanları ellerindeki farklı dönemlere ait fosiller sayesinde, uzun mesafeleri kat edebilecek bir iskelet yapısının Homo sapiens'i diğer türlerden ayıran, hatta beynin bile daha farklı şekilde özelleşmesine neden olan bir özellik olduğunu düşünüyorlar.

Harvard Doğal Tarih Müzesindeki "İnsanlar Neden Koşar: Maraton Koşucusunun Biyolojisi ve Evrimi" adlı konuşmada Harvard Üniversitesi’nden Daniel Lieberman şöyle söyledi:

Tüm Reklamları Kapat

'Kılsız, pençesiz ve genelde silahsız atalarımız terleme ve amansız koşu yeteneklerini kullanarak daha hızlı, güçlü ve daha tehlikeli hayvanlar karşısında üstünlük kurabildiler.

Mükemmel koşucular kabul edilen birçok hayvan, örneğin antiloplar ve çitalar, hız ve atiklik/çeviklik konusunda özelleşmişlerdir, dayanıklılık konusunda değil. Örneğin karaların en hızlı koşucusu olan çitalar, saatte 100 kilometreyi aşan hızlarını sadece birkaç saniyeliğine koruyabilirler. Antiloplar, avlarından zigzaglar çizerek sadece belli bir mesafeye kadar kaçabilirler. Hatta doğadaki en iyi uzun mesafe koşucularından olan köpekler ve atlar dahi zorlanmadıkları sürece sadece belli bir mesafeyi koşarak kat edebilirler. Elimizdeki verilere bakılacak olursa insanlar, bu konuda diğer tüm hayvanlardan daha iyiler. Eğer ki insanları fiziksel güç ve hız konusunda ele alacak olursak, oldukça kötü atletler olduklarını söyleyebiliriz. Fakat biz insanlar, her ortamda koşabiliriz. Ayrıca yavaş ve tempolu koşular söz konusu olduğunda adeta üzerimize yok. 

İnsanlar et ağırlıklı bir hepçil diyete yaklaşık 2.6 milyon yıl önce geçtiler. Buna karşılık, modern ok ve yayı geliştirmeleri sadece 50.000 yıl öncesine dayanıyor. Dolayısıyla aradaki zaman diliminde uzaktan avı indirmeye yarayacak aletler kullanılmadığı görülüyor. Hatta bu zaman diliminde atalarımızın keskin sopalardan daha iyi silahları olduğuna dair bir kanıt yok bile! Fakat bir diğer sorun var: İnsanlar, başarıyla et tüketebilen avcılar olmalarına rağmen, avlarıyla boğuşup da onları alt edebilecek fiziksel güçten yoksundurlar. Bu durumda atalarımız nasıl oluyor da antiloplar gibi güçlü hayvanları, ok ve yay gibi uzaktan öldürücü özelliği olan silahlar olmaksızın avlayabildiler?

Bunun cevabı, koşu becerimizde gizli. Türümüz, 2 milyon yılı aşkın bir süredir koşma ve takip ederek avlanma yöntemini kullanmıştır. Bilim insanları buna direnç avı adını vermektedir. Bu ilkel avlanma türünde, örneğin bir antilop yorgun düşene kadar takip edilir. Avcı insanlar, saatler boyu avın peşinden kovalarlar. Nihayet antilop bitkin düştüğü anda, sivri uçlu mızraklarla hayvan öldürülür. İşte tam olarak bu yöntem nedeniyle insan et tüketebilmesine rağmen pençelere ve sivri dişlere sahip değildir. İnsan, zekasıyla ve koşu becerisiyle avlanmıştır; pençeleri ve dişleri ile değil. Evrimsel süreçte bu özelliklerin ön plana çıkması için herhangi bir çevresel baskı asla oluşmamıştır.

Hayvanlar hızlı soluma ile aşırı ısıyı atmaya çalışsa da, birçok canlı dört nala koşarken hızlı soluma yapamaz. Bu demek oluyor ki, atalarımızın bir avı yakalamak için yapması gereken sadece onu sürekli dört nala koşmaya zorlayacak kadar, ancak ondan öteye geçmesine gerek bırakmayacak, olabilecek en düşük hızda uzun süreli koşmaktır. Böylece dört nala koşan av nihayetinde tükenecektir; ancak uzun mesafe koşucusu (bu örnekte insan) çok daha az yorularak avı alt edebilecektir. 

