Gece Modu

Bu yazı, io9 isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu sorunun aslen sormak istediği şey, elbette ki, T. rex gibi devasa ve süper-popüler bir dinozorun gerçekte ne kadar hızlı olduğudur. Yukarıdaki soruya hemen cevap verelim: 2007 yılında yayınlanan ve Dünya'nın en prestijli bilim oluşumlarından biri olan Kraliyet Cemiyeti'nin raporuna göre cevap çok net bir şekilde "hayır". Dinozor biyomekaniği üzerinde çalışan uzmanlar, T. rex'in son derece hızlı bir hayvan olduğunu düşünüyorlar. Ancak buna rağmen T. rex, muhtemelen sandığınız kadar abartılı bir hıza da sahip değil... Çünkü 2007'den beri yapılan bazı güncellenmiş modeller T. rex'in 6 ton değil, 8 tona kadar çıkabilen bir ağırlığa sahip olduğunu tespit etti. Bu da, dev canavarları birazcık daha yavaşlatıyor ve varınız yoğunuzla koşmanız halinde kurtulmanız konusunda ufak bir pencere aralıyor.

T. rex gibi iki ayağı üzerinde durabilen, içlerinden kuşların da evrimleştiği teropod dinozorların hızı çok uzun yıllardır tartışma konusudur. Tabii ki daha ufak olanların hızları konusundaki şüpheler daha azdır. Örneğin Deinonychus (Jurassic Park'ın hatalı bir şekilde Velociraptor ismiyle gösterdiği dinozorlar) gibi raptorların müthiş hızlara erişebildiklerini biliyoruz. Fakat T. rex gibi devler söz konusu olduğunda işler biraz karışıyor. Devasa cüsseleri ve uzun, iri kuyruklarıyla bu hayvanların yavaş olmaları gerektiği düşünülüyordu. Fakat biyomekanik analizlerin büyük bir kısmı bu hayvanların sanılandan çok yüksek hızlara erişebildiğini gösteriyor. Örneğin bir aralar T. rex'lerin saatte 72.5 kilometre hıza çıkabildiklerini gösteren yayınlar bulunmaktaydı. Fakat daha güncel araştırmalar, kütleyle ilgili daha net sonuçlara ulaşarak, bu hızı birazcık değiştirdi. Nature ayarındaki dergilerde yayınlanan bu makalelerden bazıları T. rex hızını müthiş bir şekilde azaltarak saatte 32.8 kilometreye kadar çekiyor.

Bu durumda T. rex'lerin hızının muhtemelen saatte 33-73 kilometre arasında olduğunu düşünebiliriz. Zira önceki raporlar da yabana atılabilecek çalışmalar değiller. Öyleyse, T. rex'ten koşarak kaçmak mümkün mü? Hızınızı Dünya şampiyonu Usain Bolt ile kıyaslayabilirsiniz: onun erişebildiği maksimum hız, saatte 45 kilometre kadar. Eğer çok hızlıysanız, hantal T. rex'lerden birinden kaçabilme şansınız var gibi gözüküyor.

Son olarak, 2007 tarihli Proceedings of Royal Society B dergisinde çıkan sonuçlara kısaca bir göz atalım. Daha anlaşılır olması için, saniyede koşulabilecek metreye göre bir kıyaslama yapalım:

  1. Homo sapiens:     7.9 m/s
  2. Tyrannosaurus:     8.0 m/s
  3. Allosaurus:        9.4 m/s
  4. Dilophosaurus:     10.5 m/s
  5. Velociraptor:      10.8 m/s
  6. Dromaius:        13.3 m/s
  7. Struthio:          15.4 m/s
  8. Compsoghnathus:  17.8 m/s

Bu sıralamada göze çarpan ilk şey, dinozorun kütlesi azaldıkça, hızının ciddi anlamda arttığıdır. İkincisi ise, rapora göre T. rex'in hızı bizden sadece her saniye 10 santimetre fazladır. Buradan çıkarılabilecek sonuç açık ve nettir: yan yana başlayacak olsak, bir T. rex'i geçmemiz ortalamada mümkün değildir. Çünkü ortalama bir insan, ortalama bir T. rex'ten birazcık da olsa yavaştır. Hele ki eski raporların birazcık bile doğruluk payı varsa, T. rex'in hızı saniyede 20 metreye kadar ulaşabilir! 

Tabii ki bunu düşünerek sakın sabit kalarak görmesini engelleyebileceğinizi düşünmeyin. Jurassic Park'ın hatalı varsayımlarından birisi de budur: T. rex'ler sizi hareket etmeseniz de harika bir şekilde görürler. Dolayısıyla ola ki bir T. rex görürseniz, varınızı yoğunuzu ortaya koyarak koşun. Belki yeterince şanslıysanız, sizden önce yorulacaktır.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 3
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 2
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 1
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 29/02/2020 17:13:31 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3255

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Johannes Kepler, kendisinin yaptığı son derece hassas gözlemlerin, uzun yıllardır beslediği inançları ile uyuşmadığını gördüğünde, rahatsız edici olan gerçekleri kabul etti. Zorlu gerçeği, en kıymetli hayallerine tercih etti. Bilimin kalbinde yatan budur.”
Carl Sagan
Geri Bildirim Gönder