Tüm Reklamları Kapat

Ayrıca insanlar sıklıkla leşçi olarak da yaşamışlardır. Çünkü insanların elinde, diğer hiçbir hayvanda olmayan bir silah vardır: ateş! Ateş sayesinde avları taze olsa da olmasa da tüketmeleri mümkündür. Bu nedenle insan atalarımız, havadaki akbabaları takip ederek leşlere ve can çekişen canlılara ulaşabilmişlerdir. Günümüzde halen bu yöntemle avlanan bazı Afrika kabileleri bulunmaktadır. Ayrıca bu yöntemi keşfeden tek canlı insan değildir. Günümüz sırtlanları da benzer avlanma özelliklerine sahiptir. Uzun mesafe koşu becerileri sayesinde sırtlanlar da büyük leşlerin peşine düşebilirler ve yırtıcılardan hız ile değil, dayanıklılık ile kaçabilirler.

Bilim insanları, bu şekilde uzun mesafe koşucu olabilen hayvanları inceleyerek bazı ortak noktalar tespit etmeye çalışıyorlar. Lieberman ve biyomekanikçi meslektaşı Bramble'ın yaptığı incelemeler sonucunda, yalnızca uzun mesafe koşmaya yatkın olan hayvanlarda bulunan özel bir bağ dokusu keşfedildi. Ligament nucal (çoğul: nuchae) adı verilen bu doku, başın dik tutulmasında ve dengeyi sağlamada önemli bir role sahip olduğu tespit edildi. Bu doku halk arasında "ense bağı" olarak da biliniyor ve supra-spinal bağların ense bölgesinde oluşturdukları geniş ve esnek bir bağ olarak tanımlanıyor. İnsanı maymun kuzen ve atalarından ayıran özelliklerden birisi bu bağın varlığı. Bilindiği kadarıyla primatlar ve maymunlar arasında bu doku sadece insanda vardır. 

Vücut anatomimizin evrimi de, bu av-avcı ilişkisi çerçevesinde şekillenmiştir. Göz reflekslerimiz kafamız sabit iken etrafımızı görebilmemiz ve farkında olabilmemizi sağlar, kısa kollar ile momentum kazanılır, ince bilekler ile hız ve enerji korunumu sağlanır, geniş omuz, ince bel ve dar pelvis ile vücut rotasyonu düzenlenir, ter bezleri ve kılsız oluşumuz, terlemeyi ve buharlaşmaya bağlı soğutmayı sağlar. Ayrıca beyne taşınan kan ile soğutma işlemi düzenlenebilir. Büyük kalça kasları (gluteus maximus) ile gövdenin taşınması ve Achille tendonu ile ayak tabanına alınan kuvvet emilir ve bir sonraki adım için gereken maksimum enerji (kullanılan enerjinin neredeyse %50'si) geri kazanılmış olur. Bir çeşit yay gibi...

Bazı insanlar bu durumu "insan uzun mesafede koşmak için tasarlanmış" diyerek niteleyebilecek olsa da, eldeki veriler gösteriyor ki, olan tam tersiydi: Uzun mesafede koşmak bizi tasarladı!

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
28
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 23
  • Muhteşem! 16
  • İnanılmaz 10
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 7
  • Bilim Budur! 5
  • Merak Uyandırıcı! 5
  • Umut Verici! 4
  • Güldürdü 1
  • Grrr... *@$# 1
  • Üzücü! 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 17/06/2024 04:20:32 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3397

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Güneş
Hayatta Kalma
Salgın
Hominidae
Neandertaller
Yüzey
Dağılım
Fizyoloji
Antik
Kilo
İspat Yükü
Stephen Hawking
Köpekgil
Bebek
Kütleçekimi
Kuyruksuz Maymun
Newton
Abd
Canlılık Ve Cansızlık Arasındaki Farklar
Sağlık
Genetik
Siyah
Küçük
Tehdit
Besin
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
P. Türkoğlu, et al. Hayvanlar Alemi'nin En Dayanıklı Koşucusu: İnsan. (18 Mart 2015). Alındığı Tarih: 17 Haziran 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/3397
Türkoğlu, P., Bakırcı, Ç. M. (2015, March 18). Hayvanlar Alemi'nin En Dayanıklı Koşucusu: İnsan. Evrim Ağacı. Retrieved June 17, 2024. from https://evrimagaci.org/s/3397
P. Türkoğlu, et al. “Hayvanlar Alemi'nin En Dayanıklı Koşucusu: İnsan.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 18 Mar. 2015, https://evrimagaci.org/s/3397.
Türkoğlu, Pedram. Bakırcı, Çağrı Mert. “Hayvanlar Alemi'nin En Dayanıklı Koşucusu: İnsan.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, March 18, 2015. https://evrimagaci.org/s/3397.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close